Lütfen bekleyin..

AKP içindeki Gülcüler düğmeye bastı

19 Temmuz 2014, 00:05

"Koltuk kavgası" başladı...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığını açıklamasından sonra AKP kulislerinde, "partinin başına kim geçecek" kavgaları başladı.

"Erdoğancılar" ve "Gülcüler" uzun süredir derinden derine bir kavga içinde. Ancak artık bu kavga açıktan devam ediyor.

Gül'ün yakın arkadaşı olan Habertürk yazarı Fehmi Koru ile, yine Gül'e yakınlığıyla bilinen Hürriyet yazarı Taha Akyol, bugünlerde hiç olmadığı kadar AKP içinden kulisler aktarmaya başladı.
Her iki yazarın gündeminde de son günlerde kulislere damga vuran "Erdoğan Gül'ü istemiyor" tartışmaları var.

Önce bir hatırlatma yapalım:
Hatırlanacağı gibi daha önce "bu şartlarda yokum" diyerek siyaseti bırakabileceği imasında bulunan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, son günlerde ise "Bundan sonra da milletime hizmet etmeye devam edeceğim. Bakalım nasıl edeceğiz" diyerek AKP'nin başkanlığına ve Erdoğan sonrası başbakanlık koltuğuna talip olduğunun sinyalini verdi.

Erdoğan ise tüm bu tartışmalara rağmen "yok öyle bir şey" demek yerine sürekli cumhurbaşkanlığı seçimine kadar bu konunun tartışılmasını istemediği dile getirdi.
Ancak tartışmalar dinmedi.
Başbakan'a yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak gazetesi Ankara temsilcisi Abdülkadir Selvi'nin "Gül Erdoğan'ın birinci önceliği değil" şeklindeki yazısı, bu tartışmaların artık açıktan yapıldığının sinyalini vermiş oldu.

ERDOĞAN GÜL'Ü İSTEMİYOR MU
Star gazetesinden Habertürk'e transfer olan Fehmi Koru ise, yeni gazetesinde Erdoğan'a uyarıda bulunarak Gül'ü devre dışı bırakmasının cumhurbaşkanlığı seçiminde oylarını etkileyeceğini yazdı.
Koru, bugünkü yazısında "Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turda veya açık arayla kazanılması isteniyorsa, kamuoyunun, Abdullah Gül’ün fotoğrafta bulunmaya devam ettiği mesajını alması gerekiyor..." dedi ve şöyle devam etti:

"Nereden çıkarıyorum bunu? Şuradan: Tayyip Erdoğan ve Ak Parti, Cumhurbaşkanı Gül’ü ikinci dönem için bu defa da aday gösterseydi, cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyasız sona ererdi. Kendisiyle görüşen muhalefet liderlerinin bu yolda ağız yoklamaları yaptıkları gazetelere haber olarak da yansımıştı. Kamuoyu şirketlerinin araştırmaları da, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e teveccühü gösteriyor zaten..."
Yani Fehmi Koru, Abdullah Gül'ün dışlanmasının Erdoğan'ın oylarını etkileyeceğini belirterek üstü kapalı tehditte bulunuyordu.

GÜL SAYESİNDE YÜKSELDİNİZ
2007 yılında AKP'nin oylarının yüzde 46'ya çıkmasının "Abdullah Gül'e gösterilen teveccüh" olarak yorumlayan Fehmi Koru, bu ayrıntının unutulmasının pahalıya mal olacağını belirterek "Kusura bakılmasın ama, böyle bir ayrıntıyı unutmak, her geçen gün biraz daha kritikleşen bir seçime gidilirken yürütülen kampanyada pahalıya mal olabilir..." dedi.

Koru'nun yazısının son cümlesi ise oldukça ilginçti: Gül-Erdoğan kavgası ile ilgili tartışmaların nasıl biteceğine değinen Koru, Başbakan'a seslenerek “Bunu sağlayabilecek olan/lar görevi üstlenecektir” denilse ve tartışmanın önü kesilse ya..." diye yazdı. Yani "Gül'ü işaret et, bitsin bu iş" demek istiyordu.

