Lütfen bekleyin..

Yaşar Okuyan: Korku devleti oluşturmak, gazeteciler sindirilmek isteniyor

13 Aralık 2014, 15:10

Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, aralarında 150 gazetecinin de bulunduğu yüzlerce kişinin gözaltına alınacağı iddialarını değerlendirdi. İktidarın bu yolla korku devleti oluşturmak istediğini söyleyen Okuyan, herkesin özellikle gazetecilerin sindirilmek istendiğini belirtti.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Yaşar Okuyan, birçok medya kuruluşuna yönelik operasyon yapılacağı iddiasını Cihan Haber Ajansı'na (Cihan) değerlendirdi. Bu durumu 'hukuk dışı bir davranış' olarak niteleyen Okuyan, “Bu tamamen korku devleti oluşturmak ve Türkiye’de herkesi özellikle gazetecileri sindirmek, sivil toplum kuruluşlarına gözdağı vermek, muhalefeti tamamıyla tasfiye etmektir. Yani insanlar korkularından yazamasın, konuşamasın. Bunun adı demokrasi değil bu başka bir rejim. Türkiye zaten o başka bir rejime sürükleniyor.” diye konuştu.

Bu iddiaların iktidar tarafından yalanlanmadığına dikkat çeken Okuyan, “Yani 400 tane ismi belirliyorsunuz ve bunun içinde özellikle 150 tanesi gazeteci diğer isimler kimlerdir bilmiyoruz. Ama bu durum 3 gündür de yalanlanmıyor. Adalet Bakanlığı, beklerdim ki Türkiye bir hukuk devleti ise çıkıp 'bunlar yalandır, bu iddialar gerçek değildir' demesini. Yok bu iddialar doğruysa o zaman da onunla ilgili açıklama yap. Evet, böyle bir soruşturma hazırlığı var ama detayını bilmiyorum ilgili savcılık yürütüyor dersiniz. Bunlar denilmiyor. Bu memlekette 27 Mayıs ihtilalini, 12 Mart’ı gördük, 12 Eylül’ü yaşadım. İhtilal dönemlerinde bile bir bakın 5-10 gazeteci tutuklanmıştır, soruşturma açılmıştır. Ama 150 gazetecinin ismini yazacaksınız. Neden? Türkiye’de yasa yok mu? Basın yasası var. Eğer bir köşe yazarı suç işlemişse zaten basın savcılığı devreye girer. Onun dışında tazminatı gerektiren bir suç durumu varsa o zamanda ilgili kimin hakkında yazmışsa dava açar. Bu yollar açıkken bunların dışında 150 tane gazeteciyi toptan bir liste yapacaksınız. Ne diye? bu organize suç örgütü. Çünkü başka bir şeyiniz yok. Peki bu organize suç örgütü ne zaman oluşmuş? Kim bunun lideri? Sen armut mu topluyordun? Bunu söyleyen AKP iktidarına sormazlar mı şimdiye kadar aklın neredeydi?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan ve içerisinde 'makul şüphe' kavramının yer aldığı yasayı da değerlendiren Okuyan, şöyle konuştu: “1933’lerin Hitler Almanya'sındaki yasalar çıkartılıyor. Yasanın çıkmış olması onun hukuki olduğunu gerektirmez. Hukuk başka bir şey, yasa başka bir şeydir. Martin Luther King, zenci beyaz tartışmaları esnasında senatoda konuşurken ‘yasalar uygulanıyor’ şeklinde laf atılıyor. O da ‘Unutmayın, 1933’lerin Almanya’sında da yapılanların hepsi yasaldı.’ diyor. Düşünün ben iktidarım, çoğunluk bende yasa çıkarıyorum. Örneğin 5 kişiden fazla yan yana yürüyemezsin. Şimdi bu yasa hukuki mi, vicdani mi, insani mi, normal mi? Ne demek makul şüphe? Bir polis diyecek ki ben senden şüphelendim. Neden, bıyığından, kaşından, gözünden sonra üstünü arayacak, arabanı, evini arayacak. Yetmedi hadi karakola böyle bir şey var mı? Bu memlekette ihtilalleri gördük, ben 12 Eylül ihtilalinde idamdan yargılandım. İhtilal döneminde rastlamadığımız hadiselere rastlıyoruz. Bunun kabul edilebilir bir tarafı yok. Bunun adı ileri demokrasi. Dünyada, Türkiye’de demokrasi olduğunu sanıyor. Buradaki esas üzüntü verici taraf odur. Türkiye adım adım diktatörlüğe gidiyor. Yasalarla gidiyor.”

'ERDOĞAN'IN FAİLİ MEÇHUL İDDİASI FECAAT'

Yaşar Okuyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün yaptığı konuşmada ‘faili meçhul cinayetler’ iddiasının demokrasi ve hukuk devleti açısından sorgulanması gerektiğini belirtti. Konuşmayı 'fecaat' olarak niteleyen Okuyan, “Herkese çatıyor, CHP, MHP, HDP, Cemaat, Geziciler. Hepsini sayıyor 'dümdüz edeceğiz.' Birisinin Erdoğan’a ‘Sen Cumhurbaşkanı’sın AKP genel başkanı değilsin’ demesi lazım. Kaldı ki faili meçhullerde ortaya çıkacak dediğiniz vakit 'pardon sen başbakandın, bugün suçladığın kimselerle siz 12 sene beraberdiniz, yeni mi jeton düştü? Faili meçhuller varsa senin Başbakanlığın döneminde oldu. Doğru veya yanlış sen iddia ediyorsun. Bu iddiayı ortaya koyduğuna göre o zaman bunun sorumluluğu sende. Sen tayin etmişsin -kimi kast ediyorsa- Şimdi bunu bir tarafa iterek sanki 30 sene öncesinden bahsediyor. Bu devir gider, bu dönem sona erer iktidar değişikliği olur. Erdoğan’ın bu süreçle ilgili özellikle son bir senedir kullandığı kelimeler, yaptığı açıklamalar kendisini suç ikrarına girer. Göreceksiniz bugün bir takım gruplara, insanlara tanzim edilen iddianamelere ek iddianamelerde kendi ismi şu anda üzerine yürüdüğü, tasfiye etmeye çalıştığı kendi telaşıyla o iddianamelere, sanık ve şüpheli sıfatıyla girecektir. Bunu yaşarsak göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın ticaret ve sanayi odası başkanları tarafından ayakta alkışlanmasını da eleştiren Okuyan, "Orada birçok ticaret ve sanayi odası başkanı. Sanki Kuzey Kore devlet başkanı salona girmiş, hepsi ayağa kalkıyor, hazır olda ve alkışlıyor. Ticaret ve sanayi odaları başkanları kendilerini Kuzey Kore’de mi hissetti? Bu kişiler geçmiş iktidar dönemlerinde de böyle mi davranıyordu? Böyle bir şey olabilir mi? Bu demokrasi açısından son derece rahatsız edici bir fotoğraf.” dedi.

Etiketler : yaşar okuyan,
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Sahte ve ikiz plaka takan, plakasız araç kullanan sürücülere para ve trafik..
Adil Öksüz'ün, örgütün 'sivil imamları' oldukları öne sürülen K..
Mehmet Baransu'nun eski eşi, çocuklarının soyadını mahkeme kararıyla de..
Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Yunanistan'a..
CHP, Irak'ın kuzeyinde Telafer bölgesinde yaşananları adım adım takip e..
Fırat Kalkanı harekatında Suriye'nin El-Bab Bölgesinde TSK'ya yönel..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=