Lütfen bekleyin..

Davutoğlu: IŞİD daha çok Türkiye'ye tehdit

29 Eylül 2014, 22:36

Başbakan Davutoğlu, Türkiye sınırına dayanan IŞİD'in herkesten çok Müslümanlara ve Türkiye’ye tehdit oluşturduğunu söyledi. Yabancı savaşçılar konusunda da Avrupa'ya, "Hepimiz elimizi taşın altına koyacağız" diye seslendi.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Başbakan Ahmet Davutoğlu İstanbul'da düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) kapanışında konuştu. Davutoğlu, bir Avrupalı bakanın, 'IŞİD’e karşı savaşmak için Suriye rejimi ile işbirliği yapalım' teklifi yaptığını söyledi, "IŞİD’le mücadele için Suriye ile işbirliği yapılırsa IŞİD’in militan sayısı artar" diye uyardı. Davutoğlu, "IŞİD anlayışı her şeyden daha çok Müslümanlara ve Türkiye’ye tehdittir." dedi. 

Davutoğlu'nun hem IŞİD'i eleştirdiği hem de Avrupa'ya seslendiği konuşmasından satır başları şöyle:

"Türkiye’nin kaderi Avrupa’nınkinden ayrıştırılamaz"

"Bölgesel kalkınma konuşulacaksa en doğru yer İstanbul’dur. Ortadoğu’da kriz varken onurlu, emniyetli bir hayat sürmek isteyen Suriye, Irak vatandaşlarını da İstanbul’da görürsünüz. Çok ciddi sorularla karşı karşıyayız ve bu soruları sormak zorundayız. Türkiye’nin kaderi Avrupa’nınkinden ayrıştırılamaz."

http://www.haberfedai.com/upload/dosya/30026.jpg

"Sınırlarımız doğal değil, geçişken sınırlar"

"Küresel ekonomideki daralma bölgesel krizin artmasına neden oldu. Türkiye Avrupa’daki finansal krize geliştirdiği bölgesel politikalarla direndi. 17 ülkeyle hükümetler arası mekanizmalar kurduk. Sınırlarımız doğal sınırlar değil, geçişken sınırlar. Bunu ekonomiye yansıttık. Suriye rejiminin zulmüyle IŞİD terörü arasında sıkışan bölgede bir proje başlatmıştık. Biz bu sınırları ekonomik işbirliğiyle aşmaya çalıştık. Ortadoğu’da ortak ticaret havzası oluşturmaya çalıştık. Latin Amerika’ya, Afrika’ya açıldık. Afrika’da 25 yeni büyükelçilik açtık. 92 olan büyükelçilik sayımızı 131’e çıkardık. Türkiye hem gerçek hem ekonomik ve jeopolitik fay hatlarının üzerinde. Arap Baharı’nı sahiplendik, hâlâ sahipleniyoruz."

"Sünni camia Esad’a cephe almışken biz destekledik"

"2011’de 7 saat Beşşar Esad’la görüştüm. O sırada 'Ya biz ne olacağız?' şeklinde bir soruya muhatap oldum. Beşşar Esad’a, 'Eğer bir ülkede eski cumhurbaşkanları, eski başbakanlar huzur içinde yaşayabiliyorsa o ülkede demokrasi vardır. Eğer eski cumhurbaşkanları, başbakanlar ya hapiste ya mezarda ya da yurt dışındaysa o ülkede demokrasi yoktur' dedim. Biz aylarca sabırla Beşşar Esad’ı ikna etmeye çalıştık. Bütün Sünni camia Esad’a cephe almışken biz onu destekledik."

"İslam dünyası IŞİD’le anılamaz. IŞİD de İslam’la anılamaz. 2011 yılında Arap Baharı başladığında insanlar sokağa çıktı ve aynı Avrupalılar, aynı bizler gibi özgürlüğü tatmak istedi. Ve bunun karşısında rejimler dayanamadı. 1988’de daktiloyla doktora tezimi yazarken Mübarek iktidardaydı. Bilgisayar, internet icat oldu Mübarek iktidardaydı. Facebook, Twitter icat olunca dayanamadı. Nesiller değişiyor ve gençler aynı liderleri görüyor. Hesap vermeyen liderleri. 2012 ümit yılıydı. Seçimler yapıldı, insanlar ilk kez sandıklara gittiler. İnsanlarda ümit vardı, biz bu insanlar için ne yaptık?"

"Gerçek demokrat seçim sandığı üzerinden soru sormaz"

"O günden bugüne biz Türkiye olarak aynı yerde durduk. Demokrasinin, Ortadoğu halkının yanında durduk. İçeride ve dışarıda herkes pozisyon değiştirirken, bizi reel politika yapmaya çağırırken biz demokrasinin ve Ortadoğu halklarının yanında durduk. Çünkü demokrasinin kıymetini en iyi biz biliriz. Darbelerle büyümüş bir nesiliz. Hangi Avrupa ülkesi ekonomik mucizelerini bir yıl içinde gerçekleştirdi? Demokrasinin arası olmaz, ya vardır ya yoktur. Demokrasi olsun ama şu eğilimler iktidar olmasın denildi. Türkiye’de biz bunu yaşadık. Gerçek demokratlar seçim sandığı üzerinden soru sormazlar."

