Lütfen bekleyin..

'Başbakan sözün bittiği yerde'

06 Mart 2014, 12:21

Başbakan neye güvenerek yargı ve ihalelere müdahalesini kabul etti? 30 Mart sonrası ne olacak?

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Başbakan Erdoğan, dün yaptığı açıklama ile hem yargıya müdahale ettiğini hem de ihaleye fesat karıştırıdığını itiraf etti. Peki Başbakan, Doğan Grubu'nun "doğruysa çok vahim" başlığı ile çıktığı gün bu açıklamaları kabul etmesinin nedeni ne?

Radikal Yazarı Murat Yetkin, Erdoğan'da müthiş bir özgüven patlaması olduğunu ve 30 Mart'ta sandıkta "aklanacağını" düşündüğünü söylüyor.

"Yolsuzluk iddialarını aklamanın yeri seçim sandığı değil, bağımsız ve tarafsız
mahkemelerdir.
diyen Murat Yetkin, Başbakan da "halk yolsuzluklara inansa bile yine de kendisine oy vereceği saikiyle hareket ettiğini dile getiriyor.

İşte Radikal'den Murat Yetkin'in bugünkü analizi;

Başbakan Tayyip Erdoğan yine herkesi şaşırtmayı, ağzını bir karış açık bırakacak
kadar şaşırtmayı bildi. Hafta başında, 3 ve 4 Mart günleri internete düşen iki bant kaydının gerçekliğini kabul etmenin de ötesine geçerek, müdahalesinin ‘tabii’, yani doğal olduğunu söyledi.

ERDOĞAN SES KAYITLARINI RESMEN DOĞRULADI

O kadar şaşırdık ki, biz gazeteci milleti dönüp TV’lerden canlı yayımlanan konuşmanın kaydını dinlemek, dökümünü okuyup birbirimize sormak ihtiyacı duyduk:
Bu, kabul anlamına geliyor, değil mi?

Evet öyleydi. Bunu bırakalım muhalefeti, AK Partililerin tamamının doğru sayacağını bile düşünmek zor.

http://www.haberfedai.com/upload/dosya/19025.jpg

SUÇ İTİRAFI

Çünkü bu kayıtlar, bir Avrupa ülkesinde suç itirafı yerine geçebilirdi. Bu görüşmeleri kabul eden siyasetçinin o gün istifa etmesi beklenebilirdi.

İlk grup kaydın Erdoğan ile eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin arasında, Gezi
protestoları ardından 2013 yaz aylarında geçtiği iddia ediliyordu.

BAŞBAKAN, BERAAT ÇIKMASINI KABULLENEMİYOR

Erdoğan, Aydın Doğan ve Doğan Grubu aleyhine Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK)
açtığı davadan beraat çıkmasını kabullenemiyordu. Adalet Bakanı'ndan Yargıtay’a
müdahale ederek mahkûmiyet çıkarmasını istiyordu.

Doğan Grubu dün yaptığı açıklamada şunları söylemişti: “Eğer doğru ise böyle bir konuşma, kişisel bir mağduriyet yaratmanın ötesinde Türkiye’de hukuk sisteminin daha da sarsılmasına yol açabilecek niteliktedir. Biz bu konuşmanın yapılmadığının ve gerçek olmadığının bir an önce kanıtlanmasını bekliyoruz.”

BU DÜNYANIN HER YERİNDE YARGIYA MÜDAHALE GİRİŞİMİDİR

Açıklamanın Doğan Grubu gazetelerinde yayımlandığı sabah, Erdoğan görüşmeyi doğrulamıştır. Bu, dünyanın her yerinde hükümetin yargıya müdahale girişimidir.

Bantlardan ikincisi yine Başbakan ile işadamı Metin Kalkavan arasında geçtiği
öne sürülen telefon dinleme kaydıydı.

Erdoğan burada, daha önce Koç Grubu tarafından ihale yoluyla Milli Savaş Gemisi,
MİLGEM projesi çerçevesinde kazanılmış 6 savaş gemisi yapımıyla ilgiliydi. Kalkavan ihaleye resmi başvuru dahi yapmamış olduğu halde ona şikâyet dilekçesi yazmasını tavsiye ediyordu. (Nitekim Gezi protestolarını takip eden günlerde MİLGEM projesi (İstanbul’a yeni çevre yolu projesi gibi) Koç Grubu'ndan alınacaktı.)

