Lütfen bekleyin..

Milliyetçi STK’lar ve Türk Ocağı kongresi

21 Nisan 2014, 11:02

Ne olacak bu milliyetçi STK'ların hali ?!

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Haber Fedai DETAY Pazar günü gerçekleştirilen 43. Olağan Kurultay'da Mehmet Öz 174 oy ile yeniden Genel Başkan seçildi. Mustafa Kafalı ise 90 oyda kaldı.

Peki Türk Ocakları sadece kurultay zamanlarında mı dikkatleri üstüne çekmeli?

Genel olarak milliyetçi sivil toplum kuruluşlarının eksiklikleri/sorunları neler?

Siyasete yakın mı olmalılar, uzak mı? Mesafenin ölçüsü nasıl olacak?

YeniÇağ gazetesinden İsmail Şahin bugünkü yazısının bir bölümünü bu soruların cevaplarına ayırdı:

http://www.haberfedai.com/upload/yazar/yazar_a02dbd3583560047a2fd43bd9090899c6703731a.jpgTürk Ocağı’nın tüm Milliyetçi kurumların dûçar olduğu hastalıkları var. Bir kere yaşlı. Kendisini yenileyemiyor. Çok statik bir yapısı var. 

Bu durum sadece Türk Ocağı için mi geçerli? Tabii ki hayır. Milliyetçi sivil toplum kuruluşları durağan bir yapıya sahip.

Türkiye’nin hareketli gündemine ayak uyduramıyorlar, politika üretemiyorlar.

İktidarın gücü karşısında bocalayan bir durumdalar. Acı ama gerçek budur...

Siyasetle sağlıklı ilişki kuramıyorlar. Halbuki sivil toplum örgütleri hem fikri olarak hem de insan kaynakları açısından siyaseti besleyen, canlı tutan, yenileyen kanallar olmalılar.

Normalde siyasetin STK’lardan beslenmesi gerekirken Milliyetçi STK’lar siyasi kurumun ağzına bakarak vaziyet alıp, politika geliştiriyor ki Milliyetçi siyasetin “durağan” yapısının sebebi de budur.

Kafalı Hoca’nın eleştirilerine katıldığım iki önemli nokta var. 

Birincisi Türk Ocağı’nın “siyasetten bağımsız” olma gerekçesiyle Milliyetçi siyasete mesafe koyması. Gerçi Mehmet Öz döneminde bu sorun bir nebze de olsa aşıldı. En azından ilişki kurmayı başardılar. 

Milliyetçi STK’lar siyasetle ilişki kurmayı beceremiyor. STK’lar ne siyasi partinin bir şubesi gibi davranmalı ne de aynı düşünce sisteminden geldiği siyasi partileri diğer partilerle eş tutmalı. 

İkincisi ise memleket meselelerinde daha aktif bir Ocak talebi. Umuyorum ki, Türk Milliyetçilerinin asırlık çınarı bundan sonra daha dinamik ve memleket meselelerine dair “sorumluluk” alan ve ses getiren bir STK haline gelir.

Bu da benim talebim: Türk Ocağı, özellikle son yirmi yıldır içine düştüğü “seçkinci” yapısından sıyrılmalı ve Türk Milliyetçilerinin her kesimini kuşatacak bir yapıya sahip olmalı.

HABER FEDAİ

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
DETAY HABER Kategorisindeki Diğer Haberler
"Bu bir strateji ise sonu tehlikeli…"
"Eğer Başkanlık Sistemi Meclis'ten ve akabinde referandumdan geçer..
Yeniçağ Gazetesi yazrı İsmail Şahin yazdı...
İsmail Şahin yazdı...
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=