Lütfen bekleyin..

Haliç’e atılan bebekler…

15 Temmuz 2013, 17:35

Akşam muhabiri Önder Şusoğlu ile eski polis şefi Feramuz Erdin bu kez Sütlüce’de öz annesi tarafından Haliç’e atılarak öldürüldüğü öne sürülen 2 aylık bebeğin hikâyesinin izini sürüyorlar…

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Ö.Ş         : Geçen hafta içinde Sütlüce parkında, sahilde balık tutan bir kişi, açıkta, suyun üzerinde duran iki minik ayak fark etti. Suda baş aşağı duran oyuncak bir bebeğe benzettiği nesneyi ayaklarından tutularak yukarı çektiğinde etrafındaki herkes dehşet içinde kalmıştı: Bebeğin oyuncak olmadığını anlayan çevredeki vatandaşlardan cesaretini toplayan ilk kişi durumu derhal polise bildirdi. Olay yerine gelen polisler, ilk incelemede cesedin iki aylık bir erkek bebeğe ait olduğunu belirledi. Polisler derhal olayla ilgili soruşturmayı başlattılar ama bunun bir cinayet olduğu daha en baştan belli değil midir?

F.E          : Kundaktaki bir bebek kendi kendine suya düşemeyeceği için tabii ki bir cinayettir. Sürekli olarak bir yakınının gözetiminde tutulması gereken bir bebek kazayla suya düşürülse bile çıkarılması birkaç dakika alır. Oysaki burada şişmiş bir bebek cesedi var. Yani yavrucak uzun süre suda kalmış.

BEBEĞİNİN KAÇIRILDIĞINI İDDİA ETTİ

Ö.Ş         : Polis ekipleri daha sonra yaptıkları incelemelerde, Eyüp'te bir bebek için kayıp müracaatında bulunulduğunu tespit etti. Böylelikle bebeğin ailesine ulaşıldı. Annesi bebeğinin kaçırıldığını iddia ediyordu.

F.E          : İfadesinde bebeğin annesi S.S.A kendince bir kurgu yapmış: Eyüp Camisi'nde tuvalete girerken bir kadının kendisine 'bebeği tuvalete götürme mikrop kapar' dediğini, bunun üzerine bebeği kadına emanet ettiğini ve tuvaletten çıktıktan sonra bebeğin de kadının da ortalıkta görünmediğini, daha sonra da polise başvurduğunu söylemiş…

Ö.Ş         : Bu pek inandırıcı bir hikâye gibi gelmedi mi size?

F.E          : Bazen çok kızarız ama polisin ilk işi mağdurdan şüphelenmektir – ki bu şüphe bazen doğru çıkar. Mağdurun hikâyesindeki çelişkiler işin çözülmesine çok yardımcı olur. Mağdurun ifadesi, zaten polisin elindeki en önemli ipucudur. Sizce bu annenin anlattıkları hayatın doğal akışına uygun mudur?

Ö.Ş         : Normal bir hikâye gibi görünüyor. Siz ne gibi aykırılıklar tespit ettiniz?

F.E          : Kim tanımadığı bir insana bebeğini emanet eder Allah aşkına? Hele de İstanbul gibi bir yerde… Bebeği tanımadığınız bir insana emanet etmek, onun kaybolmasını %50 ihtimalle kabul etmek demektir.

POLİS KOLAY İKNA OLMAZ

Ö.Ş         : Ama toplumdaki iyi niyetli veya cahil insanların varlığı da inkâr edilemez. Acil tuvalete gitmek ihtiyacı altındaki bir kadın kolayca ikna olmuş olamaz mı?

F.E          : Olabilir tabii ki… Ama o zaman polis açısından burada hemen güvenlik kamerası kayıtları ve şahitler devreye girer. Çünkü bebeği ve onu kaçıran kadını bulmak zorundalar. Sadece kuru bir hikâye polisi ikna etmeye yetmez. Polis bir suçun işlendiğine önce kendisi ikna olmalıdır.

Ö.Ş         : Başımıza bir hal geldiğinde polisi ikna etmekle mi uğraşmalıyız?

F.E          : Hayır ama polis her olaya 5N - 1K mantığıyla yaklaşır. Eğer bunların hepsinin makul birer cevabı varsa sorun yok.  Ama mağdurun hikâyesi bunlardan en az bir kaçına cevap veremiyorsa ortada bir sorun var demektir.

ÖLDÜRMEK İÇİN BEBEK KAÇIRILMAZ

Ö.Ş         : Gerçi anne S.S.A daha sonra bebeğini öldürmek suçundan tutuklandı. Bu da şüphelerin onun üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor.

F.E          : Bir an için annenin hikâyesinin doğru olduğunu farz edelim: Bir bebeği annesinin rızasıyla eline geçiren kötü niyetli bir kişi neden götürüp denize atsın ki? Bir bebeğin peşinde olan kötü niyetli bir kişi bunu onlarca kamera ile izlenen umuma mahsus yerlerde yapacak kadar gözünü karartmışsa, o bebekten bir şekilde faydalanmayı düşünüyordur: Ya satar ya da sahiplenmek için kendi evine götürür. Bu tip olaylara daha önce çok rastladık. Suya atmak için bebek kaçıran birisi ise o aileyi çok yakından tanıyordur ve bunu ancak intikam veya acı çektirmek için yapar.

Ö.Ş         : Bu çok şüpheci ve ön yargılı bir bakış açısı değil mi?     

