Lütfen bekleyin..

Yeni Akit yazar Faruk Köse, AKP'lilerin itikadi sapkınlıklarını sıraladı ve tespiti yapıştırdı..

04 Ocak 2015, 17:00

Faruk Köse; Yıllardır iktidarda olmak, seçimlerde zafer üstüne zafer kazanmak, bileğini kimsenin bükememesi insanı bu kadar mı pervasız kılar? Neyin sarhoşu oldu bu vekiller de, müslüman milletin umudu olan bir parti içinde siyaset yapıp, sonra ne müslümanlığa, ne de insanlığa sığmayacak bir söylemin mümessilliğini yapar hale geldiler?..

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Yeni Akit'ten Faruk Köse bugünkü köşesinde "AKP'lilerin itikadi sapkınlıklarını" sıraladı ve bazı tespitlerde bulundu. Köse yazısında "AK Parti bu haliyle çok sürmez, batar. Bu batış biraz geç olabilir, ama bir kez batınca bir daha da gün yüzünü göremez." diyerek de dostane bir uyarıda bulunduğunu söyledi.

İŞTE FARUK KÖSE'NİN BUGÜNKÜ YAZISI;

Toplumun bazı hassasiyetleri var. Hakta/hakikatte olmanın bazı gerekleri var. Bunları gözetmeden söylenecek söz, yapılacak iş, tutulacak yol; belki başlangıçta, doludizgin gidilirken, bir başarı ivmesi yakalamışken, bir rakibe bodoslama bindirirken ürettiğin heyecan atmosferinde araya kaynayabilir. Ancak bu, öyle derinlerde öylesine duyguların kök salmasına neden olur ki, geri bildirimi çok sert olur. Toplumun sillesini yiyen bir daha belini doğrultamaz.

İşte bu türden vahim hatalara, AK Partili bazı milletvekilleri de düştü. Birkaç örneği yaklaşan seçimler öncesinde “AK Parti’nin siyaset plânlayıcıları”nın basiretine ve “müslüman toplumun vicdanı”na arzediyorum.

Hatırlayın, geçtiğimiz yıl AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, “Günah işleme özgürlüğü”nden söz etmiş, 17 Aralık operasyonuyla “insanların günah işleme özgürlüğüne müdahale edildiğini” söylemişti. Habertürk’te yaptığı açıklamada, “yolsuzluk iddiaları”yla ilgili sorulara cevap verirken özetle şu ifadeleri kullanmıştı:

“Allah, insana günah işleme özgürlüğü vermiştir. Günahsızlık talep etme hakkı vermemiştir.... Hz. Peygamber günahları açan değil örtücü olan bir rahmet geleneğinin mimarıdır.... 17 Aralık’la insanların günah işleme özgürlüğüne müdahale edildi. Günahları ortaya saçarak Allah’ın hududuna müdahale ediliyor.”

Ne yani, “yapan yapsın görmeyin, üstünü örtün” mü? Günah işleme özgürlüğün olabilir de, günahına toplumu bulaştırma veya topluma zarar veren bir günahı işleme özgürlüğün olamaz, değil mi? Niye toplumun -varsa- senin suçunu gizleme yükümlülüğü olsun ki?

Daha da ileri gidenler oldu. Mesela AK Parti Düzce Milletvekili Fevai Arslan, dönemin Başbakanı Erdoğan için, “Allah’ın bütün vasıflarını üzerinde toplayan bir lider” tabirini kullanıp şunları söylemişti:

“Türkiye olarak artık koşmaya başladık. İşte bu koşan arabanın tekerine bir şey sokma hedefi olanlarla karşılaştık.... (Türkiye’nin) başında öyle bir lider var ki dünya liderliği kabiliyetinde ve Allah’ın bütün vasıflarını üzerinde toplayan bir lider var. İşte bunun önünü kesmek istediler.”

Partisinin liderine “Allah’ın bütün vasıflarını üzerinde toplayan lider” diyecek kadar şirazeyi şaşıranlar, “milletin vekili” olarak “milletin hayatını biçimlendiren yasalar”ı yapma konumundaysalar, burada durup iyice bir düşünmek gerekmez mi?

