Lütfen bekleyin..

TSK'dan istifa eden Nusret Güner ilk kez konuştu

28 Temmuz 2013, 15:08

"Şerefsiz bir komutan olmaktansa… "

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

İşte, “Biz darbeyi denizde mi yapacaktık? Böyle şey olur mu?” diyen Güner Paşa’nın olay yaratacak sözleri:

6 ay sonra suskunluğunu bozdu

Deniz Kuvvetleri Komutanı olmasına kesin gözüyle bakılan Güner, istifa ederek herkesi şaşırtmıştı…

Nus­ret Gü­ner, De­niz Kuv­vet­le­ri­’ne na­sıl ka­tıl­dı­ğın­dan Bal­yoz ope­ras­yo­nu­na ka­dar her şe­yi an­lat­tı.

Saygı Öztürk / Sözcü

Balyoz’da 160 askerinin hapis cezası almasına isyan eden Güner, “Deniz Kuvvetleri her şeyim” dedi ve ekledi: Adalete inancım kalmadı. Halkın sessizliği yüreğimi yakıyor…

Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner, önceden hazırladığı mesajın saat bölümüne 17.15 yazdı. Emir subayına “İşte, 28 Ocak 2013 saat 17.15 benim için güneşin battığı andır. Dilerim, bu batış Deniz Kuvvetleri’nde de yeni bir güneşin doğuşu olmasına vesile olur” deyip veda yazısını uzattı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın tüm birimlerine gönderilen ve “Değerli silah arkadaşlarım” diye başlayan mesajın konusu ise “Arz-ı veda” olarak yazılmıştı.

Büyük şaşkınlık

Emir subayı 3 sayfalık veda mesajını alıp odadan ayrılırken komutanın gözleri doldu. Odadaki fotoğrafına baktı. Daha 5 yaşındayken Bahriye üniforması giydirilmişti. Babası, dedesi, amcaları hep denizciydi. O, denizci ailenin tek asker ferdi oldu. Donanma Komutanlığı’ndan sonra ağustos ayında Deniz Kuvvetleri Komutanı olacaktı. Böyle onurlu bir göreve terfi edecekken ayrılması askerleri şoke etmişti. Kimisi de “Emrindeki o kadar insan tutuklanırken, bu komutanın ayrılmasını” yürekten alkışlıyordu.

O sessiz, o konuşmayan komutanın eylemi de sessizdi. 6 ay süren yoğun çabalar sonuç vermiş ve komutan ilk kez konuşmayı kabul etmişti. Kapıda bizi karşılayan saçı-sakalı uzamış birisini görünce inanın bizler de şaşırdık. Nusret Güner de şaşırdığımızı anlamış olacak ki sohbete “saç-sakal” diye başladık. “Protesto mu?” diye sorduğumda şunları söyledi:

“Evet, kendi çapımda bir protesto. Deniz Kuvvetleri’ni bu duruma düşürenleri ve buna sessiz kalan yetkilileri, ilgilileri protesto ediyorum. Deniz Kuvvetlerimiz dünya çapındadır. Deniz Kuvvetleri’ni bitirmeye çalıştılar. Bana kimse ‘Deniz Kuvvetleri darbe yapacaktı’, ‘100 tane casus vardı’ demesin.

Gözyaşını zor tuttu

Benden nasıl 75 casus çıkar Saygı Bey. 1’i koramiral, 4 tane amiral, çoğu kurmay albay, birçok kıymetli subayım, nasıl casusluk yapar? İnanın yüreğim o kadar yanıyor ki. Yüreğimin yangını kime biliyor musunuz? Buna ses çıkartmayan Türk Milleti’ne.”

