Lütfen bekleyin..

Erdoğan adaylığını açıkladı gibi....

18 Nisan 2014, 12:11

Başbakan Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Erdoğan Cumhurbaşkanlığı adaylığı için ’İsimler, rütbeler değişir, kervan devam eder’ dedi.

İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları:

45-50 BANDINDA OLURUZ DEMİŞTİK, OLDU

Cumhuriyet tarihinin en zorlu seçimlerinden birini geride bıraktık.

Kamuoyu yoklamaları, anketler, araştırmalar, raporlar 30 Mart’ta Ak Parti’nin üstünlük sağlayacağını gösteriyor. AK Parti’nin zaferle çıkacağını anlayan çevreler ittifak yaparak engellemeye çalıştılar. 

Bu işi iftira kampanyaları ile yürütmek bunların en önemli meziyeti oldu. Bizler de bilimsel çerçevede, kamuoyu çalışmalarından en ince teferruatlarına kadar adeta şehirlerimizin röntgenini çektik. Seçime girerken 30 Mart’ın neticesini görür gibiydik.

TV programlarında hep söyledik. 45-50 bandında bir yere otururuz dedik. 45,5 buçukla seçimi neticelendirmiş olduk.

İşi şansa bırakmak istemediler. Gözleri dönmüş bir şekilde saldırı başlattılar. AK Parti’yi yüzde 30’un altına nasıl düşürürüz diye. Her yönden taarruz ettiler. Sınır, ilke tanımadılar, insani, ahlaki değerleri, onur haysiyeti  şerefi kaale almadılar.

"ALLAH DÜŞMANIN BİLE ŞEREFLİSİNİ VERSİN"

Başbakan Erdoğan, muhalefetin seçimlerde işi şansa bırakmak istemediğini, gözleri dönmüş şekilde kesin netice almak için saldırı başlattıklarını, hedeflerinin "AK Parti'yi yüzde 30'a ve onun altına nasıl düşürürüz" olduğunu, her yönden taarruz ettiklerini, ellerindeki her imkanı sınır, ilke tanımadan, insanı, vicdani değerleri, onur şahsiyet, şeref gibi insana ait bu kavramları dikkate almadan saldırdıklarını kaydetti. 

Anadolu ve Trakya'da vatandaşların "Allah, düşmanın bile şereflisini versin" diye dua ettiğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Öyle rakiplerle, muarızlarla mücadele ettik ki maalesef şeref yoksunuydular. Bizim geleneklerimizde, bizim devlet geleneğimizde savaşta dahi uyulması gereken kurallar vardır. İnsanların ırzlarına, namuslarına, iffetlerine dokunulmaz, insanların mahremlerine girilmez, kadınlara, çocuklara, yaşlılara ilişilmez, savunmasız insanlara saldırı yapılmaz, en azılı düşman dahi olsa o kişi asla sırtından vurulmaz. Mert olan, rakibinin karşısına çıkar rakibiyle eşit şartlar altında yarışır, belli ilkeler, sınırlar dahilinde kozunu paylaşır. Namert olan ise rakibiyle yüzleşecek, er meydanında rakibinin karşısına çıkacak cesarete sahip değildir. O, sinsice vurmaya, özellikle de arkadan hançerlemeye çalışır. Harp hiledir, ama hile namertlik değildir, stratejidir, çevikliktir, akıldır, zekadır. İşte biz her yönden böyle namertçe saldırıya maruz kaldık. 

Siyasi partiler halkın karşısına çıkarlar planlarını, projelerini, yaptıklarını ve yapacaklarını anlatırlar. Birbirlerine eleştirilerini yaparlar, sonra da sandıktan, milletten yetki isterler, yetki beklerler. Demokrasi, seçim budur, sandığın manası budur ama biz öyle bir seçim yaşadık ki muhalifler tarafından planlar, projeler hiç gündeme getirilmedi, üstelik bu yerel seçim. Biz, öyle belediyelerimiz oldu ki bu seçimde, yeni büyükşehir olanlar projelerini çalışarak, günlerce, haftalarca çalışarak, hazmederek onu topluma anlattılar, neyi, nerede nasıl yapacaklar onu anlattılar. Mevcut belediye başkanlarımız yaptıklarını ve yapacaklarını anlattılar. Muhalefet milletin huzuruna çıkıp yaptıklarını ve yapacaklarını anlatamadı, çünkü yaptıkları yoktu ki yapacaklarını anlatsınlr."

HARP HİLEDİR AMA HİLE NAMERTLİK DEĞİLDİR

Anadolu’da bir söz vardır. Allah düşmanın bile şereflisini versin.

