Lütfen bekleyin..

Yargıtay o cezayı bozdu!

22 Temmuz 2013, 15:41

Yargıtaydan soruşturmanın gizliliği ve basın özgürlüğü kararı

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Yargıtay, aralarında eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Çakır ile şarkıcı Tatlıses'in de bulunduğu 18 sanığın yargılandığı ''Sauna Çetesi'' davasıyla ilgili haber yapan gazeteciye verilen cezayı bozdu.

Kamuoyunda ''Sauna Çetesi'' olarak bilinen ve aralarında eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ertuğrul Çakır ile şarkıcı İbrahim Tatlıses'in de bulunduğu 18 sanığın yargılandığı davayla ilgili haber yapan bir gazeteci hakkında dava açıldı. 

İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesi, gazetecinin, soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 4. Ceza Dairesine geldi. Daire, yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle bozdu.

KARARDAN

Dairenin gerekçesinde, soruşturmanın gizliliğinin hukukun genel kurallarından olduğu, bu kuralla adliyeye ilişkin yararlar, adil yargılanma, soruşturmanın amacına uygun biçimde sürdürülebilmesini temin ve kişilerin lekelenmeme ya da damgalanmama hakkının korunduğu belirtildi. 

Basın ve yayın özgürlüğü ile haber ve yorum yapma hakkının hukuka uygun olması gerektiği vurgulanan gerekçede, Türk Ceza Kanunun 285. maddesiyle getirilen soruşturmanın gizliliği yasağının, suç veya yargılama hakkında topluma bilgi verilmesinin önlenmesini içermediği, soruşturma ve kovuşturmanın gizli kalması gereken yönleriyle ilgili olduğu belirtildi. 

Basın  özgürlüğünün, Anayasanın 28-32. maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10. maddesi ve Basın Kanununun 1 ve 3. maddelerinde düzenlendiği hatırlatılan gerekçede, şu tespitler yapıldı:

"İfade özgürlüğünün ayrılmaz parçası olan basın özgürlüğü, basının fikir, yorum ve haberi yayma hakkı yanında, kişilerin bunlardan yararlanma haklarını da güvence altına almaktadır. Basın özgürlüğünün amacı, bilim, sanat, fikir eseri üretme ve yayma, güncel olaylar, politik konular veya kamuoyunu ilgilendiren kişiler hakkında haber verme, eleştiri yapma ve bunları basın yayın araçlarıyla kitle iletişimine sunma ve bu şekilde bir yandan kişilerin bireysel gelişimleri için gereken ortamı sağlama, diğer yandan da yönetimle ilgili fikir oluşturma ve yönetime katılma haklarını güvenceye almaktadır. İşte bu nedenledir ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin çeşitli kararlarında önemle belirtildiği üzere basın özgürlüğü, özgürlükçü, demokratik toplumun vazgeçilmez temelini oluşturur. Bu kapsamda, adli soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili olayların haber verme hakkı çerçevesinde yayın konusu yapılması da basın özgürlüğü içerisinde görülmelidir."

"Haber verme hakkı sınırlarının dışına çıkılıp çıkılmadığı belirlenmeli"

AİHS'in 10/2. maddesi uyarınca, kamu güvenliği, sağlığı, ahlakı veya başkalarının şöhret ve haklarının ya da yargı organlarının otorite ve tarafsızlıklarının korunması amacıyla ifade ve basın özgürlüğünün kanunlarla sınırlandırılmasının meşru olduğu belirtilen gerekçede, "Nitekim 5237 sayılı TCK'nın 285. maddesinde soruşturmanın gizliliğinin alenen ihlal edilmesi suç olarak düzenlenmiştir. Ancak gazetecilik mesleği bakımından eylemin suç teşkil etmesi için, haber verme hakkı sınırlarının dışına çıkıldığının belirlenmesi gerekmektedir" görüşüne yer verildi. -AA

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın oğlu Mehmet Yavuz Yılmaz, son yolcu..
2005-2013 yılları arasındaki tüm ALES sorularının çalındığı tespit eden sav..
Üst düzey yöneticilere suikast hazırlığı yapan IŞİD'li terörist yakalan..
ABD'nin YPG'yi düzenli orduya dönüştürdüğüne vurgu yapan emekli Alb..
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın Twitter'dan yaptığı paylaşımlar..
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz'..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=