Lütfen bekleyin..

Gezi'de kaçan tren ve MHP

17 Haziran 2013, 22:58

Bahçeli'nin "Gezi Parkı" tavrına ilişkin çarpıcı tespitler...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

PKK açılımı ve barış süreci politikaları sonucunda tek dik duruş gösteren parti konumundaki MHP ve Lideri Devlet Bahçeli bu duruşlarının getirdiği yükselişi Gezi Parkı olaylarında devam ettiremedi.

Eylemlerden uzakta kalması tercih etse de Devlet Bey’in konuşmalarındaki detaylarda bazen olaylarla PKK bağlantısını değinip daha sonra direnişçileri destekleyici söylemler kullanması ve olayların en hızlı olduğu üç günde sessiz kalması başta kendi tabanı olmak üzere diğer kesimleri tam ikna edememesine sebep oldu.

Ülkücülerin çoğunluğu Liderin çizdiği çizgilerin içinde kalsa da bir kısmı eylemlere katılmayı tercih etti. Katılmayanların bir kısmı da eylemlere mesafeli olsa da sempatiyle baktı.

Tabi bir de önce eylemlere destek verip, Devlet Bey’in açıklamasından sonra 180 derece dönüş yapan arkadaşlarımız vardı ki onlar hakkında konuşmamayı tercih ediyorum.

Gezi Parkı olayını bir tren olarak tanımlarsak, MHP tren duraktayken ne yaptı? Ne yapmalıydı? Tren kaçtıktan sonra ne yaptı? Ne yapmalıydı? Sorularına kendi görüşlerimce cevap vermeye çalışacağım.

Öncelikle MHP olayları ilk safhada takip etmedi. Kurumsal olarak olaylar çıkana kadar benim bildiğim ciddi bir söylem Gezi Parkı olayları için ne genel merkez ne de İstanbul il başkanlığınca geliştirilmedi.

Duyduğuma göre aslında bazı raporlar yazılmış fakat değerlendirilmemiş olaylardan önce. Zaten MHP’nin pek çok alandaki özgün politika eksiği “ekolojik siyaset” alanında da kendisini göstermekteydi.

Şahsi kanaatimce Ülkücü Hareketin İslami ve milli referansları özgün çevreci bir politika üretmeye yatkındır. MHP bu konularda genelde bir merkez sağ parti görünümündedir. Kısacası MHP, Gezi Parkı talan edilirken, vahşi kapitalizm tarafından parsellenirken ve çevre katliamına hazırlanılırken olaya uzak kaldı. Sonuç olarak Gezi Parkı olayları patladı ve MHP bu treni kaçırdı.

Gerçi 22 Mart Diyarbakır rezaletinden sonra özel olarak il il ilçe ilçe sokak seçeneğini demokratik olarak kullanmayan ve sadece planlı mitinglerine devam eden MHP’nin siyaseten kendisine uzak olan bir konuda bir tavır koyması çokta olası değildi, ama olmalıydı.

MHP artık “Mülkümden bir ağaç kesinin boynunu keserim” diyen Fatih Sultan Mehmed Han gibi net söylemlere bu konuda ihtiyacı var. Burada yanlış anlaşılma olmasın “boyun kesme” örneği bağlamında.

En azından ilçe başkanlığı olayı il başkanlığına bildirmeli ve eylemler daha başlamadan önceki safhada birkaç kez Gezi Parkı ziyaret edilip basın karşısında olaylara dikkat çekilmeliydi. En azından bu durum olsaydı MHP’nin eylemelerde elinde malzemesi olurdu.

Burada MHP Genel Başkan yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Zühal Topcu’nun sözlerinin MHP içindeki en net ve öz eleştiri yapan sözler olduğunu düşünüyorum. O yüzden aynen aktarmak istiyorum: “Önce biz görmeliydik,devlete,kamuya ve kamu malına zarar vermeyerek önce biz protesto etmeliydik… Yapamadık ,geç kaldık…Ve Lakin sırf geç kaldık diye de hafif tabirle tutarsızca mı hareket edeceğiz? Biz Türk Milletiyiz ! Türk Milleti’ nin yeri de MHP’ dir !Sırrı Süreyya’ nın kahraman gözüktüğü bir yerde de Türk Milleti yoktur, olamaz, olmayacaktır ! Biz onun diğer kahramanlıklarının(!) nerde nasıl olduğunu iyi biliriz !”

