Lütfen bekleyin..

MHP'li Koray Aydın'ın AKP'ye yüklenmediği konu kalmadı...

25 Ağustos 2013, 17:06

Koray Aydın'dan gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalar...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Haber Fedai Gündemi değerlendiren MHP Trabzon Millletvekili Koray Aydın "AKP için yolun sonu geldi" dedi ve ekonomiden, dış politikaya bir çok konudaki görüşlerini twitterdan paylaştı.

Başbakan'ı demokrasiden uzaklaşmakla suçlayan MHP'li Aydın Erdoğan için "seçilmiş diktatör" nitelemesini kullandı.

Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde canlı yayında ağlamasına da yorum getiren Koray Aydın, Başbakan'ın her seçim öncesi ağlama moduna geçtiğini belirtti ve "İktidar makamı ağlama ve sızlama makamı değil; dirayet, icraat ve çözüm makamıdır." dedi.

Döverek öldürülen Ali İsmail Korkmaz'ı hatırlatan Koray Aydın'ın yorumu "Sayın Başbakan’ın Mısırlı Esma’ya gözyaşı dökmesi insani ve anlamlıdır, ancak Mısırlı Esma kadar Hataylı İsmail’e de ağlaması gerekmektedir." şeklinde oldu.

KORAY AYDIN'IN AÇIKLAMASI TAM OLARAK ŞU ŞEKİLDE:

SEÇİLENİN DEMOKRASİ DIŞINA ÇIKMASI, SEÇİLMİŞ DİKTATÖRLÜKTÜR

Dış politikada bütün tezleri çöken AKP Hükümeti ve Sayın Başbakan, başarısızlıklarını yansıtacak “iç karşıt” arama gayretine düşmüşlerdir.

Demokratik tepkiler karşısında sağduyu ve hoşgörüyü değil, baskı ve diklenmeyi seçen AKP, ne yazık ki halen iç gerilimden medet ummaktadır.

Trabzon’dan Mısır meydanlarının demokratik analizini yapan Sayın Başbakan’ın Gezi olaylarının mesajını halen alamadığı anlaşılmaktadır.

Kendi yardımcısının ve Sayın Cumhurbaşkanının aldığı mesajı bir türlü almak istemeyen Başbakan Gezi’yi bir ayrışma aracına döndürmüştür.

Sayın Başbakan belki yurt dışında olduğundan Gezi’ye ve Trabzon’a hayli Fransız kalmış, eylemlerin 70’i aşkın ile yayıldığını unutmuştur.

Dinlenme,fişlenme,takip,itibarsızlaştırılma,ötekileştirilme ve anti demokratik uygulamalara direnme hakkı, Gezi bahanesiyle kısıtlanamaz.

Demokrasilerin namusu sandıktır, adil ve tarafsız seçimdir; doğrudur. Ancak seçileninin demokrasi dışına çıkması da seçilmiş diktatörlüktür.

İKTİDARIN GÖREVİ KAOS TRANSFERİ DEĞİL,  ÖNCELİKLE İÇ HUZURU TEMİN ETMEKTİR

Sürekli Gezi’yi hatırlatıp, kutuplaşmayı teşvik edenler, iç ayrışma yetmezmiş gibi şimdi de dış kaynaklı ayrışma noktaları icat etmişlerdir.

Türkiye’nin Tahrir, Adeviye veya Mısır’ın diğer meydanları üzerinden ayrışmaya ve kutuplaşmaya zorlanması kime hizmet etmektedir?

Zamanında Türkiye’den Mısır’a laiklik ihracına soyunanların, Mısır meydanlarından demokrasi ithal etmesi ne derece mantıklıdır?

Türkiye’yi her türlü çatışma ve kaostan sakınması gereken iktidar, sınırlarımızın dışındaki kaosu hangi akılla transfere yeltenmektedir?

Oysa ki iktidarın görevi, ülkesine kaos, kargaşa ve çatışma transfer etmek değil, kendi iç huzur ve barış ortamını temin etmektir.

BOP İSLAM COĞRAFYASINA KAN VE GÖZYAŞI GETİRMİŞTİR

Türkiye’de vicdan sahibi herkes Mısır’daki darbeye “darbe” demekte, Mısır ve Suriye’de sivil halka yönelik katliamları da lanetlemektedir.

Sayın Başbakan’ın bir zamanlar kanka olduğu birçok Ortadoğu diktatörünün zulüm ve baskıları yeni değil, süreklilik arz etmektedir.

Yapılan darbelere hangi emir, sultan ve kralların destek olduğunu Sayın Başbakan da Türk milleti de iyi bilmektedir.

