Lütfen bekleyin..

İşte AKP ile ülke ekonomisinin battığını ispatlayan rakamlar!

21 Ağustos 2013, 16:43

Üretmek ve ihraç edebilmek için bile dışa bağımlı hale geldik

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

2013 yılı Haziran ayında toplam ihracatımız, 2012 yılının aynı ayına göre yüzde 6 azalarak 12,4 milyar dolar, ithalatımız ise yüzde 2,8 artarak 21milyar dolar olarak gerçekleşmiş.  

İhracatın ithalatı karşılama oranı 2012 Haziran ayında yüzde 64,7 iken, yüzde 5,5 oranında düşerek, 2013 Haziran ayında yüzde 59,2’ye gerilemiş.

Dış ticaret açığı yüzde 18,9 artarak 8,57 milyar dolar olmuş.

Ahmet Müfit yazdı:

Değersiz TL, ABD’nin para musluklarını kesme sinyali vermesi üzerine, iyiden iyiye sonbahar stresine girmiş ekonomimizin çıkışı olur mu?

Daha düne kadar, güçlü TL’yi, güçlü ekonominin kanıtı olarak gösterip, dövize uzak durmamızı öneren piyasa oyuncuları, ABD Merkez Bankası’nın (FED) para musluklarının kesileceği sinyalini vermesi üzerine, TL değer kaybetmeye başlayınca, bu sefer de, güçsüz TL’nin ekonomik sorunlar açısından çözüm olduğunu/olacağını söylemeye başladılar. Gerekçeleri, değeri düşmüş TL’nin ihracatı destekleyici rol üstleneceğini varsayıyor olmaları.

Genel bir doğruyu ifade eden bu durum, Türkiye ekonomisinin bu gün içerisinde bulunduğu koşullardane kadar geçerli?

Bu soruyu yanıtlamak için bakmamız gereken yer genel olarak dış ticaret verileri, özel olaraksa, ihracatın ithalata bağımlılık oranı.

Önce genel olarak dış ticaretimizin durumuna bakalım. TÜİK tarafından, 31 Temmuzda yayınlanan, Haziran 2013 Dış Ticaret İstatistiklerine göre, 2013 yılı Haziran ayında toplam ihracatımız, 2012 yılının aynı ayına göre yüzde 6 azalarak 12,4 milyar dolar, ithalatımız ise yüzde 2,8 artarak 21milyar dolar olarak gerçekleşmiş.  İhracatın ithalatı karşılama oranı 2012 Haziran ayında yüzde 64,7 iken, yüzde 5,5 oranında düşerek, 2013 Haziran ayında yüzde 59,2’ye gerilemiş. Dış ticaret açığı yüzde 18,9 artarak 8,57 milyar dolar olmuş.

İhracatın ithalata bağımlılık oranına ilişkin rakamlar daha iyi değil. Finans Gündem isimli internet sitesinde yer alan 7 Mart 2013 tarihlihaberin başlığı, “İhracatın İthalata Bağımlılığı Artıyor.”

Söz konusu haberde yer alan rakamlara göre, firmaların taahhüt ettiği ihracat ile buna bağlı ithalatın oranı, bir önceki yılın aynı ayına oranla yaklaşık yüzde 3,5 artarak, 2013 yılı başında, yüzde 62,1’e çıkmış durumda. Başka bir deyişle, sanayici her 100 dolarlık ihracat için ortalama 62 dolarlık ithalat yapmak zorunda. Anlaşılan o ki, sadece tüketmek için değil üretmek ve ihraç edebilmek için de dışa bağımlı hale gelmiş durumdayız.

En yüksek bağımlılık oranları ihracattaki gururumuz demir çelik ve otomotiv sektörlerinde. İşin diğer bir boyutu da, bağımlılık oranı arttıkça, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) ve mevcut teşvik sisteminin sonucu olarak, vergi kaybının da artıyor olması.

Sanayi üretimin, dolayısıyla ihracatın, özellikle ara ve yatırım malları ile bunlara ek olarak enerji açısından ithalata, finansman ihtiyacı açısından ise bankacılık sistemine bağımlılığının yüksek olması,üretimin ve ihracatın rekabet şansını, döviz kurlarındaki ve kredi faizlerindeki artışa karşı son derece hassas hale getirmiş durumda.

Hal böyleyken, 30 küsur yıldır uygulanmakta olan, dış borca dayalı niceliksel büyüme modelinin yarattığı çok boyutlu sistemik problemleri görmezden gelen, yalnızca para politikalarındaki dönemsel değişikliklere dayalı olarak yapılan analizlerin ve bu analizlere dayalı olarak üretilen “çözüm senaryolarının” yeterli, gerçekçi ve anlamlı olduğu/olacağı kanısında değiliz.

Zamanında, güçlü TL’yi, güçlü ekonominin göstergesi saymak ne kadar yanlışsa, bu günde, TL’nin değer kaybından tüm sorunların çözümünü beklemekveya öyle göstermeye çalışmak o kadar yanlış olacak, gerçek sorunların görülmesini, gerçek çözümlerin tartışılmasını geciktirmekten başka bir işe yaramayacaktır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
PARADOKTORU
1202 gün önce
KUSURSUZ FİRTANIN EMARELERİ BAŞLADI;TÜRK EKONOMİSİ İFLAS .ETMİŞTİR.ÜRETMEK YERİNE SICAK PARAYLA EKONOMİ Yİ YONETENLER BAKALIM ŞİMDİ NE YAPACAK
Bilgin Cakir
1203 gün önce
Yanlis anlasilmasin sozlerim, genelleme yapiyorum, hangi ulke olur ise olsun, asgari ucret aclik sinirinin altinda ise, emekli fakirlik sinirinin altinda ucret aliyor ise ekonomisi batmis demektir.Kisi basina dusen Milli gelir ile emekli maasi arasinda ki ucurum da bunun en guzel KANİTİDİR.
EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler
Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, "Dolar kurundaki artışın enfla..
Benzinin litre fiyatına 15, motorin fiyatlarına 16 kuruş zam yapıldı. Zam s..
İstanbul'daki taksi dolmuşlarda yeni fiyat tarifeleri 1 Aralık itibarıy..
Güne 3.49 seviyesinden başlayan dolar/TL, 3.5992 seviyesini görerek tarihi ..
Dolar 3.50 TL'yi aştı. euro ise 3.71 TL'yi geçti.
Alkollü içki, kola ve sigara ürünlerinden alınan Özel Tüketim Vergisi'n..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=