Bir başka AK Partili Düzce Milletvekili İbrahim Korkmaz ise, kendisinden ve kardeşinden söz ederken toplumsal hassasiyetlere karşı son derece lâkayt ve çirkin bir tarz kullandı; kendisinden “Hazret-i İbrahim”, kardeşinden “Hazret-i Muhammed” diye söz etti. Yılbaşı gecesi Facebook’tan yaptığı açıklama özetle şöyleydi:

“Bu gece.... son derece önemli bir gece... Çok, ama çok sevdiğinizi bildiğim iki önemli şahsiyet bu gecede dünyaya gelmişlerdir. Bunlardan birincisi Hazret-i İbrahim, ikincisi ise Hazret-i Muhammed’dir.... Allah bu iki büyük zata hayırlı ve bereketli ömürler versin diye dua ederseniz hiçbir şey kaybetmezsiniz.... Hz. İbrahim tabii ki benim. Hz. Muhammed ise en küçük kardeşim.”

 

Tepkiler üzerine “espiri yaptığını” ve “Hazreti” kelimesinin Türkçe “beyefendi” anlamına geldiğini söyledi. Kendisini ve kardeşini iki büyük Peygambere izafe ederek espiri yapma cüretini nereden aldığını açıklayacağına, kelime oyunu yaptı. 

AK Partili Mehmet Metiner’i bilirsiniz. Her konuda konuşur. Çok konuşunca, boş konuştuğu da, çok hata yaptığı da olur. Mesela Adıyaman’da bir yerel TV’ye konuk olan Metiner, “AK Parti’li bakan ve vekil yakınlarının torpille devlet kadrolarına atandığı yolundaki iddialar”a ilişkin soruya öyle bir cevap verdi ki, batırdı:

“Akraba olduğu için atanma olmaz ama şunu da söyleyeyim; biz inançlı insanlarız değil mi; cuma namazına gittiğimizde her hafta hutbede ne okunur; ‘akrabalarını koru, kolla’ der.”

Sunucunun, “o zaman sizin yaptığınız bu, öyle mi oluyor?” sorusuna verdiği cevap daha da beter:

“Vallahi sen Allah’ın ayetine bile karşı geliyorsan, ben sana ne diyeyim?”

Şimdi Metiner, Allah’ın ayetini torpil uygulamasına payanda yapmaya kalkışmış olmuyor mu? Peki, akrabalarına torpille makam verme imkânı olmayanlar, Allah’ın ayetini tatbik etmemiş mi oluyor yani? Böyle bir iddiaya böyle mi cevap verilir?

Bu örnekler varken, başlıktan sorduğum soru çok fazla olmasa gerek. Yıllardır iktidarda olmak, seçimlerde zafer üstüne zafer kazanmak, bileğini kimsenin bükememesi insanı bu kadar mı pervasız kılar? Neyin sarhoşu oldu bu vekiller de, müslüman milletin umudu olan bir parti içinde siyaset yapıp, sonra ne müslümanlığa, ne de insanlığa sığmayacak bir söylemin mümessilliğini yapar hale geldiler?

Sayın Davutoğlu’nun, seçim öncesi kadro teşkilinde çok dikkatli olması lazım. Milletin hassasiyetlerini umursamayan bir ekiple yol alamayacağını biliyordur sanırım. AK Parti bu haliyle çok sürmez, batar. Bu batış biraz geç olabilir, ama bir kez batınca bir daha da gün yüzünü göremez.

Dostça uyarayım dedim.

Etiketler : AKİT, faruk köse,
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
erdogan
704 gün önce
Müslüman her zaman doğruyu söyler.Partilar geçicidir.Allah ın hesabı haktır.
doktormustafa
705 gün önce
Agzina diline kalemine sağlık Allah razi olsun sizden
İSMAİL BABACAN
705 gün önce
BUNLARI BİZDE GÖRÜYORUZ.ANINDA KENDİ KENDİMİZE TENKİT EDİYORUZ.GEÇMİŞTEKİ İKTİDARLARI VE TÜRKİYE ÜZERİNDE PLAN YAPANLARIDA BİLİYORUZ.HER İKTİDARDA YANLIŞ YAPANLAR ÇIKAR.ARIZALAR VAR DİYE YAPILAN BÜYÜK ,ŞLERİDE DURDURMANIN,ÜLKEDEKİ İSTİKRARI BOZMANINDA LUZUMU YOK.
hasan yılmaz
705 gün önce
bu gidişat böyle devam ederse kazansa bile hiç varlığı olmayacak çünkü pkk her tarafı sardı kendi taraftarı anlatıyor yani ipin ucunu kaçırdı diyorum
Hamit AKDERE
705 gün önce
Allah razi olsun iyi bir mümin yazisi
ali paşa
705 gün önce
inşaAllah
hamii
705 gün önce
Böyle bir dayın olsun istemezmisin?

