Lütfen bekleyin..

"Yüce Divan görevi Yargıtay’a verilmeli"

02 Eylül 2015, 00:14

Adli yıl açılışında konuşan Cirit, ‘İşlenen suçların cezasız kalmaması ve aynı suçu işleyenler arasında ayrım yapılmaması için Yüce Divan görevinin Yargıtay’a verilmesi uygun olacaktır’ diye konuştu

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

2015-2016 Adli yıl açılış töreni dün Ankara Rixos Otel’de yapıldı. Törene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Bakanlar Kurulu üyeleri, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Sayıştay Başkanı Recai Akyel, milletvekilleri, Yargıtay üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı.

Barolar başkanı yoktu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşık 25 dakika geç geldiği törene, HDP’li bakanlar Ali Haydar Konca ve Müslüm Doğan, HDP Eş Genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli katılmadı. Törene katılan Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in MHP’li Koray Aydın’la selamlaşmaması dikkat çekti. Törende, geçen yılki konuşması nedeniyle Erdoğan’ın tepki gösterip salonu terk etmesine neden olan ve ardından Yargıtay’ın adli yıl programında konuşmasına yer vermediği Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da gelmedi.
Törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüksek yargı kurumlarının başkanları ile birlikte yaklaşık bir saat süre sohbet etti. Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit ise adli yıl açılışında yaptığı konuşmada özetle şu mesajları verdi:

HSYK SEÇİMLERİ ÇALIŞMA BARIŞINI BOZDU: HSYK, bir anayasal kuruluştur. 2010’daki değişiklikle ilk derece mahkemelerinde görev yapan hakim, savcıların kendileriyle ilgili karar alma süreçlerine demokratik katılımları için fırsat oluşturulmuşsa da yapılan kurul seçimleri sonuçları yargı mensupları arasında saygı ve sevgi ortamıyla çalışma barışını bozmuştur. Kurumlarımızın anayasal fonksiyonlarıyla bağdaşır saygınlığını inşa etmek yargı mensuplarının görevidir.

YÜCE DİVAN GÖREVİ VERİLMELİ: Yargıtay’ın yıllardan beri baktığı davalardan edindiği deneyim, zengin içtihat birikimi, üyelerin yetişme biçimleri dikkate alındığında, Yüce Divan görevinin Yargıtay’a verilmesi uygun olacaktır. ‘Uzmanlık’ ilkesinin gereği olarak, yargılanacak kişilerin hukuki güvenliklerinin sağlanması zorunludur. Diğer yandan da işlenen suçların cezasız kalmaması için gerekli toplumsal savunma mekanizmasının işletilmesi ve aynı suçu işleyenler arasında ayrım yapılmaması bakımından da Yüce Divan görevinin Yargıtay’a verilmesi gereklidir.

EL ÇEKTİRMELER İFTİHAR TABLOSU DEĞİL: Elbette hakim ve cumhuriyet savcılarının tutuklanması, adli ve idari soruşturmalara uğraması, görevden el çektirilmesi veya başkaca disiplin tedbirlerine muhatap olması, bir hukuk devleti için iftihar tablosu olamaz. Ancak her türlü cemaat-cemiyet çıkarının toplum çıkarının yerine ikame edilmesinin, hukukun bireysel veya grupsal ihtiraslara feda edilmesinin de hiçbir mazereti olamaz. Bazı üzücü gelişmelerin, bu çerçevede, bir sebep olmaktan çok, sonuç olduğu unutulmamalı.

İSTİNAFLAR BİR AN ÖNCE AÇILMALI: Dünyadaki gelişmiş hukuk sistemleri arasında bölge adliye mahkemesi (istinaf) olmayan tek ülke Türkiye’dir. Yılda 1 milyon adat dosyanın geldiği Yargıtay, tüm dünya Yargıtay’larına gelen iş yükü toplamından daha ağır bir iş yükü altında olup içtihat mahkemesi niteliğinden gittikçe uzaklaşmakta ve anayasanın kendisine yüklediği görev ve sorumluluğu arzu edildiği ölçüde gerçekleştirmekte zorlanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesi Yargıtay’ı iş yükü bakımından rahatlatacak ve içtihat mahkemesi haline getirecektir. Tahkimin önündeki engellerin de bir an önce kaldırılması gerekir.
 
