Lütfen bekleyin..

MHP'li vekiller AKP'nin kirli planını deşifre etti!..

27 Mart 2015, 13:48

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından milliyetçi söylemlerin artmasının sebebi, AKP’den MHP’ye kayan oyları önlemek mi?

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Türkiye yeni bir seçim atmosferine girdi. Siyasiler hız kesmeden yeni stratejilerle partilerinin propagandalarını yapmaya devam ediyor. Ülke birbiri ardına gelen söylemlere kilitlenmişken Saray’la hükümet arasındaki gerilim bir anda gündeme oturdu.

Gerilimin sebebinin Saray’ın seçimlere kadar çözüm sürecini askıya alıp, milliyetçi söylemlerini artırma planı olduğu, hükümetinse buna yanaşmadığı konuşuluyor. Saray kulislerinden gelen planın sebebiyse, kamuoyu araştırma sonuçlarında AKP oylarının MHP’ye kaydığının ortaya çıkması.

Konuyla ilgili Aktifhaber'e konuşan MHP’li Milletvekilleri Özcan Yeniçeri, Alim Işık ve Koray Aydın Saray ve hükümetin seçime az bir zaman kala neyi planladığını, asıl hedeflerinin ne olduğunu deşifre etti.


AKP ERİYOR MHP YÜKSELİYOR VİDEO İZLE


KAVGA PLANLI MI?

Hükümetle Cumhurbaşkanı arasındaki çelişkinin bilerek üretildiğini söyleyen Özcan Yeniçeri, bu şekilde halkta mevcut parlamenter sistemin yürümediği algısının oluşturularak başkanlık sisteminin garanti altına alınmaya çalışıldığını ifade etti.

Seçimlere doğru strateji gereği PKK’ya yönelik operasyonların artabileceğini belirten Yeniçeri, Valinin talimatı ile TSK'ya yaptırılan bu operasyonların AKP’nin elini güçlendirmeye yönelik bir seçim yatırımı olduğunu, AKP’nin İmralı’yla işbirliği yaparak PKK aleyhine attığı bütün adımları İmralı’ya önceden haber verdiğini sözlerine ekledi.

İŞTE GÜNDEME BOMBA GİBİ DÜŞEN O AÇIKLAMALAR:

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri:

HÜKÜMETLE CUMHURBAŞKANI ARASINDAKİ ÇELİŞKİ SİSTEMLİ ŞEKİLDE, BİLEREK ÜRETİLİYOR

Türkiye şu anda bir rejim, devlet, sistem krizi yaşıyor. Cumhurbaşkanı doğrudan doğruya parlamenter sistemi bekleme odasına aldığını söylüyor. Ve dolayısıyla Cumhurbaşkanı henüz Anayasal bir çerçeveye oturtulmamış Başkanlık sistemini fiilen uyguluyor. Bu durum hükümetle Cumhurbaşkanı arasında yetki çatışmasına sebep oluyor.

Anayasadan kaynaklanan bir yetkiyi Cumhurbaşkanı kullanmıyor. Anayasaya rağmen Cumhurbaşkanı bir başkan gibi her şeye hakim, her şeyi belirleyici bir tutum içerisinde bulunuyor. Bu bakımdan hükümetle Cumhurbaşkanı arasındaki çelişki bilerek ve istenilerek Cumhurbaşkanı tarafından yapılıyor. Sebebi de şu; Cumhurbaşkanı başkanlık sistemini garanti altına alabilmek için mevcut parlamenter sistemin yürümediğini halka göstermeye çalışıyor. Bu sistem ‘Ayağımıza pranga, aynı partiden olmamıza rağmen parlamenter sistem içerisinde hizmet yapılamıyor, devlet işletilemiyor’ deyip bu duyguyu halkta oluşturmaya çalışıyor. Bu sistemli şekilde, istenerek üretiliyor. Belki de hükümetle aralarında anlaştılar ‘Biz başkanlık sistemine gidebilmek için sistemin işlemez olduğunu kamuoyuna göstermek durumundayız’ şeklinde bir sözlü mutabakat sağlanmış olabilir.