Öyle düşmanlarla mücadele ettik ki maalesef şeref yoksunuydu. Savaşta bile yapılamayacak şeyler vardır.

İnsanların ırzlarına, namuslarına, iffetlerine dokunulmaz. İnsanların mahremlerine girilmez.

Savunmasız insanlara saldırı yapılmaz. 

Mert olan rakibi ile eşit şartlar altında yarışır. Namert olan ise rakibi ile yüzleşecek, er meydanında rakibinin karşısına çıkacak cesarete sahip değildir.

Harp hiledir ama hile namertlik değildir. Strateji, çeviklik, akıl ve zekadır.

EKONOMİYE İÇERİDEN VE DIŞARIDAN SALDIRDILAR

Muhalefet milletin huzuruna çıkıp yaptıklarını ve yapacaklarını anlatamadı. İzim dışımızda hiçbir parti çıkıp da şehirlerimize bir vizyon göstermedi. Gerilimden medet umdular. Meclis’te sokakta, çarşıda pazarda gerilimi körükleyerek başarı sağlayacaklarını sandılar.

Ekonomiye içeriden ve dışarıdan saldırı düzenlediler. Çözüm sürecine saldırdılar.

Şahsıma, aileme, bakanlarıma, vekillere, sanatçılara herkese karşı onursuzca mücadele verdiler.

30 MART ÖNCESİNDE OLANLAR UNUTULACAK GİBİ DEĞİL

AK Parti dışındaki hiçbir partinin Türkiye'ye, şehirlere bir vizyon çizmediğini, istikbal vaadetmediğini, hedef göstermediğini ifade eden Erdoğan, muhalefet partilerinin demokrasi dışı, hukuk dışı yollara tevessül ettiklerini, gerilimden medet umarak, Meclis'te, sokakta, çarşıda, pazarda gerilimi körükleyerek, başarı sağlayacaklarına inandıklarını belirtti. 

30 Mart yerel seçim sürecinde ekonomiye içeriden ve dışarıdan saldırıldığını, çözüm sürecine, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurumlarına saldırılar yapıldığını, şahsına, ailesine, arkadaşlarına, bakan, milletvekili, belediye başkanı, bürokrat, gazeteci ve sanatçı herkese karşı onursuzca saldırılar yapıldığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şantajlar yapıldı, bu şantajlarla tehditler yapıldı. 30 Mart akşamında da bizden bir balkon konuşması yapmamızı beklediler. Bir balkon konuşması yapalım, bütün olanları unutalım istediler. Bir balkon konuşması yapalım, bütün o ahlak dışı saldırıları, bütün o namertlikleri, alçaklıkları unutalım, üzerine bir çizgi çekelim istediler. Arkadaşlar 30 Mart öncesinde girdiğimiz 7 seçimde yapılan hakaretleri, yapılan acımasız eleştirileri seçim atmosferine bağladık ve yaptığımız balkon konuşmalarında bunların üzerini çizdiğimiz gibi son 2011 seçimlerinde sonucunda da bütün avukat arkadaşlarıma söyledim 'davaları geri çekin ama karşımdakiler de aynı tavrı takınmalıdırlar' dedim. Biz çektik, onların bir kısmı çekmediler, ondan sonra bende arkadaşlarıma 'aynen bundan sonra devam edeceksiniz' dedim. Biz, hesaplaşma değil, helalleşme yapalım dedik, ancak olmadı. 30 Mart öncesinde yapılanlar öyle kolayca unutulacak, üzeri çizilecek, affedilecek şeyler değildi. Devlete saldırı düzenlendi, millete saldırı düzenlendi, istiklalimize, istikbalimize saldırı düzenlendi, bunu affetmek, bunun üzerini çizmek, 'hadi helalleşelim' demek kusura bakmayın bizim haddimiz de hakkımız da değildir. Bunların hesabı sorulacak. Türkiye Cumhuriyeti Devletine saldırı düzenleyenlerden bunun hesabı mutlaka sorulacaktır. Milletimiz de zaten bizden bunu istedi, bunun hesabını sorun dediler."

YARGI MENSUBU SOKAĞA ÇIKIP KONUŞMAZ

Adana’daki soruşturmada olanlar ortada. 

Yargı mensubu sokağa çıkıp konuşmaz, yargı mensubu kararlarıyla konuşur. Bunların önce haddini bilmesi lazım.

Yasama, yürütme, yargı erkelerin eşitliği diyeceksin. Sonra da kendisini yasamanın üstünde varsa yoksa benim diyeceksin.