TAHA AKYOL'DAN KULİS BİLGİLERİ
Gül'e yakın bir diğer isim olan Taha Akyol ise "Gül ne yapar?" başlıklı yazısında AKP içinden kulisler verdi ve bazı kritik bilgiler paylaştı.

Gül ile Erdoğan'ın iki buçuk aydır bir türlü oturup "Erdoğan sonrası" senaryoyu konuşamadığını belirten Akyol, Başbakan'ın, Çankaya için adaylığını açıkladığı 1 Temmuz konuşmasında nasıl bir parti istediğini “gayemiz genç, dinamik bir yapıyla geleceğe yürümek” sözleriyle ifade ettiğini hatırlattı ve şöyle devam etti: "Erdoğan tarafından siyasete sokulmuş, kendisine mutlak sadakatle bağlı genç bir yapı... Böyle bir yapıda Gül’ün yer almak istemeyeceği açık. Bülent Arınç, Mehmet Ali Şahin, Ali Babacan, Hayati Yazıcı gibi ağırlıklı isimler de “üç dönemlik” olacaklar. Arınç durup dururken “Gençlere bırakmayız” diye konuşmadı."

Akyol böylece partinin köklü isimlerinin rahatsızlığını net bir dille belirtmiş oldu.

GÜL NE YAPIYOR?

Bakanlardan, milletvekillerinden, il başkanlarından birçok ismin Gül’e giderek, “Gelin başımıza geçin” dediğini yazan Taha Akyol, Gül'ün de bu eğilimi gördükçe, siyasete döneceğinin sinyallerini daha kuvvetli vermeye başladığını belirtti.

AKP İÇİNDEKİ İKİ KUTUP

"Bu mesele Gül’le Erdoğan arasında şahsi bir olay değil. İki ayrı siyasi tarz, iki ayrı yönetim anlayışıdır söz konusu olan." diye yazan Akyol, Erdoğan'ın "kavgacı, kutuplaştırıcı" üslubunu hatırlatarak parti içindeki bölünmeyi şöyle aktardı:

"Gül’ün sık sık “Benim cumhurbaşkanı seçilmeme karşı çıkanlara da kapımı açık tuttum” diye konuşması siyasi bir mesajdır. TOBB üyelerinin bu sözü dakikalarca ayakta alkışlaması da toplumsal bir veridir. Siyasi kavgadan, aşırı kutuplaşmadan yorulanlar; artık sakin, kucaklayıcı bir tavır özlüyorlar.
Ekonomide “orta gelir tuzağı”nın eşiğinde durduğumuzu, siyasi kavga yerine yeniden reform heyecanı başlatmak gerektiğini görenler de böyle düşünüyor.
Onun için, AK Parti’nin bundan sonra nereye gideceği hususu, cumhurbaşkanlığı seçimleri kadar, hatta belki daha önemli; “Göğsünü siper ederek gidecek genç kahramanlar”ın siyaseti mi?... “Karşıtlarına da kapısı açık’’ sakin ve yeniden AB standartlarını hedef alan bir siyaset mi?
Bakalım ne olacak?"


Anlaşılan AKP içindeki "Gülcüler" çoktan düğmeye bastı ve partiyi Erdoğan'ın rahatça kontrol edebileceğine inandığı "gençlere" bırakmaya hiç niyetleri yok.
Bu gelişmeler, önümüzdeki günlerde bizi daha büyük kavgaların beklediğinin habercisi gibi... Odatv.com

