Lütfen bekleyin..

Başbakan Erdoğan’ı köşeye sıkıştırdılar! Türkiye de tehlikede!

15 Eylül 2013, 00:31

Kırk katır mı, kırk satır mı?

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Başbakan ya müzakere ortağı PKK’ya boyun eğip Türkiye’yi parçalayacak ve siyasi bedelini ödeyecek ya da tehditlere kulak asmayacak ve kökünü kurutmak yerine masaya oturduğu örgüt yine terör estirecek
 
Açıklamaya erteleme...

TerÖr örgütü PKK, müzakere ortağı AKP’yi açmaza düşürdü. Sözde çözüm süreciyle atbaşı giden “demokratikleşme paketi” çekilme konusundaki anlaşmazlık ve PKK’nın süre verip tehditler savurmasıyla öncelik kazandı. İktidar açısından gelinen sıkıntılı noktada ‘paket’in açıklanması ertelendi ve önümüzdeki haftaya kaldı.

Yerel Yönetimler Şartı

Paketİn en önemli noktasını “Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki şerhlerin kaldırılması” oluşturuyor. Özerklik Şartı, pratikte “eyalet sistemi önündeki tüm engellerin kaldırılması” anlamına geliyor. Türkiye’yi parçalanmaya götürecek böyle bir adım, peş peşe gelecek seçimler öncesi AKP içinde de sıkıntıya yol açtı.

Eyaletin sadece adı yok!
AslInda AKP, iktidarı boyunca eyalet sisteminin altyapısını hazırladı. ABD’ye verdiği taahhüt uyarınca bölge istinaf mahkemeleri ve kalkınma ajansları kurarak ülkeyi fiilen bölgelere ayıran AKP, Özal’ın “9 eyalet” planını benimsedi. İdari ve hukuki yapı hazırlandı, kadrolar staja gönderildi, artık sadece adının konması kaldı.


“Paket” AKP’de sıkıntıya yol açtı
Başbakan Erdoğan, “demokratikleşme paketi” konusunda PKK’nın tehditleriyle toplumun göstereceği tepki arasında sıkışıp kaldı.

PKK’nın “Çekilmeyi durdurduk” açıklamaları ve tehditleriyle köşeye sıkıştırılmak istenen Başbakan Tayyip Erdoğan, çıkış olarak “çözüm paketi” üzerine yoğunlaştı. AKP de “Demokratik çözüm paketi” adı altında Erdoğan başkanlığında ardı ardına toplantılar yapıldı. Hafta içinde şekilleneceği paket için en geç cuma günü açıklama yapılacağı bildirilmişti. Ancak, önceki gün Başbakan Erdoğan başkanlığında dün yapılması planlanan toplantı, önümüzdeki haftaya ertelendi. Sonuçlarının ne zaman açıklanacağı ise belirsiz. Siyasi kaynaklar bu ertelemelerin sebebinin, açıklanacak paketin toplum tarafından büyük tepki görecek olması ve seçim sonuçlarını etkileme ihtimali.  Siyasi kaynaklar, Başbakan Erdoğan’ın “40 katır mı 40 satır mı” ikilemiyle karşı karşıya olduğunu bu nedenle, paketle ilgili açıklamaların ertelendiğini öne sürüyor. Bazı kaynaklar ise, paketin İmralı’da yatan tetöristbaşı Abdullah Öcalan’a götürülerek onun onayına sunulduğunu ve cevabının beklendiğini öne sürüyor. Bu arada, paketle ilgili dikkat çekici  unsurlar ise bazı basın yayın organları tarafından servis edildi. Bunlar arasında yerel yönetimlere mali ve idari açıdan nispi özerklik imkanı sağlayan Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki şerhlerin kaldırılması yer alıyor. Pakette yer alan diğer maddelerin ise şunlar olduğu iddia ediliyor: “Suça karışmamış PKK’lılar eve dönecek, yasal düzenleme ile KCK’lılar serbest kalacak, kamuda devletten vatandaşa ana dilde hizmet verilecek,  özel okullarda Kürtçe eğitim serbest olacak,  yerleşim yerlerine Kürtçe isimler geri verilecek, isteyen dükkanına Kürtçe tabela asabilecek.”

