Lütfen bekleyin..

AKP yandaşı Yeni Akit: Öcalan'ın serbest kalmasını tartışalım !

17 Ekim 2014, 15:46

Yeni Akit Yazarlarından Ersoy Dede, İmralı'da ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Öcalan'ın serbest bırakılması da dahil pek çok konunun tartışılması gerektiğini söyledi.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

AKP yandaşları "Öcalan'a özgürlük kampanyası" başlattılar !

"Öcalan Süreci iyi okuyor" diyen Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile "Öcalan'ın konumu tartışılmalı" diyen Yeni Şafak Yazarı Abdülkadir Selvi'den sonra Yeni Akit yazarı Ersoay Dede, daha açık ve net konuştu: ‘Öcalan’ın serbest bırakılması’ da dahil olmak üzere her konunun tartışılması lazım gelen bir dönemin içindeyiz."

İşte Yeni Akit'ten Ersoy Dede'nin bugünkü yazısı;

Biliyorum 30’dan fazla masumun bir kaç gün içinde vahşice katledildiği günlerin hemen arkasından, içinde ‘Öcalan’ ve ‘serbest’ ifadelerinin geçtiği makaleler çok rahatsız edici.. Ancak bazı gerçekleri de görmezden gelemeyiz. Yaşadığımız bu son Kobani Provokasyonu günlerinin sorumlusu mudur Öcalan, yoksa o iç savaş provalarını tek el hareketiyle durduran biri midir?..

http://www.haberfedai.com/upload/dosya/30816.jpg

OLAYLARI DURDURAN KİŞİ AYNI ZAMANDA BAŞLATAN KİŞİDİR

Kişisel kanaatimi söyleyeyim. Ben, böylesi büyük bir hareketi durdurabilecek gücü olan kişinin, o hareketi de başlatan kişi olduğuna inanırım.. Ama kime sorsam aksini söylüyor. Öcalan’ın sokakları terörize eden değil, sürece zarar verdiği gerekçesiyle bu şehir terörünü durduran adam olduğunu söylüyor PKK’yı iyi bilenler..Peki bu kafa karışıklığı neden oluyor?..

Türkiye toplumu, en tarihi açıklamaları, Öcalan’dan değil, okuma yazması bile olmayan, hangi güce hizmet ettiğini bilmediğimiz, kim tarafından kullanıldığı tartışmalı aklı yarım bir yakın akrabasından okuyor. Artık bu durumun sona ermesi lazım. Tıpkı diğer mahkûmlar gibi, kontrollü bir şekilde basın mensuplarının da Öcalan’ın yanına gidip mülakat yapabilmesi, ne diyorsa doğrudan söyleyebilmesinin önünün açılması lazım. Üstelik bu yeni bir talep de değil.. Geçen yaz kabul edilen “terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair kanun”un içeriği buna izin veriyor. Ama ne hikmetse uygulanmıyor bu kanun. Şimdiler akil adamlar heyetinin 30 kişilik bir bölümü aralarında bu talebin de olduğu bir dizi şeffaflaşma adımını hayata geçirmek üzere hareketlenmiş durumda. Kendileri mi gider, biz gazetecilerin Ada’ya gidişine olanak sağlanması talebini mi yükseltirler bilemiyorum. Tek bildiğim artık Abdullah Öcalan her ne diyorsa, aracısız olarak duymak-bilmek istiyorum.

"ÖCALAN'IN SERBEST KALMASI TARTIŞILMALI"

Gelelim Öcalan’ın cezaevi şartlarına... ‘Öcalan’ın serbest bırakılması’ da dahil olmak üzere her konunun tartışılması lazım gelen bir dönemin içindeyiz. Bir kere bunu artık içselleştirme vakti geldi.. Ancak hiç akıllardan çıkarılmaması gereken başka bir yönü daha var işin.Sadece Tartışabiliriz... 10 binlerce masum sivil insanın, çocuğun, askerin ölümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle yargılanıp ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilmiş, cezası kesinleşmiş birinden söz ediyoruz. Bugünkü şartlarda değil çıkması, burnunu göstermesine olanak yok. Peki ama çıkamaz mı?.. Demokrasilerde her şey mümkün. CHP ve MHP’nin 10 Ağustos’ta aday gösterdikleri Ekmeleddin İhsanoğlu ne demişti? “TBMM tamam derse, Öcalan’ın serbest kalmasını Cumhurbaşkanı olarak onaylarım” dememiş miydi? (BirGün Gazetesi / 23 Temmuz 2014) Ben serbest bırakılması taraftarı değilim. Yaptıklarının cezasını çekmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Ama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne göre, Öcalan’ın günün birinde serbest kalabilme umudu olmaması insan haklarına aykırı bir durum. Bu yoruma katılıyorum. Belki de en azından yeri değiştirilerek, daha normal bir mahkûm gibi İstanbul, Ankara ya da Bursa’da bir cezaevine nakledilerek bir adım atılabilir. Arkasından da Türkiye toplumuyla, arada Mehmet Öcalan olmadan iletişim kurmasının önü açılır. Bunu Öcalan için değil, bu toplumun bir ferdi olarak kendim için istiyorum. Ve tüm bu süreçte Öcalan’ın serbest bırakılması fikri de tartışılmaya devam edebilir. Ki normale dönebilelim..

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
hazin
783 gün önce
FAKİRLERE kurban eti dağıtırken PKK'lılarca linç edilerek öldürülen Diyarbakır Gaffar Okan Anadolu Lisesi 3. sınıf öğrencisi Yasin Börü'nün (16) gözü yaşlı annesi Hatice Börü, yaşadığı tarifsiz acıya rağmen bir yaşındaki kızı Meryem ve lise birinci sınıfa giden oğlu Furkan için dik duracağını belirterek, 'Benim iki elim her iki dünyada Selahattin Demirtaş'ın yakasında olacaktır. Oğlumun katili HDP'liler ve Selahattin Demirtaş'tır. Onun yargılanmasını istiyorum. Akan kanın sorumlusu odur. Ben ağlamayacağım onları sevindirmeyeceğim. Yasinim temiz, efendi, anne babasına saygılı başarılı bir çocuktu. Bir gün olsun oğlumdan bir şikayet almadım. Oğlumun hiç kimseye zararı yoktu. Oğlum eline taş sopa alarak kimseye saldırmadı. Kimse yardımlarına gitmedi ne polis nede asker. Çocuklarımız öldürüldükten saatler sonra geldiler' dedi. Arkadaşlarımın cesedini gördüm 'Aşağı indiğimizde binanın önünde arkadaşlarımın cansız bedenlerini gördüm. İlk önce Hasan'ı gördüm yüz
İgümüşok
783 gün önce
Len satılmış köpek sus artık yeter çürüsün şerefsiz içeride
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Yeniçağ Gazetesi'nin İstanbul Yenibosna'da bulunan merkez binasına ..
Yeni anayasa konusunda AKP ile MHP anlaştı. Teklif cuma ya da cumartesi gün..
AKP Muğla İl Başkanı Kadem Mete, Yatağan'da yapılan toplantıda skandal ..
Yunanistan mahkemesi, Yunanistan'a kaçan darbeci askerlerden 2'sini..
Avrupa'dan gelen bazı parlamenterlerin, terör soruşturması kapsamında t..
Suriye'nin kuzeyindeki terör hedeflerine düzenlenen Fırat Kalkanı Harek..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=