Lütfen bekleyin..

Ayhan Çarkın tahliye edildi

11 Temmuz 2014, 17:39

90'lı yıllarda işlenen 18 faili meçhulle ilgili davanın tek tutuklu sanığı eski özel harekatçı Ayhan Çarkın serbest bırakıldı. Savcı, Çarkın'ın beraatini isteyince mahkemede sandalyeler havada uçtu.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Ankara 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada savcı iddianamadeki delillerin soyut olduğunu belirtti.

Savcı, Çarkın'ın tutukluluk halininin devamı halinde telafisi imkansız zararlar doğacağı gerekçesiyle eski Özel Harekatçı Ayhan Çarkın'ın serbest bırakılmasını istedi.

Mevcut delil durumu göz önüne alan mahkeme bir üyenin hayır oyuna karşılık oy çokluğuyla Ayhan Çarkın'ın tahliyesine karar verildi.

Ayhan Çarkın için adli kontrol hükümleri uygulanacak. Çarkın yurtdışına çıkamayacak. Diğer tüm sanıklar da duruşmaya katılmak zorunda olmayacak. Çarkın dışındaki sanıkların yurtdışına çıkış yasağı da devam edecek. Mehmet Ağar ve Ibrahim Şahin'in sağlık durumlarıyla ilgili raporların da savcılık tarafından incelenmesine karar verildi. Duruşma 17 Ekim saat 10:00'a ertelendi.

Sandalyeler uçuştu

Savcının tahliye talebinde bulunmasının ardından mağdur avukatları ile savcı arasında tartışma çıktı. Avukatlar "Bu nasıl savcı, böyle bit mütalaa var mı?" deyince Savcı "İki dakika tahammül edin. Avukat olarak terbiyesizsiniz." dedi. 

Çıkan tartışma sonrası izleyicilerin de birbirlerine sataşmasıyla sanıklar, izleyiciler ve mağdurlar arasında arbede yaşandı. Mahkeme salonunda bir çok sıra kırıldı, sandalyeler ve su şişeleri havada uçuştu. Olaylar yatışmayınca mahkemeye çevik kuvvet polisi sevk edildi. Polis kavga edenleri salondan çıkardı.

'Vampirlerin çanağına kan akıttık'


Davanın tek tutuklu sanığı Ayhan Çarkın savcının mütalaası öncesi çarpıcı açıklamalar yaptı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Çarkın o dönem devlet makamında olanların hesap vermesini istedi: 


“İşkencelerle hayatını kaybedenlerin hesabı adalet önünde görülsün. Şimdi yüzleşmenin tam zamanı. Bu kanlar neden aktı, bu canlar neden gitti? Ben bir gerçeğim, korkmadan gerçekleri anlatıyorum. Vatan millet bayrak adına yola çıkıp da yoldan sapanlar bu yolu rant kapısı yapanları görelim. O dönem devletin makamlarını işgal eden bu kişiler hesap versin. Çünkü o dönem vampirlerin kan çanağına kan akıttık.”

Çarkın, cinayetlerin devlet kararı olduğuna yönelik daha önce verdiği ifadeyi tekrarladı: 

“Bu cinayetler, dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakan, MGK, İçişleri Bakanlığı, İstihbarat Daire Başkanlığı ve Başbakanlığa bağlı MİT’in içinde bulunan Kontr-Terör Dairesi’nin bilgileri ve koordinasyonunun yani o dönemki devletin bilgisi dahilinde işlenmiş cinayetlerdir. Yoksa kimse pervasızca bu cinayetleri işleyemez. Herkes bilgi sahibidir. Bu cinayetleri işleyenler siyasi ve ekonomik rant elde etmişlerdir.”

'Elime Kürt kanı bulaşmadı'

İddianamede savcılığın kendisine karşı intikam duygusuyla hareket ettiğini öne süren Çarkın cinayet işlemediğini savundu:

"O dönem bir anons üzerine Ümütköy kavşağına gittik. Avukat Yusuf Ekinci kurbanlık koyun gibi dizlerinin üzerine çökmüş, hazır duruyordu. Bana silahı uzattılar 'Al sık, siftahın olsun' dediler . 'Yok ya', dedim, silahı attım. Oğuz'la oradan ayrıldık. Ben, polislik hayatımda eli, kolu, gözü bağlı, savunmasız hiç kimseyi öldürmedim. Ülkenin doğusunda, batısında, Allaha çok şükür ki elime Kürt kanı bulaşmadı. Üzerime kanlar sıçradı şimdi onları temizliyorum."

