Lütfen bekleyin..

Gülen'den en son ilginç 'Yahudi' açıklaması!..

28 Ağustos 2013, 17:34

Fethullah Gülen son olarak Yahudiler hakkında ne dedi? Gülen'in bu görüşlerine karşılık Kur'an ve Peygamberimiz Yahudilerle alakalı neler buyuruyor? İşte ayrıntılar...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Fethullah Gülen, ABD’nin ünlü dergisi The Atlantic’e özel bir röportaj verdi...

Jamie Tarabay imzalı röportajda, 'İfade özgürlüğü'nden' İslam'da kadının rolü'ne, Gülen'in neden Türkiye'ye dönmediğinden, Musevilere dair görüşlerine kadar pek çok konuya değiniliyor.

Geçmişte Museviler ve İsrail hakkındaki bazı söylemleriniz anti-semitik olarak algılandı. Buna cevabınız nedir?

Farklı açılardan bakabiliriz bu meseleye. Birincisi; insanın düşüncelerinde değişiklik olması her zaman için söz konusudur. Nitekim yıllar önce bir yazıda bunu “Sen, dünkü 'sen', beriki de dünkü 'o' mudur? Demek ki yarınki sen 'sen', o da 'o' olarak kalmayacaktır” şeklinde ifade etmiştim.

Muhataplarınızın söz ve davranışları sizin o mevzudaki yorumlarınıza tesir edebilir. Özellikle 90’li yıllarda içine girilen diyalog sürecinde muhataplarımızı daha iyi tanıma imkanı buldum ve daha evvelki genellemeci söylemlerimi tashih etme ihtiyacı hissettim.

Kemali samimiyetle itiraf etmek lazım ki ayet ve hadisleri yanlış anlamış ve yaptığım izahlarda yanılmış, olabilirim. Şunu anladım ve daha sonra belirttim ki Kur’an’da veya sünnette yer alan eleştiri ve lanetlemeler belli bir inanca bağlı insanlara değil herhangi bir insanda olacak karakteristiğe yapılıyor. Bazen sözlerim amacı dışına çıkarılıyor. Bazı maksatlı çevreler konuşmanın bütünlüğünü bozup, montajlayarak sizin demediğiniz, demeyi hiç bir zaman düşünmediğiniz şeyleri size söyletiyor. Bizim diyalog adına ortaya koyduğumuz gayretleri bazı kesimler 'Müslümanların Yahudi ve Hıristiyanlara bakışını yumuşatıyorsunuz' diye tenkit ettiler. Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) sünnetinde olmayan hiç bir şeyi yapmadım. "O da bir insandı" diyerek yanlarından gecen bir Yahudi cenazesine ayağa kalkan Efendimizdi (s.a.v). Geçmişte İsrail’in kimi icraatlarını tenkit ettim doğru, ama masumların hayatına kasteden intihar saldırılarını da lanetledim.

Neden Pennsylvania’da kalmayı tercih ettiniz?

Türkiye’ye dönmeme hukuki bir engel yok ancak dönüşümün Türkiye’de büyük zorluklarla elde edilen demokratik kazanımları tersine çevirmek için fırsat kollayan bazı çevreler tarafından kullanılacağı endişesini taşıyorum. Türkiye’deki durumu da olumsuz hale getirmek, idareyi daha zor durumda bırakma ihtimali var. Hem ülkemiz için, hem çok geniş alanlı kendini hissettiren bir hareketin geleceği için o mevzuda fedakârlıkta bulunmak lazım. Daüssıla zehirini zembereğini içmek lazım ama katlanmak lazım. Dolayısıyla, her ne kadar Türkiye’ye dönmeyi çok arzu etsem de bu endişelerim izale oluncaya kadar dönmeyi düşünmüyorum.

Diğer bir husus da, hakkımda yapılan mesnetsiz ve yanlış yayınlarda birçok iftira ve karalamalara maruz kaldım, bunların pek çoğunu hukuki yollarla tekzip ve tashih etmek için hukuki yollara başvurdum. Burada ise bu tür rahatsız edici şeylerden uzakta olmam sebebiyle daha az etkileniyorum diyebilirim. Burayı daha asude buluyorum.

Türkiye'nin dünyadaki mevcut siyasi emellerini ve yerini nasıl görüyorsunuz?