‘Hukuk ihlalleri münferit değil’

HUKUKİ GÜVENLİK ZEDELENDİ: Hukuka aykırı işlemlerin hedefi olan gazetecilerin, siyasetçilerin, hakim, savcıların, bürokratların, kritik noktalardaki silahlı kuvvetleri mensupları ile emniyet görevlilerinin toplum ve devlet hayatı açısından taşıdıkları önem dikkate alındığında, söz konusu ihlallerin adalet sisteminin rutin işleyişinden kaynaklanan münferit hatalardan ayrı bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Sahte belge ve dijital delil üretilmesi, gizli tanıklık, yasadışı dinleme, teknik takip gibi koruma tedbirleri son yıllarda Türk kamuoyunun ve hukukçuların neredeyse birinci Gündem maddesi olmuş, hukuki güvenlik ve toplumsal barış ciddi bir şekilde zedelenmiştir.

DOSYA YIĞINLARI: Yıllardır ihmal edilen bir diğer konu da Yargıtay’ın mali ve fiziki imkânlarının yetersizliğidir. Arşivden çok Bodrum veye depo denebilecek odaların dahi almadığı dosya yığınları Birinci Başkanlık makamı kapısına kadar ulaşmıştır. 162 milyon lira olan 2015 yılı bütçesinin 112 milyon lirası personel giderlerinden oluşmaktadır. Zorunlu harcama kalemleri dışında 50 yıldır birikmiş sorunların çözümü için önemli bir kaynağa ihtiyaç duyulmaktadır. Kızılay’da bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı binasının Yargıtay’a devredilmesi, fiziksel koşullarımızı geçici olarak rahatlatacak önemli bir gelişme olmuştur. Aynı ilginin, İncek’te inşası planlanan ve proje aşamasına gelen Yargıtay’ın yeni hizmet binası için de devam edeceğine inanıyorum.
 
Erdoğan’dan adli yıl mesajı: Yargıya en büyük zararı hizipleşmeler vermiştir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün adli yıl açılışı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Erdoğan, şunları kaydetti: “Adalet sistemi, hukukun üstünlüğü ve tarafsızlık ilkesine bağlı olarak çalıştığı sürece, toplumda yargı kurumlarına, dolayısıyla adalete olan güven de güçlenecektir. Bu bakımdan, adalet sistemimizin şeffaflaştırılması ve hesap verebilirliğinin güçlendirilmesi önem taşıyor. Yargı bağımsızlığı, yargının diğer organlarla ilişkisine bağlıyken, yargının tarafsızlığı bizzat yargı mensubunun vicdanıyla ilgilidir. Üzülerek ifade etmeliyim ki, yargıya son dönemde en büyük zararı, yargıyı kendi tekeline almak isteyen birtakım gruplar vermiştir. Adalet teşkilatı içinde hizipleşmelerin oluşması ve kimi yargı mensuplarının vicdanları yerine mensubu oldukları yapıların talimatları doğrultusunda karar vermeleri hepimizi üzmüştür. Terör örgütlerini ve devlet içine sızmış paralel çeteleri maşa olarak kullanarak iç ve dış siyaset-toplum mühendislikleriyle Türkiye’yi hedeflerinden uzaklaştırmak isteyenler, bir kez daha hüsrana uğrayacaktır. Bu konuda en büyük görev adalet sistemimize düşmektedir.”

‘Ayrışma olmaz’

Başbakan Ahmet Davutoğlu da mesajında, “Hukuk devletinin bütün kurumlarıyla var olmasında ve yaşatılmasında en büyük rol, hiç kuşkusuz bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemidir. Bu yargı sisteminin ve mensuplarının en önemli önceliği bu bağımsızlığı ve tarafsızlığı korumaktır. Hukuk ilkelerinin dışında başka mensubiyetlerin yargıya hakim olması kabul edilemez” ifadelerini kullandı Adalet Bakanı Kenan İpek de “Yargıdaki inanç merkezli ayrışmaları kabul edilir görmüyoruz” dedi.

milliyet

Etiketler : yargıtay,
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Fırat Kalkanı harekatında Suriye'nin El-Bab Bölgesinde TSK'ya yönel..
Bolu'da 125 erkek öğrencinin kaldığı yurdun çamaşırhane bölümünde çıkan..
Mardin’in Nusaybin İlçesindeki bir hurdacı dükkanında henüz belirlenemeyen ..
Aladağ’da 10’u öğrenci 12 kişinin hayatını kaybettiği yurt yangınından yara..
Türkiye, Tunus’un devrik diktatörü Ben Ali’nin Airbus A340 VIP uçağını 78 m..
Hakan Fidan'ın dinlenmesi talebini Başbakanlığa göndermeyen Başsavcı De..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=