CUMHURBAŞKANI KENDİ BAŞLATTIĞI SÜRECE KENDİSİ ELEŞTİRİ GETİRMEYE BAŞLADI

Sayın Cumhurbaşkanı geçmiş dönemde başlattığı bu yıkım süreci denilen çözüm sürecinin aslında işlemez olduğunu biliyor. Çünkü ortada bir terör örgütü var, elinde silah var. Terör örgütü silahını bırakmadan, örgütü bir devlet gibi kabul edip muhattap aldılar ve onunla tartışmaya başladılar.

Terör örgütü hiçbir kurala uymuyor, devlet söylediği her şeyi yerine getirmeye çalışıyor. Terör örgütü dağda, terör örgütü kentte, terör örgütü ovada, terör örgütü her yerde istediği gibi örgütleniyor. AKP hükümetiyle yürüttüğü görüşmeler sonrasında buna hükümet, devlet müdahale etmiyor. Dolayısıyla terör örgütü kendisine geniş bir alan açtı.

PKK DEĞİL, TSK SİLAH BIRAKTI

Buna karşılık TSK PKK’nın karşısında silah bıraktı. Müdahale etmiyor PKK’ya. Bu Türkiye’de çok vahim bir durum meydana getirdi. Kamuoyu Cizre olaylarından ve 6-7 Ekim olaylarından sonra bunu fark etti. Bunun üzerine Adalet ve Kalkınma Partisi’nden ciddi bir kopuş başladı. Psikolojik kopuş. Türkiye gerçekten iyi bir yere gitmiyor şeklinde algı oluştu. Ve AKP’de ciddi bir oy çökmesine sebep oldu.

Adalet ve Kalkınma Partisi bunu telafi etmek için HDP’yi yüzde 10 barajıyla ve bir parti olarak seçime girmesi için İmralı’ya baskı yaptı. Bu doğrudan doğruya Öcalan üzerinden gerçekleşmiştir. Ve şu anda parti olarak girdiklerinde Güneydoğu’daki Kürt oylarının ve onların çıkaracağı milletvekillerinin AKP’ye aktarılması ön görülmektedir. Fakat buna rağmen tek başına iktidar sorunuyla karşı karşıya kalınca Cumhurbaşkanı bir taraftan hükümetle olan çelişkileri göstermek ve sistemin neden işlemediğini halka gösterebilmek için daha önce kendi başlattığı sürece doğrudan doğruya kendisi eleştiri getirmeye başladı. Yani şunu söylemek mümkün; ‘Çözüm süreci yoktur’, ya da ‘Kürt sorunu yoktur yahu’ söylemi aslında Kürt sorunu yoktur çünkü seçim vardır. Dolayısıyla da seçimler bittikten sonra da Diyarbakır’da yapmış olduğu konuşma sonrasında Kürt sorunu vardır, benim sorunumdur noktasına işi getirmektedir. Yani AKP Türkiye’de iktidarda olabilmek için herşeyi kullanan bir siyasi partidir.

SEÇİMLERE DOĞRU PKK’YA YÖNELİK OPERASYONLARI GÖREBİLİRİZ

Seçimlerin ilerleyen aşamasında PKK’ya yönelik operasyonları görebiliriz. Sokaklarda, bilbordalarda da bol miktarda AKP’nin bayraklı, vatan, millet temalarını ön plana alan afişllerini görebiliriz. Davutoğlu’nun da, Erdoğan’ın da bol miktarda Sakarya, vatan, millet şiirlerini okuyacağını hepimizin görmesi mümkün.

Askerin elini tutuyorsunuz, PKK’ya dövdürüyorsunuz. Aslanı kediye boğduruyorsunuz. PKK’lı geliyor, uzun namlulu silahlarla yollarda geziyor. Kolluk kuvveti gibi asayiş operasyonu yapıyor seyrediyorsunuz. Ondan sonra gelip bizden İç Güvenlik Yasası çıkaralım da yetki verelim diyorsunuz. Elinizdeki yetkiyi kullanamıyorsunuz, bir de yetki istiyorsunuz.