Bölünmenin adımı

YeniÇağ'dan Fatih Erboz'un haberine göre; Burada öne çıkan, “Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki şerhlerin kaldırılması” birçok kesim tarafından ülkede bölünmenin başlangıcı olarak nitelendiriliyor.  Türkiye, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na 21 Kasım 1988’de bazı çekinceler koyarak imza atmıştı. Özerklik Şartı, “Yerel makamların kendi iç idari örgütlenmelerini, kendilerinin kararlaştırabilmelerini, yerel nüfusun çıkarları doğrultusunda düzenlemeler yapabilmelerini”, “Yerel makamlara yapılan hibelerin belli projelerin finansmanına tahsis edilme koşulu taşıyabilmesini”,  “Yerel yönetimlerin kendi yetkilerini serbestçe kullanabilmek için özerk yönetim ilkelerine riayetin sağlanması amacıyla yargı yoluna başvurma hakkına sahip olabilmesini” kabul etmesi ve buna uygun bir “Anayasal düzenleme”  yapması anlamına geliyor. Kısacası bunun kabil edilmesi eyalet sisteminin önündeki tüm engellerin kaldırılması anlamına geliyor.


Seçim öncesi zora sokacak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve kurmayları günlerdir paket üzerinde çalışırken, AKP Genel Başkan yardımcısı Mehmet Ali Şahin, demokratikleşme paketinin gereksiz tartışmalar yol açacağını belirtti. Şahin demokratikleşme paketinin kamuoyunda söylendiği kadar beklentileri karşılayacak nitelikte olmadığını yakın çevresine ifade etti. Şahin demokratikleşme paketinin içinin boş olduğunu belirterek, “Demokratikleşme paketi toplumun beklentilerini ne ölçüde yansıtacak bilemiyoruz. Paketin içi boş. Bu nedenle çıkıp açıklamak siyaseten bizi sıkıntıya sokacak” diye konuştu.  Demokratikleşme paketinin açıklanmasından sonra partinin seçim süreci öncesinde zor duruma gireceğini de kaydeden Şahin yaptığı değerlendirmede şöyle konuştu: “Böyle bir süreçte bu paketin gündeme gelmesi bizi seçimler öncesinde zora sokacak. Toplumsal kesimlere bunu nasıl anlatacağız. Birilerini memnun edecek, diğerlerini etmeyecek. Dolayısıyla demokratikleşme paketi diye gündeme getirdiğimiz bu başlıkların partiyi zora sokacağı konusunda endişe taşıyorum.”


Federalizme giden yolun
taşları parça parça döşendi

PKK’nın taleplerinin de yer aldığı paket tartışmalara yol açarken, bunun alt yapısı yıllardan bu yana çeşitli girişimlerle hazırlandı. İşte gelinen sürecin kilometre taşları:

12 Haziran 2006: AKP’nin ABD’ye verdiği eyaletleşme taahhüdünün ilk harcı Diyarbakır’da atıldı ve finansmanını AB’nin sağladığı Bölge İstinaf Mahkemesi’nin yapımına başlandı.

23 Kasım 2006: Avrupa Birliği’nin dayattığı federalizm, Kalkınma Ajanslarıyla devreye girdi. Avrupa’nın, Osmanlı’ya dayattığı federalizm, AKP tarafından “Kalkınma Ajansları” adı altında uygulamaya konuldu, Türkiye, bölgelere bölündü.

31 Mart 2007: Hükümet kurulurken ABD’ye vermiş olduğu memorandumdaki eyaletleşme sözünün önemli bir aşaması gerçekleştirildi. Memorandumda Erdoğan’a küreselleşmenin şehir devletleri demek olduğu kendisinin de bu yönde hareket etmesi halinde destekleneceği belirtiliyordu.

7 Eylül 2007: AKP, Amerika’nın dayatması, Avrupa’nın parasıyla bölge istinaf mahkemeleri için “9 eyalet” merkezini seçti. İstanbul, Ankara, İzmir, Kayseri, Konya, Samsun, Adana, Erzurum ve Diyarbakır’da kurulması planlanan istinaf mahkemeleri ABD’yi örnek alan merhum Cumhurbaşkanı TUrgut Özal’ın hayalini kurduğu, ancak gerçekleştirmeye fırsat bulamadağı “9 eyalet” merkeziyle birebir örtüşüyordu.

