Lütfen bekleyin..

Yılmaz Özdil: Harika çocuklardan sabıkalı çocuklara...

12 Nisan 2014, 13:06

Hürriyet gazetesi yazarı Yılmaz Özdil yazdı

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Harika çocuklardan sabıkalı çocuklara...

Tarih derslerini Ordinaryüs Profesör Enver Ziya Karal veriyordu. Zooteknik derslerini Profesör Selahattin Batu, ekonomi
derslerini Profesör Muhlis Ete, kültür-edebiyat derslerini Sabahattin Eyüboğlu, ziraat derslerini Profesör Kazım Köylü,
coğrafya derslerini Profesör Ferruh Sanır.

Peki ya müzik derslerini?
Âşık Veysel ve Ruhi Su.
*
Ankara Konservatuvarı’nın saygın ustaları, klasik müzik öğretiyordu. 1945 senesinde... Enstrüman demirbaşı şöyleydi: 259 mandolin, 55
keman, 37 bağlama, 8 akordeon, 3 piyano, 3 davul, 1 metronom, 1 pikap.
*
Harika çocuklar Suna Kan ve İdil Biret, misafir getiriliyor, köy çocuklarını teşvik için yaşıtlarından keman ve piyano dinletiliyordu. Âşık
Veysel ile Ruhi Su, saz çalmasını öğretiyordu. Benim canım Veyselim, bahçeye kiraz fidanı dikmiş, seneler sonra ziyaret ettiğinde,
göremediği için, kollarını açarak kiraz ağacına sarılmış, nasıl boy verdiğini hissetmişti.
*
Resim yapıyorlardı.
Voleybol oynuyorlardı.
Tenis kortu vardı.
Futbol sahası vardı.
Sinema salonu vardı.
Tiyatro salonu vardı; amfi.
Bedri Rahmi Eyüboğlu, bir hatırasını Cumhuriyet gazetesinde yazmıştı: “Okulun hayvanlarını barındıran ahırda bir çocuk gördüm. Gece
nöbeti ona düşmüş. Elinde kitap vardı, dalmıştı. Shakespeare okuyordu. Okuduğunu nasıl kavradığını, ertesi gün oynadıkları piyeste
gördük.”
*
Mozart, Vivaldi, Beethoven dinliyorlar, Gorki, Tolstoy, Zola okuyorlardı. Her mezun en az 150 klasik okumuş halde diploma almalı diye,
gelenek vardı. Moliere’in Kibarlık Budalası’nı, Sofokles’in Kral Oedipus’unu, Gogol’un Müfettiş’ini sahneliyorlardı. O senelerden, bir
mezuniyet töreni programı, sırasıyla şöyleydi: İstiklal Marşı, bağlama konseri, türküler, mandolin konseri, şiirler, keman konseri, piyano
konseri, koro, Anton Çehov’un Bir Evlenme Teklifi, diploma takdimi, hep beraber zeybek...
*
Bahçesi heykellerle donatılmış okul, beş yıldı. Yaz dahil, hiç kapanmazdı. Dolayısıyla, bugünkü sistemle 6-7 senelik öğretime denk
düşüyordu. Öğrenciler, topluca tatile çıkmaz, sırayla, senede 1.5 ay tatile giderlerdi. Deney laboratuvarları vardı. Matematik, fizik,
kimya, tarih, coğrafya, psikoloji derslerinin yanı sıra, uygulamalı olarak, kooperatifçilik, arıcılık, balıkçılık, bağcılık, demircilik, sağlıkçılık,
terzilik, marangozluk öğreniyorlardı. Kazmayı küreği alıyor, tarlaya çıkıyor, alternatif tarım teknikleri üzerine çalışıyorlardı.
*
Bu eğitim modeline komünist damgası yapıştırılıyor, Sovyet maşası olmakla suçlanıyordu. Oysa, bu okulu ABD kongre heyetiyle birlikte
bizzat gezen Amerikalı senatör Karl Mundt, çok beğendik, halkı siz de bizim gibi eğitimle kalkındırıyorsunuz demişti. Amerikan eğitim
sisteminin efsane ismi, Profesör John Dewey, hayalimdeki okul işte bu demişti. Unesco inceledi, gelişmekte olan ülkelere rol model
olarak tavsiye etti. ABD ve Avrupa’da 50’nin üzerinde üniversitede doktora tezi oldu. İsviçre pedagoji ansiklopedisine girdi.
*
Köy enstitüsü bu.
Hasanoğlan Köy Enstitüsü.
*
Mesela...
Bir şarkısın sen
ömür boyu sürecek
dudaklarımdan
yıllarca düşmeyecek
Tee 1938 senesinde, kerpiç haneli köyde dünyaya gelen Berkant, ilkokuldayken akordeon çalmayı, ortaokuldayken piyano ve saksofon
çalmayı nereden biliyordu? Henüz 14 yaşındayken, Frank Sinatra, Dean Martin, Nat King Cole şarkılarından oluşan repertuvara nasıl
sahip olabilmişti? Çünkü... Babasının köy enstitülerindeki görevi nedeniyle Ankara Elmadağ’ın Hasanoğlan köyünde doğmuş, temel12 42014 Hürriyet
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?DocID=26203781 2/2
eğitimini Hasanoğlan Köy Enstitüsü’nde almış, o ruhla büyütülmüştü.
*
Ve, Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruk vuran saldırgan... O da, Ankara Elmadağ’ın Hasanoğlan’ından... Orada doğmuş, orada büyümüş.
*
Mustafa Kemal aydınlanmasına savaş açan zihniyet, köy enstitülerine kıymasaydı, kapatmasaydı, muhtemelen keman çalan, resim
yapan, tenis oynayan bir öğretmen olacaktı. İşsiz, hapçı, sabıkalı olmuş.
*
Oysa tam da, kendisi gibi gariban çocukları kurtulsun diyeydi, Hasanoğlan.
*
Biliyorum, gözünüzde büyüyecek ama, taaa en başından başlamak zorundayız.
*
Böyle gelmiş, böyle gitmesine izin veremeyiz. Biz bu ülkede gün yüzü görmedik, bari çocuklarımızın, torunlarımızın görmesini istiyorsak...

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Etiketler : yılmaz özdil, hürriyet
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
"Dolarını bozdur, görüntüyü gönder, haber yapalım"
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun terörle mücadelede şehit olanların çocuklar..
Türkiye gece yarısı Meclis’e sunulan çocuklara cinsel istismar suçlarında m..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=