Lütfen bekleyin..

Bakan Nurettin Canikli'den Süleyman Şah'ta toprak kaybı itirafı...

21 Mart 2015, 15:13

Meclis tutanaklarına giren görüşmelere göre Bakan Nurettin Canikli, Süleyman Şah Türbesi'nin yeni yerinde Türkiye'nin uluslararası hukuk açısından işgalci konumunda olabileceğini ima etti...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

* Süleyman Şah türbesini IŞİD tehlikesi nedeniyle taşımak zorunda kalan ve bunu büyük bir başarı gibi sunan AKP Hükümeti'nin Bakanı Nurettin Canikli, Meclis'teki konuşmasında Türbenin taşınmasını toprak kaybı olarak niteledi mi?

* Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkilileri tarafından bu nakil olayının uluslararası anlaşmalara dayanmadığı, Türkiye'nin toprağından vazgeçtiği ve ihanet suçu olduğu konusunda yetkililer uyarıldı mı?

* Türbenin yeni taşındığı yer konusunda Türkiye uluslararası hukuk açısından işgalci konumunda mı? Suriye, Birleşmiş Milletler kararıyla şu andaki Süleyman Şah Türbesi'ni boşalttırabilir mi?

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz ay Suriye sınırları içerisinde Karakozak'ta bulunan Süleyman Şah Saygı Karakolu ve Türbesi, IŞİD tehlikesi nedeniyle Türkiye sınırlarına daha yakın Eşme'ye taşınmıştı.

Sözkonusu nakliyat, AKP Hükümeti ve Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından büyük bir başarı olarak lanse edilmiş ve hatta bu sözde "başarı" Saray ile Hükümet arasında paylaşılamamıştı.

Süleyman Şah Karakolu ve Türbesi'nin taşınmasıyla ilgili Meclis'te yapılan bir görüşmede AKP'li Bakan Nurettin Canikli'den çarpıcı itirafların geldiği ortaya çıktı.

Yeniçağ Gazetesi Yazarı Ahmet Takan'ın köşesinden yayınladığı Meclis Tutanaklarına göre Bakan Canikli, Türbenin taşınmasının Türkiye için toprak kaybı olarak nitelendirilebileceğini ima ederken, türbenin şimdiki yerinde Türkiye'nin uluslararası hukuk açısından işgalci konumunda olabileceğine dikkat çekiyor.

Zira Türkiye ile Suriye arasında yapılan anlaşmaya göre Türkiye'ye verilen haklar, sadece Türbenin taşınmadan önceki yeri olan Karakozak için geçerli olduğu belirtiliyor.

Bunu itiraf eden Bakan Nurettin Canikli, "Suriye diyorsa ki eğer, bunu diyebilir yani: "Hayır, şu anda taşındığı yerde uluslararası hukuk açısından benim rızam yoktur, geçerli değildir, tek başına bunu taşıyamazsın." Dolayısıyla, senin için korunan alan eski yeridir. Tamam, sorun yok, eski yerinde sorun yok. Tabii, tartışılabilir bunlar, hepsi tartışılabilir"

İşte Ahmet Takan'ın köşesinden paylaştığı O Meclis Tutanakları;

Geçtiğimiz Çarşamba günü "AKP Bayıldı" başlıklı yazımızda Dışişleri Bakanlığında Süleyman Şah operasyonu ile ilgili  kurulan kriz masasının kriz gündemini yazmıştım.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, konuyu Perşembe günü gece yarısı  TBMM Genel Kurulunun gündemine taşıdı. Hükümetten cevap istedi.

Yaşanan tartışmaları tutanaklardan aktarıyorum;

Bülent Kuşoğlu - Sayın Bakana ben de delaletinizle bir soru sormak istiyorum.
Bu Süleyman Şah Karakolu'yla ilgili olarak bir kriz masasının oluştuğu, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı yetkilileri tarafından bu nakil olayının uluslararası anlaşmalara dayanmadığı, Türkiye'nin toprağından vazgeçtiği ve ihanet suçu -sonuç olarak- işlendiği ve Suriye'nin Birleşmiş Milletler kararıyla şu andaki Süleyman Şah Türbesi'ni boşalttırabileceği üzerinde çalışmalar yapılıyor.

Kriz masasında bu çalışmalar yapılırken acil olarak aslında bunların çok önceden yapılması gereği sizce de kabul edilir sayın Bakan. Bu çalışmalar yapılmadı mı da Türkiye bu zor duruma, bu sıkıntılı duruma düşürüldü ve bu çalışmalar ne aşamadadır? Bilgi verebilirseniz Hükümet adına memnun oluruz.

Gümrük ve Ticaret bakanı Nurettin Canikli - Orada bizim tezimiz, kabulümüz; bir ihlalin, bir zayıflamanın olmadığı şeklinde yani sonuç itibarıyla Suriye devletinin egemenlik alanındaki bir bölgede belirli bir miktar arazinin Türk toprağı sayılması.

Şimdi, tabii, şu söylenebilir: Yani o yer bellidir, spesifiktir -taşınmadan önceki alan için, yer için söylüyorum- dolayısıyla bu imtiyazlar, bu haklar orası için, o lokasyon için verilmiştir gibi birtakım hususlar, iddialar gündeme gelebilir.

Şimdi, normal şartlar altında, her şeyin normal olduğu bir dönemde yani uluslararası ilişkiler açısından karşınızda tam olarak muhatap olabileceğiniz ve egemenliğe hâkim, kendi topraklarında egemenliğine hâkim bir gücün, bir kuvvetin, bir devlet yapısının olduğu durumlarda bu tartışmalar haklı olabilir. Ama burada çok özel bir durum var, özel durumlar uluslararası hukukta da hukuki gerekçe olarak kabul edilebilir iç hukukta olduğu gibi.

