Lütfen bekleyin..

Cezaevlerinde hakimiyet PKK'nın elinde mi?

27 Eylül 2013, 11:34

"Sizce Bingöl M Tipi Cezaevi'nde yönetimi elinde tutan kimdi?" diye soran Adem Yavuz Arslan'dan 18 PKK'lı firarı üzerinden çarpıcı 'cezaevleri' analizi...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

KCK içinde 'cezaevi komiteleri' birimi var ve doğrudan üst yönetime bağlı." bilgisini paylaşan Bugün'den Adem Yavuz Arslan, örgütün cezaevlerini bir okul olarak kullandığını yazdı.

Kanun gereği terör suçluları 1-3 kişi kalması gerekirken 60 kişinin beraber kaldığı yerler olduğuna dikkat çeken Arslan, "Hal böyle olunca da örgüt cezaevlerini okula çeviriyor. Hakimiyet yönetimden örgüte geçiyor. Bingöl M Tipi Cezaevi'nde de durum böyle." dedi.

İşte, Adem Yavuz Arslan'ın analizi:

Bingöl M Tipi Cezaevi'nde yaşanan skandal gözlerden uzak kalan önemli bir konuyu tekrar gündeme taşıdı...

Malum olduğu üzere aralarında üst düzey isimlerin de bulunduğu 18 PKK'lı önceki gün Bingöl M Tipi Cezaevi'nden tünel kazarak kaçmıştı.

Firarın ortaya çıkmasından sonra yapılan operasyonlarda, 18 PKK'lı yaklaşık 20 km mesafedeki Karacehennem Ormanları'nda yakalandı.

PKK'lıların yakalanmış olması skandalı biraz hafifletti ama bu olay üzerinden cezaevlerine tekrar bir ayna tutmak şart.

Böyle bir firarın cezaevi yönetiminden destek almadan yapılması mümkün değil. Zaten dün akşamüzeri de cezaevi müdürü ve 3 gardiyan görevden alındı.

Türkiye'de uzun yıllar radikal sol örgütler cezaevlerini bir okul olarak kullandı ve bundan da sonuç aldı. Son yıllarda sol örgütlerin yerini ise PKK aldı.

Öyle ki PKK için Kandil'deki eğitim kadar herhangi bir cezaevindeki siyasi eğitim ve koordinasyon da önemli. Örgütün yol haritasında, eylem planlarında cezaevleri çok ciddi yer tutuyor.

'Cezaevleri ve PKK' üzerine hazırlanmış kapsamlı bir saha çalışması var.

Gerçi ilgili siyasiler bu raporların kapağını kaldırmış mıdır emin değilim ama meraklısı için çok çarpıcı analizler içeriyor.

Rapora göre PKK'nın cezaevlerine yönelik politikaları 1991'de Bekaa'da yapılan 'Zindan Direnişi Konferansı' ile belirlendi.

2008'deki 10. Kongre'de ise o politikanın yeni versiyonu hazırlandı. Yönetmelikleri çıkartıldı. O yönetmeliğe bakarsanız hiçbir eylemin 'bireysel olmadığı' açıkça gözüküyor.

KCK içinde ise 'cezaevi komiteleri' birimi var ve doğrudan üst yönetime bağlı.

Komiteler de 'iç ve dış koordinasyon' olarak ikiye ayrılıyor. Koğuş, cezaevi ve cezaevleri genel sorumluları ile örgüt cezaevlerini elinde tutuyor.

PKK'nın cezaevi yönetmeliği nasıl?

Çok detaylı yazılmış 'Zindan Tüzük ve Yönetmeliği' bile mevcut.

Son yıllarda yapılan iyileştirmelere rağmen hâlâ koğuş tipi cezaevleri yaygın. 14 tane F tipi cezaevi var ve burada 4975 tutuklu/hükümlü var. İstatistiklere göre bu rakamın 13 bin olması gerekiyor.

Oysa cezaevlerinde toplam PKK'lı sayısı 7000 civarında.

Mesela Buca Cezaevi'nde bir koğuşta 200'e yakın tutuklu var. Kanun gereği terör suçluları 1-3 kişi kalması gerekirken halen 60 kişinin beraber kaldığı yerler var.

Hal böyle olunca da örgüt cezaevlerini okula çeviriyor. Hakimiyet yönetimden örgüte geçiyor. Bingöl M Tipi Cezaevi'nde de durum böyle.


Teorik ve uygulamalı derslerle 'PKK'lı kimliği' inşa sürecini tamamlıyor. Hatta avukatların bilinçli olarak 'çömez'leri tutuklatmaya çalıştığı resmi raporlara yansıdı.

Cezaevlerini bir okul gibi konumlandıran örgüt, eleman kazanma sürecinde sırasıyla şöyle bir yol izliyor:

Aday, önce basın açıklamalarının, gösterilerin içine sokuluyor.

Sonra gençlik yapılanması DYGM bünyesinde sokak eylemlerine başlanıyor. Bu aşamada cezaevine girip eğitimine orada devam ediyor.

Tahliye sonrası ise kırsala geçiliyor.

Hapisteki mahkûmlar ve onları koordine etmekle sorumlu KCK komiseri arasında çok çarpıcı iletişim yöntemleri var.

Raporlara yansıyanlar çok ilginç.

Uzun dalga radyo ile şifreli haberleşmeler, yönlendirilmiş telefonlarla görüşmeler ve avukatlar üzerinden yapılan mektuplar dikkat çekici.

Yaşanmış tecrübeler bu trafikte avukatların çok önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Çünkü ilgili yasa gereği avukatlar tutuklularla görüşme odasında baş başa, hiçbir kayıt cihazı ve görevli olmadan görüşüyorlar.

Özetle, dağdaki militanı ya da sokaktaki eylemciyi yakalayıp cezaevine atmakla sorun çözülmüyor.

En başa dönelim.

Sizce Bingöl M Tipi Cezaevi'nde yönetimi elinde tutan kimdi?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Fırat Kalkanı harekatında Suriye'nin El-Bab Bölgesinde TSK'ya yönel..
Bolu'da 125 erkek öğrencinin kaldığı yurdun çamaşırhane bölümünde çıkan..
Mardin’in Nusaybin İlçesindeki bir hurdacı dükkanında henüz belirlenemeyen ..
Aladağ’da 10’u öğrenci 12 kişinin hayatını kaybettiği yurt yangınından yara..
Türkiye, Tunus’un devrik diktatörü Ben Ali’nin Airbus A340 VIP uçağını 78 m..
Hakan Fidan'ın dinlenmesi talebini Başbakanlığa göndermeyen Başsavcı De..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=