Lütfen bekleyin..

Bozdağ: Sessiz kalmak kabul edilemez

22 Ağustos 2013, 15:28

Bozdağ, Suriye'de yaşanan trajediye sessiz kalmak, siyasi çıkar hesapları yapmak, büyük bir yanlışlıktır" dedi.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Suriye'de yaşanan trajediye, vahşete, insanlık suçuna karşı sessiz kalmanın, bu konuda siyasi çıkar hesapları yapmanın, insandan öte birtakım değerlendirmeler üzerine politikalar inşa etmenin çok büyük bir yanlışlık olduğunu ve kabul edilemeyeceğini belirterek, "Maalesef dün akşam bir araya gelen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) üyeleri omuzlarına yüklenen sorumluluğun gereğini yerine getirmemişlerdir" dedi. 

Bozdağ, "Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesinde Din Görevlilerinin Katkısının Sağlanması İşbirliği Protokolü"nün İmza Töreni öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 

Şam'da kimyasal silah kullanılmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Bozdağ, Suriye'de Esad yönetiminin kimyasal silah kullanması sonucu hayatını kaybedenlere ilişkin görüntüler karşısında insan, vatandaş ve siyasetçi olarak ne söyleyeceğini şaşırdığını ifade etti. 

"İnsanın kanını donduran, insanı insanlığından utandıran görüntüler" değerlendirmesinde bulunan Bozdağ, vicdan sahibi, insana ait değerleri taşıyan hiç kimsenin onaylamayacağı, göz yummayacağı, kulağını kapamayacağı bir manzarayla karşı karşıya gelindiğini kaydetti. Bozdağ, "Maalesef bu olay karşısında dahi uluslararası örgütler, uluslararası topluluklar gereken tepkiyi ortaya koyamadılar" dedi.  

Irak'ta kimyasal silah bulunduğu iddiaları üzerine ülkede yaşananlara tüm dünyanın tanıklık ettiğini, İran'ın uranyum zenginleştirme çalışmaları iddiaları üzerine ülkeye yaptırım uygulandığını anımsatan Bozdağ, Suriye'de kimyasal silah kullanıldığına ilişkin somut bir gerçeklik olduğunu, bu gerçeklik karşısında gerçek bir insan tavrı konulması gerekliliğini dile getirdi.

Uluslararası örgüt ve toplulukların, uluslararası hukukun yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğine vurgu yapan Bozdağ, "Maalesef dün akşam bir araya gelen BMGK üyeleri omuzlarına yüklenen sorumluluğun gereğini yerine getirmemişlerdir. Bu olay nedeniyle alınması gereken tedbirleri alma, atması gereken adımları atma noktasında insani, vicdani, siyasi ve uluslararası hukuktan kaynaklanan hukuki adımları atma kararlılığı ortaya konulamamıştır. Suriye'de yaşanan bu trajediye, vahşete, bu insanlık katliamına, bu insanlık suçuna karşı sessiz kalmak, bu konuda hala siyasi çıkar hesapları yapmak, hala insandan öte birtakım değerlendirmeler üzerine politikalar inşa etmek çok büyük bir yanlışlıktır. Kabul edilemez bir durumdur" diye konuştu.

-"Size kim baskı yaptı?"

Tarih bugünleri yazdığında bu konuda tereddütlü davrananları da yazılacağını söyleyen Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu ölümlerden Esad yönetimi sorumlu olduğu gibi bu ölümlerin hesabını sorma, uluslararası hukuk bakımından mümkünken, bunun adımını atma konusunda yetkili ve sorumlu olanlar da bunun sorumluluğundan kurtulamazlar.