“Deniz Kuvvetleri benim için her şey” dedi. Sesi titredi. Başını tavana dikti. Göz yaşlarının akmamasını istiyordu. Böyle zamanlarda hep demli bir çay isterdi. Ancak oruç tuttuğu için o an çay içemeyecekti. Sessizlik oldu. Komutan saçını düzeltti, devam etti:

“Kişiler hiç önemli değil. Ben olayım, diğer arkadaşlar olsun, kendini feda edebilirler. Ama Deniz Kuvvetleri’ni bu duruma kimse düşüremez. Bakın gözlerim yaşarıyor, tüylerim diken diken oluyor. Ama benim yaptığım bu hareketi küçültmeye çalışanlara da ne diyebilirim yani?”

“Askerim ne yaptı?”

Şimdilerde “darbeci”, “casus” diye yargılananların bazıları da Güner’in arkadaşı ya da emrinde çalışmış komutan. Onları “darbe yapacaktınız, casusluk yapacaktınız” diye cezaevine attılar. Söz Nusret Güner’de:

“13 yaşından beri beraber olduğum bir insan, bu halini nasıl anlatabilirim. Genelkurmay Başkanı bile hapiste neticede. Bunlara Türk Milleti’nin niye ses çıkarmadığına inanın kahroluyorum. Tabii biz, devlet terbiyesiyle büyüdüğümüz için, bu olaylar çıktığından itibaren elimizden gelen gayreti göstermeye çalıştık. 21 Eylül 2012 tarihi Balyoz Davası kararlarının verildiği tarih. Yaklaşık 160 denizcim, amiralinden albayına, binbaşısına, yüzbaşısına kadar 16 yıl, 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 160X18 yıl. Bunlar ne yaptılar ki biz farkına varmadık?

“Çok düşündüm”

21 Eylül 2012’de hukuka, adalet sistemine olan bütün inancımı yitirdim. Bu karardan sonra bir hafta sabrettim. Ani karar veren birisi olmama rağmen çok düşündüm, taşındım, kendi kendime ‘Aman ani bir karar verme Nusret’ dedim. 28 Eylül 2012’de istifa dilekçemi yazdım.”

Paşa’nın duası: Allahım deniz subayı olmayacaksam öleyim

Emek­li Ora­mi­ral Nus­ret Gü­ner, ba­na ço­cuk­luk fo­toğ­ra­fı­nı gös­ter­di ve şöy­le de­di: “Bu, (oku­la bir yaş kü­çük git­tim ben) beş ya­şın­da pa­som­da­ki re­sim­dir bu. Ben beş ya­şın­da bah­ri­ye üni­for­ma­sı giy­dim ve ken­di­mi bil­dim bi­le­li, bu yaş­ta da, her ge­ce du­a ede­rim. İnanç­lı bir in­sa­nım. ‘Al­la­h’­ım ben de­niz su­ba­yı ol­ma­ya­cak­sam öle­yi­m’ di­ye du­a eder­dim. Ve ben ka­za­ra De­niz Kuv­vet­le­ri­’ne gir­miş bir in­san de­ği­lim. Ha­ni gi­rer­ler ya bir sü­rü li­se­le­re vs. onu ka­zan­mış­tır.”

Tutuklu askerlere destek için sakallarını kesmiyor

Ce­za­evin­de Bal­yoz Da­va­sı sa­nık­la­rı aç­lık gre­vi­ne baş­la­dık­la­rı 29 Ha­zi­ra­n’­dan bu ya­na Nus­ret Gü­ner de, sa­çı­nı-sa­ka­lı­nı kes­mi­yor­du. Emek­li Ora­mi­ral Nus­ret Gü­ner, “Os­man­lı İm­pa­ra­tor­lu­ğu za­ma­nın­da do­nan­ma­nın ba­şı­na ka­ra­cı­lar­dan ge­çir­miş­ler vs. ama ina­nın be­nim bü­tün sü­la­lem de­niz­ci. Ba­bam kap­tan, ba­ba­mın ba­ba­sı kap­tan, an­ne­min ba­ba­sı kap­tan, ba­ba­mın bü­tün da­yı­la­rı, am­ca­sı kap­tan. An­cak ben ilk as­ker ola­nım sü­la­lem­de­” di­yor.