VALİ'NİN TSK'YA OPERASYON TALİMATI VERMESİ AKP'NİN ELİNİ GÜÇLENDİRMEK İÇİN BİR SEÇİM YATIRIMIDIR

Burada silahlı kuvvetlerine sözüm ona operasyon talimatı verilmesi tamamen seçime yönelik, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elini güçlendirmeye yönelik bir yatırımdır.

Cizre’deki kent sokaklarının etrafını ekskavatörlerle eşerken silahlı kuvvetleri ortada yok, ancak dağda falan mühimmat deposu var, oraya operasyon var. Bu çok akla uygun bir durum değil. Adam kurtarılmış bölge, özerk yapı ilan ediyor. Kolluk gücü görevlendiriyor, sokaklarda geziyor, onlara müdahale etmiyorsunuz. Dağda terörist arıyorsunuz. Bu çok akla uygun değil. Silahlı kuvvetlerini de ensturman olarak kullanarak ‘Biz PKK’ya taviz vermeyeceğiz, onlar nerede olursa olsun eninde sonunda onları etkisiz hale getireceğiz’ şeklinde Türk halkına bir Hacivat Karagöz senaryosu oynatarak kendi konumlarını güçlendirmeye çalışıyorlar.

AKP PKK ALEYHİNDEKİ BÜTÜN ADIMLARINI ÖNCESİNDE İMRALI’YA HABER VERİYOR

Bunları Erdoğan tek başına yapmıyor, İmralı’yla birlikte yapıyor. Bütün çıkışlarını aslında önceden İmralı’ya bildiriyor. Hem hükümet hem de İmralı bunları bildiriyor. Ve kamuoyunu istedikleri şekilde yönlendirebilmek için bazı sözler ediyorlar. Fakat diyorlar ki, ‘Biz bu sözleri söyleyeceğiz, kamuoyu için söylüyoruz, siz bunları ciddiye almayın' diyorlar.

Ve dolayısıyla iki taraf da aslında ortada bir çözüm sürecinin, ortada anlaşmayla sonuçlanabilecek bir yapının olmadığının farkında. Fakat hiç kimse de bundan çekilmek istemiyor. Çünkü çekilenin özellikle de kamu nezdinde altında kalacağını iki taraf da biliyor. Onun için ikisinin arasında bir danışıklı dövüş var. hem de çekilmenin meydana getirebileceği maliyeti ikisi de üstlenebilecek durumda değil. Onun için kamuoyuna karşı Hacivat-Karagöz oyunu oynuyorlar.

AKP’NİN TÜRKİYE’YE VERECEĞİ BİR ŞEY KALMADIĞI İÇİN ORADAN BİR ÇEKİLME VAR

Milliyetçi Hareket Partisi’ne milletin oy verme sebebi sadece çözüm süreci değil, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Türkiye’ye vereceği bir şey kalmadığı için oradan bir çekilme var. Bunu milli duyguları, bayrağı önceleyerek sorunun bu tarafını hallettiniz diyelim, peki yolsuzlukları nasıl halledeceksiniz? Vatandaşların hukuku Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından bloke edilmiş durumda. İnsanlar iş bulamıyor, ama AKP’liler iş buluyor. İnsanlar para kazanamıyor ama AKP’liler tabiri yerindeyse hamuduyla götürüyor.

AKP sadece Güneydoğu’daki milli sorunla değil aynı zamanda Türkiye’de şu ana kadar uyguladığı yolsuzluk politikalarıyla ve göz göre göre yolsuzluk yapanları Yüce Divan’a göndermeyerek, onları beraat ettirerek milletin gözünün içine baka baka, milletin parasını ayakkabı kutularının içine dolduranlara bir de faiz vererek milletin onuru, ahlaki duygularıyla ciddi biçimde oynamıştır. O yüzden halk nezdinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ileri seviyede bir erozyona uğradığı açık. Fakat Adalet ve Kalkınma Partisi bu erozyonu baskıyla, korkutmayla ve ‘Biz yine iktidar olacağız, bize tabi olmazsanız bundan sonra sizin yaşam hakkınız olmaz’ intibasını vererek, bazı yerlerde rüşvet mukabilinde iş kuranlara talimat verip, oralara kişileri işe alarak, bazı yerlerde belediye imkanı kullanarak, devlet imkanlarını kullanarak ayakta kalmaya çalışıyor.