Türkiye Avrupa Birliği ile üyelik müzakereleri yapıyor, bir kısmı Avrupa sayılıyor, bir kısmı Asya sayılıyor, Orta Doğu da sayılıyor. Politik olarak coğrafi durumu çok önemli bir yerde bulunuyor. Bence Avrupalılarla da kendi çevresinde olan ülkelerle de iyi bir münasebet içinde olması, öyle bir diplomasi oluşturması çok önemli Türkiye için. Türkiye’nin hem kendi demokratik kazanımlarını koruyarak ilerletmesi hem de çevresiyle iyi ilişkilere sahip olması hayatı ehemmiyete haizdir. Ayrıca bu mevzuda esasen bazı dinamikleri değerlendirmek gerekir. Mesela Türkiye’ye karşı geçmişten tevarüs eden bir teveccüh, bir şuuraltı müktesebatı varsa bunun zedelenmemesi lazım. İtibarımızı korumamız lazım. İyi ilişkiler sevgiye bağlı, saygıya bağlı, hüsn-ü zanna bağlı, makuliyet etrafında bir araya gelmekle mümkün olur. Türkiye bugün tam bunu yapıyor mu, yapamıyor mu, yapmıyor mu, bu üzerinde durulabilecek bir şey. Türkiye böyle bir diplomatik vetire başlatılabilirse, zannediyoruz bu Avrupa için de Amerika için de bütün dünya için de iyi olur. Fakat şu anda böyle bir şeyi yaptığımız, yapıp da semere aldığımız söylenemez çok.

KUR'AN-KERİM YAHUDİLER HAKKINDA NE BUYURUYOR?

BAKARA SÛRESİ 

(40) Ey İsrailoğulları !6 Size verdiğim nimeti hatırlayın. Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki ben de size verdiğim sözü yerine getireyim. Yalnız benden korkun. 

BAKARA SÛRESİ 

(47) Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın. 

BAKARA SÛRESİ 

(83) Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz" diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz. 

BAKARA SÛRESİ 

(122) Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve (bir zamanlar) sizi cümle âleme üstün tuttuğumu hatırlayın. 

BAKARA SÛRESİ 

(211) İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın nimetini değiştirirse, (bilsin ki) şüphesiz Allah, cezası pek çetin olandır. 

BAKARA SÛRESİ 

(246) Mûsâ'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah zalimleri hakkıyla bilendir. 

ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ 

(49) Allah onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah'ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah'ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü'minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır." 

ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ 

(93) Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İsrailoğullarına helâl idi. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Tevrat'ı getirip okuyun." 

MÂİDE SÛRESİ 

(12) Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah şöyle demişti: "Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekatı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah'a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkar ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır." 

MÂİDE SÛRESİ 

(32) Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitapta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir. 

MÂİDE SÛRESİ 

(70) Andolsun, İsrailoğullarından sağlam söz almış ve onlara peygamberler göndermiştik. Fakat her ne zaman bir Peygamber onlara nefislerinin hoşlanmadığı bir hükmü getirdiyse; onlardan bir kısmını yalanladılar, bir kısmını da öldürdüler. 

MÂİDE SÛRESİ 

(72) Andolsun, "Allah, Meryem oğlu Mesih'tir" diyenler kesinlikle kafir oldu. Oysa Mesih şöyle demişti: "Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a ortak koşarsa artık Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur." 

MÂİDE SÛRESİ 

(7 İsrailoğullarından inkar edenler, Davud ve Meryemoğlu İsa diliyle lanetlendi. Bu, onların isyan etmeleri ve hadlerini aşıyor olmalarından ötürüydü. 

MÂİDE SÛRESİ 

(110) O gün Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile desteklemiştim. Beşikte iken de, yetişkin iken de insanlara konuşuyordun. Hani, sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i de öğretmiştim. Hani iznimle çamurdan kuş şekline benzer bir şey yapıyordun da içine üflüyordun, benim iznimle hemen bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle doğuştan körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Hani benim iznimle ölüleri de (hayata) çıkarıyordun. Hani sen, İsrailoğullarına açık mucizeler getirdiğin zaman ben seni onlardan kurtarmıştım da onlardan inkar edenler, "Bu ancak açık bir büyüdür" demişlerdi. 

A'RÂF SÛRESİ 

(149) İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz" dediler. 

A'RÂF SÛRESİ 

(13 İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsrailoğulları, "Ey Mûsâ! Onların kendilerine ait ilahları (putları) olduğu gibi sen de bize ait bir ilah yapsana" dediler. Mûsa şöyle dedi: "Şüphesiz siz cahillik eden bir kavimsiniz." 

A'RÂF SÛRESİ 

(137) Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin doğu ve batı taraflarına mirasçı kıldık. Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz, onların sabretmeleri karşılığında gerçekleşti. Firavun ve kavminin yaptıklarını ve (özenle kurup) yükselttiklerini yerle bir ettik. 

A'RÂF SÛRESİ 

(134) Üzerlerine azap çökünce, "Ey Mûsâ! Rabbinin sana verdiği söz uyarınca bizim için dua et. Eğer azabı üzerimizden kaldırırsan, mutlaka sana inanacağız ve İsrailoğullarını seninle birlikte elbette göndereceğiz" dediler. 

A'RÂF SÛRESİ 

(105) Bana, Allah'a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder. 

YÛNUS SÛRESİ 

(93) Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir 

YÛNUS SÛRESİ 

(90) İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun da, askerleriyle birlikte zulmetmek ve saldırmak üzere, derhal onları takibe koyuldu. Nihayet boğulmak üzere iken, "İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka hiçbir ilah olmadığına inandım. Ben de müslümanlardanım" dedi. 