"Yabancı savaşçıları nasıl belirleyelim?"

"Mısır’da Türkiye bir tavır aldı, bedelini ödediğimiz bir tavır. Mısır’da kalıcı istikrar ancak demokrasiyle sağlanır. Yeni nesiller gelecekte Suriye’yi yazdıklarında utanç sayfası olarak yazacaklar. Suriye’de demokrasi isteyenlere gerekli desteği verdik mi? Bütün o kitleler hayal kırıklığı içinde devrimin karşısında bir psikolojiye yöneldiler ve radikalleşme uç noktalara vardı. Ortadoğu bölgesindeki sınırlar yaşaması zor sınırlar. Bu sınırlar Avrupa’nın da sınırları. Mülteciler için sınırları aştığınızda 3 günde 138 bin mülteci geldi. Türkiye’ye yılda 35 milyon turist geliyor, yabancı savaşçıları nasıl belirleyelim? Meydan okuma küreselse hepimiz elimizi taşın altına koyacağız, artık yeter. Suriye krizinin, Irak krizinin bedelini Türkiye’ye ödetmek doğru değil. Oturduğumuz yerden ders vermeye kalkarsak bunu kimse kabul etmez."

"Sığınmacı yükünü paylaşabilir olmamız lazım"

"Türkiye kendi alın teriyle Suriyeli sığınmacılara 3.5 milyar dolar harcadı. Analarının ak sütü gibi helal olsun. Bir gün, Avrupa’daki uzun savaşlardan sonra olduğu gibi Ortadoğu halkları da bu sınırları saygı duymakla beraber geçişken kılacaklar. Avrupa’da ekonomik krizin sıkıntıları yaşanırken, Türkiye kendi istikrar adasını korumaya çalışıyor. Türkiye’deki en hızlı hükümeti 3 günde kurdum, çevremizdeki 7 hatta 8 ülke fiilen yönetilemez durumda. Sığınmacı yükünü paylaşabilir olmamız lazım. Dönüp de buradan bize terörist gelir diye yakınmak istemiyorlarsa ülkeler, elinden geleni yapmalılar."

"Suriye ile işbirliği IŞİD’in militan sayısını artırır"

"Suriye rejimine meşruiyet kazandırmak doğru bir yol değildir. Bir Avrupalı Bakan, 'IŞİD’e karşı savaşmak için Suriye rejimi ile işbirliği yapalım' teklifi yaptı. Şeytanla savaşmak için başka biriyle işbirliği yapmanın nasıl bir geçerliliği olabilir? Bu yolla IŞİD'e ne kadar büyük bir ,nsan kaynağı sağlarsınız. Suriye rejimiyle ilişkiye geçin, ertesi gün IŞİD'in militan sayısı birkaç misli artar. Bütün dışlandıklarını hisseden Sünniler oraya kayar."

"IŞİD daha çok Türkiye’ye tehdit"

"Halkımız bizden memnunsa meşruiyetimizin tartışılmasına izin vermeyiz. Buna halkımız karar verir. Avrupa bizim kaderimizdir. Ancak Avrupa’nın da bunu görmesi lazım. Biz Gümrük Birliği'nin paçasıysak Avrupa’nın serbest ticaret anlaşmalarını tek taraflı olarak yapmasına bir son vermesi lazım. Tamam belki siyasi olarak bir parçası değiliz ama ekonomik olarak parçasıyız. Avrupa ekonomik geleceğini bizimle planlamalı. Ortaçağ Avrupası'nın dogmatizmiyle bize yaklaşmasınlar. Modern, eşit bir Avrupalı olarak konuşalım. Avrupa’nın Ortadoğu’da terk ettiği demokrasiyi biz savunduk. IŞİD benzeri terör örgütlerine karşı tutumumuz açık ve nettir. Bu dünyaya tehdittir. Herkesten daha çok Müslümanlara ve Türkiye’ye tehdittir."

Kaynak: Al Jazeera

Etiketler : ahmet davutoğlu, işid, ışid
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Adana’daki mitingde tutuklu olan Cemaat yazarla..
Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Araştırma Görevlisi Ruslan Kurb..
İddia CHP eski milletvekili Melda Onur’dan geldi! Onur, bir arkadaşının bin..
FETÖ sanığı Akın İpek ve örgütün üst düzey yöneticilerinin kaçtıkları ülkel..
Yandaş medyadanın yazarlarından Ersoy Dede, Adana Aladağ'da yaşanan yu..
Son gündemde kamuoyunu en çok meşgul eden konulardan birisi olan bedelli as..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=