Sorun şu; evet bir taraftan Milliyetçi Hareket Partisi’ne kayan oyları yalnızca Güneydoğu meselesiyle ilişkilendirerek açıklarlarsa bu doğru olmaz. Ekonomik politika ve uygulamaya koyduğu yolsuzluk ekonomisi halk nezdinde ciddi bir itibar kaybetmelerine neden olmuştur. Bu itibarı telafi etmelerini sağlayacak politikaları devreye sokmaları gerekir ki, bu erozyonu, oy kaymasını engellesinler. Sadece MHP değil diğer partilere de AKP’den bir yönelim var. Bunu iyi görmek lazım. Olayı bir sistem içerisinde irdelemek gerekir.

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık:

AKP MHP’YE GİDECEK MUHAFAZAKAR, MİLLİYETÇİ OYLARIN ÖNÜNÜ KESMEYE ÇALIŞIYOR

Diyarbakır’da, Mardin’de, Hakkari’de milliyetçiliği ayaklar altına alacaksın. Sonra çıkacaksın bu tarafa milliyetçi söylemlerde bulunacaksın. Kürt vatandaşların bir sıkıntısı olmadığı halde, PKK sorununu, Kürt sorunu diye bela edeceksin sonra da aklın başına gelecek Balıkesir’e gelince ‘Ne Kürt sorunu kardeşim’ diyeceksin. Bunlara artık bu milletin asla itibar etmeyeceğine inanıyorum. Yapılan hırsızlıklar, usulsüzlükler, rüşvetler bunların hiçbirisi kamu vicdanında yargılanmadan unutulmayacak. AKP bunun verdiği sıkıntıyı gördü ve kamuoyu araştırmalarında da artık milletin hırsızlığa, usulsüzlüğe, rüşvete, VIP torpiline, kaçak saraylara itibar etmediğini oylarına yansıtınca şimdi tek çare kaldı. MHP’ye gidecek muhafazakar, milliyetçi oyların önünü kesmek. Biz bunu yerel seçimlerde gördük, yaklaşık 2.5 milyon seçmen AKP’den ayrılarak Milliyetçi Hareket Partisi’ni seçti. İnanıyorum ki şimdi de oradan kopanlar adres olarak MHP’yi seçecek. Ve tek başına iktidarı MHP’ye yaşatacaktır. Ben bu kadar eminim.

AKP’NİN MİLLİYETÇİ SÖYLEMLERLE SIK SIK KAMUOYUNUN KARŞISINA ÇIKMASININ TEK SEBEBİ İKTİDARIN ELİNDEN GİDİYOR OLMASI

Türk’üm diyemeyen, Milliyetçiliği ayaklar altına alıyoruz diyen açıklamalarda bulunan bir kişinin milliyetçi söylemlerle vatandaşı kandırmaya çalışması abesle iştigaldir. Milletimiz bunu yutmayacak. Tabi ki milliyetçi söylemlerle sık sık kamuoyunun karşısına çıkmasının tek bir sebebi var; iktidar AKP’nin elinde gidiyor. Vatandaş sandıkta bunun hesabını soracak.

Kamuoyu araştırmaları AKP’nin tek başına iktidar olamayacağını, muhalefete düşecek br parti konumuna geldiğini gösterince telaşla önümüzdeki iki ay boyunca bu erime sürecini nasıl durdurabilirim, dolayısıyla 400 milletvekili gibi laflarla bir algı oluşturup 276’yı yakalayabilir miyim telaşının sonucudur. Dün söylediklerini bugün unutan bir Cumhurbaşkanı yarın ne söyleyecek merak ediyoruz.

