Lütfen bekleyin..

Koray Aydın'dan 'ses kasetleri' yorumu: Balık baştan kokmuş

28 Şubat 2014, 04:26

MHP'li Koray Aydın'dan çarpıcı açıklamalar...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

MHP Trabzon Milletvekili Koray Aydın, Başbakan Erdoğan  hakkında yayınlanan ses kayıtları ve yolsuzluk iddialarıyla ilgili bir açıklama yaptı.

Açıklamasında AK Parti ve Başbakan'ın çevresinin lale devri sefası sürdüğünü vurgulayan Aydın, "AKP iktidarında ülkemizde inanılması güç şeyler olmuş, daha dün bursa muhtaç olan Başbakan çocukları bugün armatör ve holding sahibi olmuştur. Villalar, malikaneler, yazlıklar, gemiler, gemicikler derken, AKP ve Başbakan’ın çevresi lale devri sefasını sürerken, milyonlar açlığa, yoksulluğa velhasıl sadakaya mahkum hale gelmiştir. Bütün bu yağma düzeni, bu çürümüşlük, bu kokuşmuşluk göstermektedir ki; balık baştan kokmuştur" diye konuştu.

 

BAŞBAKANIN EVİNDEKİ MİLYAR DOLAR İDDİASI

 

17 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Operasyonu’nun yapıldığı gün, Başbakan Erdoğan’la oğlu Bilal arasında yapıldığı iddia edilen telefon görüşmelerinin ses kayıtlarının, gündeme bomba gibi düştüğünü hatırlatan Aydın, şunları söyledi: "Başbakan'ın evinde 1 Milyar doları aşkın para olduğu iddiası, ülkeyi dehşete düşürmüştür.Yayınlanan ses kaydına göre; operasyon sabahı gün boyunca oğlu Bilal’i defalarca arayan Erdoğan, diğer bakanların evlerinde başlatılan aramadan kuşkulanıp, kendinin ve oğlunun evinin de aranacağını düşünerek, evdeki paranın acil ve güvenli bir şekilde tahliye edilip, sıfırlanması talimatını veriyor. 17 Aralıkta Konya’da, Mevlana’nın huzurunda dahi, dünya malı derdine düşen Erdoğan, program arası ettiği telefonlarla, paranın evden tahliye sürecini yönetiyor. Telefon kayıtlarına göre; Erdoğan’ın oğlu Bilal ve Burak’ın, damadının, abisinin, eniştesinin velhasıl sülalesinin de dahil olduğu 1 milyar doları aşkın paranın tahliyesi gün sonunda dahi tamamlanamamıştır. Gün sonunda tahliye edilemeyen, 30 milyon Avro daha olduğu gerçeği karşısında bütün Türkiye ve dünya dehşete düşmüştür.

http://www.haberfedai.com/upload/dosya/18655.jpg

ANAYASA VE YASALARIN ÇİĞNENMESİNİN NEDENİ

 

"Bütün bu yaşananlarla,  Anayasa ve yasaların çiğnenmesi pahasına yaptırılmayan 25 Aralık operasyonu, binlerce polisin, hakimin, savcının görevden alınması, basına ve internete sansür uygulanmasının nedeni daha iyi anlaşılmaktadır. Başbakan, bu iddiaları dublaj ve montaj diyerek geçiştiremez. Şayet kayıtlar montajsa, bu durum Başbakan Erdoğan’a müthiş bir aklanma fırsatı vermektedir. Öncelikle Başbakan Erdoğan, iddia edilen saatlerde oğluyla telefon görüşmesi yapıp yapmadığını açıklamalıdır. Görüşmeyi yalanlıyor ise, iddiaların içeriğinde geçen olayları da, sözü edilen milyon dolayları da açık ve net bir biçimde yalanlamalıdır. Başbakan Erdoğan, şayet oğlu Bilal’le konuşma yapmışsa, görüşmelerin montajsız halini yayınlamalı, iddiaları içerikleriyle birlikte çürütmelidir. Başbakan Erdoğan kendine güvenseydi, montaj iddialarını bilimsel bir raporla çoktan çürütmesi gerekirdi. TÜBİTAK’ın ilgili birimindeki görevden almalar dikkate alındığında, montaj iddialarına ilişkin raporlamanın bu saatten sonra uluslar arası akredite olmuş bağımsız bir kuruluşa yaptırılması şarttır. Çünkü AKP sayesinde, hükümete bağlı hiçbir kuruluşun güvenirliği kalmamıştır. Başbakan Erdoğan yargıya gidip aklanmadığı sürece, büyük zan, töhmet altındadır. Aksi halde bir saniye dahi Başbakanlık makamında oturmamalı, derhal istifa etmeli ve Türkiye’nin itibarına daha fazla zarar vermemelidir."