F.E          : Öyle olabilir ama bakın bu olayda bile işe yaramış! Şüpheli – ki burada bebeğin annesi, kısa sürede tespit edilerek tutuklanmış. Her şeyden şüphelenmek ve karşı tezler geliştirmek polisliğin altın kuralıdır. Haydi, annenin bebeğini oradaki bir esnafa ya da görevliye emanet etmeyi akıl edememiş olduğuna bir an için inanalım. MOBESE kayıtlarında da mağdurun tarifine uyan ve kucağında bir bebekle oradan uzaklaşan bir kadın yoksa siz olsanız ne düşünürdünüz?

Ö.Ş         : Madem teoriler geliştirmek polisliğin bir gereği, annenin bebeğini neden suya attığına dair bir fikriniz var mı?

F.E          : Bunu kendisi zaten savunmasında söyleyecektir. Çok magazinsel sebepleri de olabilir, ailevi veya psikolojik sebepleri de… Alacağı cezayı etkileyeceği için bu sebebi mutlaka açıklayacaktır. Zaten annenin bir süredir psikolojik tedavi gördüğü de söyleniyor. Ama tutuklanması, psikolojik rahatsızlık tezinin ilk etapta mahkemede pek kabul görmeyeceğine işaret ediyor.

DAHA ÖNCE DE BİR ANNE BENZER YÖNTEM DENEDİ

Ö.Ş         : Siz daha önce böyle bir şeye şahit oldunuz mu?

F.E          : 2003 yılının soğuk bir kış akşamında Atatürk köprüsünde balık tutan vatandaşlar kucağında bir bebekle bir kadının denize atladığı ihbarını yaptılar. Hemen olay yerine gittik. Orada bulunanlar kadının kucağındaki bebekle amaçsızca oralarda dolandığını, durumundan şüphelendiklerini ancak kadının kimseyle konuşmak istemediğini söylediler. Sonra kadın ilk önce sürekli öpüp kokladığı kundaktaki bebeğini suya atarak ani bir hamleyle korkulukları aşmış ve ardından kendisini de Haliç’in soğuk ve karanlık sularına bırakmıştı.

Ö.Ş         : Kadın oldukça çaresizmiş demek ki? Her ikisi de öldüler mi?

F.E          : O yağışlı havada ve karanlık suda bulunduğumuz yerden kadını ve bebeği tespit edebilmemiz zordu. Suyun üzerinde olup olmadıklarını dahi bilmiyorduk. Çünkü şahitlerin anlattığına göre, kadın suda bir süre çırpınmış ve sonra suyun içinde kaybolmuştu. Olumsuz hava şartlarına rağmen suya atlayan birkaç vatandaş onu ve bebeğini arıyordu ama nafile.  Olayı haber alır almaz çağırdığımız Deniz Polisi de hemen gelmiş ve olay yerinde arama yapıyordu. Bir süre sonra projektör ışığının yardımıyla kadının bedenini bulduk.

MUCİZE KURTULUŞ

Onu denizden çıkararak hemen olay yerindeki ambulansla hastaneye gönderdik. Bebek ise hala ortalarda yoktu. Pervaneler bari cesedine zarar vermesin diye daha fazla tekneyi de oraya sokamıyorduk. Denize düşeli neredeyse yarım saat 45 dakika olmuştu ki Deniz Polisi suda bebeği de bulduğunu anons etti. Onu da hemen karaya çıkarıp ambulansa koyarak hastaneye yolladık. O akşam savcıya bildireceğimiz iki cenazemiz vardı. Cesetlere zaten alışıktık ama zamansız ölen masum bir bebeğe üzülmemek elde değildi. Bir süre sonra hastaneden arayarak, annenin hastaneye zaten ölü olarak intikal ettiğini ancak bebeğin yaşadığını söylediler. Erkek olan bebek, yapısı gereği soğuğa ve boğulmaya yani mutlak bir ölüme karşı direnebilmişti. O günkü sevincimi size anlatamam.

MÜCADELE ETMEKTEN YORULDU

Ö.Ş         : Sonradan kadının neden böyle bir yol seçtiğini öğrenebildiniz mi?

F.E          : Hikâyesinin ardında bir memleket klasiği vardı: Kocasından ve kendi ailesinden şiddet gören bir kadınmış. Muhtemelen mücadele etmekten yorulduğu için hayatına son vermek ve bebeğini de yanında götürmek istedi. Ama bebeğin yaşayacak günü varmış. Öldürmeyen Allah öldürmedi.

Ö.Ş         :Yasak ilişki olamaz mı?

E.F          :Bu tür ilişkilerde genelde anne bekar olur. İstenmeyen bebeklerde bu ilişkiler sonucunda meydana gelir. Ama evli kişilerde böyle olaylar pek görülmez. Üstelik buradaki annenin hikayesi sonucu böyle bir yorumda bulunabiliriz…

AKŞAM

Etiketler : bebek
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
YAŞAM Kategorisindeki Diğer Haberler
Konya'da çıkan kavgada kalbine tekme atılan 17 yaşındaki Burak Kenan, h..
Adana'da kent çöplerinin döküldüğü Sofulu'da 2 kesik kadın bacağı b..
Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığı yurd..
Afyonkarahisar'da Hüseyin Çuvadar ve Süleyman Yılmaz, birlikte alkol al..
Adana'da düzenlenen "swinger" operasyonunda kendisini çift ol..
Bursa’da 2 ay önce aşırı hız yaptığı gerekçesiyle ehliyetine el konulan Muh..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=