Lütfen bekleyin..

MHP 'sil baştan' ile çıkış peşinde

28 Mayıs 2015, 09:13

MHP, İstanbul’daki son yerel seçimlerdeki başarısızlığın ardından kentte her şeyini yeniledi. Yeni teşkilat, yeni anlayış ile yola çıkan MHP 'hemşehri mühendisliği' ile oylarını artırma peşinde.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

“İl merkezi dâhil her ilçeyi kapatın”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin İstanbul 2014'teki yerel seçim sonuçlarının ardından parti lideri Devlet Bahçeli’nin tepkisi böyle olmuştu. Bahçeli’nin İstanbul’daki tüm teşkilatı kapattıracak denli tepki göstermesinin sebebi açıktı. MHP, Türkiye genelinde il genel meclisi ve büyükşehirlerdeki ilçe meclislerinde yüzde 17.6 oy almış, İstanbul’daysa yüzde 7.4’de kalmıştı. 

MHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayına çıkan oy ise sadece yüzde 4’tü. Parti 2011 seçimlerine göre seçmen sayısını artırmasına rağmen İstanbul’da 39 ilçenin 32’sinde ciddi oranda oy kaybetmişti. 2011’de İstanbul’da yüzde 9.4 oy almıştı. Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıklarındaki düşüş, diğer partilerin seçilme ihtimali yüksek adaylarına yönelim nedeniyle anlaşılabilirdi ama MHP için asıl tehlike çanları parti aidiyetinin ölçüldüğü ilçe belediye meclislerindeki kayda değer düşüşlerdi. Yandaki grafikte bazı ilçelerdeki düşüş sayısal olarak görülebilir.

Bahçeli’nin talimatıyla kapatılan teşkilatlar 19 Mayıs 2014’e kadar kapalı kaldı. Daha fazla kapalı kalamazlardı zira bir yıl sonra 7 Haziran 2015’te genel seçim vardı. MHP,  MYK üyesi Mehmet Bülent Karataş, 19 Mayıs’ta İstanbul’a kurucu il başkanı olarak atandı. MHP başarısızlığın ardından İstanbul’da sıfırdan örgütlenme kararı verdi. İstanbul’un ilçelerinde yönetimleri belirlerken bambaşka bir yol izledi.

“Teşkilat oluşturulurken yüzde 30’u teşkilat geleneğinden ve bilinir olan isimlerden, yüzde 30’u meslek kuruluşlarından, yüzde 30 da o ilçenin demografik yapısına göre en yüksek nüfusa sahip olan il sıralamasına göre o illerden kanaat önderlerini yönetime alacaksınız dedik.”

''Çevrecilik de milliyetçiliktir''

İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş yeni yönetimlerin oluşumunu böyle özetledi. Kuşkusuz MHP gibi ideolojinin ağır bastığı bir partide, yönetime alınacak kişilerin görüşleri de önemliydi. Bu konuda üç temel ilke yönetime girmek için yeterli oldu: Milliyetçi, muhafazakâr ve cumhuriyet değerleri ile barışık olma. Özellikle İstanbul’daki demografik yapı, yani başka illerden göç edenlerin oluşturdukları topluluklar ilk defa MHP’nin ilgi alanına girdi. "Çevrecilik de milliyetçiliktir, İstanbul’un siluetini korumakta da milliyetçiliktir" söylemleri parti içi toplantılarda konuşulmaya başlandı. Tarihi Yarımada'nın siluetini bozan 16/9 kulelerine karşı teşkilat kampanya örgütledi. İstanbul İl Başkanı’na göre, İstanbul’daki hemşehri derneklerinin yöneticilerinin yüzde 70’ine yemek ve kahvaltı organizasyonları ile ulaşıldı.

''Hemşehri mühendisliği''

Tüm bu çabaların ardından sıra geldi 7 Haziran seçimleri için liste belirlemeye. MHP’de partinin İstanbul’un üç bölgesindeki listeler oluşturulurken, adayların hangi şehirli olduklarına ilk defa dikkat edildi. Araştırmalarda İstanbul’da en çok nüfusa sahip iller olarak Sivas, Kastamonu ve Ordu olarak belirlendi. MHP Milletvekili Profesör Doktor Semih Yalçın Gaziantep’ten İstanbul birinci bölge birinci sıraya kaydırıldı. Sivaslı olan Yalçın kentin Anadolu Yakası’ndaki Sivaslıların oylarına talip. Semih Yalçın konuşmalarında cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesi gerektiğini söylüyor.

