Lütfen bekleyin..

Asıl Tehlikenin Farkında mıyız?

09 Mart 2014, 00:07

Peki 17 Aralık’tan bugüne gündemimizi işgal eden bu vahim iddialar tartışılırken acaba Doğu ve Güney doğu Anadolu bölgelerimizde neler oluyor acaba, farkında mıyız?

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Ülkemiz 17 Aralık 2013 tarihinden bugüne kadar başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal ile bazı bakan ve yakınlarıyla bürokrat ve AKP‘ye yakın iş adamlarının isimlerinin karıştığı yolsuzluk ve rüşvet iddialarını konuşmaktadır.

İnternet ortamına her gün yeni bir kaset düşmektedir. Türk milleti adeta nefesini tutmuş vaziyette;

-Acaba bu gün yeni bir kaset var mı beklentisi içerisinde bilgisayarlarının başında bekleşmektedir..

Başbakan  Erdoğan,her kaset yayınlanışında ;

-Bunlar montaj yada dublaj diyerek için içinden sıyrılmaya çalışmaktadır..Kendini ve hükümetini müdafaa etmek için o malum  üslubuyla bağırıp,çağırarak yada muhataplarını tehdit ederek  iddiaları örtbas etmeye en azından kasetlerin doğruluğu konusunda halkta şüphe uyandırmaya yada yeni kasetlerin servis edilmesine engel olmaya çalışmaktadır.

Halk  bu konuda üçe ayrılmış durumdadır.Bir grup Erdogan ve ailesi ile yakın çevresinin yolsuzluk ve rüşvet olaylarına karıştığına kesin olarak inanırken bir diğer grup ise tam tersine bu iddiaların iftira ve düzmece  olduğunu düşünmekte,üçüncü bir grup ise  kime  inanacağına şaşırmış durumda olayları izlemektedir..

Peki 17 Aralık’tan bugüne gündemimizi işgal eden bu vahim iddialar tartışılırken acaba Doğu ve Güney doğu Anadolu bölgelerimizde neler oluyor acaba, farkında mıyız?

   AKP hükümetinin şartlarını itinayla gizlediği,bizlerin ise az çok tahmin ettiğimiz   Erdoğan-İmralı anlaşması sonucu özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerimizde bölge halkı adeta PKK terör örgütünün insafına terkedilmiş durumdadır.PKK’nın bölgede hızla sivil milisler oluşturduğu,kendisine yakın insanları silahlandırdığı,şehir içlerinde gündüzleri  dahi kimlik kontrolü yapabildiği,bölge insanından zorla ‘’vergi’’adı altında haraç toplandığı,çatışmalarda öldürülen PKK militanları için özel mezarlıklar açıldığı,bölgede Kürtçe tabela sayısının hızla arttığı,Diyarbakır’da resmi kurum ve kuruluşların tabelaları ile bilbordların Kürtçe afişlerle donatıldığı,cadde ve sokaklara   Kürtçe ve Ermenice isimler verildiği bazı internet sitelerinde yada bazı medya organlarında ancak satır aralıkları okunduğunda görülebiliyor.

   Seçimler yaklaşırken PKK Terör Örgütü ve onun siyasal uzantısı parti bölgedeki oy oranlarını yükseltip,bölgede söz sahibi sadece biziz diyebilmek için bölge insanına olan baskısını daha da artırmaktadır..Devlete yakın olanlar saldırıya uğramaktadırlar..Daha geçenlerde bir köy korucusu PKK tarafından  bir köprünün ayağına asılarak öldürüldüğü halde ‘’sürecin selameti(!) için’’olsa gerek medya olayın  hemen hemen hiç gündeme getirmedi ve halktan olayı sakladı.Aynı şekilde bölgede PKK tarafından kaçırılan muhtarların haberleri göz ardı edilerek verilmedi.

   Emniyet güçlerine ve TSK’ya hükümet tarafından verilen ‘’ne olursa olsun müdahalede bulunmayacaksınız’’talimatı bölücü örgüt üyelerini şımartırken,örgüte katılımların arttığı haberleri gelmeye devam etmektedir..

   BDP-PKK sözcüleri bir taraftan Erdoğan’ı çözüm müzakerelerinde ‘’verdiği sözleri’’  tutması için uyarmakta(!),diğer taraftan da devlete adeta meydan okuyan açıklamalar yapmaktadırlar.

   Bir BDP-PKK yetkilisi seçimlerden  sonra  bölgede özerklik ilan edeceklerini ve İran,Irak;Suriye ve Türkiye sınırlarını kaldıracaklarını ilan ettiği halde ne basından,ne hükümetten konuyla ilgili bir tepki gelmemiştir.

   Aynı şekilde yine bir BDP-PKK yöneticisi,hükümeti verdiği sözleri tutma konusunda uyarıp(!)’’Öcalan’ın sabrı taşarsa vay halinize’’ diyerek hükümeti adeta  tehdit ettiği halde yine ne hükümet ve  medya bu açıklamayı da diğerlerinde olduğu gibi duymamazlıktan gelmişlerdir.

   Diğer taraftan BDP-PKK yetkilerinin seçimlerden sonra bölgede ki okullarda Kürtçe eğitime başlamak için hazırlıkların yapıldığını açıkladığı günlerde hükümet meclisten geçirdiği bir yasa ile ‘’özel okullarda Kürtçe eğitim’’uygulamasının önünü açmıştır.Bu bir tesadüf mü yoksa verildiği iddia edilen sözlerden birinin yerine getirilmesimidir bilmiyorum ama moda deyimle ‘’zamanlamasının manidar’’olduğu açıktır.

   Yazdığımız yada  bölgeye gidip gelenlerde öğrendiğimiz gelişmeler bize göstermektedir ki biz ‘’cambaza bakarken’’ doğu ve güneydoğu Anadolu bölgelerimizde kirli bir senaryonun seçimlerden sonra uygulamaya geçmesi  ve bölgede ‘’paralel bir devlet yapılandırılması’’ için ciddi  hazırlıklar yapılmaktadır.

  30 Mart seçimlerinin sonuçları ne olursa olsun,  seçimlerden sonra doğu ve güneydoğumuzda endişe edici bir boyutta  gelişmeler olabilir ve Allah muhafaza   yaşadığımız bu günleri arar hale gelebiliriz.

   Onun için 30 Mart günü oy verecek olan herkesin bölücülüğün bu iktidar zamanda kazandığı ve kazanmak istediği yeni  mevzileri düşünerek ellerini vicdanlarına koyarak oy vermeleri gerekmektedir..

Aksi takdirde yarınlarda ‘’ keşke demenin yada ağlamanın ‘’ hiçbir faydası olmayacaktır.

ORHAN ŞEN - 21. Dönem MHP Bursa Milletvekili

HABER FEDAİ

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
emine
999 gün önce
kasetin , video nun montaş olup olmadığını neden ispatlamıyorlar yemezler:)
misafir
999 gün önce
Siz orada ne yapıyorsunuz peki ? Alparslan Bey in kemikleri sızlıyordur şimdi..
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Demokratik Bölgeler Partisi, Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel hakkında, '..
Şikede kumpas iddianamesinde tutuklanan iş adamı Serdal Adalı'nın o dön..
Bolu F tipi cezaevinde yatan Alaattin Çakıcı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sesle..
Adana'da yurt yangınında hayatını kaybedenlerin cenazesine katılan Avru..
Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin görülen davanın üye hakimi Bünyamin..
Cumhurbaşkanı erdoğan, Esenboğa yolunda otomobil galerilerinin bulunduğu Ot..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=