Lütfen bekleyin..

Yeni Türkiye’nin mezar taşları: Gökdelenler!..

09 Eylül 2014, 14:04

"Her bir dairesi daha temel atılırken milyon dolarlara satılan rezidans ve gökdelenler, işçi mezarlarının üzerinde yükseliyor."

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Mecidiyeköy’deki rezidans inşaatında asansörün 32. kattan zemine çakılması sonucu 10 işçinin can vermesine, “Taşerona ve İşçi Ölümlerine Son Platformu”nun tepkisi: “Binaların lüks görüntüsünün en ufak detayı için çok büyük paralar harcanırken, işçilerin hayatı değersiz görülüyor, iş güvenliği tedbirleri küçük hesaplarla ihmal ediliyor.”

14 YILDA 15 BİN İŞÇİMİZ, “İŞ KAZASI”NA KURBAN GİTTİ

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2013’te 1235 olan işçi ölümleri 2014’ün ilk 9 ayında 1280’e ulaştı ve yıl sonuna kadar 1600’e çıkmasından korkuluyor. Son beş yılda iş kazalarına bağlı olarak vefat eden işçilerin sayısı 6 bin 428 olarak tesbit edilirken, 2000-2014 yılları arası için bu sayı 15 binin üzerine çıkıyor. 

ÖLEN İŞÇİNİN BABASI: Oğlumu ölmesi için göndermedim

Mecidiyeköy’deki asansör kazasında ölen işçilerden Cengiz Tatoğlu’nun cenazesi  Zonguldak’ta defnedildi. Baba Selim Tatoğlu, “İş şartlarından bize hiç bahsetmiyordu. Suçlu kimse cezasını çekmesini istiyoruz, oğlumu ölmesi için oraya göndermedim” dedi.

Yeni Türkiye’nin mezar taşları

Mecidiyeköy’deki rezidans inşaatında asansörün 32. kattan zemine çakılması sonucu 10 işçinin ölmesi, Türkiye’nin iş kazaları ve işçi ölümleri konusundaki ‘kötü şöhretini’ yeniden gündeme getirdi.

Türkiye, 100 bin çalışan başına ölümlü iş kazalarında Avrupa birincisi dünyada ise üçüncü sırada.

Uluslararası çalışma örgütü verilerine göre, El Salvador ve Cezayir’in ardından işçi ölümlerinde üçüncü sırada olan Türkiye’de her yıl ölen işçi sayısı ortalaması binin üzerinde.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her gün 172 iş kazası meydana geliyor.

Bu kazalar her gün ortalama 4 işçinin hayatına mal olurken, 6 işçi ise sürekli iş göremez hale geliyor.

Çalışma hayatındaki bu olumsuz tablo, Türkiye’nin Avrupa’da iş kazaları ve işçi ölümlerinde 1. sıradaki yerini korumasına da neden oluyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2014’ün ilk sekiz ayında en az 1280 işçi öldü. 2013’te 1235 olan işçi ölümleri bu yıl henüz yılın ilk 9 ayında geçen yılı geçerek 1280’e ulaşmış durumda. Ayda ortalama bin işçinin öldüğü göz önüne alınırsa bu rakamın yılsonunda 1600’e kadar çıkabileceği öngörülüyor. Son beş yılda iş kazalarına bağlı olarak ölen işçi sayısı 6 bin 428 oldu. 2000-2014 yılları arasında ölen işçi sayısı da 15 binin üzerinde.

İş kazalarında kara tablo

Türkiye’nin iş güvenliği ve işçi sağlığı karnesi alarm veriyor. Şişli’de meydana gelen asansör kazasının ardından gündeme gelen işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerindeki tartışmalar, çalışma hayatındaki ‘kara tabloyu’ gözler önüne serdi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre ölümle sonuçlanan iş kazası oranları bazı ülkelerde önemli ölçüde geriletildi.

Türkiye’de “ölümle sonuçlanan iş kazası” oranları ‘100 binde 20,5’ iken bu oran Norveç, İsveç, İsviçre ve Danimarka gibi ülkelerde ‘100 binde 2’ oranının altına geriledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verilerine göre, 2002 yılında 72 bin iş kazası yaşanırken, 2003’te bu rakam 76 bine, 2004’te 83 bine yükseldi. Yıllar içinde iş kazaları benzer seyir izlerken, 2011 yılında iş kazası sayısı 69 bin olarak görülüyor. İş kazalarında hayatını kaybeden kişi sayısına bakıldığında ise tablo daha da korkunç bir hal alıyor. 2002 yılında 872 kişi iş kazalarından hayatını kaybederken, bu rakam yıllar içinde büyük bir artış göstererek, 2011 yılına gelindiğinde 1.700’e yükseliyor. 2012’de 744 kişi iş kazalarında can verirken, 2013 yılında ise bu rakam 1.235’e yükseldi.

