Lütfen bekleyin..

Cemaat Milli Eğitim'e ateş püskürdü

24 Ağustos 2013, 15:50

"Gözümüzü gereçklere kapatmayın Eğitim bütünüyle çökmüştür"

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Zaman gazetesi yazarı Ali Çolak, bugünkü yazısında önce Orhan Pamuk'un eğitim sistemi ile ilgili eleştirilerine övgüler dizdi, ardından lise eğitimini yerden yere vurdu.... "lise eğitimi çökmüştür" yorumunda bulunan yazar "Dört yıllık lise eğitimi, öğrenilmiş bir çaresizlik içinde, uzunca bir oyalanma sürecinden başka birşey değil. Eğitim sistemimiz amaçsız, ufuksuz ve heyecansız." dedi ve yazısını şu alaylı cümlelerle bitirdi: "Oysa mesele derinlerdedir. Derinlere inmeye kimsenin ne bilgisi ne cesareti ne de niyeti vardır. Bütün bunlar olurken keşfedilen mucizevî çare ne midir? Dershaneleri kapatmak! Evet, dershaneler kapatılacak ve bütün dertler bitecek! Yahu, biz bunu şimdiye kadar niye akıl edemedik?.. Hem, Orhan Pamuk’un günahı neydi!"

İşte Zaman'da yayınlanan o yazı:

Türkiye’de lise eğitimi bütünüyle çökmüştür ve gençlerin çoğu, o kapıdan ‘hiçbir şey’ almadan çıkmaktadır. Bunun aksini söyleyen bir tek eğitimci çıkacağına ihtimal vermiyorum. Bu kanaatim, sadece edebiyat öğretimi için geçerli değil elbette. Belli başlı köklü liselerle rüştünü ispat etmiş kimi özel okullar dışındaki liselerde eğitimin kalitesi dibe vurmuştur. Okullarda gençlere, Orhan Pamuk’un deyişiyle ne ‘nasıl konuşulması gerektiğini; yanlış, kaba davranan insanları kalplerini kırmadan nasıl doğru yola getirebileceğinizi…’ kısaca, ‘insanlığı’ öğretebiliyoruz ne de kalıcı bilgi, beceri ve kültürel donanım kazandırabiliyoruz. Dört yıllık lise eğitimi, öğrenilmiş bir çaresizlik içinde, uzunca bir oyalanma sürecinden başka birşey değil. Eğitim sistemimiz amaçsız, ufuksuz ve heyecansız.

  Bu karanlık ve umutsuz tabloya rağmen hâlâ güzel örnekler görebiliyorsak, bu, bütünüyle bireysel beceri ve fedakârlıklarla mümkün oluyor. Kimi ‘şanslı’ çocuklar, kimi talihli okullarda donanımlı ve dertli öğretmenlere rastlıyorlar, hayatları değişiyor. Tıpkı 1950’lerde Kabataş Lisesi’nde Hilmi Yavuz’un şair Behçet Necatigil’e, yahut Selim İleri’nin Atatürk Erkek Lisesi’nde Rauf Mutluay’a rastlaması gibi… Bir gün, bir edebiyat hocası gelir ve hayatınız değişir. Buna canı gönülden inanıyorum, böyle hocalar bugün de var. Her yerde var; fakat onların çabası, bütün bütün çürümüş ve sürekli yanlış müdahalelerle oyuncağa dönmüş eğitim sistemini dönüştürmeye, kurtarmaya yetmiyor.

  Bugünkü lise eğitiminden ‘fikri hür, vicdanı hür’, insaniyeti gelişmiş, kültürlü, donanımlı gençler yetiştirmesini beklemek haksızlık olur. Bunlar yüksek beklentiler… Fakat en azından, ülkenin hemen her köşesinde, fırsat eşitliğinin sağlandığı, asgari düzeyde sorunsuz eğitim verilen, branş öğretmenlerinin eksiksiz olduğu ve müfredatın uygulanabildiği okullar görmek isteriz, öyle değil mi? Bunu sağlayabiliyor muyuz? Hayır! Bakın size çok hüzünlü bir gerçekten söz edeceğim. İki gün önce Ağrı’dan eğitimci bir dostum geldi. Anlattıkları ürperticiydi. “Şehirdeki lise müdürlerinin çoğu tanıdığım, hatta kimileri akrabam.” dedi. “Onlarla konuştum; bir dokun, bin ah işit… Okullarda öğretmen yok. Bir müdür, şu an itibarıyla bir tek beden eğitimi hocası olduğunu söyleyip buna bile seviniyordu. Öğretmenler sürekli tayin isteyip gidiyor. Yıl içinde bazı okullarda derslere, eğitim fakültesinin 3. ve 4. sınıf öğrencileri giriyor.” Ağrı’da yaşananların başka şehirlerde olmadığını kim iddia edebilir?

  Gözümüzün önünde çıplak bir hakikat olarak duran sorunları görmezden gelmenin faydası yok. Ülkemizde lise eğitimi bitmiştir ve bu durumu düzeltecek herhangi bir müdahale ya da proje ufukta görünmemektedir. Son yıllarda girişilen yap-boz sistem arayışları, işin özüne inmek yerine, dağın sadece üstünü kazmaktadır. Oysa mesele derinlerdedir. Derinlere inmeye kimsenin ne bilgisi ne cesareti ne de niyeti vardır. Bütün bunlar olurken keşfedilen mucizevî çare ne midir? Dershaneleri kapatmak! Evet, dershaneler kapatılacak ve bütün dertler bitecek!

Yahu, biz bunu şimdiye kadar niye akıl edemedik?.. Hem, Orhan Pamuk’un günahı neydi!"

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
....
1198 gün önce
sizin bunda günahınız yokmu ey cemaat
lemi devletlü
1199 gün önce
Yazar ve temsil ettiği cemaat, öğrenilmiş bir çaresizlik içinde, uzunca bir oyalanma sürecinden sonra çaresizliklerini fırsat bilip dersaneler kanalı ile velilerin söğüşlenmesinden rahatsız.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Adana’daki mitingde tutuklu olan Cemaat yazarla..
Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Araştırma Görevlisi Ruslan Kurb..
İddia CHP eski milletvekili Melda Onur’dan geldi! Onur, bir arkadaşının bin..
FETÖ sanığı Akın İpek ve örgütün üst düzey yöneticilerinin kaçtıkları ülkel..
Yandaş medyadanın yazarlarından Ersoy Dede, Adana Aladağ'da yaşanan yu..
Son gündemde kamuoyunu en çok meşgul eden konulardan birisi olan bedelli as..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=