İSRÂ SÛRESİ 

(2) Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik ve onu, "Benden başkasını vekil edinmeyin" diyerek, İsrailoğullarına bir rehber yaptık. 

İSRÂ SÛRESİ 

(4) Biz, Kitap'ta (Tevrat'ta) İsrailoğullarına, "Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz" diye hükmettik. 

İSRÂ SÛRESİ 

(101) Andolsun, biz Mûsâ'ya apaçık dokuz mucize verdik. İsrailoğullarına sor (sana anlatsınlar): Hani Mûsâ onlara gelmiş ve Firavun da ona, "Ben senin kesinlikle büyülendiğini zannediyorum ey Mûsâ!" demişti. 

İSRÂ SÛRESİ 

(104) Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince hepinizi toplayıp bir araya getireceğiz." 

TÂ HÂ SÛRESİ 

(47) "Ona gidin ve şöyle deyin: ‘Şüphesiz biz Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını (serbest bırak ve) bizimle gönder. Onlara işkence etme. Sana Rabbinin katından bir mucize getirdik. Selam, doğru yola uyanlara olsun.' " 

TÂ HÂ SÛRESİ 

(80) (Allah şöyle dedi)"Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr'un sağ yanını vadettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik." 

TÂ HÂ SÛRESİ 

(94) Hârûn: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi. 

ŞU'ARÂ SÛRESİ 

(22) "Senin başıma kaktığın bu nimet (gerçekte) İsrailoğullarını köleleştirmen(in neticesi)dir." 

ŞU'ARÂ SÛRESİ 

(59) İşte böyle yaptık ve onlara, İsrailoğullarını mirasçı kıldık. 

ŞU'ARÂ SÛRESİ 

(197) İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar (Mekke müşrikleri) için bir delil değil midir? 

NEML SÛRESİ 

(76) Şüphesiz bu Kur’an İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor. 

SECDE SÛRESİ 

(23) Andolsun, biz Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) vermiştik. Sen de kitaba (Kur'an'a) kavuşma konusunda sakın şüphe içinde olma. Onu İsrailoğullarına bir yol gösterici kılmıştık 

MÜ'MİN SÛRESİ 

(54) Andolsun, biz Mûsâ'ya hidayet verdik. İsrailoğulları'na da, akıl sahipleri için bir öğüt ve doğruluk rehberi olarak o kitabı (Tevrat'ı) miras bıraktık. 

ZUHRUF SÛRESİ 

(59) İsa, sadece, kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları'na örnek kıldığımız bir kuldur. 

DUHÂN SÛRESİ 

(1 O şöyle demişti: "Allah'ın kullarını (esaret altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin. Çünkü ben güvenilir bir peygamberim." 

DUHÂN SÛRESİ 

(31) Andolsun, İsrailoğullarını o alçaltıcı azaptan; Firavun'dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi. 

CÂSİYE SÛRESİ 

(16) Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık. 

AHKÂF SÛRESİ 

(10) De ki: "Ne dersiniz? Şâyet bu, Allah katından ise ve siz onu inkâr etmişseniz, İsrailoğullarından bir şâhit de bunun benzerini (Tevrat'ta görerek) şahitlik edip inandığı halde, siz yine de büyüklük taslamışsanız (haksızlık etmiş olmaz mısınız?). Şüphesiz Allah zâlimler topluluğunu doğru yola iletmez." 

SAFF SÛRESİ 

(6) Hani, Meryem oğlu İsa, "Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah'ın size, benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim" demişti. Fakat (İsa) onlara apaçık mucizeleri getirince, "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler.

PEYGAMBERİMİZ (sav) YAHUDİLER HAKKINDA NE DEDİ?

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Müslümanlarla yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç yahudiyi kovalayan kimseye, ‘Ey müslüman! Arkamda bir yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o yahudilerin ağaçlarındandır.”

Buhârî, Cihâd 94, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 82

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Müslümanlarla yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç yahudiyi kovalayan kimseye, ‘Ey müslüman! Arkamda bir yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o yahudilerin ağaçlarındandır.” (Buhârî, Cihâd 94, Menâkıb 25; Müslim, Fiten 82)

MilliGazete

Etiketler : fethullah gülen, abd,
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
sermet sermet
1199 gün önce
her konuyu kuranı kerim yazıyor tüm eş başkanlara duyrulur
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Rus medyasında yer alan habere göre, ÖSO ve Türk askeri akşam saatlerinde S..
İstanbul 7'inci Ağır Ceza Mahkemesi, Mavi Marmara davasının düşürülmesi..
YeniÇağ Gazetesine kar maskeli bir grup tarafından gerçekleştirilen çirkin ..
İstanbul Emniyeti polislerin 3. Köprü ve Osmangazi köprüsünden geçişini yas..
Bolu Belediye Başkanı: Kimse ekmek yediği kaba işemeyecek....
Denizli'nin Honaz ilçesinde oğluna attığı terliğin 'silah' sayı..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=