Lütfen bekleyin..

Erdoğan MHP'ye o iftirayı neden attı ?

05 Haziran 2015, 11:19

İftiranın ardındaki gerçek...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Ülkücü Hareket'in önemli isimlerinden Servet Avcı YeniÇağ'daki yazısında Erdoğan'ın dillendirdiği "MHP-HDP koaLiyonu" iftirasının gerçek sebeplerini analiz etti:

Mesaisinin tamamını siyaseti yeniden tanzime ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre kurar... MHP’nin bunu şimdi itiraf etmemesinin gerekçesi ise ‘oylarının taban yapma korkusu’ymuş!.. Geçmişte asla bir araya gelmeyeceği DSP ile nasıl bir araya geldiyse HDP’yle de bir araya gelirmiş!.. Böyle söylüyor Cumhurbaşkanı!..

BAHÇELİ'DEN ERDOĞAN'IN İFTİRASINA SERT SÖZLER - VİDEO:

 

Artık ne 400’den bahsedebiliyor, ne de eskisi kadar ‘başkanlık sistemi’ni vurgulayabiliyor... Ellerine sorular tutuşturulan gazetecilerle çıktığı televizyon programlarındaki yüz ifadesi, artık 276’yı tutturamama endişesiyle kaplı... Kendi kaderi AKP’nin kaderiyle iç içe geçtiği için Pazar gününün kendisi adına ‘finalin başlangıcı’ olduğunu iyi biliyor...

Belli ki bir devrin kapanma süreci başlıyor... Bunun elleriyle büyüttükleri, yol verdikleri, ölüm çiçeklerini suladıkları HDP aracılığıyla gerçekleşiyor olması ne acı... Bunların adamlarını ‘akîl’ heyetlerine doldurup, şimdi de onlar ‘aydınlık’ değil, ‘karanlık, karanlık’ diye şikâyetlenmek ne kötü!.. El birliğiyle terör örgütü ‘saygın muhatap’a dönüştürülürken bu ‘aydınlar’ yeterince aydındı değil mi

 

Pazar sabahı bambaşka bir iklime uyanacağız... Siyasî tarafların birbirlerine ‘cibilliyetsiz, şerefsiz, namussuz, kanı bozuk, ahlâksız’ diye saldırdığı bir Türkiye’de, üstelik bu konuda Cumhurbaşkanı’nın başı çektiği bir Türkiye’de bir anda normalleşme beklenebilir mi? Kurduğu parti kaç oy alırsa alsın Cumhurbaşkanı bu normalleşmeye müsaade eder mi?

 

Şu anda mesaisini ‘düşman blok’ dizaynına ayırmış durumda... Bütün muhalefet partileri, artı havuz dışındaki medya, artı paralel!.. Öteden beri bıkmadan usanmadan sahneye konan ‘kendi partililerinde safları sıklaştırma stratejisi’ bu!.. Çünkü ilave gelecek oy yok, gitme ihtimali olan oylar var!.. O oyların yerinde sabit kalması için yeterli derecede ‘düşman algısı’ üretmek ve pazarlamak gerekiyor... Kritik dilimi onlar oluşturuyor ve bu konuda hiç de iyi sinyaller alınmıyor... Tayyip Erdoğan’ın Davutoğlu’nun performansını yeterli görmeyip, bir yandan mitingler düzenlemesi, diğer yandan devlet ve havuz kanallarında canlı yayınlara çıkarak son bir hamle çabası bunun için...

Yüz ifadesi her şeyi ama her şeyi anlatıyor... Önüne rakamlar geldikçe tehlikenin kapıya dayandığını hissediyor ve daha da hiddetleniyor... Dolayısıyla sözlerinde tutarlılık yerine en dipteki seçmenin hassasiyetini kaşımayı bir çare olarak görüyor... Zaten önüne gelen rakamlar kendisine yeni bir iktidarın güle oynaya geldiğini göstermiş olsaydı, bu saldırganlığı değil, zafer akşamları balkonda yaptığı ‘olgun’ konuşmaları tercih ederdi taktik olarak...

Şu anda AKP hariç her partiye verip veriştiriyor Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘tarafsız’ Cumhurbaşkanı... Muhtemel bir gerilemede hedefinde AKP yönetimi de olacak, başarısızlığı onların hanesine yazacaktır...

Uzun zamandır bu seçim ‘sıradan bir seçim’ olmaktan çıktı... Bu, artık parlamentonun yenilenmesinden ziyade ‘ikbal ve istikbal’ meselesi... MHP ile HDP’nin koalisyon kuracaklarına dair sözleri bir Cumhurbaşkanı’nın dile getirmesi, havuzun ‘İslâmcı’ çocuklarının “Türk ve Kürt ırkçılarına yol vermeyin” türünden ilgisiz ve temelsiz yırtınmaları hep aynı endişede odaklanıyor: Düzen çatırdıyor...

MHP’yi ‘BDP/HDP’nin antitezi’ veya ‘varlığı diğerinin varlığına endeksli’ gösterme gayreti öteden beri vardı... Bunlar uçları ve aşırılığı temsil ediyordu, AKP ise merkezi, sağduyuyu ve mâkul olanı!.. Tabii bu yaklaşım üzerinden Türk ve Kürt milliyetçiliği de eşitlenmiş oluyor, böylece milliyetçilikle olan ve pek de itiraf edilmeyen hesaplaşma, ustalıkla hayata geçiriliyordu... Yıllarca ‘karşılıklı olarak kandan beslenenler’ ithamı da bu tezgâhın ürünüydü... Bir terör örgütünün siyasi uzantısıyla, ırkçılık yapmayan, ötekileştirmeyen, hep kendinden sayan bir milliyetçilik anlayışı aynı kefeye konularak sözde aşağılanıyordu...

Ateşle oynayanlar için kaderin garip cilvesi yine sahne alıyor... O ‘mevsimlik dost’ ve ‘mevsimlik düşman’ bölücü, şimdi başa nasıl bela oluyor!...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
MEHMET ÇOLAK
551 gün önce
DİNİ İMANI YALAN
Murat Gulebenzer
552 gün önce
AKP denen partinin lideri Erdogan'in en buyuk dusmani MHP'dir,partimizi halt etmek icin soyleyemeyecegi yalan olamaz ama MHP ile hdp'nin bir koalisyon icinde olacagini soylemek icin de gercekten yalanci olmak lazim,Erdogan karakterinin geregini yapiyor,burada milletin uyanik olmasi lazim.Secimlerden sonra hdp'nin mutlaka AKP ile bir is birligi icinde olacagi simdiden belli iken boyle bir koalisyon fikrini ortaya atmak piskinliktir,utanmazliktir.Kaldi ki bu koalisyon siz AKP'ye yakisir,cunku bunlarla masaya oturan,teroristleri el ustunde tutan da sizsiniz.
ibrahim yılmaz
552 gün önce
Birde CUMHURİYETİN başkanı olacak sen önce bi türküm de bi bakalım nasıl MHP ye kuru iftira atarsınız
sayim arıtı
552 gün önce
Eeeeeeeeeeee körle yatan şaşıyla kalkarmış
DETAY HABER Kategorisindeki Diğer Haberler
"Bu bir strateji ise sonu tehlikeli…"
"Eğer Başkanlık Sistemi Meclis'ten ve akabinde referandumdan geçer..
Yeniçağ Gazetesi yazrı İsmail Şahin yazdı...
İsmail Şahin yazdı...
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=