Lütfen bekleyin..

Savcı: Suç vasfı değişebilir

04 Temmuz 2014, 17:13

‘Askeri Casusluk’ davasında tahliye talebi...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

İzmir’deki 357 sanıklı ‘Askeri Casusluk’ davasında savcı, delillerin toplandığını, suç vasfının değişebileceğini belirterek, tutuklu on sanığın tahliye edilmesini istedi.

İzmir Emniyeti’ne 2010 ‘da gönderilen bir elektronik postayla başlayan ‘Askeri Casusluk’ davasında sona yaklaşılıyor. 

İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Mahkeme Başkanı Orhan Kızıltaş, TÜBİTAK’tan gelen 69 sayfadan ve 17 ek klasörden oluşan raporu da taraflara verdi.

Sanıkların avukatları yanlı olduğunu öne sürdükleri TÜBİTAK raporunu kabul etmeyip, yeni rapor alınmasını ve tüm tutuklu sanıkların tahliye edilmesini talep etti. Avukatlar hem ana iddianamede, hem de ek iddianamedeki suçlamaları kabul etmedi.

Yeni rapor istedi

Üç haftadır süren davada talepleri değerlendiren duruşma savcısı Ali Ertan, dört sayfadan oluşan mütalaasını okudu.

Savcı Ertan, iki iddianamede yer alan verilerin bilirkişi ve TÜBİTAK raporlarının, Genelkurmay Başkanlığı’nın yazılarının, emekli deniz, hava, kara kurmay subaylar, emekli üst düzey bürokrat ve bilgisayar programları konusunda uzman kişilerden oluşan 5 kişilik bilirkişi heyetine verilerek, yeni rapor alınmasını talep etti.

Savcı ayrıca, geçen hafta mahkemeye ulaşan TÜBİTAK raporuna yapılan itirazları da değerlendirerek, sanıklardan ele geçirildiği iddia edilen verilerin bilgisayar programları konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine verilerek yeni rapor alınmasını talep etti.

Yurtdışı yasağı istedi

Savcı Ertan, tüm tutuklu sanıkların ifadelerinin alınmış olması, tutuklu kaldıkları süreler, ileride suç vasfının değişme olasılığı, delil karartma ihtimali olmaması nedeniyle davanın 10 tutuklu sanığın tümünün tahliyesini istedi.

Savcı Ertan,  sanıklar Bilgin Özkaynak, Safiye Köten, Narin Korkmaz ve Hakan Oğuzhan hakkında yurtdına çıkış yasağı konulmasını talep etti. Mahkeme heyeti, mütalaya karşı sanık avukatlarının savunmalarını aldıktan sonra talepleri bugünkü duruşmada değerlendirecek.

Raporlar ve tarihler çelişkili

Dijital verilerin tarihlerinin farklı olduğunu söyleyen sanık avukatlarından emekli askeri hakim Mehmet Tahsin Soner savcının mütalasını VATAN’a şöyle değerlendirdi: “2005 yılında hazırlandığı iddia edilerek İzmir “Askeri Casusluk” davasına delil gösterilen dijital verilerin 2011 yılında oluşturulduğunu mahkemeye aylardır anlatmaya çalışıyoruz.

Aynı belge için hazırlanan polis raporunda dosyanın son değiştirilme tarihi 2006 görünüyor. Davanın tek delili olan dijital verilerin değerlendirildiği TÜBİTAK raporunda “Genesis Deniz Altı Ön Çalışma” isimli word belgesinin 20 Şubat 2011’de kaydedildiği biliniyor.

Polislerin raporunda ise aynı belgenin son kaydetme tarihi 27 Ekim 2006. Tek çelişki bu değil.

Dosyanın boyutundan kayıt tarihine, oluşturan kişiden hazırlandığı bilgisayara kadar tüm üst veriler farklı görünüyor. Polise göre dosyayı 2005’te Erhan Sarıdoğan oluşturdu ve 3.7 megabayt boyutunda. TÜBİTAK raporunda ise dosyanın 2011 yılında Özgür Özcan Altınbulak tarafından oluşturulduğu ve 3.5 MB boyutunda olduğu bilgileri yer aldı.