8 ayda 1270 işçi

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre 2014 yılının ilk sekiz ayında en az bin 270 işçi yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren işçilerin 325’i maden, 227’si inşaat, 162’si tarım ve 92’si taşımacılık işkolunda çalışıyordu. Hayatını kaybedenlerin 1024’ü işçi, kamu çalışanı/memur statüsünde çalışan ücretlilerden, 99’u çiftçilerden, küçük toprak sahiplerinden ve kendi hesabına çalışanlardan, esnaflardan oluşuyor. Özellikle inşaat iş kolunda ölen işçilerin büyük çoğunluğunun sigortasız veya taşeron olması dikkatlerden kaçmıyor.

Gökdelenler işçilerin mezarları üzerinde yükseliyor

Taşeron işçi sistemine karşı çıkan ve işçi ölümleri için düzenli raporlar tutan Taşerona ve İşçi Ölümlerine Son Platformu da Mecidiyeköy’de yaşanan kaza sonrası bir açıklama yaptı. “Her bir dairesi milyon dolarlara daha temel atılırken satılan rezidanslar, gökdelenler işçilerin mezarları üzerinde yükselmeye devam ediyor.” denilen açıklamada, 10 işçinin ‘rant ekonomisi uğruna’ kaybedildiği vurgulandı. Açıklamada, “Binaların lüks görüntüsünün en ufak detayı için çok büyük paralar harcanırken, işçilerin hayatı değersiz görülüyor, iş güvenliği için gerekli tedbirler küçük hesaplar yapılarak ihmal ediliyor.” ifadeleri kullanıldı.

İstanbul rant hırsına kurban ediliyor

Eski Kültür ve Turizm Bakanı, Bağımsız İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. Son yıllarda ülke düzeyinde, özelde İstanbul’da yoğun ve yüksek yapılaşma yaşandığını dile getiren Günay, yapılaşmanın, tarihsel görüntüyü, doğal çevreyi, altyapıyı, trafiği ve bütünüyle yaşam kalitesini olumsuz etkileyen biçimde ve abartılı ölçülerde arttığını dile getirdi. Günay, özellikle İstanbul’un, emsalsiz bir tarih ve tabiat merkezi olduğuna bakılmaksızın, her metrekaresi, yerin altı ve üstüne insafsızca saldıran bir rant hırsına kurban edildiğini söyledi.

Doğru ve yeni bir yol haritası belirlenmeli

Doğru ve yeni bir yol haritasının belirlenmesi için TBMM’ce bir araştırmanın yapılmasını uygun görür müsünüz? sorusunu da yönelten Ertuğrul Günay’ın yöneltmiş olduğu sorulardan bazıları şunlar:

Öncelikle, önceki yıllarda meydana gelen plansız ve dikey yapılaşmanın ülke düzeyinde yarattığı sorunların tespiti için Bakanlar Kurulu olarak yeni bir çalışma başlatacak mısınız?

Özellikle İstanbul için, şehrin tarihi ve doğal vasıflarını göz önünde tutarak yanlışların tesbiti ve giderilmesi için, doğru ve yeni bir yol haritasının belirlenmesi için TBMM’ce bir araştırmanın yapılmasını uygun görür müsünüz?

Bütün büyük şehirlerimizde, özellikle İstanbul’da önceden yeşil alan, okul, spor ve oyun alanı, kamu tesisi vb. alanların imarı ve özellikle yüksek yapılaşmaya açılmasını durduracak mısınız?

İstanbul’un ve dünyanın merkezi olan tarihi yarımadada, kamusal ve özel bütün yeni inşaat faaliyetlerini bir süre durdurup, tarihsel ve doğal çevreye uyumu açısından yeniden ve özenle irdeletmeyi düşünür müsünüz?

Oğlumu ölmesi için göndermedim

İstanbul’un Şişli ilçesindeki şantiyede asansörün düşmesi sonucu hayatını kaybeden 10 işçiden Cengiz Tatoğlu’nun babası, “Oğlumu ölmesi için oraya göndermedim” dedi. Cengiz Tatoğlu’nun cenazesi, memleketi Zonguldak’ta defnedildi. Evli ve iki çocuk babası Tatoğlu’nun cenazesi, Beycuma beldesine bağlı Kaleoğlu köyünde kılınan namazın ardından köy mezarlığında toprağa verildi. Baba Selim Tatoğlu, yaptığı açıklamada, kazadan önce asansörlerin çalışmadığını öğrendiklerini belirterek, olay günü öğleden sonra asansörlerin çalıştığına dair rapor verildiğini bildiklerini söyledi.

Yeni Asya

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Ankara Ticaret Odası Başkanlığına Gürsel Baran seçildi. 86 oy alan Osman Gö..
Ege Üniversite Tıp Fakültesi'nde, kafasına UFO (elektrikli ısıtıcı) düş..
Yemek borusunda tümör olduğu için ameliyat olan ülkücü camianın önde gelen ..
Hakkari'nin Yüksekova, Şemdinli ve Çukurca Belediyesi'ne operasyon ..
Bebek katilleri bir defa daha vahşi yüzünü gösterdi. PKK’nın Diyarbakır’dak..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=