Lütfen bekleyin..

Haşim Kılıç'tan Erdoğan'ı bozan sözler !

25 Nisan 2014, 11:32

Haşim Kılıç: Vesayet altındaki yargı hukuk güvenliği sağlayamaz

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Anayasa Mahkemesi'nin kuruluşunun 52. yıldönümünde Başkan Haşim Kılıç sert açıklamalar yaptı. Başbakan Erdoğan kokteyle katılmadan ayrıldı.

52. kuruluş yıldönümünü kutlayan Anayasa Mahkemesi'nin Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan 'ın da katıldığı törende Başkanı Haşim Kılıç mahkeme kararlarıyla ilgili 'milli değil' eleştirilerine, "sığlık" değerlendirmesi yaptı. Başbakan Erdoğan gergin bir ifadeyle dinlediği konuşmayı alkışlamadan töreni terk etti.

Haşim Kılıç'tan Erdoğan'a tarihi ayar:

"Bizler gömlek değiştiren bir karakterin sahibi olamayız. Dün hak ihlali uğrayanların nasıl yanında yer alınmışsa, bugün de herkesin karşısına çıkmaya devam edeceğiz. Mahalle baskısıyla, yargı mensuplarının görüş ve kararlarının etki altına alınma çabaları, asla geçerli değildir."

Kılıç'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Anayasa Mahkemesinin kuruluşunun 52. yılı nedeniyle Yüce Divan Salonu’nda tören düzenlendi. Toplantıya Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Erdoğan ile CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da katıldı. Yüce Divan Salonu’nda düzenlenen törene Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın konuşması damgasını vurdu. Kılıç; twitter kararından, yargıdaki ‘paralel yapı’ iddialarına kadar birçok konuda Hükümete sert eleştirilerde bulundu.

KONUŞMADAN SATIRBAŞLARI

Anayasa Mahkemesi’nin 52’nci kuruluş yıl dönümüne katılarak ortak olduğunuz sevincimizi sizlerle yaşamak bizlere onur vermiştir. Tüm konuklarımıza hoş geldiniz diyor şükranlarımızı sunuyorum. Bugün göreve başlayan Hasan Tahsin Gökcan’a başarı sağlık dileklerimi bildiriyorum. Hukukçu kimliğiyle adli yargıda görev yapan üyemizin birikimiz deneyimi özgür vicdanıyla mahkememize güç katacağına olan inancımı belirtmek isterim.

Muhtelif kaynaklardan seçilerek gelen üyelerimizin mesleki tecrübeleri mahkememizin ortak vicdanını oluşturmaktadır. Hukukun evrensel ilkelerine göre hareket ettiğimiz açıktır. Dostluk ve düşmanlık alanlarına kapalı olduğu gibi, bireysel inançların da dışındadır. İnsanlık onurunun varlığı, temel hak ve özgürlükleri de evrenselleştirmiştir. Tehditler karşısında savunmak anayasa mahkemelerinin en temel görevidir.

Esasen anayasa yargısının varlık nedeni insan olma ortak paydasına sahip olan herkesin var olan onurunu korumaktır. Bu kutsal görevin başarıyla yürütülmesi bağımsız olan yargıçlarla mümkündür. Sorun üreten değil sorun çözen yargı anlayışına destek vereceğine, hukuk devletin tam bir tarafsızlık içerisinde korucuyu olacağına inancımı tekrar belirtmek istiyorum.

Tarih olanları kaydeder. Gerçekleri itiraf etmek cesaretle çözüm bulmak zorundayız. Daha önceki konuşmalarımın bir bölümünde şunları dile getirmiştim. Yargı milletin iradesine tuzak kurulacak yer değildir ve olmamalıdır. Son dönemde yargı, paralel devlet ve çete diye nitelendirilen çok vahim ağır bir suçlamayla karşı karşıyadır.

PARALEL İSYANI!

Bu suçlama üzerinde yapışık kaldığı sürece yargının ayakta kalması mümkün değildir. Bugün itibariyle en basit alacak davasına ilişkin kararlar bile tartışma açılmış, yargıya güven ağır yara almıştır.

Herkes bu iddialarla ilgili bilgi belge ve delilleri zaman geçirmeden ortaya koymak zorundadır. Gerek yargıda gerek yürütmede var olduğu iddia edilen bu kişilerin, tayin edilerek sorunu çözmenin anlamsızlığı açıktır. Söz konusu iddiaların yargıda psikolojik travma yarattığı, hakim ve savcılar arasında önemli ayrışma ve bölünmelere sebep olduğu hepimizin saklayamayacağı gerçeklerdir.