Gü­ne­r’­in anı­la­rı…

O ko­nu­şur­ken, gö­züm ko­mu­ta­nın as­ker­lik fo­toğ­raf­la­rı­na ta­kı­lı­yor. De­niz­ci ol­ma­nın ay­rı­ca­lık­la­rın­dan söz eder­ken, “Şu­nu an­la­ta­yım si­ze, bu çok önem­li­” di­yor. Onun için önem­li ola­nı, na­sıl bir ruh ha­liy­le ye­tiş­tik­le­ri­ni din­li­yo­rum:

“Ma­aşı­mı­zı bil­mez­di­k”

“Bi­zim his­si­ya­tı­mı­zı, biz­den ev­vel­ki nes­li­mi­zin na­sıl ye­tiş­tir­di­ği­ni an­la­ta­yım si­ze. 1972 yı­lı­nın 30 Ağus­to­s’­un­da biz teğ­men ol­duk, su­bay çık­tık ya­ni. Dü­şü­ne­bi­li­yor mu­su­nuz, 6 yıl ya­tı­lı ha­yat. İna­nır mı­sı­nız, bir haf­ta son­ra ma­aş ala­ca­ğız, ma­aşı­mı­zı bil­mi­yo­ruz. Ha­ni in­san ma­aşı­nı 400 mü, 420 mi bil­me­ye­bi­lir, ama ha­yır 400 mü yok­sa 4 bin mi ala­ca­ğız bil­mi­yo­ruz.

Bü­tün ar­ka­daş­lar böy­ley­dik. Bi­zim ne­sil böy­le ye­tiş­ti. Ben ta­bi­i va­tan­se­ver­lik sa­de­ce as­ker­le­rin­dir de­mi­yo­rum. Ama bi­zi böy­le bir ne­sil ye­tiş­tir­di. Biz ço­cuk­la­rı­mı­zı böy­le ye­tiş­ti­re­cek mi­yiz bi­le­mi­yo­rum.”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
tc.vesile kaynar
1229 gün önce
keşke geride kalan komutanlarda sizin gibi yürekli cesur olabilse idi bu yüce yürekli cesur komutanımıza Allah razı olsun rabbim butun sıkıntılarını alıp karşı tarafa nakletsin
Unal Bay
1229 gün önce
Devleti devlet yapan yetismis kadrolardir. Burokratlar, komutanlar, bilimadamlari, adli personel gibi yetismis kisiler Devlet'in belkemigidir. Ne yazikki gunuimuzde bunlarin hepsi politize olmus ve kapikulu durumuna getirilmistir. Gorevini hakkiyla yapan ve taviz vermeyen kisilerin bir bir harcanmasi, takdir, liyakat ve adalete olan inancin sarsilmasina sebep olmaktadir. Buda devletin zaafa ugratilmasi demek oluyorki, boyle devletler once manevi yapilarini daha sonrada tuzel kisiliklerini kaybeder ve tarihten silinirler. Bu rezaletin uygulayicilarida herseye bir bahane bularak aradan siyrilmaya ve sucsuzluklarini empoze etmeye calisirlar. Ne varki tarih gercekleri yazmaya, Allah'in adaletide herseyi gormeye devam etmektedir.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Yeniçağ Gazetesi'nin İstanbul Yenibosna'da bulunan merkez binasına ..
Yeni anayasa konusunda AKP ile MHP anlaştı. Teklif cuma ya da cumartesi gün..
AKP Muğla İl Başkanı Kadem Mete, Yatağan'da yapılan toplantıda skandal ..
Yunanistan mahkemesi, Yunanistan'a kaçan darbeci askerlerden 2'sini..
Avrupa'dan gelen bazı parlamenterlerin, terör soruşturması kapsamında t..
Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine düzenlenen Fırat Kalkanı Harek..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=