İslam coğrafyasına çöken kâbusun sorumluları, kan ve gözyaşını fırsata çeviren küresel emperyalistler ve işbirlikçileridir.

Ne yazık ki, Sayın Başbakan’ın eşbaşkanı olduğu Büyük Ortadoğu Projesi, İslam coğrafyasına kan ve gözyaşı getirmiştir.

ERDOĞAN AĞLAMAYI POLİTİK BİR YÖNTEM HALİNE GETİRMİŞTİR

Öyle ki BOP’un sadece Ortadoğu’ya değil, Eşbaşkanı Tayyip Erdoğan’a da gözyaşı getirdiği anlaşılmaktadır.

Gerçi Sayın Başbakan’ın zaman zaman, yardımcısının ise hemen her zaman başvurduğu ağlama, politik bir yöntem haline gelmiştir.

2004, 2007, 2009 seçimleri öncesinde geleneksel olarak duygulanıp ağlayan Erdoğan’ın 2010 referandumu öncesindeki ağlaması olay olmuştu.

Ülkücü şehidimiz Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunu okuyup ağlayan Başbakan’ın,hayattaki ülkücülere karşı tavrıysa darbecilerden farksızdır.

Geleneksel seçim ağlamalarında 2011 yılını boş geçmeyen Başbakan, 2014 seçimlerine yönelik hakkını ise şimdiden kullanmıştır.

İKTİDAR MAKAMI AĞLAMA MAKAMI DEĞİL; DİRAYET VE İCRAAT MAKAMIDIR

Sayın Başbakan’ın Mısırlı Esma’ya gözyaşı dökmesi insani ve anlamlıdır, ancak Mısırlı Esma kadar Hataylı İsmail’e de ağlaması gerekmektedir.

“Masum bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir” ve Kur’an-i Kerim’in bu hükmü Ali İsmail ve diğerleri için de geçerlidir.

Vali’nizin “arkadaşları dövmüştür” dediği, iktidarınızın es geçtiği Ali İsmail vahşetine daha ne kadar sessiz kalacaksınız Sayın Başbakan?

Dünya’da ölen bütün masumlara ve mazlumlara hep birlikte üzülelim, ağlayalım, ancak kendi insanımızdan da bu duyguları esirgemeyelim.

Demek ki; dünya’dan adalet bekleyenler, önce kendileri adil olmalı, ihmalkar, vicdansız ve merhametsizlerden hesap sormalıdırlar.

İktidar makamı ağlama ve sızlama makamı değil; dirayet, icraat ve çözüm makamıdır.

SICAK PARAYLA FİNANSE EDİLEN EKONOMİ, KARAYA OTURMUŞTUR

Sayın Başbakan bir an önce yaklaşan ekonomik kriz nedeniyle anasını ağlattığı toplum kesimlerinin derdine çare aramalıdır.

Sıcak parayla finanse edilen ekonomi karaya oturmuş, döviz ve faiz fırlamış, borsa çökmüş ve cari açık tavan yapmıştır.

Yandaş sendika eliyle pazarlıksız satılan,123 lira zamla aldatılan,aile ve sosyal yardımları 2014 yılı için dondurulan memurlar perişandır.

Başta fındık üreticisi olmak üzere bütün çiftçiler, kimlerin kontrolünde olduğu bilinen piyasanın insafsızlığına terk edilmiştir.

İşsizlik ve özellikle genç işsizlik her geçen yıl artmış, iflaslar, hacizler, takibe düşen krediler ve ekonomik suçlar zirve yapmıştır.

AKP İKTİDARI İÇİN ARTIK YOLUN SONU GÖRÜNMÜŞTÜR

İktidar, başta sık sık ziyaret ettiğim Trabzon başta olmak üzere, her fırsatta yaptığımız ekonomik kriz uyarılarına kulak tıkamıştır.

Bütün bu yaşananlar ile Sayın Başbakan’ın sinirli, tedirgin ve hırçın hali de göstermektedir ki;AKP iktidarı için yolun sonu görünmüştür.

MHP ve Ülkücü Hareket, Türk milletiyle kucaklaşarak ilk seçimde gereğini yapacak ve iktidara hak ettiği dersi sandıkta verecektir.

HABER FEDAİ

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
hikmet
1195 gün önce
Koray Aydının bütün söylediklerine katılıyorum.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
12 Eylül'den önce Alparslan Türkeş'le birlikte çalışmış isimler Dev..
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, Bahçeli'nin Başkanlık sistemi konus..
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adana Aladağ’da bi..
MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan, Türkiye’nin ihtiyacı Başkanlık ya da ..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında konuştu. Şehitler a..
Sinan Oğan, grup toplantısında "Sonuna kadar Türk Birliği" diyen ..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=