Türkiye'de de özellikle medyayla ilgili de bir iki cümle söylemek istiyorum: Bugün, ismini de vereceğim, Hürriyet gazetesine baktığınızda manşetinde ne var? Bambaşka bir olay var. Gazetenin içinde, dışında baktığınızda, Suriye'de yaşanan bu insanlık katliamına ilişkin tek bir satırı görme imkanınız yok. Başka gazetelerde de yok. Allah aşkına hangi vicdan, hangi anlayış Türkiye'nin en önemli gazetelerinden bir tanesi. Daha başkaca gazeteler de var, benzer şekilde. Bu haberi hangi vicdan görmezden gelme talimatı verdi? Hangi anlayış böyle bir haberi görmez? Hangi gazeteci habercilik adına böyle bir haberi getirmez? Bırakın habercilik adına insan olmak adına da bu haberi okuyucularına duyurmak, onların vicdan sesinin, onların bu konudaki tavrının bu zulme son vermesi karşısında katkısını almak açısından da son derece önemli."

Bütün dünyanın gündeminde Şam'daki kimyasıl silah saldırısı olduğunu ancak Türkiye'nin her zaman en büyüğü olduğunu iddia eden gazetenin gündeminde bulunmadığını kaydeden Bozdağ, şöyle devam etti:

"Ben buradan soruyorum Hürriyet gazetesinin yetkililerine ve diğer gazetelerin yetkililerine de soruyorum, köşelerine, haberlerine, sayfalarına bu en büyük vahşeti, en büyük insanlık suçunu almayan ve gazetelerinde yer vermeyenlere: Size kim baskı yaptı? Esad yönetiminden mi bir baskı var yoksa 'Tuncay Güney haberini getirin' diye başkalarından mı bir baskı var? Kim bir baskı yaptı? Hadi ilk sayfanızda görmediniz, ikinci, üçüncü sayfaya, dördüncü sayfaya, bir köşeye buna dair en ufacık bir satır koymama konusunda karar almanıza kim yol açtı? Bunu lütfen açıklasınlar. Böyle bir gazetecilik olabilir mi? Bütün dünya Suriye'de yaşanan bu insanlık zulmünü konuşuyor ama bizimkiler kör olmuş görmüyorlar, kulaklarını kapamış duymuyorlar, ağızlarıyla söylemiyorlar. Buna gazetecilik, habercilik denmez. Türkiye'de gazetecilik, habercilik diyeceksiniz dünyanın en büyük katliamlarından birini siz gazetenize taşımayacaksınız. Sonra da etikten, ahlaktan, hukuktan, vicdandan bahsedeceksiniz. Bu olayı haber yapmayanlar da Esad'ın vicdansızlığına ortak olanlardır. Onları da buradan şiddetle kınadığımı ifade etmek isterim."

-"Ben akşam uyuyamadım, uyuyanlar varsa onlar insanlığını mutlaka sorgulaması lazım"

Şam'da kimyasal silah sıldırısına ilişkin görüntülerle ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine de Bozdağ, görüntüleri görüp etkilenmemenin, mani olamamanın utancını yaşamamanın mümkün olmadığını söyledi.

İnsan olan herkesin bu görüntüler nedeniyle insanlığından utanacağını dile getiren Bozdağ, böyle kitlesel katliamlar, zulümler yaşanırken hala sen-ben kavgası, çıkar hesabı yapan hastalıklı anlayışlar karşısında insanların vicdanının sesini dinleyip, insan olarak tavır koyması gerektiğini vurguladı. 

Müslümanların da inandıkları değerleri değerlendirmesinin zorunluluğuna işaret eden Bozdağ, "Suriye'de yaşanan bu zulüm karşısında cihat ilan edenlerin dönüp bakması lazım. Kime, niçin, ne yapıyorlar, kendi yaptıklarının İslam'ın neresinde yeri var? Hiçbir yerinde yeri yok. İnsanın öldürülmesini hiçbir zaman İslam emretmez ama bakıyorsunuz, bir zalim yönetim bir gün daha fazla ayakta kalabilmek için binlerce insanı gözünü kırpmadan öldürebiliyor" ifadelerini kullandı.

