Lütfen bekleyin..

HDP'li Kürkçü: İmralı'da ne konuşuluyorsa anında öğreniyoruz!

27 Ekim 2014, 11:04

Türk Milleti2nden saklanan pazarlık, PKK'nın siyasi uzantısına anında servis ediliyor !

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

HDP Mersin Milletvekili  Ertuğrul Kürkçü, 6-7 Ekim sonrasında HDP içinde başlayan tartışmalara ve Kobani bahaneli protestolara değindi.

Hürriyet'ten Cansu Çamlıbel'e konuşan Kürkçü, "İmralı’da ne konuşuluyorsa o anında bütün birimlere dağılıyor. Herkes ne konuşulduğunu biliyor. O yüzden manipülasyona gelmezler, gelmeyiz. Ama AKP’nin işi zor. Parti teşkilatına ne konuşulduğuna dair hiçbir bilgi gittiğini sanmıyorum" dedi.

Altan Tan'ın Kobani protestolaryla ilgili söylediği "MHP kadar olamadık" şeklindeki özeleştiriyi "talihsiz bir aıklama" olarak değerlendiren Kürkçü, Arın ve Sırrı Süreyya Önder arasında tartışma için ise " Bence hükümet değil, Bülent Arınç kendi kendine konuşuyor. Bu müzakerelerde yer alan herkes açısından mutabakata varılmış bir konu." dedi.

İşte Kürkçü'nün açıklamalarından satırbaşları:

İMRALI’DA NE KONUŞULUYORSA ANINDA BİZİM BÜTÜN BİRİMLERE DAĞILIYOR AKP TEŞKİLATININ HABERİ VAR MI?

- Hükümet mahfillerinde Öcalan’ı hep Kürt hareketinin bahsettiğiniz diğer aktörlerinden ayrı bir yere koyup sahip çıkma var. Bu tavır Kürt hareketinin diğer bileşenlerinde ‘Öcalan bizi satıyor mu’ acaba diye bir soru işaretine sebep oluyor mu?

Bende olmuyor. Biz özgürlük hareketiyle ortaklık kuran Türkiyeli sosyalistleriz, öteki HDP bileşenlerinde de yok. Ama daha çok geçmişte savaşa dahil olmamış, mücadelenin acılarını çekmemiş ama PKK ve Öcalan’ın sahip olduğu nüfuzdan ötürü kendini kenarda hissetmiş insanlar arasında böyle söylentiler olduğunu görüyoruz. Öcalan müzakerelere başlamadan önce dahi, tutuklanmadan önce dahi böyle bir trend Kürdistan’da vardı. Bu dün de vardı, bugün de var. İkincisi de; hükümet Öcalan’ın Kürt kitleleri üzerindeki belirleyiciliğini kendi yanında göstermek için çok çaba gösteriyor. Bunu olduğundan mümkün olduğu kadar farklı göstermeye çalışıyor. Yoksa heyet gidiyor, geliyor. İmralı’da ne konuşuluyorsa o anında bütün birimlere dağılıyor. Herkes ne konuşulduğunu biliyor. O yüzden manipülasyona gelmezler, gelmeyiz. Ama AKP’nin işi zor. Parti teşkilatına ne konuşulduğuna dair hiçbir bilgi gittiğini sanmıyorum.

AKİL HEYET İŞLEVİNİ TAMAMLADI AYNI IRMAKTA İKİ KERE YIKANILMAZ

- Arabuluculardan mı bahsediyorsunuz?

Bu iki tarafın ve toplumun nezdinde makbul addedilen kişilerden oluşan kendisine arabulucu ya da oyun kurucu rolü vehmetmeyen, toplum adına süreci gözlemekten başka bir işlevi olmaması gereken bir heyettir.

- Siz bunu talep edince hükümet ‘Akil İnsanlar’ı işaret ederse kabul edecek misiniz?

Bu heyet işlevini tamamladı. Aynı ırmakta iki kere yıkanılamaz.

- İmralı görüşmelerinde müzakere aşamasına geçildi mi?

Müzakere aşamasına geçmek için en önemli hazırlıkların yapıldığını anlıyoruz. Ama henüz geçilmedi. Çünkü hâlâ deniyor ki, ‘Öcalan’ı başmüzakereci olarak kabul edemeyiz’. Fakat bu aşamaya gelmek dahi bizim açımızdan sosyal ve siyasal meselelerinin tamamının görüşüldüğü anlamına gelmez.

BİZ ANLAŞTIK, ARINÇ KENDİ KENDİNE KONUŞUYOR

- İmralı görüşmeleri için sekreterya meselesi Sırrı Süreyya Önder ile Bülent Arınç arasında bir atışmaya neden oldu. Arınç ‘belki heyetteki o arkadaşlar da değişir’ bile dedi. Ne var bu çıkışın arkasında?

