Lütfen bekleyin..

Samsun'da "Hayır"ı anlatan Koray Aydın: Kuvvetler ayrılığı giderse, parti devleti gelir !

18 Mart 2017, 00:14

Koray Aydın "Hayır"ı anlatmaya devam ediyor ! Son durağı Samsun'du...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Türk halkının AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 15 yıldır ne istediyse verdiğini ifade eden Koray Aydın, "Bu referandum, bir hırsa ve ihtirasa Türkiye'nin teslim edilmeme oylamasıdır. Bu oylamada AKP'ye oy veren kardeşlerimizin 'bu kadar yetki de fazla' diyerek ülkelerinin lehinde tavır koyacağını düşünüyor ve bu beklentimin altını çizerek söylüyorum. Bu bir Başkanlık sistemidir. Adının Cumhurbaşkanlığı sistemi olmasının önemi yok. Başkanlıkla yönetilen ülkeleri incelediğimizde genelde ağırlıklı olarak iki partili bir yapı var. Bu konunun biz milliyetçiler açısından büyük önem arz ettiğini biliyorum. Partimize oy veren kitlelerin de buna hayır oyu vereceklerini düşünüyorum. Milliyetçiler partisinin geleceğine sahip çıkacaktır" dedi.

 

16 Nisan'da gerçekleştirilecek referandum için 'Niyet Hayır, Akıbet Hayır' sloganı ile Türkiye genelinde çalışmalarını sürdüren Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı ve Eski MHP Milletvekili Koray Aydın, Samsun'da ülkücüler ve vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılandı. Cuma namazının ardından esnaf ziyaretleri yapan ve Samsunlularla sohbet eden Aydın, programının ikinci ayağında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Günün sonunda Niyet Hayır Akıbet Hayır toplantısında kalabalık bir topluluğa hitap eden Koray Aydın, Samsun’a adeta çıkarma yaptı.

Koray Aydın’ın Samsun programına eşlik eden ve toplantıda bir konuşma yapan Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun yanı sıra, 21. Dönem MHP Milletvekilleri Halil İbrahim Oral, Ali Serdengeçti, Cahit Tekelioğlu, 24. Dönem MHP Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, MHP Samsun Eski İl Başkanları Ömer Süslü ve İbrahim Özyer, MHP Kurucularından Ali Sağır, MHP ve Ülkü Ocakları’nın çeşitli kademelerinde görev yapmış ülkücüler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

16 NİSAN AKŞAMI MİLLET TARİHE NOT DÜŞECEK

Samsun Fuar İçi mevkiindeki düğün salonunda coşkulu bir kalabalığa hitap eden Aydın’ın konuşması, sık sık alkışlarla kesildi.

Referandumda ‘hayır’ oyu kullananların PKK/HDP/FETÖ yandaşı olarak gösterilmesine çok sert tepki gösteren Koray Aydın, 28 Şubat 2015 tarihinde Dolmabahçe’deki Başbakanlık ofisinde gerçekleştirilen AKP/HDP/PKK mutabakatının unutturulmamasını istedi. Aydın şöyle devam etti “evlatlarımızın katilleriyle iş tutup ülkeyi bölünmenin eşiğine getiren bunlar. FETÖ ile iş tutup, devlet kadrolarına onları elleriyle yerleştirenler bunlar. Şimdi bunların yüzü kızaracağına, utanacağına, pişmanlık duyacağına, bir de kalkıp kendileri dışındaki herkesi suçlamaları asla kabul edilebilir bir durum değildir. Bunlar belli ki yüzsüzlükte de sınır tanımıyorlar.”

Türk milletinin yaşananları hafızasında tutacağını, kaydedeceğini ve zamanı gelince de tarihe notunu düşeceğini ifade eden Koray Aydın, “16 Nisan akşamı da inşallah bu büyük millet tarihe notunu düşecektir” dedi.

İktidarın getirmeye çalıştığı sistemin ismini bile belirleyemediğini belirten Aydın, “Başkanlık dediler olmadı, Türk Tipi Başkanlık dediler olmadı, Partili Cumhurbaşkanlığı dediler olmadı, şimdi de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diyorlar. Bu arkadaşlar ne zaman kendilerinin olmayan bir projeye olur dedilerse hep yanıldılar. Hatırlayın zamanında Kürt açılımı dediler, arkasından demokratik açılım dediler, arkasından milli birlik ve kardeşlik mutabakatı dediler. Bütün bu işlerin sonunda ne oldu? Kan ve gözyaşı oldu. Herkes tarafından aldatılan bu arkadaşlar, milletin aklından şimdi yapacaklarına onay istiyorlar. Tabiri caizse ‘cambaza bak’ diyorlar.” Şeklinde konuştu.