Erdoğan’ın aynı hafta sonu Koç ailesiyle görüştüğünün öğrenildiği saatlerde de
projenin Koç’un elinden nasıl alındığını anlatan kayıtlar internete düşmüştü.

Bu, dünyanın her yerinde ihaleye müdahale girişimidir.

Başbakan'ın bakanlarıyla konuşmalarının yasadışı olarak dinlenmesi dünyanın her
yerinde suçtur. Bu doğru. İstihbarat yetkilileri, son iki yıldır TÜBİTAK tarafından sağlanan şifreli telefonlarla yapılan bütün konuşmaların dinlenmiş ve yurtdışındaki adreslere iletilmiş olduğunu var saydıklarını söylüyorlar.

Hiçbir devlet böyle bir şeyi kabul edemez, bu da doğru. Hükümetin kendi içinde serpilmiş gizli örgütlenmeleri açığa çıkarma hakkı vardır, bu da doğru.

Öte yandan Başbakan'ın bakanlarından süren davayı etkilemesini istemesi dünyanın her yerinde yürütmenin yargıya müdahalesidir ve suçtur. Rakip şirketlere akıl vererek başlamış ihaleyi kazananın elinden alma dünyanın her yerinde serbest ekonomiye yürütmenin müdahalesidir.

Peki, o zaman Başbakan modern dünyanın kabul edemeyeceği bu müdahaleleri yaptığını neden kabul etti?

Bunun cevabını, ancak "Seçimi kazanacağım ve yolsuzluk iddialarından aklanmış sayılacağım" gibi yanlış bir mantık ve özgüven patlamasında bulabiliriz.

Yolsuzluk iddialarını aklamanın yeri seçim sandığı değil, bağımsız ve tarafsız
mahkemelerdir.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Devlet Denetleme Kurulu’nu harekete geçirmesi
dahi örtbas etme algısına karşı atılmış bir adımdır.

Sandığa gelince… Erdoğan adeta içeride ve dışarıda herkese, halkın yolsuzluk iddialarına inansa bile kendisine oy vereceği, kendisinin de 30 Mart’tan sonra istediği her şeyi yapmaya hak kazanacağını bildirmek ister gibi.

Öyle mi olacak?

Erdoğan 30 Mart’ta bütün bu iddialardan aklanmış mı sayılacak? Ve istediği her şayi istediği gibi yapma ruhsatına mı sahip olacak? Göreceğiz.

Etiketler : murat yetkin, erdoğan
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
MUSA
1003 gün önce
İki hedef Başbakan için varlık yokluk mücadelesi haline geldi.1- Yolsuzluğu ve 'diğer skandalları' karartmak/manipüle etmek/kapatmak suretiyle iktidarını korumak.2- Halkı paralel devlet kurgusuna inandırabilmek. Birinci hedefin gerçekleşmesi, AKP tabanının ikinci kurguya inandırılmasına bağlı. 'AKP tabanı' diyorum zira bu delilsiz kurguya onlardan başka inanan hiçbir siyasal ve sosyal grup yok. Başbakan bu iki gayeyi gerçekleştiremezse, sistemin kendi üzerine yıkılacağını ve enkazın altında kalacağını çok iyi biliyor.
hiç erkek
1003 gün önce
erkek yokmu meydanda KAFA ATSINLAR!!!!
ismet
1003 gün önce
İNSANLARI KANDIRMAYA DEVAM ET BAKALIM..KAYBEDİNCE BU ÜLKEDE BARINAMAYACAĞINI BİLDİĞİ İÇİN SİYASETİ BIRAKIM DİYOR...BU ADAM GERÇEKTEN ÇOK ÜÇ KAĞITÇI YALANCI TÜK DÜŞAMANI.3 KURUŞ EMEKLİ MAAŞI İLE GEÇİNEMEYEN ADAMLARIN CEBİNE SIKIŞTIR PARAYI GETİR MİTİNG ALANINA. ADAM BİDE CANINDAN OLACAK GEÇİNMEK İÇİN...
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun terörle mücadelede şehit olanların çocuklar..
Türkiye gece yarısı Meclis’e sunulan çocuklara cinsel istismar suçlarında m..
Tecavüz yasasına tepki büyüyor...
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=