Akrabalarımızı koruyup kollamamız gerekiyor. Etrafımızdaki ihtiyaç sahiplerine malımızın-kazancımızın zekatını vermeliyiz, onları bu yönde koruyup gözetmeliyiz. Allah'ın(c.c.) emri gereğince yolda kalmışlara, fakir ve yoksul kimsesizlere yardım etmemiz, zekat vermemiz doğrudur. Hali vakti yerinde olanlar yastıklara para doldurmayı bırakıp, kazançlarından ihtiyaç sahiplerini yakın veya uzak akrabalarını bulmalılar ihtiyaçlarını karşılamalıdırlar diye düşünüyorum. Ama bir yere memur alınıyor ve yüksek puan almış ve o görevin ehli adaylar varken ; makamını, mevkisini kullanan bir insan adayların önüne yakınını geçirerek göreve başlamasına veya görevde yükselmesine vesile olması bu ayetle birebir örtüşür mü bilemiyorum?! Ben de yeni bir şey öğrenmiş oldum. Bundan böyle bazı milletvekillerimiz ayet veya ayetleri gerekçe göstererek sınavsız veya sınavlarda çok düşük puan almasına rağmen çok yüksek puan alan, o işi yapmaya ehil olan adayların önüne akrabalarını-yakınlarını geçirerek Kamu kurumlarına doldurmaya kalkışırlarsa hiç şaşırmamalıyız!

Bazı Milletvekillerimiz bundan böyle işine nasıl gelirse ayet veya hadisleri gerekçe gösterek-yorumlayarak akrabalarını işe yerleştirecekler, makam almalarına yardımcı olacaklar, böylece koruyup gözetecekler... Memur adayı arkadaş senin de bir gün dayın Milletvekili olursa ve böyle düşünürse; işe girme sorunun ortadan kalkabilir, senin dayın da seni koruyup kollayabilir...




sevgili memur adayları, sen sınavda tam puan almış olabilirsin, sen işinin ehli olabilirsin,hatta 2 üniversite bitirmiş ve hatta onlarca belgen olabilir ama yine de seni koruyup kollayacak bir dayın mecliste olmalıdır diye düşünüyorum.çünkü akrabaları koruyup kollamak için ayet var.bu ayetin gereğini yerine getir





İhtiyaç sahibi Akrabalarımıza zekatımızı vermeliyiz, onları bu yönde koruyup gözetmeliyiz. Allah'ın(.c.c) emri gereğince yolda kalmışlara, kimsesizlere yardım etmemiz, zekat vermemiz doğrudur. Hali vakti yerinde olanlar yastıklara para doldurmayı bırakıp, kazançlarından fakir-fukaraya yardım etmelidir.Vekilimiz akrabalarına kamuda iş bularak veya makam yükselterek ayet gereğince akrabalarını koruyup-kollamış olduğuna inanıyor olabilir mi, acaba ?
TURGAY PISKIN
705 gün önce
KOMSUSU AKRABASI AC IKEN KENDI TOK YATAN BIZDEN DEGILDIR... BUNUN NERESINDE TORPIL YAP DIYER EL INSAF
Ahmet Gözübüyük
705 gün önce
GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ., GÖRMEK İSTEDİĞİN GİBİ GÖRMEK VAR.
Osman
706 gün önce
Yenimi uyandınız.????
AKP Allahın ismi ile senelerden beri siyaset yapıyordu.
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
Diriliş Ertuğrul'un son bölümünde izleyiciler, Ertuğrul'un zehirlen..
"Dolarını bozdur, görüntüyü gönder, haber yapalım"
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=