Lütfen bekleyin..

'Ergenekon' mahkemesinin ilk başkanı: Belgelerini biliyorum karar içime sinmiyor

09 Ağustos 2013, 10:22

'Ergenekon' mahkemesinin ilk başkanı usta gazeteci Saygı Öztürk'e konuştu...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Ergenekon olarak bilinen davanın iddianamesini kabul eden ve o davanın görüldüğü dönemde 3 yıl mahkeme başkanlığı yapan Köksal Şengün, Sözcü’ye konuştu: Dosyanın içeriğini çok iyi bilen birisi olarak bu karar içime sinmiyor.

“Ergenekon” olarak bilinen dava İstanbul 13. Ağır ceza Mahkemesi’nde başlamıştı. Köksal Şengün, 12 yıldır o mahkemenin başkanlığını yapıyordu. Belli bir kıdemini dolduran her hakim gibi Yargıtay Üyeliğine aday olması hakkıydı.  HSYK; bazı görüşmeleri gerekçe gösterip Köksal Şengün’ü mahkeme başkanlığından alıp Bolu’ya düz hakim olarak verdi.

Türkiye’nin gözünü çevirdiği “Ergenekon Davası”nın 3. yılında Mahkeme Başkanı Köksal Şengün’ün görevden alınması büyük şaşkınlık yaratmıştı. Bir çok kararda  özellikle heyetle görüş ayrılığı yaşaması nedeniyle görevden alındığı yargı çevrelerinin dilindeydi.

Bu kararı içime sindiremedim

Davanın onbinlerce belgesi başkanlığı döneminden Köksal Şengün’ün elinden geçmiş, iddianameyi o kabul etmişti. Ancak davayı sonuçlandırmak ona kısmet olmadı. Kendisiyle dün mahkeme kararını telefonla konuştum. “Objektif de konuşsam ‘atıldı o yüzden böyle konuşuyor’ diye düşünenler olacaktır” diyor. “Yorum yapmaktan korktuğum sakın aklınıza gelmesin. Çünkü, meslek hayatımda korkunun yeri yoktur” diye ekliyor.

O konuşmak istemiyor ama ben de devamlı soruyorum. “Dava dosyasının içeriğini en iyi bilen isimlerden birisi olarak verilen cezalar içinize sindi mi?” diyorum. Şu cevabı veriyor:

“Büyük kesimin düşündüğü gibi mahkemenin kararı benim de içime sinmedi.”

Genelkurmay Başkanından örgüt lideri

Köksal Şengün’le koyu bir sohbete başladık. Bazılarını ben sormadan o değerlendirmeye başladı.

İşte, Ergenekon’un ilk mahkeme başkanının açıklamaları:

“Genelkurmay Başkanını düşünün, yıllarca bu ülkede ordu komutanlığı yapmış, Genelkurmay 2. Başkanlığı görevinde bulunmuş, sonra Genelkurmay Başkanlığı’na getirilmiş, üstelik aynı başbakanla yıllarca birlikte çalışmış ve sonunda siz onu örgüt lideri diye yargılıyorsunuz. Genelkurmay Başkanına örgüt lideri gibi ceza verilmesi hesaba uymuyor.  Bunu kimseye izah edemeyiz. Çok sivri bsir örnek olduğu için Genelkurmay Başkanını söyledim. Yoksa çok sayıda isim aynı durumda.

Mahkeme örgüt tespit etmez

Benim hukuk anlaşıma göre söylüyorum: Mahkeme ‘silahlı örgüt tespit ettim’ diyor. Mahkemenin örgütü tespit etmez. Silahlı terör örgütü olup olmadığını tespit etmek Devletin işidir. Devlet bunu tespit eder, mahkemeye bildirir. Hiçbir kurumun arşivinde bilgi dağarcığında olmayan bir örgütü siz nasıl silahlı terör örgütü olarak kabul edersiniz?