Pandora’nın Mata Hari’si

Davanın en önemli sanıklarından biri olan Narin Korkmaz çete lideri olmak suçundan tutuklanmıştı. Korkmaz’ın cinsel birliktelik yoluyla birçok kişiden askeri bilgiler elde ettiği ve bunları örgüte kazandırdığı iddia edilmişti. Korkmaz’ın  ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’, ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek’ suçlarından müebbet ile 9 yıl hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

357 sanığa ağır suçlamalar

- Soruşturma İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne 10 Ağustos 2010’da gönderilen bir ihbar mailiyle başladı. Üniversite öğrencisi kızların zengin kişilere veya üst düzey bürokratlara para karşılığında pazarlayan bir çete olduğu öne sürülüyordu.

- Dönemin Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10’uncu maddesiyle görevli Cumhuriyet Savcısı Zafer Kılınç’ 30 Eylül 2010’da teknik takip başlattı.

- Savcı Kılınç hazırladığı iddianamede çetenin ’fuhuş yaptırılan kadınlar aracılığıyla yüksek rütbeli askerlerin uygunsuz görüntülerinin çekildiğini ve şantaj yaparak askeri bilgileri elde ettikleri’ öne sürüldü.

- Sanıklardan Narin Korkmaz’ın kurumun birçok bilgisine vakıf olduğu, Korkmaz’da ele geçirildiği belirtilen ‘Pandora’ isimli dosyada askeri bilgiler olduğu öne sürüldü.

- Örgüt lideri olarak geçen Reis lakaplı Bilgin Özkaynak’ın işadamlarına baskı yaptığı ve işyerlerini zorla ele geçirdiği iddia edildi.

- İddianamede, TSK’da yapılanması sayesinde büyük çıkar sağladığı öne sürülürken, bazı bilgilerin PKK’ya verildiği de iddia edildi,

- ‘İddianamede 49’u muvazzaf asker,  79’u tutuklu 357 sanık yer aldı. Sanıklar için 2 yıl  ile müebbet hapis arasında değişen cezalar istendi.

- Mahkeme ev aramalarında çıkan,  ‘gizli belge’ denilen dökümanı Genelkurmay’a göndermişti. Genelkurmay ise gönderdiği raporda notların yüzde 90’ının 1995-2012 yıllarında akademi için hazırlanmış ve daha önce sınavlarda çıkmış soru ve cevaplar olduğunu belirtmişti.

- Nisan ayındaki duruşmada o dönemin duruşma savcı Fatih Genç, dijital verilerin tek başına suç teşkil edemeyeceğini belirtip tahliye istemişti. 5 sanık tahliye edilirken, başsavcılık Genç’e dosyadan el çektirmişti.

Ağabey sanık, kardeş mağdur

Askeri Casusluk davasının iddianamesinde  iki kardeşten birinin örgüt üyesi, birinin de fişleme mağduru olarak  aldığı ortaya çıktı. Gaziemir’deki 3. Kara Havacılık Alay Komutanlığı’nda görev yapan asker ve sivil personelden Eylül 2010 - Ağustos 2011 sosyal etkinlik fonu adı altında her ay zorla 10 TL para toplandığı, alınan paraların diğer askeri davalarda tutuklu bulunan sanık askerler için oluşturulan yardım fonuna aktarıldığı iddia edilmişti. Birliklere gönderilen yazılarda dönemin 3. Kara Havacılık Alay Komutanı Albay Metin Turan’ın imzasının olduğu öne sürülürken, Turan örgüt adına faaliyet yürüttüğü ve yasaklanan gizli bilgileri temin edip örgüte kazandırdığı iddiasıyla  iddiasıyla tutuklanmıştı. 9 ay sonra kabul edilen iddianamede Metin Turan’ın Hava Harp Okulu’nda görevli ağabeyi Pilot Albay Gültekin Turan örgüt tarafından özel hayatı hakkında notlar tutularak fişlendiği iddiasıyla mağdur sıfatıyla yer aldı.

İddianamade daha önce de kocasının sanık olduğu ve eşinin de fişlendiği için iddianamede mağdur olarak yer aldığı da ortaya çıkmıştı.

(Kaynak: Vatan)

Etiketler : Askeri Casusluk
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Sahte ve ikiz plaka takan, plakasız araç kullanan sürücülere para ve trafik..
Adil Öksüz'ün, örgütün 'sivil imamları' oldukları öne sürülen K..
Mehmet Baransu'nun eski eşi, çocuklarının soyadını mahkeme kararıyla de..
Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Yunanistan'a..
CHP, Irak'ın kuzeyinde Telafer bölgesinde yaşananları adım adım takip e..
Fırat Kalkanı harekatında Suriye'nin El-Bab Bölgesinde TSK'ya yönel..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=