Bu kaba güvenlikçi ukalalık. Fakat hükümetlerin sadece kaba güvenlikçi tavrı yok. Aynı zamanda politikanın gereklerine önem vermeye çalışan başka kanalları da var. Madem her şey Öcalan’la yürüyor, o zaman Öcalan’la yürütsünler. Adaya Öcalan’la görüşmek için Öcalan gitsin. Hmm, nasıl olur? Kürdistan özgürlük hareketi çeşitli bileşenlerden oluşan kompleks bir yapı. Tabii ki devlet adına hükümet müzakereyi Öcalan’la yürütecek. Bu olmazsa olmaz. Peki bütün öteki işler nasıl yapılacak? Onların dediği gibi olabiliyorsa hükümet Meclis’te Öcalan’la birlikte kanun çıkartsın. Biz ‘Nasıl olsa generaller var, AKP ile niye görüşelim; KCK ile ordu görüşsün’ demiyoruz. Savaş askerlere bırakılamayacak kadar ciddi bir işse politika devrede olacak. Politikayı devreden çıkararak çözüm bulacağını sanmak güvenlikçi yaklaşım, Arınç’ınki asker kafası.

- Son noktada sürece zarar gelmesin diye hükümetin aklındaki sekreterya formülünü kabul eder misiniz?

Sonunda tabii ki buna karar vereceklerin başında Öcalan var. Fakat ben onun da bunu benimseyeceğini düşünmüyorum. Biz de bunu benimsemeyiz. Böyle çocuk oyuncağı gibi şey mi olur.

- O halde Bülent Arınç’ın açıklamasına rağmen şu noktadasınız; Sırrı Süreyya, Pervin Buldan ve İdris Baluken sekreteryanın doğal üyesidir.

Bu zaten kabul edilmiş bir şey.

- Ve kabul edilmiş şeyi inkâr mı ediyor hükümet?

Bence hükümet değil, Bülent Arınç kendi kendine konuşuyor. Bu müzakerelerde yer alan herkes açısından mutabakata varılmış bir konu. Şimdi durup dururken yol ortasında Bülent Arınç çıkıyor bunu diyor. Arınç kendince aba altından sopa gösteriyor. Evet müzakere de bir mücadele konusu ama bu kadar günübirlik, laf ola beri gele bir yaklaşım da müzakere ciddiyetiyle uyumlu değil.

Bütün ihtilafların aşılması bakımından atışmanın ortaya çıkarttığı asıl önemli olan sonuç bir üçüncü göz ihtiyacının yakıcı bir biçimde ortada durduğu. Tarafların nelerde mutabık kaldığı, hangi konularda anlaşmazlığın sürdüğü ancak her ikisine eşit mesafede bir başka göz tarafından toplum için inandırıcı bir biçimde ortada konabilir.

Altan Tan 6-7 Ekim olaylarından sonra partinize ciddi eleştiriler getirdi, hatta MHP liderini öven bir tavır sergiledi. Siz de ülkücü hareketi sokaklardan uzak tutan MHP’nin tavrının sizlere örnek olması gerektiğini düşünür müsünüz? Bu hissiyat HDP içindeki genel hissiyatın neresine denk düşüyor?

Ben tabii bunun talihsiz bir örnekleme olduğunu söyleyebilirim. Bunun siyasi sonuçlarıyla yüzleşince Altan Bey de ‘Keşke dememiş olsaydım’ demiş olabilir. Bahçeli biliyorsunuz bu gollük pası kaçırmadı. Bu meseleyi konuşurken, bizim MHP ya da başka bir parti gibi tek merkezli olup olmadığımıza da bakmak lazım. Kürdistan özgürlük mücadelesinin tek bir politik merkezi yok. KCK diye bir politik vakıa var, DBP diye başka bir politik vakıa var. Ben Altan Bey’in HDP alanın bütününe sahipmiş, alanın tamamını çekip çeviriyormuş, işini tam yapmamış gibi konuştuğunu görüyorum. Ben bu kanaatte değilim. Yanlış anlaşılmasın şunu demek istemiyorum; biz yapmadık başkaları yaptı. Fakat biz hareketin ne kadarını sevk ve idare ettiysek o kadarından sorumlu olabiliriz. Biz bugün o hasarla yürümek ve tamir edip yola devam etmek durumundayız. Ancak Kobani’nin düşme ihtimali karşısında herhangi bir çağrıya sahip olmayan bir partinin Kürtlerin gönlünde gelecekte pek bir yeri olamazdı.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Yeniçağ Gazetesi'nin İstanbul Yenibosna'da bulunan merkez binasına ..
Yeni anayasa konusunda AKP ile MHP anlaştı. Teklif cuma ya da cumartesi gün..
AKP Muğla İl Başkanı Kadem Mete, Yatağan'da yapılan toplantıda skandal ..
Yunanistan mahkemesi, Yunanistan'a kaçan darbeci askerlerden 2'sini..
Avrupa'dan gelen bazı parlamenterlerin, terör soruşturması kapsamında t..
Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine düzenlenen Fırat Kalkanı Harek..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=