Lütfen bekleyin..

'Bu yolsuzluk dosyaları kapatılamaz'

27 Ekim 2014, 20:40

İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, takipsizlik kararı verilen yolsuzluk operasyonlarıyla ilgili dosyanın kapatılmasının mümkün olmadığını söyledi.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Rüşvet suçunun TCK'da zaman aşımı süresinin 15 yıl olduğuna dikkat çeken Kocasakal, "Kimse kendisini çok kurtulmuş zannetmesin. 15 yıl içerisinde devran döndüğünde, yargı tam anlamıyla bağımsız hale geldiğinde bu dosya yeniden açılır." dedi. Kocasakal, "Emniyetin yargıya meydan okuması, Yeniçeri isyanıydı." ifadelerini kullandı.

Ümit Kocasakal, gündemdeki konularla ilgili Beyoğlu'ndaki İstanbul Barosu'nda bir basın toplantısı düzenledi.

Takipsizlik kararı verilen yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili konuşan Kocasakal, dosyanın takipsizlik kararı verilerek kapatılmasının mümkün olmadığını dile getirdi. Bu kararın hukukçuları ve kamuoyunu tatmin etmediğini belirten Kocasakal, "Dosyada anılan kişilerin, yani bir takım bakan ve bakan çocuklarının masumiyet karinesi var. Herkes onlara da saygı göstermek zorunda. Bu kişiler 'Suçludur.' demek doğru değildir. Yeterli suç şüphesi varsa kamu davası açılarak bu suçların işlenip işlenmediğinin yargı tarafından belirlenmesi de zorunludur. Takipsizlik kararı verilebilir. Bunda da bir sıkıntı yok. Ama bu soruşturmalarda başından itibaren yaşananlar, yani bir gecede değişen yönetmelik, emniyetin yargıya meydan okuması. Bu bir yeniçeri isyanıydı aslında. Danıştay'ın iptal kararından sonra o dönemin başbakanı, Danıştay ve savcıları tehdit etmesi. Sulh ceza mahkemelerinin kaldırılarak, sulh ceza hakimlerinin yerine gelmesi, soruşturma savcılarının değişmesi ve bu süreç, verilmiş olan bu takipsizlik kararı üzerinde makul hatta somut delillere dayalı haklı şüpheler yaratıyor." ifadelerini kullandı.

'SAVCI, HAKİMDE OLAN YETKİYİ KULLANIYOR'

"Takipsizlik kararı veren savcı Ceza Muhakemeleri Kanunu'ndaki açık hükümlere aykırı hareket ederek açık bir yetki ve görev aşımında bulunmuştur." diyen Kocasakal, "Bu bir yetki ve görev gaspıdır. Savcının hakim yerine geçerek, yargının yerine geçerek böyle bir değerlendirme yapma yetkisi yok. Sistemsel anlamda bir savcının, bir hakim kararını içeriği itibariyle tartışma yetkisi yok. Burada sayın savcı, hakimde olan yetkiyi, yani kendinde olmayan bir yetkiyi kullanıyor." şeklinde konuştu.

'EL İNSAF!'

Masumiyet karinesinin önemli olduğuna vurgu yapan Kocasakal, "Ancak, burada el insaf! Bu kadar görüntü, bu kadar teknik takip görüntüsü, bu kadar ayakkabı kutusu karşısında her haldeki kamu davasının açılması konusunda yeterli şüphenin olduğunu kabul etmek lazım. Bu suçun işlendiği anlamına gelmez. En azından bir yargılama yapılması gerekmez mi? Dolayısıyla gördüğünüz gibi kanuna aykırı olarak verilmiş yetki ve görev aşımıdır. Hukuksuz bir karardır." dedi.

Takipsizlik kararının yargısal bir karar olmadığını aktaran Kocasakal, "Nihai kesinliğe sahip bir karar değildir. Takipsizlik kararı verilmiş olsa dahi yeni bir delil ortaya çıkarsa ve zaman aşımı da dolmamışsa her zaman kamu davası açılması mümkün. Rüşvet suçunun zaman aşımı ne kadar? TCK'da 15 yıl. Kimse kendisini çok kurtulmuş zannetmesin. 15 yıl içerisinde devran döndüğünde, ama bunu kimse olumsuz anlamda anlamasın, yargı tam anlamıyla bağımsız hale geldiğinde bu dosya yeniden açılır. Kimse merak etmesin. Yargı bağımsız olursa, o kişiler bakımından da en büyük güvence olacaktır. Ortada kapatılmış bir dosya yoktur. Hukuken olması da mümkün değildir. Bu karar hukuka ve kanuna aykırıdır." diye konuştu.

'BİR ZAMANLAR ŞÜPHELİSİ, ŞİMDİ TANIK OLARAK DİNLENİYOR. BU SKANDAL!'

Bir gazetecinin "TBMM komisyonunun yolsuzluk soruşturması kapsamındaki çalışmasından herhangi bir sonuç bekliyor musunuz?" şeklindeki soruya Kocasakal, "Sonuç beklemiyorum. Yargıdan şüpheli kaçırıldığını görüyoruz. Bir zamanlar şüpheli olanlar şimdi tanık olarak dinleniyor. Bu neresinden bakarsanız bakın. Skandaldır." cevabını verdi.

'KOBANE DEĞİL, AYN EL ARAP'

Kamuoyunda Kobani olarak anılan bölgeye bilerek Ayn El Arap dediğini söyleyen Kocasakal, "Bu bir bilinçli seçimdir. Çünkü Ayn El Arap. Çünkü orası Suriye topraklarıdır. Suriye topraklarından bahsediyorsak, ismi budur. Çünkü psikolojik bir harekat var. Bu bir konsept. Rojava, Kobene ve Roboski bir algı operasyonu. Bundan dolayı da İstanbul Barosu'nda protesto edildik." ifadelerini kullandı.

'SANDIKTA YARGILAMA YAPILMAZ.

HSYK seçimlerinin öneminin altını çizen Kocasakal şöyle devam etti: "Yargının yerini ısrarla değiştirmeye çalışıyorlar. Ve bu, iktidarın en büyük başarısı. Hep 'Biz Millete gideriz. Onlar da Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'a gider.' dediler. Bunlar sadece 'Biz millete hesap veririz.' diyorlar. Güzel ama zaten yargı karşısına çıkınca da millete hesap vermiş oluyorsun. Çünkü o da Türk milleti adına karar veriyor. Sandık çok şeydir ama her şey değildir. Sandıkta yargılama yapılmaz. Adam öldürme fiilini sandıkta mı yargılarsınız? Sandık sadece siyasi hesap sorma yeridir. Hukuki hesap Türk milleti adına mahkemelerde sorulur."

Etiketler : Ümit Kocasakal,
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
İstanbul Sultangazi'de terör suçları savcısı Evilya Çalışkan'ın ara..
AKP Pendik İlçe Başkan Yardımcısı Yüksel Palut'un sosyal medyaya düşen ..
Sahte ve ikiz plaka takan, plakasız araç kullanan sürücülere para ve trafik..
Adil Öksüz'ün, örgütün 'sivil imamları' oldukları öne sürülen K..
Mehmet Baransu'nun eski eşi, çocuklarının soyadını mahkeme kararıyla de..
Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Yunanistan'a..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=