MHP’nin İstanbul’daki bir diğer kozu da Meral Akşener. Rumeli göçmeni olan Akşener ile son yerel seçimlerde MHP’den kaçan göçmen oylarının garantiye alınması hedeflendi. Göçmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı Bayrampaşa, Silivri ve Küçükçekmece’deki oy kayıpları Meral Akşener üzerinden telafi edilmeye çalışılacak. Kastamonulu Murat Başesgioğlu ise ikinci bölgede üçüncü sıra adayı. MHP’nin bir önceki seçimde iki milletvekili çıkardığı bölgede Kastamonululara verilen mesaj "Hemşehrinize sahip çıkın, Meclis’e gönderin" oldu. İstanbul’da hemşehri siyasetini AKP’den sonra en iyi uygulayan siyasetçi olan Mustafa Sarıgül’ün ardından MHP de ihmal ettiği bu alanı 7 Haziran seçimlerinde olabildiğince kullanıyor. MHP İstanbul’daki her üç bölgede ilk beş sırada 'hemşehri mühendisliği' ile seçmen karşısına çıktı. Bu 'hemşehri mühendisliği' seçim çalışmalarına da yansımış durumda.

Afyonlularla kahvaltı

MHP’nin İstanbul birinci bölge ikinci sıra adaylarından İzzet Ulvi Yönder ile bir pazar sabahı İstanbul Pendik’te Afyon’un Dişli Kasabası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kahvaltı organizasyonundayız. Kendisi de Afyon Emirdağ’lı olan Yönder, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin başdanışmanlarından. Meclis’e girdiği takdirde ismi sık duyulacak isimlerden, zira MHP’nin strateji belirleyen uzman isimleri arasında yer alıyor. 1990’lı yıllarda İstanbul Atatürk Öğrenci Yurdu ülkücü liderlerinden. İstanbul’daki Afyonlular daha çok Pendik, Kaynarca civarında yaşıyor. Çoğu etraftaki fabrikalarda işçi olarak çalışıyor. Yönder’in gelişi öncesinde derneğin dışı MHP bayrakları ile donatıldı. Dernek içindeki kitaplıkta dini içerikli kitapların yanı sıra Fethullah Gülen’in başyazarlığını yaptığı Sızıntı dergisinin ciltleri de göze çarpıyor. Konuştuğumuz bir dernek üyesi "Afyonluların tercihi bellidir, ya MHP ya da AK Parti’dir" diyor. Milletvekili adayı ile birlikte kahvaltı, ardından topluca yemek duası yapılıyor. Duanın ardından Yönder dini referanslarla donanmış bir konuşma yapıyor.

Konuşmasında AK Parti’yi açıktan eleştirmekten imtina ediyor ama gelen soruların ardından AK Parti’ye yönelik eleştirilerini yine dini referansları ihmal etmeden 'haram', 'helal' sözcüklerini sık kullanarak yapıyor. Özellikle çalışanların yıl sonuna doğru artan vergi kesintisi sonucu ellerine geçen paranın azalmasına ilişkin şikâyetleri üzerine söyledikleri ekonomi konusundaki hakimiyetini de ortaya çıkarıyor. 1980 öncesi sigortalanmış birisinin hâlâ emekli olamamasına ilişkin sorusunu, MHP'nin seçim bildirgesine atıfta bulunarak yanıtlaması, bildirgeye ciddi bir katkı verdiğini ortaya çıkarıyor. Konuşmasının ardından Yönder’e MHP’nin İstanbul’da neden hep Türkiye ortalamasının altında kaldığını soruyoruz:

“İl merkezi dâhil her ilçeyi kapatın”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin İstanbul 2014'teki yerel seçim sonuçlarının ardından parti lideri Devlet Bahçeli’nin tepkisi böyle olmuştu. Bahçeli’nin İstanbul’daki tüm teşkilatı kapattıracak denli tepki göstermesinin sebebi açıktı. MHP, Türkiye genelinde il genel meclisi ve büyükşehirlerdeki ilçe meclislerinde yüzde 17.6 oy almış, İstanbul’daysa yüzde 7.4’de kalmıştı. 

MHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayına çıkan oy ise sadece yüzde 4’tü. Parti 2011 seçimlerine göre seçmen sayısını artırmasına rağmen İstanbul’da 39 ilçenin 32’sinde ciddi oranda oy kaybetmişti. 2011’de İstanbul’da yüzde 9.4 oy almıştı. Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlıklarındaki düşüş, diğer partilerin seçilme ihtimali yüksek adaylarına yönelim nedeniyle anlaşılabilirdi ama MHP için asıl tehlike çanları parti aidiyetinin ölçüldüğü ilçe belediye meclislerindeki kayda değer düşüşlerdi. Yandaki grafikte bazı ilçelerdeki düşüş sayısal olarak görülebilir.

 

Bahçeli’nin talimatıyla kapatılan teşkilatlar 19 Mayıs 2014’e kadar kapalı kaldı. Daha fazla kapalı kalamazlardı zira bir yıl sonra 7 Haziran 2015’te genel seçim vardı. MHP,  MYK üyesi Mehmet Bülent Karataş, 19 Mayıs’ta İstanbul’a kurucu il başkanı olarak atandı. MHP başarısızlığın ardından İstanbul’da sıfırdan örgütlenme kararı verdi. İstanbul’un ilçelerinde yönetimleri belirlerken bambaşka bir yol izledi.

“Teşkilat oluşturulurken yüzde 30’u teşkilat geleneğinden ve bilinir olan isimlerden, yüzde 30’u meslek kuruluşlarından, yüzde 30 da o ilçenin demografik yapısına göre en yüksek nüfusa sahip olan il sıralamasına göre o illerden kanaat önderlerini yönetime alacaksınız dedik.”

''Çevrecilik de milliyetçiliktir''

İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş yeni yönetimlerin oluşumunu böyle özetledi. Kuşkusuz MHP gibi ideolojinin ağır bastığı bir partide, yönetime alınacak kişilerin görüşleri de önemliydi. Bu konuda üç temel ilke yönetime girmek için yeterli oldu: Milliyetçi, muhafazakâr ve cumhuriyet değerleri ile barışık olma. Özellikle İstanbul’daki demografik yapı, yani başka illerden göç edenlerin oluşturdukları topluluklar ilk defa MHP’nin ilgi alanına girdi. "Çevrecilik de milliyetçiliktir, İstanbul’un siluetini korumakta da milliyetçiliktir" söylemleri parti içi toplantılarda konuşulmaya başlandı. Tarihi Yarımada'nın siluetini bozan 16/9 kulelerine karşı teşkilat kampanya örgütledi. İstanbul İl Başkanı’na göre, İstanbul’daki hemşehri derneklerinin yöneticilerinin yüzde 70’ine yemek ve kahvaltı organizasyonları ile ulaşıldı.

MHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş. [Fotoğraf: Özgür Tekşen/Al Jazeera Türk]

 

''Hemşehri mühendisliği''

Tüm bu çabaların ardından sıra geldi 7 Haziran seçimleri için liste belirlemeye. MHP’de partinin İstanbul’un üç bölgesindeki listeler oluşturulurken, adayların hangi şehirli olduklarına ilk defa dikkat edildi. Araştırmalarda İstanbul’da en çok nüfusa sahip iller olarak Sivas, Kastamonu ve Ordu olarak belirlendi. MHP Milletvekili Profesör Doktor Semih Yalçın Gaziantep’ten İstanbul birinci bölge birinci sıraya kaydırıldı. Sivaslı olan Yalçın kentin Anadolu Yakası’ndaki Sivaslıların oylarına talip. Semih Yalçın konuşmalarında cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesi gerektiğini söylüyor.

MHP’nin İstanbul’daki bir diğer kozu da Meral Akşener. Rumeli göçmeni olan Akşener ile son yerel seçimlerde MHP’den kaçan göçmen oylarının garantiye alınması hedeflendi. Göçmen nüfusun yoğun olarak yaşadığı Bayrampaşa, Silivri ve Küçükçekmece’deki oy kayıpları Meral Akşener üzerinden telafi edilmeye çalışılacak. Kastamonulu Murat Başesgioğlu ise ikinci bölgede üçüncü sıra adayı. MHP’nin bir önceki seçimde iki milletvekili çıkardığı bölgede Kastamonululara verilen mesaj "Hemşehrinize sahip çıkın, Meclis’e gönderin" oldu. İstanbul’da hemşehri siyasetini AKP’den sonra en iyi uygulayan siyasetçi olan Mustafa Sarıgül’ün ardından MHP de ihmal ettiği bu alanı 7 Haziran seçimlerinde olabildiğince kullanıyor. MHP İstanbul’daki her üç bölgede ilk beş sırada 'hemşehri mühendisliği' ile seçmen karşısına çıktı. Bu 'hemşehri mühendisliği' seçim çalışmalarına da yansımış durumda.

