Lütfen bekleyin..

Taha Akyol: PKK 10 günde 47 eylem yaptı Bu nasıl çözüm süreci...

16 Temmuz 2013, 11:06

Hürriyet Yazarı Taha Akyol, adeta kral çıplak diye bağırdı.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Sözde Çözüm Süreci'nde PKK'nın çözüm istemeyen tutumunu yazan Taha Akyol, "MİT'in Öcalan'la yaptığı anlaşma böyle olamaz, böylesine saflık hayal bile edilemez" dedi.

Terör örgütünün son dönemde artan eylemlerine ve açıkladıkları tutum belgelerine göre PKK'nın değil silah bırakmak, daha da güçlendiğine dikkat çeken Hürriyet Yazarı Taha Akyol, "Böyle giderse, bırakın çözümü, eskisinden daha sıkıntılı bir sarmala kapılabilir" uyarısında bulundu.

PKK'nın son 10 günde 47 eylem yaptığını, kullandığı dilin savaş dili olduğunu, halkı ayaklanmaya çağırdına dikkat çeken Akyol, "Kim buna demokrasi dili diyebilir? Öcalan’ın dediği gibi “Silahlı mücadele devri bitti” ise bu silahlı dil niye" diye sordu.

Metehan Demir: PKK'nın çekildiği falan yok... TIKLA OKU

Öcalan'la Çözüm Süreci görüşmelerini sürdüren MİT'e de gönderme yapan Taha Akyol, "bu kadar saflık hayal bile edilemez" dedi.

İşte Hürriyet Yazarı Taha Akyol'un Çözüm Sürecine ilişkin çok kritik analizi;

Çözüm süreci denilen yolda kaygı verici işaretler var.

Böyle giderse, bırakın çözümü, eskisinden daha sıkıntılı bir sarmala kapılabilir Türkiye.
Evet, PKK adam öldürmüyor ama totaliter yapılanmasını güçlendirerek ve bölgede totaliter bir hâkimiyet kurmaya çalışarak çok daha tehditkâr bir strateji uyguluyor. “Süreç bozulmasın” diye devletin bir ölçüde hareketsiz kaldığı bugünkü ortamda, evet çok şükür şehit cenazeleri gelmiyor, gençler ölmüyor ama PKK’nın daha büyük bir tehdit haline gelmeye yöneldiğini gözden kaçırmamak gerekir.

TUTUM BELGESİ

Bahsettiğim tehdidin göstergeleri sadece üniformalı militanların “asayiş kontrolleri” değil... Sadece “paralel devlet” örgütlenmesi de değil...

Dağa militan devşirmeleri hızlanarak devam ediyor; ne için, piknik için mi?

Silahlı unsurların yalnız yüzde 15’ini çektikleri gibi, genel bir terör görüntüsü vermeden, son on günde 47 şiddet eylemi de yaptılar...

Böyle olayları sıralamak yerine, KCK ve Kongragel’in 12 Haziran’daki 9. kongresinde ilan edilen 10 maddelik “Tutum Belgesi”ne bakalım: Bu belge demokratik usullere adapte olmaya çalışan bir örgütün değil, silahlı tehdidini geliştirmek isteyen totaliter bir örgütün belgesidir.

SİLAHLI HAZIRLIK!

Evvela “Tutum Belgesi”nin 6. maddesi şöyle:
“Çeşitli güçlerden gelebilecek saldırılar karşısında gerillanın aktif savunmaya hazırlıklı olması...”

Örgüt en kanlı saldırılarını bile “aktif savunma” diye yapmamış mıydı? Kim buna demokrasi dili diyebilir?

Niye sadece yüzde 15’ini sınır dışına çektikleri, niye hâlâ Kandil’e adam götürdükleri açık değil mi?

Niye “asayiş kontrolleri” yapıldığı, niye henüz “terör” boyutunda olmayan şiddet eylemlerinin sürdürüldüğü belli değil mi?

Sınırın öbür tarafına çekilmeyi de şöyle tanımlıyorlar:

“Kürdistan’da gerilla güçlerinin ‘Medya Savunma Alanları’na planlı ve kademeli bir şekilde geri çekilmesi...”

Öcalan’ın dediği gibi “Silahlı mücadele devri bitti” ise bu silahlı dil niye?

SERHİLDAN ÖRGÜTLENMESİ

Dahası var... PKK’nın elindeki silahı bırakma niyeti şöyle dursun, terör rezervini bu şekilde büyütürken, hükümeti “ikinci aşama”ya zorlamak için “halk serhildanları” planlıyorlar; yani kitlevi ayaklanmalar. Tutum Belgesi’nin 4. ve 5. maddeleri şöyle:
“Hükümet üzerinde siyasal baskı oluşturmak üzere halk serhildanları temelinde tüm toplumsal dinamiklerin harekete geçirilmesi...

Halk serhildanlarının tüm Türkiye’ye yayılması... Yoğun bir eylem ve örgütlenme çalışması içinde olunması...”

Kim buna demokrasi dili diyebilir?!

Devlet karakol inşaatlarını durdursun, korucuları dağıtsın, şehirlerdeki serhildan yapılanması olan KCK’ları tanısın... Ama PKK terör kapasitesini geliştirsin, şehirlerde “serhildan”lar, yani kitlevi ayaklanmalar örgütlemeye devam etsin!

MİT BUNUN İÇİN Mİ?

Devlet adına MİT’in Öcalan’la yaptığı anlaşma böyle olamaz; böylesine bir saflık hayal bile edilemez.

Dünya pratiğinde de elbette MİT gibi organlar terör örgütleriyle “silah bıraktırma” görüşmesi yapmış, bir kısmı başarıyla sonuçlanmıştır; Kuzey İrlanda ve Bask gibi... Fakat hiçbirinde bu anlaşmaların ardından totaliter yapılanmalar ve daha da büyümüş bir terör tehdidi çıkmamıştı.

Türkiye’de ise evet, kanlı eylemler durmuştur fakat bu eylemsizlik aşamasında, demokrasiye geçiş değil, tersine, ayaklanmalar ve “aktif savunma” eylemleriyle daha büyük bir tehdidin hazırlanması gibi ciddi bir sorun oluşmaktadır.

Öteden beri yazıp duruyorum, PKK ile mücadeleyi sadece silah meselesi değil, totalitarizmle demokrasinin mücadelesi olarak görmek gerekir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
kadir özdemir
1239 gün önce
erdoğan pkk yı bir devlet kabul edip antlaşma yaptı .sınıra karakol yapmamayı taahhüt etti.norveçte norveç cumhurbaşkanı ve abd kontrolünde oslo sürecine söz verdi. anayasanın başbakana vermediği yetkiyi bir diktatör olarak kullanıyor .yargı ve yasama meclis bunu uyarmadığı için suç işliyor ordu ve muhalefette CIA tarafından kontrol ediliyor tek ümit Türk gençliği taksim gezide isyan etti ve hainleri ürküttü
ahmet
1239 gün önce
bu gaflet filan degil mitie emri veren tayip erdogan degilmi uyanın ve yine diyorum uyanın halkıma diyorum bu gafletten uyanın esaretin başlangıcı hangi partici olursan ol bu gafleten uyanmaya bak
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
"Dolarını bozdur, görüntüyü gönder, haber yapalım"
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun terörle mücadelede şehit olanların çocuklar..
Türkiye gece yarısı Meclis’e sunulan çocuklara cinsel istismar suçlarında m..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=