ADİL OLANLARA SAYGIMIZ BÜYÜK

Adil olanları kast etmiyorum, onlara saygımız büyüktür. Fakat bir yerlerden talimat alarak karar verenleri kastediyorum ki bunlar paraleldir.

BOZKURT İŞARETİNİ KİMSE UNUTMAZ

Muhalefet gündemi farklı yere çekip yapılanların sütünü örtmeye çalışıyor. Kusura bakmayın o yapılanlar unutulamaz. CHP Genel müdürünün yaptığı işbirliğini biz unutsak millet unutmaz. Ankara sokaklarında CHP liderinin yaptığı bozkurt işaretini kimse unutmaz. Ne yaptığı belli değil.

DIŞİŞLERİ’NDEKİ GÖRÜŞMEYİ KAYDEDİP SONRA DA GÖTÜRÜP KILIÇDAROĞLU’NA DİNLETTİLER

O malum örgütün medyasına çıkıp Dışişleri’ndeki gizli görüşmeyi daha yayınlanmadan nasıl ima ettiğini de hiç kimse unutmaz.

Belli ki en mahrem konuşma kaydedildikten sonra götürüldü ve CHP liderine dinlettirildi. Bunu da inkar eder.

CHP’DEN HAFTALARDIR AÇIKLAMA YOK

Bu büyük ihanet girişimine belli ki CHP yönetimini de ortak ettiler.

CHP yönetiminden haftalardır bu konuda açıklama istedik ama açıklama yok.

Hukuksuz dinlemeler, montajlar ve bunların yayınlanması konusunda nasıl bir paylaşmaya girdiklerini açıklasınlar.

Açıklamazlarsa bu ihanet girişimi CHP’nin tarihine kara bir sicil olarak yazılacaktır.

BAŞBAKAN MALEZYA’YA KAÇACAK DİYORLARDI. AL MALEZYA BAŞBAKANI BURADAYDI BERABER YEMEK YEDİK

Al MHP. Yakın geçmişte kasetlerin mağduru olmasına rağmen 30 Mart seçimlerinde kaset siyasetine o da sarıldı.

MHP Genel Başkanı gündemi farklı yere çekerek 30 Mart öncesini, unutturmaya çalışıyor.

‘Başbakan kaçacak, Malezya’ya Sudan’a gidecek’ diyorlardı. E ne oldu? Dün akşam Malezya Başbakanı buradaydı. Beraber yemek yedik. 

O koltukları terk etmesi gerekenler CHP ve MHP’nin genel başkanıdır. Ama yapamazlar. MHP’nin genel başkanı 16-17 yıldır sürekli yeniliyor. 

Elbette sınırlarımız, kırmızı çizgilerimiz var

"Biz hiçbir zaman tek tip insan, tek tip vatandaş inşa etmek gibi bir gayenin içinde olmadık. Elbette ilkelerimiz, ideallerimiz, hedeflerimiz var. Elbette sınırlarımız, kırmızı çizgilerimiz var. Elbette muhafazakar demokrat politikalarımız var. Ama biz kendi fikrimizi kendi yaşam tarzımızı herkese dayatmanın değil, ortak değerlerde buluşmanın, ortak bir zeminde buluşmanın derdi içinde bir kadroyuz."

"Şu görülmüştür ki böyle bir yapıyla, böyle bir anlayış ve zihniyetle bu muhalefetin Türkiye için yararlı olma, Türkiye'nin geleceğine katkı sunma imkanı yoktur. Muhalefetin artık değişmesi, bizzat kendileri için, kendi seçmenleri için, en önemlisi de Türkiye için artık kaçınılmaz bir ihtiyaçtır"

Cumhurbaşkanlığı seçimi

"İlk kez milletin oylarıyla cumhurbaşkanı seçiyor olmanın bir sorumluluğu var. Bu işi ne kadar suhuletle ne kadar pürüzsüz neticelendirirsek geleceğe de öyle bir miras bırakırız. İnşallah geçmişin acı hatıralarını, bütün bunları unutturacak demokrasi şölenine çevirecek bir şekilde bunu da sona erdireceğiz"

Etiketler : erdoğan, akp
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
AKPi'nin anayasa teklifi için MHP'de imzalar atıldı.
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, Başkanlık sistemiyle ilgili Bahçeli'..
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Genel Başkanı Kem..
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, başkanlık sisteminin Türkiye'de ..
Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın, "Türk Futbolu ve FETÖ" baş..
Kılıçdaroğlu, Meclis’te yaptığı konuşmada iktidarın neden olduğu olumsuz ge..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=