Lütfen bekleyin..

MİT Müsteşarlığı'nda değişim gerekli değil mi?

05 Ağustos 2013, 01:36

Artık zamanı gelmedi mi?

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

MİT Müsteşarlığı’na uzun yıllar “dokunulmadı.” Ama önce 1990’lı yıllardaki Cem Ersever olayı ve “Faili Meçhul” olaylar sebebiyle MİT Müsteşarlığı’nda üst düzey görev yapan Mehmet Eymür gibi kişiler geçmişi yazmaya başladılar.

Keza “Efsane” MİT’çi Hiram Abas, “Bay Pipo” adıyla kamuoyuna anlatıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü-MİT arasında, AKP hükümeti döneminde ayyuka çıkan anlaşmazlık da bazı kişileri yazmaya zorladı. Bunlardan biri Emniyet Müdürü Hanefi Avcı idi. Haliç’in Simonları kitabı pek sükse yaptı.

Gene de MİT’e ilk “dokunma” Mart 2012’de gerçekleşti denilebilir. Özel Yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, “KCK soruşturması kapsamında MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da aralarında bulunduğu MİT görevlileri hakkında soruşturma izni” istedi. Başbakan Erdoğan, soruşturmayı önledi ve özel bir yasayla MİT Müsteşarını koruma altına aldı.

Son haftalarda MİT hakkında en cesur yazılar eski bir Emniyet Genel Müdürlüğü personeli Emre Uslu’dan geliyor.

Bir zamanlar yandaş basından daha “Taraf” olan gazetesinde AKP iktidarına menkıbeler dizen Uslu, gazetenin “Tarafsızlığı”yla birlikte hem hükümete, hem de MİT’e yüklenmeye başladı. Bunda yılın başından itibaren Emniyet’teki “Cemaatçi” üst düzey görevlilerin uzaklaştırılmasının etkisi de vardı. Zira Uslu için de aynı yafta yakıştırılmaktadır.

Bir zamanlar AKP’nin “Askeri vesayeti” alaşağı etmesinde “üstün” hizmetleri bulunan, bir diğer “Taraf” yazarı Baransu da Haziran 2013’te “THY, MEB, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, PTT’nin MİT” arasında çok gizli veri paylaşımı protokolü imzalandığını” yazdı.

Böylece MİT’e vatandaşları “Fişleme” yetkisi verildiği, bunun ise “Özel hayatın gizliliği”ni öngören Anayasa’nın 20. maddesine aykırı olduğu, 2937 sayılı MİT Kanunu’nda da konuya ilişkin hiçbir hüküm bulunmadığı ileri sürüldü. Özetle, MİT’in imzaladığı protokollerin yasal olmadığı, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiği anlaşıldı.

Mayıs 2013 başlarında Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde Türkiye tarihinin en büyük terör saldırısı gerçekleşti. Başlangıçta AKP hükümeti Suriye’de Esad rejimini suçladı. Ama faillerin aslında Türkiye tarafından da desteklendiği ileri sürülen el-Nusra olduğu anlaşıldı. AKP hükümeti Reyhanlı terör saldırısı altında ezildi.

Burada ilginç olan faillerin son saatlere kadar MİT tarafından izlenmiş olmasıydı. Sözde olay sabahı Emniyet’e bilgi de verilmiş. Ama gene de kamuoyuna net açıklamalar yapılamadı. Bu durum MİT’le Emniyet arasındaki sorunun hala çözülemediği gerçeğini ortaya çıkardı.

Reyhanlı terörü MİT’in aslında görev sahasını ayırması gerektiğini de gösterdi. ABD’de yurt dışında CIA, yurt içinde FBI görevlidir. Almanya’da BND yurt dışında, Anayasayı Koruma Örgütü yurt içinde görevlidir. Benzer uygulama İngiltere’de de mevcuttur. Yurt içinde operasyon yetkisi ve imkânı bulunmayan MİT biraz da bu yüzden çuvalladı denilebilir.

Suriye’de el-Nusra’nın Türkiye aleyhine dönebileceğini göremeyen MİT, aslında Esad rejimiyle ilişkiler bozulduktan sonra, PKK’ya destek verilebileceğini de göremedi. Hatta 2013 yılı başında başlatılan “PKK açılımı” sonucu bazı PKK teröristlerinin Suriye’ye geçerek PYD’ye destek verebileceğini de göremedi.

Aynı MİT, Mısır’da 48 saat mühlet tanıdıktan sonra Mursi’ye ordunun darbe yapabileceğini de görememiş. Oysa “koordineli” çalıştığı CIA, MI6, BND, MOSSAD gibi istihbarat örgütleri bunu görebilmişler.

Son Söz: Komşu ve çevre ülkelerdeki olası gelişmeleri göremeyen Dışişleri Bakanlığı gibi, aynı ülkelerde ve yurt içindeki istihbaratı da gerçekleştiremeyen bir MİT Müsteşarlığı var.  İyi yönetilemeyen MİT’te Müsteşarın da, Dışişleri Bakanı gibi değişmesi kaçınılmaz hale geldi.

Buna ilaveten yapısal değişim de gereklidir. Gelişmiş istihbarat kuruluşlarında olduğu gibi, MİT’in sadece yurt dışı istihbarat işlerinden sorumlu olması, MİT’ten ayrı ve operasyon yetkisi bulunan bir yurtiçi istihbarat teşkilatı (YİT) kurulması dikkate alınmalıdır.

Prof.Dr. Celalettin Yavuz

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
Diriliş Ertuğrul'un son bölümünde izleyiciler, Ertuğrul'un zehirlen..
"Dolarını bozdur, görüntüyü gönder, haber yapalım"
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun terörle mücadelede şehit olanların çocuklar..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=