Örgütün dayanağı ne? Nereden geldi bir örgüt? Ancak karar yazıldığında ortaya çıkar.  Böyle bir örgüt olduğuna ilişkin karar açıkçası bana çok ters geliyor. Ne deniliyor? Derin Devlet Örgütü. Peki ‘Derin Devlet örgütü’ araştırıldığı da bugüne kadar ne bulundu? Derin Devletin neyini bulduk, hangi ölümü, hangi adam kaçırmayı, hangi haraç alma olayını ortaya çıkarttık.

Bizim dosyamızda bunlar da yoktu

Nerede bunlar? Derin Devletin faili meçhulleri vardı, hangisi aydınlatıldı? Artı bizim dosyamızdaki sanıklarının hiçbiri hakkında ‘adam kaçırma’, ‘öldürme’ ile ilgili suçlama olmadığı gibi buna göre mahkemeye sevk maddesi olan sanık da yoktu. Peki bu nasıl örgüt oluyor?  Eğer böyle bir örgüt varsa yarısı olmasa bile yarısının aydınlatılması gerekirdi. O da yok.

Ben 25 yıl DGM’lerde, özel yetkili mahkemelerde çalıştım. Yıllarca davalara baktım. Bugüne kadar bu kadar tartışması olan başka bir davaya şahit olmadım.

Başıma taş atılsa bile alırdım

Kararların açıklanacağı son duruşmaya sanık yakınlarının alınmaması kabul edilecek bir şey değil. Bir terör örgütünün eylem yapacağı ihbarı yapılmış. Açıkçası mahkemenin sanık yakınlarını almaması kararına da üzüldüm. Bu kadar konuşmalar yapılıyor, yasaklar getiriliyor. İnsan bu kadar halkından korkar mı? Yargılama  yapılan makamda başıma taş ille atılsa  bile yerimde dururum. Sanık yakınlarının başıma taş atacağını bilsem bile yine içeri alırdım.

Kimden korkuyoruz, niçin korkuyoruz?

Sanık yakınlarının alınmaması yasal bir eksikliktir.  Mahkeme kararı aleni okunur. Bana göre isteyen kişi duruşmaya girebilmeliydi. Kimden korkuyoruz, niçin korkuyoruz? . Unutmayalım biz millet adına ,  vatandaş hakkında karar veriyoruz.  O yüzden korkacak bir durum bana göre asla yok. Milletinden niçin korkacaksın, çekineceksin.

Yargı sistemi böyle gitmez. Bu sistem sakatlandı. Bunun için her şeyden önce düşüncelerin değişmesi gerekiyor. Medeni Hukukumuzu düzenleyen eski Mecelle Kanunu vardı. Orada hakimin tarifi ve onda bulunması gereken özellikler vardı. Hakim değiniz işte o yazılanları uhdesinde toplayan kişidir. “

Olaylar beni kanser etti

Köksal Şengün, İstanbul 13. ağır Ceza Mahkemesi Başkanıyken, beni Bolu’da görevlendirdiler. Daha sonra da ceza verdiler ve şimdiki görev yerim Düzce Hakimliği. Bu yapılır mı? Ama yapıldı. İşte son dönemde yaşadıklarım beni kanser hastası etti. İki yıldır akciğer kanseriyle mücadele ediyorum ve mesleğimin 38. yılında bu ay sonunda emekliye ayrılmaya karar verdim.”

SÖZCÜ / Saygı Öztürk

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
İstanbul merkezli 12 ilde FETÖ operasyonu başlatıldı. Operasyon kapsamında ..
Gülen'in İzmir'de bulunduğu yıllarda kurmayları olarak bilinen 18 ş..
35 öğrenciye ders vermek için İzmir'in Karabağlar ilçesinde bağlı bir k..
Yeniçağ Gazetesi'nin İstanbul Yenibosna'da bulunan merkez binasına ..
Yeni anayasa konusunda AKP ile MHP anlaştı. Teklif cuma ya da cumartesi gün..
AKP Muğla İl Başkanı Kadem Mete, Yatağan'da yapılan toplantıda skandal ..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=