Lütfen bekleyin..

Fatih Altaylı'dan Davutoğlu-Erdoğan ikilisine sert sözler: İçine ettiniz...

23 Eylül 2014, 15:26

Rehine krizindeki orantısız övgüye tepki gösteren Fatih Altaylı, kendi çocukluğu üzerinden bir hikaye ile Erdoğan ve Davutoğlu'na çok sert sözlerle yüklendi.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Erdoğan ile Mehmet Fatih Saraç arasında geçtiği iddia edilen ve kamuoyunun "Alo Fatih hattı" olarak bildiği telefon konuşmalarına takılan Fatih Altaylı'nın seçim anketlerini AKP lehine manüple ettiği basına yansımıştı.

Aynı Fatih Altaylı bugün "günah çıkarır" gibi AKP'ye yüklendi....

101 gün sonra IŞİD tarafından serbest bırakılan rehinelerle ilgili özellikle yandaş medyada Hükümete yönelik övgülere sert tepki gösteren Habertürk Yazarı Fatih Altaylı isim vermeden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'na sert sözlerle yüklendi.

Fatih Altaylı, "Neredeyse içine ediyorsun. Sonra da kendi pisliğini temizledin diye bir de tezahürat bekliyorsun" ifadelerine yer verdi.

İşte Habertürk'te Fatih Altaylı'nın yazısından ilgili bölüm;

Çocukken hayli yaramazdım.
Yaramazlığım biraz da heyecanlı tabiatımdandı.
Bunun sonucu olarak da evde hayli tahribata sebep olurdum.
Ortalığı dağıtır, evin düzenini bozardım.

Her seferinde annemle başım belaya girerdi.

Odamı çok dağıttığım, hatta bu dağınıklığı evin diğer odalarına da yaydığım her seferinde annemden,"Dağıttığın gibi toplayacaksın" lafını işitirdim.

Benim bu toplama çabama yalvarmalarım sonucunda evde çalışanlar da yardım etmeye kalkıştığı zaman annem onları da durdurur, "Bırakın, dağıttığını toplamayı öğrensin" derdi.

Ben de iyi kötü ortalığı toparlardım.

Her seferinde de bu başarılı çalışmam sonucunda annemden bir "aferin" beklerdim.

Annem ise üstünkörü bir "aferin" der ama bu büyük dağınıklığı toplama çabamı asla, "Aferin benim oğluma, ne güzel de toplarmış ortalığı" diye övmez, hele hele ödüllendirme konusuna asla girmezdi.

Bir gün dayanamayıp, "Anne bir de 'Aferin ne güzel toplamışsın' de. Bak iki saattir uğraşıyorum toplamak için. Odamı pırıl pırıl yaptım. Senden bir övgü alamadım" diye isyan ettim.

Aslında çok yumuşak, çok sevecen bir kadın olan annemden o gün hayatımın derslerinden birini daha aldım:

"Bak yavrum, odan zaten pırıl pırıldı. Sen bu kadar dağınık olmasan, odan pırıl pırıl kalacaktı. Belirli ölçüde bir dağınıklık elbette olabilir ama sen odanın neredeyse içine ediyorsun. Sonra da kendi pisliğini temizledin diye bir de tezahürat bekliyorsun. Gelip bizim odayı toplasan aferin diyeyim, ama senin topladığın, dağıttın kendi odan."

Şimdi diyeceksiniz ki: "Fatih, senin çocukluğundan bize ne? Annenle olan konuşmandan bize ne? Dağıttığın odanı toplamandan bize ne?"

Doğru, size ne?

Sadece aklım hâlâ "49 rehine" meselesinde.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a düzülen "ölçüsüz" övgülerde.

Herhalde onlar çocukken odalarını dağıtmıyorlardı.

Etiketler : ışid, işid, fatih altaylı
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
özer GĞNEŞ
807 gün önce
Murat bey doğru söze aferim denir
MURAT ÖZYAMAN
809 gün önce
DOĞRU SÖZE NE DENİR
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
Diriliş Ertuğrul'un son bölümünde izleyiciler, Ertuğrul'un zehirlen..
"Dolarını bozdur, görüntüyü gönder, haber yapalım"
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=