BURNUNUN UCUNU GÖREMEYENE BU KADAR YETKİ VERİLEMEZ

Basının ve televizyonların evet cephesinin işgali altında olduğunu anlatan Koray Aydın, Anayasa hukukçuları ve alanın uzmanları dışında ağzı olan herkesin konuştuğunu belirterek şöyle devam etti: Televizyonlarda ‘ben evet diyorum sen de var mısın’ diyenlere, sırıta sırıta gayet rahat ‘ben de varım’ diyenler bir yanda; ‘hayır dersem ne olur? Başıma ne gelir? İşimden mi atılırım? Polis-Jandarma kapıma mı dayanır? Yarın maliye gelip işyerimi basar mı?’ Diye korku duyup, endişe duyanlar da bir tarafta. Bu günkü Türkiye’nin manzarası bu değil mi? Bu günkü Türkiye olağanüstü hal altında değil mi? Ne oldu da olağanüstü hal var? Niye olağan halde değiliz? Çünkü bu beylerin beceriksizliği ve öngörüsüzlüğü yüzünden 15 Temmuz’da bu ülke bir ihtilal teşebbüsüyle karşı karşıya kaldı. Siz önce çıkıp bunun için bu milletten bir özür dileyin. Sen nasıl Cumhurbaşkanısın ki yanında duran yaverin FETÖ’cü, Genel Kurmay Başkanının, kuvvet komutanlarının emir erleri, özel kalemleri FETÖ’cü. Sen daha burnunun ucunu göremezken biz sana bu kadar yetkiyi verip de bu ülkenin geleceğini nasıl tehlike altına atacağız?

Referanduma sunulacak 18 maddelik anayasa değişiklik teklifine ilişkin görüşlerini aktaran Koray Aydın, kuvvetler ayrılığı yerine, yasama, yürütme ve yargıyı tek kişinin emrine veren kuvvetler birliğini öngörüldüğünü, denge ve denetim mekanizmalarının yok edildiğini, halkın tamamının oyuyla seçilen parlamentonun, yarısının oyuyla seçilen Cumhurbaşkanı tarafından tek oyla feshedilebileceğini, buna mukabil Meclisin seçime gitmesi için 360 Milletvekilinin oyunun gerektiğini, partili Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen Milletvekillerinin iradelerinin tamamen ipotek altına alındığını anlattı.

Meclisin yasa yapma yetkisinin temel haklar ve siyasi haklar ile sınırlandığını, yürütme gibi oldukça geniş bir alanda bir tek Cumhurbaşkanının kararıyla Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisi öngörüldüğünü vurgulayan Koray Aydın, tıpkı olağanüstü hal rejiminde olan KHK yetkilerinin bir yerde aynen devam edeceğini belirterek, tıpkı Varlık Fonu uygulamaları gibi, bir gecede yapılacak düzenlemelerle devlet düzenin, halkın gündelik hayatının allak bullak olacağını söyledi.

MECLİS DEVRE DIŞI KALIYOR, EYALET SİSTEMİNİN ALTYAPISI KURULUYOR

Getirilmek istenen sistemde Cumhurbaşkanı kararnamelerinin mecliste aynı konuda çıkarılacak kanunla ortadan kaldırabileceği şeklindeki düzenlemenin pratiği olmadığını ifade eden Koray Aydın şöyle konuştu: “Ben şimdi Cumhurbaşkanıyım. Taktım Parti Başkanı şapkamı, aldım elime kağıdı kalemi Milletvekili listesi yaptım. Hepsi gözümün içine bakıyor. O Milletvekilleri nasıl bir araya gelecekler de benim çıkardığım kararnameyi ortadan kaldıracaklar? Bu Türkiye’de olur mu? Olmaz. O zaman ne oldu? Meclis devre dışı bırakıldı.”

Cumhurbaşkanının kanunları veto etmesi halinde, daha önce karar yeter sayısıyla çıkarılan kanunlar için bu kez mecliste salt çoğunlukla karar almak gerektiğinin altını çizen Aydın, ülkenin Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilir hale geleceğini, devletin yeniden yapılandırılıp eyalet sisteminin altyapısının kurulabileceğini, televizyonların OHAL rejiminde olduğu gibi tek yanlı yayın yapacağını söyledi.

Çift başlılık bahanesiyle illerde Valiliklerin ve Belediye Başkanlıklarının birleştirilmesinin gündeme geleceğine işaret eden Koray Aydın, parlamento ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin aynı gün yapılmasının Türk siyaset geleneğindeki liderinden dolayı partisine oy verme eğilimi nedeniyle son derece sakıncalı olduğunu, böylece meclisin, hükümeti denetleme iradesinin fiilen ortadan kalkacağını kaydetti.