10 Aralık 2010: Adalet Bakanı Sadullah Ergin, müsteşar, genel müdürler ve daire başkanları ile birlikte ABD’ye gitti. ABD’li bir bakanlık yetkilisi, Türk yetkililerin Amerikan eyalet ve federal sistemini incelediklerini ima etti.

Ocak 2011: İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı bünyesinde, Amerikan yönetim sistemini yerinde görmek ve uygulamaları incelemek amacıyla Türkiye’den 35 kaymakam ve vali yardımcısı Amerika’ya gitti.

Şubat 2012: Diyarbakır ve Şanlıurfa’yı kapsayan Karacadağ Kalkınma Ajansı yetkilileri, İspanya’nın özerk bölgesi Katalonya’nın başkenti Barcelona’da incelemelerde bulundu. Ajansın başkanlığını dönüşümlü yürüten Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak ve Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç de heyette yer aldı. Ziyaret internette “Ajans Yönetimi Barcelona örneğini yerinde inceliyor” başlığıyla duyuruldu.

11 Temmuz 2012:  Eyalet merkezi olarak da adlandırılan 15 bölge kuruldu, bu bölgelerin 11’inde 13 Bölgesel Ağır ceza Mahkemesi kurarak yargı ayağını da tamamladı.


Müzakere masasında sözler verilmişti
PKK ile Oslo’da yapılan ve kamuoyundan gizlenen görüşmelerde PKK’ya birçok sözler verildiği görüşme tutanaklarının ortalığa dökülmesiyle ortaya çıkmıştı. Bu görüşmelerde PKK’ya verilen sözler çerçevesinde gerçekleştirilen işlerin başında eyalet sisteminin önünü açacak “Yerel Yönetimler Yasası” geliyor. Bunun için de Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’ndaki çekincelerin kaldırılması isteniyor. Görüşmelerde gündeme gelen konulardan biri de teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması. MİT Müsteşar Yardımcısı A. G.’nin bu konudaki açıklamaları görüşme tutanaklarında, “Anayasa değişikliğinden Öcalan’ın serbest bırakılmasına kadar çok geniş bir skala var” şeklinde yer alıyor. “Anadilde eğitim” de Oslo’da verilen sözler arasında bulunuyor. Görüşmelerde ele alınan konulardan biri de “KCK’lıların serbest bırakılması.”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
ali köse
1175 gün önce
2003 de abdullah gülün imzaladığı anlaşma %90 ı uygulandı sona gelinmek üzereyiz.
sami
1176 gün önce
Millet olmaktan kuru kalabalık olmaya doğru gidiyoruz. Artık olaylar karşısında tepki göstermez olduk. Sesimizi çıkartmıyoruz. Türkiye, Sevr Anlaşmasının yapıldığı döneme doğru hızla gitmektedir. Bugün gelinen nokta Sevr'den daha kötüdür.
dilaukala
1177 gün önce
olan Türk halkına ve toprağımıza olacak...
halil baygür
1177 gün önce
vatandaşı pert ettiler şimdi vatanı rezil ediyorlar..şiiiiişt ses etme ...
Hatice kalli bakırcı
1177 gün önce
kendim ettim kendim buldum gül gibi sarardım soldum Eyvah...!.
Hatice Kalli Bakırcı
1177 gün önce
Ne ekersen onu biçersin.
selim
1177 gün önce
bu basbakanin niyeti bellide bu partide hic turk yokmu ?akp milletvekilleri ozel olarakmi secildi? yoksa akp milletvekilleri korkutuluyormu? veya akp,den secilen milletvekillerine istifa etmesinler diye cok buyuk paralara senetmi imzalattirdilar akp milletvekilleri icindeki turk kokenli milletvekillerini arastirip neden turkiyenin yikilisini seyrettiklerini akp,den neden istifa etmediklerini arastirmak lazim
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, sosyal medya hesabından bir video payla..
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik, HDP'li milletvekillerinin '..
12 Eylül'den önce Alparslan Türkeş'le birlikte çalışmış isimler Dev..
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, Bahçeli'nin Başkanlık sistemi konus..
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adana Aladağ’da bi..
MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan, Türkiye’nin ihtiyacı Başkanlık ya da ..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=