Lütfen bekleyin..

Üniversitelerdeki FETÖ'cüler gerçekten tasfiye ediliyor mu?

23 Temmuz 2016, 18:50

Dikkat çeken bilgiler...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

15 Temmuz FETÖ Darbe Girişimi başarısızlığa uğratıldıktan sonra YÖK düğmeye bastı ve FETÖ'nün üniversitelerdeki uzantılarını görevden uzaklaştırmak, gerekirse meslekten ihraç etmek için çalışma başlattı.

15 Temmuz tarihinden çok önce, FETÖ ile bağlantısı olduğuna dair iddiaların basında sıkça yer aldığı üniversite rektörlerinden birisi de Gazi Üniversitesi Rektörü Süleyman Büyükberber'di.

Büyükberber'in rektörlük yaptığı süre boyunca hem akademik hem de idari kadrolara FETÖ yandaşlarını getirdiği sıkça dillendirildi.

15 Temmuz sonrası başlatılan operasayonlarda ise Büyükberber önce görevden uzaklaştırıldı sonrasında ise tutuklandı.

Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Bayer de bugünkü köşesinde Gazi Üniversitesi'ndeki öğretim üyelerinden kendisine gelen bir e-postayı paylaştı.

Bayer'in aktardığına göre rektör görevden alınmış olsa da FETÖ yandaşları halen üniversitenin birçok biriminde etkin durumdalar. Hatta Büyükberber'in yerine vekaleten atanan yeni rektörün çalışma ekibinin içerisinde de FETÖ yandaşlarının yer aldığına dair çarpıcı iddialar var.

İşte Bayer'in o yazısı:

ANKARA’dan bir grup öğretim üyesi, Gazi Üniversitesi’nde ‘FETÖ’cülerin neler yaptıklarını anlatan bir dosya gönderdi.

Kısaltarak veriyoruz. “Gazi Üniversitesi örneğinden yola çıkarak YÖK’e ve darbe girişimine değinmek eğitimin önemini, yaşadığımız musibet nedeni ile tekrar vurgulamak için bu yazı kaleme alınmıştır.

Süleyman Büyükberber’in Gazi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanması ile ‘FETÖ Terör Örgütü’nün kadrolaşma süreci hız kazanmıştır. Bu süreç ve usulsüzlükler YÖK’e defalarca yazılı olarak iletilmiş, çok sayıda suç duyurusunda bulunulmuştur. Suç duyurularının da içinde bulunduğu 54 dosyadan oluşan inceleme 2.5 yıldır sonuçlanmamış, 18 dosya YÖK Denetleme Kurulu tarafından aklanmış, kalanlar değerlendirmeye bile alınmamıştır. YÖK, Gazi Üniversitesi’nde yaşananlara sessiz kalmış hatta direnenlere karşı mobbing uygulamıştır.

YÖK, 21 üniversitede haziran ayında yapılması gereken rektör adayı belirleme seçimlerini temmuz ayına, Ramazan Bayramı’ndan sonraki haftaya bırakmıştır. Öğretim üyelerinin aralarında, hem bayram sonrası olması hem de yaz tatiline gelmesi nedeni ile kimi öğretim üyelerinin seçime katılamaması için tarihin özellikle seçildiği konuşulmuştur. Başarısız darbe girişiminden sonra Rektör Süleyman Büyükberber gözaltına alınmış, YÖK Rektörlüğe vekaleten Prof. İlhan Üzülmez’i atamıştır. Rektör vekili Üzülmez idari kadrosunu, Süleyman Büyükberber’in idari kadrosunda çalışmış öğretim üyelerinden oluşturmuştur.

Büyükberber’in rektör yardımcısı İbrahim Uslan rektör adayı belirleme seçiminde 4. sırayı almıştır. YÖK’ün ilk 6 aday arasından 3 aday seçerek Cumhurbaşkanı’na sunma yetkisi manipülasyonun kilit taşıdır. Vekaleten atanan Rektör Üzülmez’in İbrahim Uslan ekibinde yer aldığı, yeni rektör atanana kadar hatta plan tutarsa 4 yıl daha ‘ciğerin yine kediye emanet edileceği’ kaygısı yaygın olarak dile getirilmektedir.

Darbe girişimi tarihinin, ‘Yüksek Askeri Şûra’ ve ‘Yüksek Yargı’daki yeni düzenlemenin getireceği tasfiyeyi önlemek için erkene çekildiği iddia edilmektedir. 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsa seçim tarihleri YÖK tarafından ötelenen 21 üniversite ile birlikte toplam 36 üniversiteye yapılacak rektör atamalarının kimin tarafından yapılacağı üzerinde dikkatle durulmalıdır. Kısaca darbe gerçekleşse idi ‘üniversitelerin seçim tarihinin ileriye alınması kimin işine yarayacaktı’ sorusunun ısrarla sorulması gereklidir. Hâlâ eğitimin önemini, eğitime uzun vadeli yatırımın ülkeye kazandıracağı değerleri anlayamadıysak,

‘Tarih ders almayanları daima bütünlemeye çağırır. Bütünlemeye hangi hocadan gireceğimiz’ de belli olmaz, diyoruz.”

***

Bayer'in yazısında farklı üniversitelerdeki durumlara dda dikkat çekilmiş:

GÜLEN’İN BERAAT KARARINDA MÜTALAAYI KİM HAZIRLAMIŞTI

“İSTANBUL Üniversitesi’ndeki solcu ve ülkücülerin dışındaki öğretim üyelerinin ağırlıklı olarak FETÖ’cü olduklarını biliyor musunuz?” diyor bir hukukçu okurumuz. Bazı soruları da şöyle:

– İÜ’de 5 bin kişi görev yaparken, bunlardan sadece 95 kişinin görevden alınması size normal geliyor mu?

– YÖK Başkanı’nın, yardımcısını apar topar Manas Üniversitesi Mütevelli Heyeti’ne ataması nedendir? Bu dönem için uygun mudur?

– Fetullah Gülen’in ceza davalarında mütalaalarını hazırlayarak beraatını sağlayan, hangi üniversitenin dekanıdır? Bu kişi yeniden aynı göreve atanacak mıdır?

– “Fetullah Hocaefendi ile gönül bağımız var” sözlerinin arkasına sığınan hangi başka yargı mensubu ve ünlü işadamları var?

– Öğretim üyelerinin, Emniyet Müdürlüğü’ne cüppeleriyle yürüyüş yaparken bazılarının yaşadıkları endişelerin yüzlerinden okunduğunu, bu nedenle iktidara ‘kanıt’ olması için selfie çektirdiklerini, bunları sosyal medyada kullandıklarını biliyor musunuz?

Cumhurbaşkanlığı’na dahi sızan FETÖ’cüleri temizlemek öyle kolay değildir; bu da iktidar için bir handikap olarak karşımızda durmaktadır. Hürriyet

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
"Dolarını bozdur, görüntüyü gönder, haber yapalım"
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun terörle mücadelede şehit olanların çocuklar..
Türkiye gece yarısı Meclis’e sunulan çocuklara cinsel istismar suçlarında m..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=