 

"KENDİ İKBALİ İÇİN TÜRKİYE’Yİ FELAKETE SÜRÜKLÜYOR

"Yönetmekten sorumlu olduğu hükümet dışında el atmadığı alan kalmayan Başbakan Erdoğan, kendi ikbal ve istikbali için ülkeyi adım adım felakete sürüklemektedir.     Türkiye bugün, Alo Fatih hattı kurarak, medyaya sansür uygulayan bir Başsansürcü ile karşı karşıyadır. Türkiye bugün, iktidarda bir gün daha fazla kalmak için tek ayak üzerinde kırk yalan söyleyen bir başyalancı ile karşı karşıyadır. Türkiye bu gün, devletin, milletin ve nihayet tüyü bitmedik yetimin malını yağmalayıp, bakanları, ailesi ve sülalesiyle lale devri yaşayan bir başyağmacı ile karşı karşıyadır. Türkiye bugün, yasama, yürütme, yargı ve basın gibi demokrasinin kuvvetler ayrılığı ilkesini yerle bir edip, adaleti işlemez hale getiren, her gücü kontrolüne alan, denetimden kaçan otoriterleşme eşiğini aşan ve nihayet diktatörlüğü ele alan bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyadır"

 

"KENDİ LEKESİNİ, BAŞKALARINI LEKELEYEREK TEMİZLEYEMEZ"

Türk milletinin suçüstü yakalanmanın telaşıyla hakkındaki kayıtlara montaj diyen, bu iddiasını yeni montaj kasetler üreterek ispatlamaya çalışan, Başbakan'dan rahatsız olduğunu öne süren Koray Aydın, iöyle devam etti: "Türk milleti, üzerindeki şaibeyi ve lekeyi, başkalarını da lekeleyerek sileceğini sanan mantık ve izanı kaybetmiş bir Başbakan’dan rahatsızdır. Türk milleti, “beytül mala uzanan el, kızım Fatıma’nın eli de olsa keserim” buyruğunu hiçe sayan, ama İslami değerleri istismarda sınır tanımayan vicdansızlardan rahatsızdır.

 

"YOLSUZLUĞUN AKLANMA YERİ, BAĞIMSIZ YARGIDIR"

"Aklı eren herkes bilmektedir ki;  yolsuzluğun aklanma yeri sandık değil, bağımsız yargıdır. Türkiye rüşveti ve yolsuzluğu seçimler üzerinden aklamaya çalışan bir sapkın demokrasi anlayışıyla karşı karşıyadır. Oysa demokrasilerde seçim kazanmak hiç kimseye yolsuzluk, rüşvet ve suç işleme imtiyazı sağlamamakta, aksine hakkı ve hukuku koruma sorumluluğu yüklemektedir. İlahi adalet ise kuşkusuz mahşerde tecelli edecektir."

 

"SAMİMİ TABAN, ARTIK BU VEBALİ ÜSTLENMEYECEKTİR"

"Zalimlerin, zorbaların ve diktatörlerin son dayanağı hep kandırılmış kitleler olmuştur. Başbakan ve AKP şimdiye kadar aldattıkları ve kandırdıkları kitleleri bir kez daha kandırabilirlerse, kendilerince yolsuzluklarını aklamış, akıllarınca hesaplarını ibra etmiş olacaklardır. Başbakan Erdoğan kendisi, çevresi, ailesi ve sülalesi, lale devri yaşarken, Türkiye’de milyonlar açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkum edilmiştir. Başbakan’ın banka müdürleri paralarını, kendi bankalarında değil de ayakkabı kutularında saklarken, AKP’ye bütün samimiyetiyle oy veren milyonlar, yardım kutularına muhtaç durumdadır. AKP hükümetinin bakanlarının çocukları evlerini içi para dolu kasalarla donatmışken, garip ve gurebanın payına pazar kasalarındaki çürük sebze ve meyve artıkları düşmektedir. Milyonlarca memur, işçi, çiftçi, esnaf, işsiz yılda bir kez bile tatile gidip, denizde yüzemezken, Başbakan ve çevresi, havuzlu villalarında, para içinde yüzer hale gelmiştir. AKP’ye yıllar yılı inandığı değerler için oy veren, destek veren ve emek veren milyonlar Yüce Allah’ın adı kullanılarak yapılan bu yolsuzluk, bu yağma ve bu talanın vebalini üstlenmeyecektir."

 

VATAN EVLATLARI, AKP DÖNEMİNİ SANDIKTA VE VİCDANLARDA KAPATACAKTIR

"Bakan ve Başbakan evlatlarının villalarda, yalılarda, malikanelerde sefa sürdüğü bu düzene, artık vatan evlatları daha fazla tahammül etmeyeceklerdir. Türk milleti bu vebali üstlenmeyecek ve sandıktan aldığı emanete ihanet eden AKP ve Başbakan’a tarihin en ağır tokadını indirecektir. Başbakan ne yaparsa yapsın gerçekler er geç ortaya çıkacak, şeytana uymasının cezasını çekecek ve istifa etmediği takdirde, siyasi hayatı yolsuzluk batağında debelene debelene, çok kötü bir şekilde son bulacaktır". trabzonajans.com

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
AKPi'nin anayasa teklifi için MHP'de imzalar atıldı.
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, Başkanlık sistemiyle ilgili Bahçeli'..
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Genel Başkanı Kem..
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, başkanlık sisteminin Türkiye'de ..
Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın, "Türk Futbolu ve FETÖ" baş..
Kılıçdaroğlu, Meclis’te yaptığı konuşmada iktidarın neden olduğu olumsuz ge..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=