Lütfen bekleyin..

Engin Alan iktidarın “âkil adamları” için “akılsızlar” ifadesini kullandı

21 Aralık 2014, 15:02

MHP Milletvekili Engin Alan sözde çözüm sürecini sert bir şekilde eleştirdi

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Balyoz kumpasında yaklaşık 4 yıl hapiste kalan ve 18 yıl hapis cezasına çarptırılan Özel Kuvvetler eski Komutanı, MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan, tahliye olduktan sonra Ankara’da verdiği ilk konferansında, iktidarın “âkil adamları” için “akılsızlar” ifadesini kullandı.

Yandaş medyanın, işgâl altındaki İstanbul’un mütareke basınından hiçbir farkı kalmadığını, hatta daha kötü olduğunu belirten Alan, BDP’nin organize ettiği Kobani “ayaklanması” konusunda da, “Bizi düzmece belgelerle hapse atanların bu kepazelik karşısında kılları bile kıpırdamadı. BDP’lilerin söylediklerinin milyonda birini biz söylesek, 8 sütuna manşet olurduk, darbeciler, teröristler diye... Bundan daha büyük utanmazlık olur mu?” dedi.

Türk Ocakları Ankara Şubesi’nin dün akşam düzenlediği dostluk ve dayanışma gecesine katılan Engin Alan, 2014’ün son günlerinde ülkenin manzarasını ve 2015’te Türkiye’yi nelerin beklediğini anlatıp, iktidarın “çözüm sürecini” sert bir şekilde eleştirdi.

PKK PARALEL DEVLET KURDU

17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu “1’inci AKP-Cemaat savaşı”, 14 Aralık’ta Cemaat medyasına yapılan operasyonu ise “2’inci AKP-Cemaat savaşı” olarak nitelendiren Alan, AKP-PKK ortaklığıyla ilgili olarak da şunları söyledi:

“Ülkenin en önemli meselesi ‘çözüm’, bize göre ise ‘ihanet süreci’ tam gaz sürmektedir. Tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak anlayışını sonlandırıp, yerine parçalanmış, bölünmüş, dağılmış, çok dilli, çok milletli bir ‘yeni Türkiye’ yaratmayı hedefleyen ihanet süreci AKP-PKK işbirliğiyle 2014’te de hız kesmeden devam etti, ediyor. Bu ihanet sürecinde İmralı canisi ‘baş müzakereci’ oldu. İmralı-Kandil-HDP hattı AKP’nin kontrolünde kesintisiz çalıştı. Diğer yandan iktidara ve kendilerine göre akıllı, bize göre akıldan nasibini almamışlar ile yandaş ve yalaka medya eliyle milleti bu ihanet sürecine alıştırmaya yönelik, tek yönlü algı yönetimi aralıksız sürdürüldü. Güneydoğu’da devlet otoritesi sıfırlandı. Geçmişte sadece dağda barınabilen PKK, paralel örgütü KCK kanalıyla bölgede il ve ilçelerde de tekrar kontrol sağlamaya başladı. Örgüte katılımlar geçmişte hiç görülmemiş boyutlara ulaştı. Şu anda askerlik şubeleri çalışıtırıyorlar. Güneydoğu’da devlet yoktur. Asker kışlada, polis karakolda, mülki amirler odada. Örgüt yol kesiyor, okul yakıyor, bayrak indiriyor, Atatürk büstlerini yıkıyor, vergi topluyor, mahkeme kuruyor, silahsız asker ve koruculara suikast düzenliyor. Ülkemizin en öncelikli ve en tehlikeli sorunu bölücülüktür. AKP iktidarının PKK terör örgütüyle flörtü 2005-2006 yıllarına kadar gitmekle beraber, millet ilk kez 19 Ekim 2009’daki Habur vakası ile durumdan haberdar oldu. Arkasından Haziran 2011’de Oslo tutanakları ortaya çıkınca durum artık milletten saklanamaz hale geldi. Bu durum üzerine MHP Lideri ve yöneticileri, ‘Siz İmralı canisi ve PKK’yla görüşüyorsunuz’ dediklerinde Başbakan ve iktidar çevreleri, ‘görüşen şerefsizdir’ cevabını verdi. Gelinen bu noktada ‘şeref’ meselesini takdirlerinize bırakıyorum. Bütün bunlar olurken ben Sincan Cezaevi’ndeydim. Ziyaretime gelenlere şunları söyledim: Elinde silah olan bir görütle pazarlık yapılacak en büyük yanlıştır. PKK asla silah bırakmayacak, istediklerini alana kadar silahı bir tehdit unsuru olarak kullanacaktır. Ana dilde eğitim, özerklik ve Apo dahil bütün teröristleri dışarı çıkarmak temel istekleri olup, bundan bir adım dahi geri gitmeyeceklerdir. Tamamen çekilmeyecek, istekleri yerine gelmezse, gidenler de geri dönecek ve bu süreçte örgüt daha da güçlenecektir. Ben kâhin falan değilim, ama bugüne baktığımızda geldiğimiz noktanın tam da bu olduğunu açık seçik görüyoruz. Bir yandan akılsız adamlar, bir yandan yandaş medya kullanılarak, algı yönetimi ile toplum Apo’nun serbest bırakılması dahil, olacaklara alıştırılmaktadır. Haşlanmış kurbağa hikayesi var ya, aynen öyle. Bugünkü medyanın işgâl altındaki İstanbul’un mütareke basınından hiçbir farkı yoktur, hatta daha da kötüdür.”