Afyonlularla kahvaltı

MHP’nin İstanbul birinci bölge ikinci sıra adaylarından İzzet Ulvi Yönder ile bir pazar sabahı İstanbul Pendik’te Afyon’un Dişli Kasabası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kahvaltı organizasyonundayız. Kendisi de Afyon Emirdağ’lı olan Yönder, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin başdanışmanlarından. Meclis’e girdiği takdirde ismi sık duyulacak isimlerden, zira MHP’nin strateji belirleyen uzman isimleri arasında yer alıyor. 1990’lı yıllarda İstanbul Atatürk Öğrenci Yurdu ülkücü liderlerinden. İstanbul’daki Afyonlular daha çok Pendik, Kaynarca civarında yaşıyor. Çoğu etraftaki fabrikalarda işçi olarak çalışıyor. Yönder’in gelişi öncesinde derneğin dışı MHP bayrakları ile donatıldı. Dernek içindeki kitaplıkta dini içerikli kitapların yanı sıra Fethullah Gülen’in başyazarlığını yaptığı Sızıntı dergisinin ciltleri de göze çarpıyor. Konuştuğumuz bir dernek üyesi "Afyonluların tercihi bellidir, ya MHP ya da AK Parti’dir" diyor. Milletvekili adayı ile birlikte kahvaltı, ardından topluca yemek duası yapılıyor. Duanın ardından Yönder dini referanslarla donanmış bir konuşma yapıyor.

Konuşmasında AK Parti’yi açıktan eleştirmekten imtina ediyor ama gelen soruların ardından AK Parti’ye yönelik eleştirilerini yine dini referansları ihmal etmeden 'haram', 'helal' sözcüklerini sık kullanarak yapıyor. Özellikle çalışanların yıl sonuna doğru artan vergi kesintisi sonucu ellerine geçen paranın azalmasına ilişkin şikâyetleri üzerine söyledikleri ekonomi konusundaki hakimiyetini de ortaya çıkarıyor. 1980 öncesi sigortalanmış birisinin hâlâ emekli olamamasına ilişkin sorusunu, MHP'nin seçim bildirgesine atıfta bulunarak yanıtlaması, bildirgeye ciddi bir katkı verdiğini ortaya çıkarıyor. Konuşmasının ardından Yönder’e MHP’nin İstanbul’da neden hep Türkiye ortalamasının altında kaldığını soruyoruz:

"Bunun sosyolojik ve psikolojik sebepleri tek tek masaya yatırıldı. Sorun ne? Aksaklık ne? Tek tek tespit edildi. Bu seçim çok farklı olacak, göreceksiniz."

Yönder bu yanıtın ardından 2011'deki seçimlerinde İstanbul’dan yedi milletvekili çıkaran MHP’nin bu seçim kaç milletvekili hedeflediğine ilişkin tahmin yapmaktan kaçındı ‘’Bu rakamın kat kat üzerinde olacak’’ dedi.

İstanbul başarısızlığının faturasını teşkilata ve çalışma anlayışına kesen MHP "Sil baştan" yaptığı İstanbul’da başarılı olabilecek mi? Seçmenin beşte birinin yaşadığı İstanbul’da MHP yöneticileri "Bu sefer farklı olacak" özgüvenine sahip. Bu sefer farklı olup olmayacağını anlamak için 7 Haziran akşamını beklemek gerekecek.

aljazeera

Etiketler : mhp, seçim 2015
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, sosyal medya hesabından bir video payla..
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Çelik, HDP'li milletvekillerinin '..
12 Eylül'den önce Alparslan Türkeş'le birlikte çalışmış isimler Dev..
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, Bahçeli'nin Başkanlık sistemi konus..
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Adana Aladağ’da bi..
MHP Isparta Milletvekili Nuri Okutan, Türkiye’nin ihtiyacı Başkanlık ya da ..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=