Yani şunu anlatmaya çalışıyorum: Buradaki bir taşıma, bu şekildeki bir taşıma yeni yerde aynı hakları bize sağlar. Öncelikle yine burası da Suriye devletinin, bilinen, tanınan haliyle Suriye devletinin egemenlik sınırları içerisinde. Aynı miktar bir arazi, bu anlamda bir kayıp söz konusu değildir, zaten bu simgeseldir esas itibarıyla, elbette önemlidir ama simgeseldir sonuç itibarıyla. Onurlu bir kazanımdır, korunması gerekir, sonuç itibarıyla bu topraklarda bu kazanım devam ediyor, o hak korunmaya devam ediyor.

Uluslararası haklar açısından uluslararası kuralların ihlali midir? İhlali olmadığını da ortaya koyan bana göre olağanüstü şartlardır, olağanüstü durumlardır. Biraz önce ifade etmeye çalıştığım gibi yani her şey normal olsaydı böyle bir taşıma uluslararası hukuk açısından tartışılabilirdi ama şimdi tartışılamaz çünkü o devlet bu hakkımızı orada koruma imkânına sahip değil. Eğer koruyabilseydi, koruma iktidarı, gücü olabilseydi yani taşınmadan önceki lokasyonunda Türkiye'nin bu haklarını koruma imkânına -aynı büyükelçilik gibi- sahip olsaydı o zaman bu sağlanırken, sağlandığı bir ortamda bu taşımanın tartışılması, değerlendirilmesi yapılabilirdi.

Yusuf Halaçoğlu- Sayın Bakanım, burada bir şey var açıklığa kavuşturulması gereken. Sizin söylediklerinizin hiçbirisi olmaz. Şundan dolayı olmaz: 1923 Lozan Anlaşması'na göre Caber Kalesi'nin bulunduğu yerdeki arazi uluslararası anlaşmayla Türkiye'ye bırakıldı ama şimdi terk edilmiş bulunan barajın yanındaki yani şimdi yıkılıp terk edilmiş olan yer Suriye ile, iki devlet arasında yapılan anlaşmayla onun yerine kabul edilmiş bir bölge ama şimdiki taşındığı yer Suriye'yle anlaşmayla yapılmış bir yer değil.

TERKEDİLEN YER SURİYE TARAFINDAN DA KABUL EDİLMİŞ TÜRKİYE TOPRAĞI

Dolayısıyla, o söyledikleriniz gerçekleşmez. Yani, şu anki terk edilen yer Türkiye toprağı olarak Suriye tarafından da kabul edilmiş bir yerdir. Dolayısıyla, şimdiki taşındığı yer aynı statüye girmez anlaşma olmadığı için. O bakımdan Suriye bu konuda haklı duruma düşer. Dolayısıyla, bunu o şekilde değerlendirmek, uluslararası bakımından da herhangi bir şekilde başımıza karşı bir argüman çıkmayacak demek yanlıştır.

Canikli - Şimdi, taşınmadan önceki yer uluslararası anlaşmalarla korunmuş, muhafaza altına alınmış ya da o haklar tespit edilmiş.
Halaçoğlu - Suriye'deki ilk taşındığı...
Canikli - Taşınmadan önceki yeri söylüyorum.
Halaçoğlu - İlk taşındığı, Caber Kalesi...
Canikli - Hayır, daha sonraki, yine Suriye'yle yapılan...
Halaçoğlu - Sadece Suriye'yle.
Canikli  - Evet, Suriye'yle yapılan... O da geçerlidir, hukukidir, uluslararası hukuk açısından geçerlidir.
Halaçoğlu - Geçerli orası.
Canikli - Şimdi, zaten o nedenle geçici olduğunu söylüyoruz. Suriye diyorsa ki eğer, bunu diyebilir yani: "Hayır, şu anda taşındığı yerde uluslararası hukuk açısından benim rızam yoktur, geçerli değildir, tek başına bunu taşıyamazsın." Dolayısıyla, senin için korunan alan eski yeridir. Tamam, sorun yok, eski yerinde sorun yok.
Halaçoğlu - Ama, "Terk ettiniz." diyor yalnız.
Canikli - Ya, "Terk etsin." demiş olabilir mi?
Canikli - Yani, dolayısıyla... Tabii, tartışılabilir bunlar, hepsi tartışılabilir. Ama, o zaman orada uluslararası anlaşmalarımızla karşılıklı korunuyorsa tamam, güzel. Sen güvenliği sağla, devletsin madem, ben de taşınayım...
Halaçoğlu - Bakanım, orayı Türkiye'nin koruması lazım, Suriye korumaz.

"Gak, guk, kem-küm" eden, sorunun içinden çıkamayan Hükümeti daha fazla batmaması için AKP'li Başkan vekili Ayşenur Bahçekapılı tartışmayı  keserek kurtardı.
Takdirlerinize sundum!..

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Yeniçağ Gazetesi'nin İstanbul Yenibosna'da bulunan merkez binasına ..
Yeni anayasa konusunda AKP ile MHP anlaştı. Teklif cuma ya da cumartesi gün..
AKP Muğla İl Başkanı Kadem Mete, Yatağan'da yapılan toplantıda skandal ..
Yunanistan mahkemesi, Yunanistan'a kaçan darbeci askerlerden 2'sini..
Avrupa'dan gelen bazı parlamenterlerin, terör soruşturması kapsamında t..
Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine düzenlenen Fırat Kalkanı Harek..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=