Diğer faili meçhul cinayetlere ilişkin bildiklerinin duyumdan ibaret olduğunu ifade eden Çarkın, pişmanlığı, itirafları ve beyanlarına karşın, 37 aydır cezaevinde bulunduğunu söyledi ve tahliyesini istedi.

'Tarık Ümit ölmedi'

Davanın sivil sanıklarından Nurettin Güven, ifadesinde MİT için çalışan Tarık Ümit'in ölmediğini, sağ olduğunu iddia etti, "Benim bildiğim kadarıyla İngiltere’de. Bir kere Amerika’da Tarık Ümit’i bir MİT’çi ile viski içerken gördüm” dedi. İddianamede, MİT elemanı Tarık Ümit'i bu çetenin öldürdüğü anlatılıyordu.


8 cinayetle suçlanan sanık Ayhan Akça ise isimleri hatırlamadığını söyledi, "Devletin verdiği görev dışında hiçbir illegal iş yapmadım" dedi. Bunun üzerine öldürülenlerden Hacı Karay’ın oğlu Enes Karay, “Biz seni 22 senedir unutmadık. Senin babanın üzerinde sigara söndürdüler mi, naylon erittiler mi? 22 senedir biz bunların isimlerini unutmadık” karşılığını verdi.


Sanıklardan Enver Ulu koruma kararı olduğunu söyleyerek kimlik tespiti sırasında adresini vermek istemedi. Mağdur avukatlarından Selçuk Kozağaçlı, “Senin kim olduğunu iyi biliyoruz. Katilsin. Sen bizi tanı, mağdur ailesiyiz” diyerek karşılık verince Kozağaçlı ile Ulu arasında tartışma yaşandı.

Ağar katılmadı

18 faili meçhul cinayetten yargılanan Mehmet Ağar ile Özel Harekât Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ise sağlık durumlarını gerekçe göstererek duruşmaya katılmadı. 

Faili meçhul cinayetlerden ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılanan Mehmet Ağar'ın mahkemeye sunduğu 7 günlük sağlık raporunda yüksek tansiyon, kalp kapakçığı ve akciğerle ilgili kronik rahatsızlıklar yaşadığı belirtildi. 

'Cinayetlerle ilgim yok'

Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar daha önce Ankara 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi Mahkeme Başkanı Tayyar Köksal'a verdiği ifadesinde cinayetlerle ilgisinin olmadığını savunmuştu. Mahkemeye sağlık raporu sunan Ağar'ın duruşmalara katılmamasına karar verilmişti. Ağar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Diğer sanıklarla birlikte Ağar da "Cürmen suç işlemek için oluşturulan silahlı teşekkülün faaliyeti kapsamında adam öldürmek, adam öldürmeye iştirak"le suçlanıyor. 

Ağar cinayetlerin yaşandığı 1993-1995 yılları arasında emniyet genel müdürüydü.

İddianamedeki suçlama

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 1990'lı yıllarda işlenen 18 faili meçhul cinayetle ilgili de Mehmet Ağar, bazı özel harekat polisleri ve "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 19 kişi hakkında iddianame hazırladı. Davanın ilk duruşması 16 Nisan'da görüldü.

Davanın sanıkları: Mehmet Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken, Ayhan Çarkın, Ayhan Akça, Ziya Bandırmalıoğlu, Ercan Ersoy, Ahmet Demirel, Ayhan Özkan, Seyfettin Lap, Enver Ulu, Uğur Şahin, Alper Tekdemir, Yusuf Yüksel, Abbas Semih Sueri, Lokman Külünk, Mahmut Yıldırım, Nurettin Güven, Muhsin Korman.

Soruşturma, özel harekatçı Ayhan Çarkın'ın Mart 2011'de işledikleri cinayetleri itiraf etmesiyle başladı.

(Kaynak: Al Jazeera) 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Fetullahçı Terör Örgütünün darbe girişimi sonrası Yunanistan'a kaçan 8 ..
Adana Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şubesi'nde görevli polis memuru 22..
Niğde İl Genel Meclisinde AKP'li meclis üyesinden CHP'li meclis üye..
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Adana’daki mitingde tutuklu olan Cemaat yazarla..
Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Araştırma Görevlisi Ruslan Kurb..
İddia CHP eski milletvekili Melda Onur’dan geldi! Onur, bir arkadaşının bin..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=