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kürşad
872 gün önce
Ülkücüler umutlarını Gül-Erdoğan kavgasına bağlamış. Ne Acziyet, ne zavallı bir durum.Çünkü Devlet Bahçeli'nin en yakınındaki kişiler bile biliyor ki bu zat-ı muhterem Genel Başkanlık koltuğunu işgal ettiği müddetçe MHP'nin kıyamete kadar iktidar olma şansı yoktur.İşgal kelimesi gelişigüzel kullanılmış değildir, çünkü adil bir seçimle orada oturmamaktadır, kendi yazdıkları delegelerle, feshettiği teşkilatların yerine biatçıları atayarak, ülkücüleri birbirine düşürerek, kırdırarak,ülkücülerin iradesini gasbederek Genel Başkan ve Genel Merkez yöneticisi olmaktalar. Hırsızlık sadece para çalmak değildir. Bu hareket şahsiyetini kaybetmiş, en muhalif olan bile 3 ay sonra, 3 sene sonra bakıyorsun, tükürdüğünü yalayıp el öpmek için sıraya girmiş. Yazıklar olsun. İsmail TÜRK bile yorumları kapatmış, beklenti içine girmiş, ne lede edecekse, ondan sonra da milleti eleştiriyorlar, kömür için, makarna için oy veriyorlar diye, siz ne için bu zatı orada tutuyorsunuz. Ekmelettin partinin hangi yetkili organında tartışılmış, karar alınmış. Sizin saçma sapan kararlarınızı onaylama makamı değiliz biz.Bu arkadaş seçilse ülkücülere ne faydası dokunacak. Çözüm sürecini desteklediğini söyleyen bir kişiye niye oy verecek mişiz? Aday yapılacak bir tane ülkücü yok muydu? CHP'lilerin diğer sağ partilerden ne kadar medeni ve demokratik olduğu bir kez daha ortaya çıktı. 21 vekil imza vermedi. Verenler de eleştirdi.MHP'de bir tane aykırı ses yok. Bu nasıl demokrasi, kimi kandırıyorsunuz. Sizden hiç bir şey olmaz. Seçim sonucunda bir kez daha anlaşılacak.
Murat Gulebenzer
873 gün önce
Zaten burada bir yorumumda yazmistim daha once,Erdogan cumhurbaskani olsa da,olmasa da isi zor,her iki sekilde de siyasi hayati sekteye ugrar.
Murat Gulebenzer
873 gün önce
Yuce ALLAH fitnecileri her zaman cezalandirir,12 yildan beri ulkeyi ucuruma surukleyen bir AKP simdi karpuz gibi ortadan ayrilmak uzere,tipki zamaninda Fazilet partisinin 2002 yilinda ortadan ikiye bolunmasi gibi,tarih aynen tekerrur ediyor.ALLAH kotu is yapanlari bu sekilde cezalandirir.Gul'un ayrilip parti kurmasi demek Erdogan icin vahim bir sonun cok yakinda oldugu demektir.Cunku Gul'un ayrilip bir parti kurmasi AKP'yi cokertir,oylarin yarisini alir,cunku Gul'un uzun zamandan beri siyasette cok etkisi var.Siyaset sahnesinde AKP'nin oyunun yarisini kaptirmasi demek CHP'den bile beter bir duruma dusmesi demektir.Bundan sonra kurulacak butun hukumetler Erdogan'in hirsizliklarini mahkemeye tasir ve Erdogan omrunun sonuna kadar mahkemelerde curur,sonu hapis bile olabilir,buna sebep bitmez tukenmez nefreti ve egosu.Abdullah Gul ile cekismesinin bedelini cok agir odeyecek.MHP bu durumda akilli siyaset uygularsa AKP'ye kaptirdigi oylari tekrar alabilir.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
AKP Pendik İlçe Başkan Yardımcısı Yüksel Palut'un sosyal medyaya düşen ..
Sahte ve ikiz plaka takan, plakasız araç kullanan sürücülere para ve trafik..
Adil Öksüz'ün, örgütün 'sivil imamları' oldukları öne sürülen K..
Mehmet Baransu'nun eski eşi, çocuklarının soyadını mahkeme kararıyla de..
Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Yunanistan'a..
CHP, Irak'ın kuzeyinde Telafer bölgesinde yaşananları adım adım takip e..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=