Tren kaçtıktan sonra MHP ne yaptı? Ne yapmalıydı? MHP treni kaçırdı lakin trenin peşinden koşup koşmamaya da karar veremedi.

Devlet Bey önce “MHP eylemlerde yoktur” dedi.

Sonra eylemcilerin arasında “samimi protestocular” olduğuna dikkat çekti. Onlara saygı duyduğunu belirtti.

Ardından garip bir şekilde “eylemlerin arkasında PKK vardır, eylemlere gidecekler MHP’den istifa etsin” dedi.

Saflar netleşti derken Devlet Bahçeli son açıklamasında “Taksim’deki gençliğin hisarına çarpan Tayyip”ten bahsetti.

Açıkçası ben eylemlere katılmama noktası dışında bir çelişki sezdim. Tamam eylemlere katılınmaması netti ama eylemlerin içeri noktasında hem destekleyen hem de keskin yasaklayan söylemin olması biraz garipsendi.

Eylemcilerin pek çoğu MHP’nin AKP’ye yanaştığını dile getirdi. Eylemlere katılan Ülkücüler dışlanma hissi yaşadı. Ülkücüler arasında kırılmalar yaşandı.

Ben burada Devlet Bey’in tabanı tam ikna edici bir söylemde bulunamadığını düşünüyorum. Şahsen eylemlere katılınmaması yönünde Genel Başkanla hemfikirim ama beni Devlet Bey ikna etmedi.

Ben kendimi bu söyleme ikna ettim.

MHP eylemlere katılmalı mıydı?

Burada net cümleler kuracağım.

İlk safhada olmayan MHP’nin eylemlere “kurumsal” olarak katılması doğru olamazdı. MHP direksiyonu elinde tutmadığı bir işin içine girseydi “PKK ile yan yana olduğu” söyleminden tutun “komünistlerle iş birliği yaptığı”, “yağmacılık yaptığı”, “devlete zarar verenleri desteklediği” gibi söylemlere maruz kalırdı.

Basın yüzlerce fotoğraf karesinde üç hilaller ile TKP, ÖDP vs. bayraklarını aynı karelere alırdı. Bunun sonuçlarını hepimiz tahmin edebiliriz.

Bunun yanı sıra bu kadar sol örgütün alanlarda olduğu bir yere Ülkü Ocakları kurumsal olarak girseydi, eylemlerin amacından çok Ülkücülerle solcuların çatışmasını izlerdik. Şahsen ben polisten önce cam çerçeve indiren marjinallerle çatışmayı tercih ederdim. Bu bağlamda Devlet Bahçeli’nin “eylemlere katılınmaması” çağrısı realist bir siyaset oldu. Pek çok sıkıntıyı engelledi.

Ancak diğer noktadaki benim çelişkili diye gördüğüm konularda ülkücüler arasında fikir ayrılıkları yarattığını ayrıca diğer kesimlerde bir “iktidar yanlılığı” intiba bıraktığını söyleyebiliriz.

MHP ya treni unutacaktı ya da treni yakalayıp içindekileri dışarı atarak tek başına yönlendirecekti.

Makul olan yani ilki seçildi. MHP ilk safhada olayı takip edip kısmen de olsa yönlendirmeyi başarsaydı, hem şiddet olaylarının bu boyuta gelmeyeceğini hem bazı art niyetli sol ve Kemalist çevrelerin dindar ve muhafazakar vatandaşlara yönelik yaptıkları provakasyonların olmayacağını düşünebilirdik hem de eylemlerin daha milli ve hedefi belli bir şekilde ilerleyeceğini kestirebilirdik.