ERDOĞAN ‘ÇÖZÜM SÜRECİNİ TANIMIYORUM’ DERSE ŞAŞIRMAYALIM

HDP parti olarak seçime girme kararı alınca Kürt kökenli vatandaşlarımız ama isteyerek, ama zorla oylarını AKP’ye vermeyecekler öbür tarafa kayacağını görünce, Güneydoğu’dan, Doğu’dan bir şey yok AKP’ye, e nasıl oy alacak? Dolayısıyla çözüm süreci gibi bir süreci tanımıyorum derse şaşırmayalım. Çünkü düne kadar Kürt sorunu benim sorunumdur diyen zihniyet eğer dün ‘Ne Kürt sorunu kardeşim, Kürt sorunu yoktur’ noktasına geldiyse, dünü unutup bugünün şartlarına göre vatandaşı nasıl kandırır, nasıl oy alırım telaşına düşmüştür.

MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın:

DAHA DÜNE KADAR MİLLİYETÇİLİĞİ AYAKLAR ALTINA ALDIĞINI SÖYLEYEN ERDOĞAN ŞU ANDA MİLLİYETÇİLERİN AYAKLARINA KAPANMAKTADIR

Balıkesir’de ‘Kürt sorunu yoktur’ demenin AKP’ye sağlayacağı hiçbir fayda yoktur. Bunun da millliyetçi oylarının AKP’den ayrılmasını engelleyecek hiçbir inanılır tarafı yoktur. Şu anda AKP iktidardan, halk tarafından kovuluyor olmanın bir paniğini yaşamaktadır. Daha düne kadar milliyetçiliği ayaklar altına aldığını söyleyen Tayyip Erdoğan şu anda milliyetçilerin ayaklarına kapanmaktadır. Ama bu zavallı bir görüntüdür. Allah kimseyi böyle bir siyasi münafık durumuna düşürmesin. İnandırıcılığı, karşılığı yoktur.

SARAY’LA HÜKÜMET ARASINDA DAHA ÇOK GEL-GİTLER YAŞANACAKTIR

Saray’la hükümet arasında daha çok gel-gitler yaşanacaktır. Yaşanmaması mümkün değildir. Çünkü hükümet, zaten 400 milletvekili isteyerek çift başlılığı ortadan kaldıracağını söyleyen Saray’ın zaten mevcut Başbakan’a çizdiği rol müsamere başbakanlığı rolüdür. Aralarındaki mücadele kaçınılmazdır. Bunu çok alanlarda da daha göreceğimizi düşünüyoruz. Bu testi çatlamıştır, su tutmaz.

Aktifhaber

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Murat Gulebenzer
621 gün önce
'' DUNE KADAR MILLIYETCILIGIN AYAKLAR ALTINA ALAN KOR ZIHNIYET SIMDI MILLIYETCILER'IN AYAKLARINA KAPANIYOR ''.yuce ALLAH boyle insani rezil eder sayin Erdogan,sen sen ol boyundan buyuk laflar etme.
TÜRKSOYLU
622 gün önce
HANİ MLLİYETÇİLİK AYAKLAR ALTINDAYDI MİLLİYETÇİLİK VETÜRKLÜK FİKRİNİ TANIMIYORDUNUZ NE OLDUAKPLİLER
mhp hüdapar işbirliği.
622 gün önce
düşmanımın düşmanı dostumdur. hareketle. bölücülere meydan bırakılmamalı bölgesel işbirliğine gidilmelidir.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
AKPi'nin anayasa teklifi için MHP'de imzalar atıldı.
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, Başkanlık sistemiyle ilgili Bahçeli'..
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Genel Başkanı Kem..
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, başkanlık sisteminin Türkiye'de ..
Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın, "Türk Futbolu ve FETÖ" baş..
Kılıçdaroğlu, Meclis’te yaptığı konuşmada iktidarın neden olduğu olumsuz ge..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=