“VİCDAN YOLSUZLUĞU…”

Bunun adaletin sonunu getireceğini olaylar bizlere göstermektedir. İddia edilen kayıt dışı yapılanma, korku, endişe, belirsizliklerin doğmasına, mesleki ilişkinin çok olumsuz etkilenmesine yol açmaktadır. Yargının karşı karşıya kaldığı bu iddianın adı vicdan yolsuzluğudur. Hukuk devletine yakışan yöntemler, gerçekliğinin ispat edilmesi halinde, faillerine bir saniye bile beklenmeden.

TWITTER KARARI ELEŞTİRİLERİNE YÖNELİK

Belirtilen davalarda şikayetçilerin, kanunun yolunu tüketme yolu aranmaksızın, AYM’nin ihlal kararlarını verdiğini altını çizmek istiyorum. AYM, bir internet sitesine erişimin engellenmesine karşı verdiği kararda, yoğun eleştiriyle karşı karşıya kalmıştır. Uzun yargılama, uzun tutukluluk ya da şikayete konu hakkın, yeterli hukuk yoluyla korunup korunmadığı yönünde yapılan değerlendirmeler bunun istisnalarını oluşturmuştur.

AYM’nin, AİHM’in içtihatları doğrultusunda kanun yolları tüketilmeden verdiği kararlara karşı hiçbir eleştiri yapılmamasına rağmen, bir internet sitesiyle ilgili kararıyla ilgili ölçüsüz şekilde eleştirilmesi dikkat çekicidir. Hukuk devletinde mahkemeler emir ve talimatla çalışmadığı gibi dostluk ve düşmanlıkla da yönlendirilemez.

Amacımız sorun üretmek değil sorun çözmek olmalıdır. Bir eylemin işlemin, siyasi bir belge olan anayasaya göre denetlenmesi nedeniyle ortaya çıkan AYM kararının siyasi sonuçlar doğurması doğaldır. Anayasa Mahkemesi’nin siyasi amaçlarla hareket olduğunu söylemek ya da milli olmamakla suçlamak sığ.

AYM, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliği öncesinde yargı ve yürütme organı arasında yaşanan gerilimlerin ülkemize verdiği zararların bilincindedir. Bu sebeple yeni gerilimler yaşatılacak meydan okuma çağrılarını cevapsız bırakmakta kararlıyız. 2010’daki anayasa değişikliğine kadar, AYM’nin sınırlayıcı ve daraltıcı anlayışından mağdur olanların, bugün bireylerin hak ve özgürlük alanını genişleten bir anlayışa dönüşmüş olan mahkeme kararlarından rahatsızlık duymalarını garip bir çelişki olarak görüyoruz.

GÖMLEK DEĞİŞTİREN BİR KARAKTERİN SAHİBİ DEĞİLİZ

Bizler gömlek değiştiren bir karakterin sahibi olamayız. Dün hak ihlali uğrayanların nasıl yanında yer alınmışsa, bugün de herkesin karşısına çıkmaya devam edeceğiz. Mahalle baskısıyla, yargı mensuplarının görüş ve kararlarının etki altına alınma çabaları, asla geçerli değildir.

Son yıllarda yargı alanında yaşananların toplumda yarattığı güvensizlikler, AYM’nin temyiz makamı gibi anlaşılmasına yol açmış, bireysel başvuru kullananların sayısı artmıştır. Yüzde 70’inin adil yargılanma konusundaki şikayetler olduğu gözetildiğinde, bu oran önceki bölümde önemi vurgulanan hukuk güvenliğine yargımızın verdiği olumsuz katkıyı da göstermektedir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
ülkücü müslüman Türkler
954 gün önce
Hadini bildirdin yüzsüz ermeni pkk doslarına helal sana sayın haşim kılıç bey
ülkücü müslüman TÜRKER
954 gün önce
Haladaha analar böyle aslan parçası doğuruylar yaradan senden ALLAH razı olsun hadsizlere hadini bildirdin
akbay
954 gün önce
bence paralelin tepe uclarindan biri bu adam baskanin hukuken elinizdeki helilileri kullanin ....
Ali Bilir
954 gün önce
Anayasa Mahkemesi Başkanı sayın Haşim Kılıç bu konuşması ile mesleğine ve temsil ettiği kuruluşa saygılı olduğunu göstermiştir.
pendik
955 gün önce
güvenmiyorum bu haşim kılıca,danışıklı dövüş olabilir.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Adana’daki mitingde tutuklu olan Cemaat yazarla..
Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Araştırma Görevlisi Ruslan Kurb..
İddia CHP eski milletvekili Melda Onur’dan geldi! Onur, bir arkadaşının bin..
FETÖ sanığı Akın İpek ve örgütün üst düzey yöneticilerinin kaçtıkları ülkel..
Yandaş medyadanın yazarlarından Ersoy Dede, Adana Aladağ'da yaşanan yu..
Son gündemde kamuoyunu en çok meşgul eden konulardan birisi olan bedelli as..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=