Bir büyüğümün dediği gibi işler baştan takip edilip arada sırada çay çorba dağıtılıp Cuma günü Gezi Parkında Ülkü Ocakları’nca toplu bir cuma namazı tertip edilseydi olayların seyri çok değişebilirdi. Veya benzeri tavırlar koyulsaydı.

Peki buradan MHP ne ders çıkarmalıdır?

Ders net. MHP güvenlik, Türklük, PKK terörü gibi konulardaki güçlü ve net duruşunu her alanda sağlayacak kadrolara sahip olmak zorundadır. Bu kadroların da devşirme değil, ülkücü pencereden olaylara bakabilen kişilerden oluşması sağlanmalıdır. Ve bunun yanında biraz daha planlanmışın dışında il ve ilçe bazlı miting ve eylemlere önem verilmelidir.

MHP Gezi olaylarında bir popülarite kaybı yaşamıştır. Ancak muhafazakar seçmende de az da olsa bir güven artışı yaşamıştır.

Bu ilerleyen süreçte eğer bu olaylar ikinci plana düşün yeniden barış süreci ve PKK meselesi ilk sıraya gelirse artı değer olarak kullanılabilir.

Yoksa sahil kesimindeki Ulusalcı oyların sallantıya girmesi muhtemeldir.

SancakHaber.Org - Emre Kartal

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
melis
1269 gün önce
Bahçeli çok doğru ve öngörülü bir kara vermiştir. çok chpli ve akpli Bahçeliyi tuzağa düşürmeye çalışmışlar ama o tuzağa gitmedi. vatanımızda birçok kişi gezi parkı tuzağına düşmüş bölücülerle kuçak kuçağa resim vermekten hiç rahatsızlık duymadıkları gibi bunu Bahçeli nin yapmamasından şikayet ediyorlar. büyüksün bahçeli oyların arttırmandan korkanlarının tüm tuzaklarına içteki tüm hainlere rağmen.
İsmail Hakkı Civil
1270 gün önce
Ben, Gezi parkı olayı konusunda MHP yöneticilerinin çok güzel düşündüklerini ve hareket ettiklerini düşünüyorum. Bunun çeşitli sebepleri vardır. O meydanda MHP yani ülkücüler rol alsalardı kesin çatışma çıkardı ve rezil olurduk. İkinciside bizi kimse desteklemez ve yanlız kalır ezilirdik. Sonra sonu nereye gideceği belli olmayan bir oluşumun içine girmek MHP misyonuna yakışmazdı.
Turkum
1270 gün önce
MHP' Taksim Gezi olaylarında BDP VE PKKYA karsi harakete gecseydi bennce buyuk oy patlamasi yapardi ama aslinda simdide iyi politika yurutu surece oy patlamasi yapabilir HERSEY MHPnin elinde.
lestat
1270 gün önce
tüm seçimlerde mhp oy vermiş birisi olarak bu seçimde veremeyeceğim ailemden 5 oy kaybetti mhp, %10 barajını belki aşar..bu ülkede oy verilecek parti kalmamış, ama en azından akpyi yıkmaya en yakın olan chp yi tercih edeceğim, ideolojim o yönde olmasa dahi...
Alperen
1270 gün önce
Tek kelimeyle katılıyorum sahıldekı acılım ıhanetıne karsı olan oylar tekrar chp ve akp ye dondu kesın ve net kımse kımseyı kandırmasın taksım olayları MHP nın yukselışını engellemek ıcın oynandı ve başarılı oldular.
Engin
1270 gün önce
Bahçeli istifa
alpay
1270 gün önce
destek değil aslında. yöntem farklı ülkücüler orda olsaydı askeri darbe yapılacaktı. siyasal darbe niteliğine girecekti. ve anayasadaki ilk 3 maddeyi değiştirecekti.
abdullah
1270 gün önce
Bence dikkate alınması gereken bir yazı olmuş Dikkate alınmalı.
ali cem
1270 gün önce
mükemmel tespitler
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
Diriliş Ertuğrul'un son bölümünde izleyiciler, Ertuğrul'un zehirlen..
"Dolarını bozdur, görüntüyü gönder, haber yapalım"
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun terörle mücadelede şehit olanların çocuklar..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=