Lütfen bekleyin..

Batı'nın Türkiye'ye yönelik psikolojik operasyonu: "Ermeni soykırımı"

18 Mayıs 2014, 00:11

Bahadır Bumin Özarslan Türk Ocakları'nda konuştu

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Haber Fedai ANKARA Türk Ocakları Genel Merkezi'nin düzenlediği "Ocakbaşı Sohbetleri"nin bu haftaki konuğu Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi akademisyenlerinden Dr. Bahadır Bumin Özarslan'dı.

"Uluslararası Hukuk Açısından Ermeni Meselesi" başlıklı bir konferans veren Özarslan sözde soykırım iddialarının neden bir hukuki dayanağa sahip olamayacağını çarpıcı bilgiler vererek ispatladı:

1951'DEN ÖNCE YAŞANAN OLAYLAR "SOYKIRIM" OLARAK NİTELENEMEZ

Uluslararası hukuk açısından soykırım suçunun dayanağı, 9 Aralık 1948 tarihinde imzalanan ve 12 Ocak 1951’de yürürlüğe giren “Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme”dir. Bu tarihten önce gerçekleşen olaylar için hukuken soykırım suçundan bahsetmek ve bu sözleşme hükümlerinin uygulanmasını talep etmek söz konusu olamaz.

Dolayısıyla 1915’te Osmanlı Devleti tarafından uygulanan tehcir (zorunlu göç) de bu sözleşme kapsamına girmez.

SOYKIRIM SUÇUNUN TARİFİ

Sözleşmede soykırım suçu, 2. maddede tarif edilmiştir. Sözleşmede bahsedilen millî, etnik, dinî ve ırkî grupları kısmen veya toptan yok etmek amacıyla işlenen bu suç, resmî görevliler veya özel kişilerce işlenebilir. Soykırım suçunun gerçekleştiğine karar verme yetkisi, suçun işlendiği yer mahkemesidir. Parlamento kararları, sivil toplum kuruluşlarının beyanları, soykırım olduğuna dair kampanyalar neticesinde toplanan imzalar, uluslararası hukuk açısından yok hükmündedir. Herhangi bir hukukî değeri yoktur.   

http://www.haberfedai.com/upload/dosya/22368.jpg

"TEHCİR KARARI" SOYKIRIM OLARAK ASLA TARİF EDİLEMEZ 

Ermenilerin bu konudaki tezi, Osmanlı Devleti vatandaşı olan Ermenilerin yok olmasını sağlayacak yaşam şartlarının tehcir esnasında dayatılmasıdır. Tehcir kararının alındığı döneme, şartlara ve tehcir uygulamasına bakıldığında, böyle bir niyetin ve amacın olmadığı anlaşılmaktadır. Zira Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan Ermenilerin tamamı, tehcire tâbi tutulmamıştır.

Tehcire tâbi tutulanlar, terörize olmuş ve siyasî faaliyet gösteren Gregoryan Ermenilerdir. Yok etme kastı için gerekli olan önceden planlama ve buna yönelik önceden bir hazırlık yapılmamıştır. Osmanlı Devleti’nin 1915 yılı bütçesinde, tehcirle ilgili bir ödenek kalemi yoktur. Tehcir kararı alındıktan sonra, masrafların karşılanması amacıyla ek ödenek tahsis edilmiştir.

"TEHCİR" SAVAŞ ŞARTLARI ALTINDAN ALINMIŞ BİR KARARDIR

Örgütlü ve planlı bir faaliyet değil, savaş şartlarının getirdiği acil önlem alma iradesi vardır. Irkçı bir nefretle hareket edilmemiştir. Önce diyalog kurulmuş ve iknaya çalışılmıştır. Bunun netice vermemesi üzerine tehcir kararı alınmıştır. Tehcir sırasında da yaygın ve sistematik resmî bir saldırı söz konusu olmamış; tam tersine tehcir konvoylarının can ve mal güvenliğinin sağlanması, her türlü ihtiyacının giderilmesine yönelik pek çok tedbir alınmış ve uygulanmıştır. Osmanlı Devleti arşivinde, bu hususlara yönelik pek çok talimat yer almaktadır.

HANGİ ERMENİLER TEHCİRE TABİ TUTULDU?