Saldırıda yaşamını yitiren çocukların herkesin çocuğu olabileceğine dikkati çeken Bozdağ, "Bizim çocuklarımızın başına da öyle bir hadise geldiğinde dünyanın sessiz kalması bizi nasıl üzerse, biz de öyle üzüntü içindeyiz. Ben bugün uyuyamadım. Dün olaylara vakıf olduğum andan itibaren huzurum kaçtı. Sorumlu bir kişi, insan olarak böylesi bir vahşet karşısında ne yapabiliriz sorularını hep değerlendirdik. Ben akşam uyuyamadım, uyuyanlar varsa onlar insanlığını mutlaka sorgulaması lazım. İnsanlığında bir eksiklik var demektir. Esad kafasını koyup yatağına uyuyabildiyse, Esad'a destek verenler, maddi, manevi her türlü desteğini verenler uyuyabildiyse, böylesi vicdan sahibi olmak insanlıksa ben o insanlıktan olmayı istememişim doğrusu" dedi.

-"Yeter demek için kaç masum insanın ölmesini bekliyorlar?"

Başbakan Yardımısı Bozdağ, BM'nin kimyasal silah kullanımıyla ilgili araştırma komisyonu üyelerinin Suriye'de bulunduğu sırada saldırının gerçekleşmesine ilişkin soruyu şöyle yanıtladı:

"Ortada bir gerçek var, bir kimyasal silah kullanımı gerçeği var. O zaman BM birtakım hesaplar yapacağına veya 'birileri burada tam da varken Esad yönetimi yapmaz' falan argümanı dillendireceğine, BM uzman heyeti orada, hemen dünden izin verilmesi lazımdı. Hemen uzman heyet girer, incelemesini yapar, nereden nasıl atıldığına ilişkin onların bir değerlendirmesi olurdu. Şu ana kadar izin verildiğine ilişkin bir bilgim yok. Şu ana kadar Esad yönetiminin bu yönde bir izin verdiğine ilişkin haberim yok. Bu konunun incelenmesi lazım, daha incelenmesine izin verilmedi. Ortada bir gerçek var, binlerce insan bu gerçek, zulüm yüzünden hayatını kaybetti. Öyleyse hiç kimse bir inceleme yapmadan bunun provokasyon olduğunu iddia ederse, herhangi bir ülke bunu söylerse, o tarafını belli ediyor demektir. İnsan olarak değil ama devlet olarak tarafını belli ediyor. Çünkü insan olan herkesin tarafı bu olayda mazlumdan yanadır, bellidir. Ama tarafgirlik yaparsanız, hesap yaparsanız bir olayı incelemeden başkalarını suçlayabilirsiniz. Maalesef bazı ülkeler onu yapıyor. Şu anda burada yapılması gereken bu olayın incelenmesidir, hemen ortaya çıkarılmasıdır." 

Kimyasal silah kullanımının ve bu silahın Suriye'de sadece Esad yönetiminde bulunduğunun açıklığına dikkati çeken Bozdağ, kimyasal silahların kimde, ne kadar bulunduğuna dair envanterin uluslararası toplumun elinde olduğunu söyledi. 

Rusya'nın, ABD'nin ve Avrupa Birliği'nin nerede, ne kadar kimyasal silah olduğunu, bu silahların nereden nereye gittiği bildiğini kaydeden Bozdağ, "Onun için ben herkesin bu olayda kimyasal silahı kimin kullandığını gayet iyi bildiğini tahmin ediyorum. Öyleyse herkesin burada insandan ve insanlıktan yana tavır olması ve bu insanlık suçu işleyenler karşısında artık yeter demesi lazım. Buna da yeter denmiyorsa, daha yeter demek için kaç masum insanın ölmesini bekliyorlar, onu merak ediyorum. Ne kadar vicdanları kaldıracak güçte onu da bilemiyorum" dedi.  AA

Etiketler : bekir bozdağ, suriye
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül ile MHP'li Mehmet Parsak, Mecli..
MHP Kocaeli İl Başkanı Aydın Ünlü, genel merkezin referandumda “evet” karar..
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, YeniÇağ'a geçmiş olsun ziyaretinde bulu..
MHP Kocaeli İl Başkanı Aydın Ünlü, referandumda “evet” kararı alınması duru..
Başbakanlık ve askeri yargı ortadan kalkıyor! İşte o değişiklikler.....
CHP, ASELSAN'daki mühendislerin şüpheli ölümlerinin araştırılmasını ist..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=