KUVVETLER AYRILIĞI GİDERSE DEMOKRASİ VE ADALET GİDER; PARTİ DEVLETİ GELİR

Konuşmasının son bölümünde demokrasilerde yargının önemine değinen Koray Aydın, getirilecek sistemle Hakimler Savcılar Kurulu, Anayasa Mahkemesi ve yüksek yargının Cumhurbaşkanının kontrolüne gireceğini detaylı olarak anlattı.

Hakimler Savcılar Kurulu’nun kuruluş ve görevleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler veren Aydın şunları söyledi: “Bakalım Cumhurbaşkanın ‘ben HSK’nın sadece dört üyesini atıyorum’ tezi doğru mu? Dördünü sen atıyorsun doğru? Peki, HSK’nın doğal üyesi Adalet Bakanı’nı kim atıyor? Sayın Cumhurbaşkanı herhalde onu Koray Aydın atamıyor. Kim Cumhurbaşkanı seçilirse o atayacak. Etti mi beş? Diğeri kim? Adalet Bakanlığı Müsteşarı, bütün üst düzey bürokratlar gibi müsteşarı atama yetkisi kime verilmiş? Cumhurbaşkanına verilmiş. O’nu da atadı etti mi altı? Geriye kaldı yedi kişi. Arkadaşlar nihayetinde o üyeler de öngörülen çoğunlukla seçilenler seçiliyor, seçilemeyenler de en fazla oyu alanlar arasından kura ile belirleniyor. Peki, mecliste çoğunluğu kim sağlar? Partili Cumhurbaşkanının partisi sağlar. En çok Milletvekili kimde var? Onda. Dolayısıyla hepsini o belirler.”

Yasama, yürütme ve yargının Partili Cumhurbaşkanının kontrolüne girmesiyle ülkede adalet ve demokrasinin kalmayacağını kaydeden Koray Aydın,  Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerini denetleyecek, gerektiğinde Cumhurbaşkanını ve Bakanları yargılayacak Anayasa Mahkemesi’nin 15 üyesinden 12’sinin Partili Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan atanacağına dikkat çekerek şöyle devam etti: “15’te 12, boş kaleye penaltı atmak gibi bir şey. Sonra geriye kalan üç tanesini de meclise bırakmış. Onu da diyor Partili şapkamla seçeyim ayıp olmasın. Yani 15’te 15’ini kendi atayacak.”

Danıştay ve Yargıtay üyelerinin belirlenmesini de doğrudan ve dolaylı olarak HSK eliyle Partili Cumhurbaşkanlığı tarafından belirleneceğini anlatan Aydın “özet; hepsini getirdik bir kişiye bağladık. O güçlü kuvvetler ayrılığı dediğimiz yasama, yürütme, yargı gitti.  Hele yargı gidince vatandaşın gidip meramını anlatacağı, hakkını hukukunu arayacağı hiçbir yer kalmadı. Koskoca bir ülkeyi getirdik, bir kişinin insafına teslim ettik” şeklinde konuştu.

BÜTÜN BASKILARA RAĞMEN ‘HAYIR’ OYLARI ÖNDE

Getirilecek sistemle Meclisin yasama yetkisinin kısıtlanacağını, denetim yetkisinin fiilen ortadan kaldırılacağını, Milletvekillerinin, hatta Bakanların işlevsiz hale geleceğini belirten Koray Aydın, teklifin referandumda kabul edilmesi halinde Türkiye’nin bir kişinin danışmanlarıyla birlikte Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetilen bir parti devleti haline dönüşeceğini söyledi.

AKP iktidarı döneminde basın üzerinde inanılmaz bir baskı uygulandığına dikkati çeken Aydın, TRT’nin iktidarın çiftliğine döndüğünü, bir çok medya grubuna el konulup yandaşlara peşkeş çekildiğini, OHAL imkanlarıyla merkez medyanın da sesinin soluğunun kesildiğini, referandumda ‘hayır’ diyenler olarak çıkabilecekleri televizyon kanalının 3’ü geçmeyeceğini, buna rağmen Türk milletinin irfanı ve ferasetiyle ‘hayır’ oylarının önde olduğunu sözlerine ekledi.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
Trabzon'da "Niyet Hayır, Akıbet Hayır" diyecek...
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin tarihi bir..
MHP Zonguldak İl Başkanlığı Yönetim Kurulu üyesi Ali Gücük, Bahçeli'nin..
Başbakan Binali Yıldırım, kuruluşundan bugüne AKP hükümetlerinde görev yapa..
Genel Başkan Destici'nin aldığı 'evet' kararını tanımayan BBP D..
Bahçeli'ye Cumhurbaşkanı yardımcılığını kabul edip etmeyeceği sorulurke..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=