Genellikle Gregoryan olanlar ve Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslarla işbirliği yapanlar (kılavuzluk, casusluk ve çetecilik yapanlar; isyan çıkaranlar; yağma yapıp sivillere saldıranlar; vatana ihanet edenler ve savaş kurallarının ihlal edenler; kendilerini desteklemeyen Ermenileri öldürenler) tehcir edilmiştir. Katolik ve Protestan olanlar, hastalar, özürlüler, sakatlar, yaşlılar, yetim çocuklar ve dul kadınlar tehcir dışında tutulmuştur. Tehcir dışında kalanlara, Göçmen Ödeneği ile bakılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki görüşmelerde ve imzalanan antlaşmalarda, Osmanlı Devleti’nin Ermenilere katliam uyguladığına dair bir ifade bulunmamaktadır. Ayrıca o dönem yaşayan Ermenilerin yazdığı eserlerde, Ermenilerin saldırgan tutumunun itiraf edildiği ve tehcir kararının bir mecburiyetten doğduğunu belirten ifadeler bulunmaktadır.

BATI KANLI GEÇMİŞİNİ SAKLAMAK İÇİN TÜRKLERİ HEDEF TAHTASINA KOYDU

Türklere yönelik soykırım suçlamaları, Batılı-Hristiyan bilincin suçluluk duygusuna dayanmaktadır. İki Dünya Savaşı’nın sorumlusu olan Batı, bu durumu tersine çevirmek için soykırım iddialarını gündeme getirmektedir. “Hitler, soykırımı Türklerden öğrendi.” diyebilmek için böyle bir düzenek kurulmuş ve mağduriyet yaratılmak istenmiştir. Aynı zamanda kendi sorumluluklarını/kabahatlerini örtmek ve meşru görmek istemektedirler. Dilediklerini mağduriyet avantajından yararlandırmak isteyenler, gücü elinde tutanlar ve milyonlarca insanın Dünya Savaşlarında ölümünden sorumlu olanlardır.

TÜRKLERE YÖNELİK PSİKOLOJİK OPERASYON: SOYKIRIM İDDİALARI 

Soykırım suçlaması, Türkiye’ye karşı yürütülen psikolojik operasyonun önemli bir unsurudur. Bilindiği üzere psikolojik savaşın amacı, savaşılan milleti/orduyu karşıt güç ve etkili bir engel olmaktan çıkarmak, uyumlu ve bağımlı hale getirmek veya yok etmektir. Burada hedef alınan, o milletin iradesini başka yöntemlerle eritmek, çözmek ve tahrip etmektir. Tehcir meselesi, her dönemde Türkiye’ye karşı, Türkiye’nin içinde ve dışında, Türkiye merkezli senaryolarda Türkiye’ye biçilen rollere Türkiye’yi razı etmek üzere kullanılan bir araç durumundadır. Konu, hukukî değil siyasî bir konu hâline getirilmiştir. Zaten Ermeniler ve destekçileri de bir süredir “soykırım” sözcüğünü hukukî değil, siyasî manada kullandıklarını belirtmektedirler.

İDDİALARINI İSPAT ETMESİ GEREKENLER ERMENİLERDİR

 Hukukta, “İddia eden, iddiasını ispatla yükümlüdür.” ilkesi geçerlidir. Bu sebeple suçsuzluğumuzu ispat etme yükümlülüğümüz yoktur. Ermenilerin iddialarını ispat etmesi gerekmektedir ama buna yanaşmamaktadırlar. Uluslararası toplumda kamuoyu oluşturarak suçlamaları bize dayatmak istemektedirler. Türk Milleti’nin utanacak veya saklanacak herhangi bir ayıbı yoktur. Başı diktir, alnı ak ve açıktır. Tarih de böyle söylemektedir, bundan sonra da böyle söyleyecektir.

HABER FEDAİ

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
İstanbul Sultangazi'de terör suçları savcısı Evilya Çalışkan'ın ara..
AKP Pendik İlçe Başkan Yardımcısı Yüksel Palut'un sosyal medyaya düşen ..
Sahte ve ikiz plaka takan, plakasız araç kullanan sürücülere para ve trafik..
Adil Öksüz'ün, örgütün 'sivil imamları' oldukları öne sürülen K..
Mehmet Baransu'nun eski eşi, çocuklarının soyadını mahkeme kararıyla de..
Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Yunanistan'a..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=