Alan, teröristbaşının, “Nisan’a kadar bu iş bitmeli sabrımın sınırındayım” sözlerine de “Şu cürete, şu utanmazlığa bakar mısınız? 40 bin kişinin katili, cani Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni nasıl tehdit ediyor” diye tepki gösterdi. 

PKK’nın elindeki silahı kullanarak, iktidarı sürekli tehdit ettiğini ve tehdit ettikçe de bütün istediklerini teker teker aldığını, hükümetin şu andaki tek amacının ise oyalama stratejisi ile bu işi seçime kadar uzatmak, seçimde de bunu propaganda malzemesi yapmak olduğunu belirten Alan, “Ancak PKK terör örgütünün bu sefer bu numarayı yutmayacağı görülüyor” dedi.

BDP’nin “Kobani” ayaklanmasının, “geleceğe dönük toplumsal kalkışmanın provası” olduğuna dikkat çeken Alan, şöyle devam etti:

“Bizi düzmece belgelerle hapse atanların bu kepazelik karşısında kılları bile kıpırdamadı. Bunların milyonda birini biz söylesek 8 sütuna manşet olurduk, darbeciler, teröristler diye... Bundan daha büyük utanmazlık olur mu?”

CUMHURİYET’E ELVEDA

Alan, rejimin tehlikede olduğunu vurgularken de şu uyarılarda bulundu:

“Bu konuda resim açık ve nettir. Şayet 2015 seçimlerinde AKP Anayasa’yı tek başına değiştirecek bir çoğunluk sağlarsa, Türkiye demokratik parlamenter sisteme ve Cumhuriyete ‘elveda’ diyecek, bunun yerine başkanlık sistemine ‘merhaba’ diyerek, tek bir adamın yönetiminde yeni Türkiye’ye doğru dolu dizgin koşacaktır. Türkiye 91 yıllık tarihinde hiç görülmemiş bir dönemi yaşamaktadır. Evet işimiz zordur, ancak imkânsız değildir. Haziran seçimleri bu açıdan çok büyük bir fırsattır. Bu seçimler ülkemizin gelecek 25-30 yılını belirleyecektir. Hiç kimse sihirli formül aramasın. Başarının tek formülü vardır o da çalışmak, çok çalışmaktır. Bize düşen görev doğrudan millete gitmek, her yere, herkese ulaşmak, ülkenin geldiği ve gittiği noktayı bıkmadan, usanmadan milletimize anlatmaktır. Tablo açık ve anlaşılır şekilde anlatılırsa, milletimizin anlayacağı ve gereğini yapacağı konusunda umudumu koruyorum. Milletime güveniyorum.”

Konuşmasından sonra Türk Ocakları Ankara Şube Başkanı Türkân Hacaloğlu, Engin Alan’a plaket sundu. Geceye Şehit Aileleri Federasyonu Başkanı Hamit Köse ile şehit aileleri de katıldı.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Çakıroğlan
718 gün önce
MHP seçim günlerinde her sandığa 2-3 adam koymalı adaletli ve namusluca sandığının sahibi olmalıdır
ali lhsan soba
719 gün önce
Malesef gec kalindi hukumet cemast ile ugrasiyor pkk akp secimlere kadar ates kes ilan ediyor sevimden sonra ozerkligi ilan ederler bukadar net
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
Ümit Özdağ, dış politikayı değerlendirdi. İlişkilerde stratejik hamleler ya..
CHP Tunceli İl Yönetim Kurulu’nun asil ve yedek üyeleri, il başkanı olan A..
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Anayasa değişikliği konusunda MHP ile mutaba..
AKPi'nin anayasa teklifi için MHP'de imzalar atıldı.
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, Başkanlık sistemiyle ilgili Bahçeli'..
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Genel Başkanı Kem..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=