Lütfen bekleyin..

İşte Suriyeli gerginliğinin altındaki gerçek

17 Temmuz 2014, 17:58

Adana'daki 'Halep' gergin: Dükkanlara saldıranlar, haraç alamayan işsizler

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Türkiye'nin güney illerinde son günlerde artan 'Suriyeli sığınmacılarla gerginlik' haberleri endişe yaratıyor. Adana'da adı bile 'Halep' olarak anılmaya başlamış olan mahallede yaşayanların anlattıkları, olayların esas nedeninin 'Ekmek Kavgası' olduğunu gösteriyor.

Adana’nın merkez ilçesi Seyhan’da, ‘kenar mahalle’ Mirzaçelebi’nin adı ‘Halep’ olmuş. Suriyelilerin büyük bölümü bu mahallede yaşıyor.

Hürriyet gazetesinden Gülden Aydın’ın haberine göre, esnafla burada dükkân açmış Suriyelilerin arasındaki gerilimin nedeni ‘ekmek kavgası’. Suriyelilerin dükkânlarını taşlayanlar ise halk ve esnaf değil. Haraç isteyen, alamayınca da dükkânları yağmalayan, kırıp döken bir grup işsiz genç .

Gülden Aydın’ın bugünkü Hürriyet gazetesinde aktardığı izlenimleri şöyle:

Adana’nın Merkez ilçesi Seyhan’ın yoksul kenar mahallesi Mirzaçelebi’nin 4 aydır halk arasındaki adı ‘Halep’. Minibüsçüler yolculara “Halep’te inecek var mı?” diyor. Mahalleyi ikiye bölen Mirzaçelebi Caddesi’nin adı da Suriye Caddesi oldu. Adana’da iç savaştan kaçan Suriyelilerin en yoğun yaşadığı bu semt, 5 gün önce Suriyelilere ait dükkânlara yapılan saldırılarla gündeme geldi. Saldırganlar yerli esnaf değil, bir grup işsiz gencin yıldırmayla haraca bağlama terörüydü.

Mirzaçelebi Mahallesi’nin Mirzaçelebi Caddesi’nde yerli ve Suriyeli esnafın dükkânları yan yana. Arapça tabelalar, etiketler ağırlıkta. Bu birkaç yüz metrelik caddede Suriyelilere ait 95 dükkân bulunuyor. Yerli esnafın sıkıntısı, gelir düzeyi düşük bu semtte, müşteriyi Suriyeli esnafa kaptırmaktan kaynaklanıyor. Triko atölyelerinde, inşaatlarda da artık Suriyeli işçiler çoğunlukta. Yerlinin haftalığı 150 lirayken, Suriyeliler 50 liraya çalışıyor. Gitgide tırmanmasından korkulan gerilimin sebebi, Adanalı Orhan Kemal’in romanı gibi: Ekmek Kavgası. Yerli esnaf, “Vicdansız değiliz, üzülüyoruz, medeni insanız. Allah kimseyi yerinden yurdundan etmesin. Ama devlet nezdinde Suriyeliyle eşit olmak istiyoruz. Türkiye dingonun ahırı mı” diyor.

HARAÇ TOPLUYORLAR

Mirzaçelebi’nin hem yerli hem de Suriyeli sakinleri çok tedirgin. Ramazandan sonra olayların tırmanmasından korkuyorlar. Her gece yarısı silah sesleriyle yataklarından fırladıklarını, Suriyelilerin evlerinin camlarının kurşunlandığını anlatıyorlar. İşsiz 25 kişilik genç grubu, Suriyeli dükkanlarını yağmalayıp kırıp döküyormuş. Suriyeli biri şöyle anlatıyor: “Geçen hafta gelirine göre Suriyeli esnaftan haftalık 50-100 lira arasında değişen haraç toplamaya başladılar. Şikâyet edilip gözaltına alınanlar, serbest bırakıldıktan sonra gelip boğaz kesme işareti yapıyorlar. Polis, aradıktan 1 saat sonra geliyor. Oysa Adana Emniyet Müdürlüğü 150 metre ötemizde.”

‘BİZİM GİBİ VERGİ ÖDESİNLER’

Yerli esnaftan bakkal Hasan Yüzgeç (60), sorunun devletin Suriyelilere ayrıcalıklı davranmasından kaynaklandığını söylüyor. Yüzgeç, şöyle konuşuyor: “Vergimi ödüyorum. Emekli olup çalıştığım için maaşımın yüzde 15’ini kesiyor. Ama Suriyeliler devlete hiçbir şey ödemiyor. Devletin bana yüklediği yükü onların da çekmesi lazım. Neden vergiden muaf tutuluyorlar? Gelip bitişiğimize bakkal, fırınımızın karşısına fırın açıyorlar.”

‘KİMLİK DEĞİL, MENFAAT ÇATIŞMASI’

Adana Valisi Mustafa Büyük ise 20 bine yakın Suriyelinin kayıt dışı tarımda, inşaat, trikoda izinsiz çalıştığını söyleyerek, öyle devam ediyor: “Adana’da evlerini açan, ekmeğini paylaşan geniş bir kitle var. Ekonomik sıkıntılar sebebiyle münferit gerginliklerin olduğunu tespit ettik. Tabii ki suç, kim tarafından işlenirse işlensin, devletin göz yumması mümkün değil, tereddütsüz gereğini yapacağız. Vergisini veren esnafın hakkını korumak bizim görevimiz. Suriyeliler hukuken ticari faaliyette bulunmuyor ya da başkalarının şemsiyesi altında çalıştırıyorlar dükkânlarını. Çeteleşmeye izin vermeyiz. Mirzaçelebi’de bir kimlik çatışmasından değil, ekonomik sebeplerden sorun yaşıyoruz.”

SURİYE’DE AVUKATTI, TÜRKİYE’DE BAKKAL

Ekrem Ağa (32), Halep’te 12 yıllık avukattı. 1.5 yıl önce geldiği Mirzaçelebi’de camları kırık birkaç metrekarelik bakkalında günde 20 TL kazanıyor. Çoğu Suriye’den gelen kahve, baharat, mangal kömürü, tütün satıyor. Ağa, anlatıyor: “Çocuklar her akşam taşa tutuyor. ‘Suriyelileri istemiyoruz, gidin’ diye bağırıyorlar. 3 evimiz, 5 arabamız vardı. Şimdi yok. Nereye gidelim? Geleceğimiz belirsiz. Şu üzerimdeki dar pantolonu Suriyeli radikal muhalifler görse boğazımı keser.”

(Kaynak: Hürriyet)

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
izmir
873 gün önce
vatanında savaş varken kaçanlar vatan hainidir yaşama hakı yoktur
cesaret
873 gün önce
dünyanın hiç bir ülkesine elini kolunu sallayarak gidip ikamet edemezsin bu başı bozukluk yalnız türkiyede var bu yobaz sürüsünü türkiyeye doldurup onlardan cıkar elde etmeye çalışanların onları türkiyeye sokanların allah bin türlü belasını versin
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Hakan Fidan'ın dinlenmesi talebini Başbakanlığa göndermeyen Başsavcı De..
İzmir'de saldırı hazırlığındaki MLKP üyesi 2 kadın terörist gözaltına a..
Enerji Bakanı Albayrak, RedHack'ten sonra bir şok da WikiLeaks'den ..
Avrasya Tüneli'nin ismi için düzenlenen ankette 3 isim öne çıkıyor...
Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Yurt dışından varlığını Türkiye'ye geti..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başdanışmanı Fatih Gürsul, İstanbu..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=