Lütfen bekleyin..

Erdoğan'ın bu sözleri Cemaat mensuplarını çıldırtacak !

16 Şubat 2014, 16:38

Başbakan Erdoğan, Fethullah Gülen ve Cemaat'in abi ile ablalarını açıkça ihanetle suçladı.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Fethullah Gülen ve Cemaat'i yöneten abla ile abileri ihanetle suçlayan Erdoğan,  şunları söyledi:

"Bu paralel yapının ülkeyi karıştırmasına asla izin vermeyeceğiz. Hoca dedikleriniz, abla dedikleriniz, abi dedikleriniz apaçık bu ülkeye ihanet içindeler. Uyanın ey kardeşlerim."

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları;

Temelini atacağımız Başakşehir Şehir hastanesinin İstanbul için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ankara'da Bilkent ve Etlik şehir hastanelerinin temelini attık. Adanadakinin de temelini attık. En görkemli hastane kampüsü olan Başakşehir'in temelini atıyoruz. Olimpiyat stadı burada... Buraya bir de spor hastanesi ekliyoruz. Büyükşehir belediyemiz de buraya stat yapacak. Tüm illerde böyle bir spor hastanesinin ilk defa yapılacak olması da ayrı bir önem kazandırıyor. Bu Türkiye'nin en büyük spor hastanesi olacak. Sporumuza tıbbi destek sağlayacağız. Bu büyük proje tamamlandığınıda sadece İstanbul'a değil dünyaya hizmet vereceğiz. Bu emsalsiz projenin tüm insanlığa hayırlı olmasını diliyoruz.

"MAKETİ BİLE BENİ HAMD ETTİRİYOR"

Maketiyle bile gördüğünüzde baktığınızda Rabbime hamd ediyorum. Hamdolsun diyorum. Bizim hayalimizdi o da gerçekleşiyor. Bildiğiniz gibi ben temel atma törenlerine katılmam. Ama bu projenin farklılığı ister istemez temel atmaya katılmaya da bizleri sevk ediyor. Hayali temeller atmıyoruz. Kamu özel işbirliğiyle hizmet alımı şekliyle adeta yapılan yatırımlar. Müteahhit firmayla buradaki ortağımızla adeta süreyi konuşacağız. Sözleşmedeki süre 36 ay. Buranın bitmesi gerekiyor. Ama ben biraz daha bu noktada heyecanlıyım. Özel sektör ortaklarıyla burada bir görüşelim. Kendileriyle süreyi de tekrar gözden geçirelim. Daha kısa sürede nasıl yaparız. Ben yapacaklarına inanıyorum. O gücü onlarda görüyorum. İnşallah Başakşehir Şehir Hastanesi kısa sürede hizmete başlar.

"HALKÇIYIZ DİYENLER HALKIN YANINDA YER ALMADI"

Bu proje benim uzun süredir hayalimdi. Artık neredeyse 11 yıla dayandık. 11 yılı Mart 15'te Başbakan olarak dolduruyorum. SSK'lı bir işçi olarak geçmişte sağlık sisteminin mağduru olmuş biriyim. Türkiye'de hemen her vatandaşım bunu yaşadı. Benim vatandaşımı hastanelerde insan yerine koymadılar. Kardeşlerim acil servislerde dahi hasta kardeşime yeterince ilgi göstermediler şefkat göstermediler. Sağlam giren hasta çıktı. Hastanelere mecburen giren yoksul kardeşim yeri geldi rehin alındı hastaneden çıkamadı. Anamuhalefet genel müdürü SSK'nın başındaydı. Onun döneminde de rehin alınıyordu. Hani bunlar halkçıydı. Rehin aldılar rehin. Ah Ah... Nice hamile kardeşlerimiz doğum yaparken yavrusunu kaybetti kendisi rehin alındı. Ölen vatandaşımı bırakmadılar rehin aldılar. Öldü yahu... Ölü rehin alınır mı? Bu ülke bunu bile gördü.

"HEP BERABER YAŞADIK"

Tedavi ilaç dertti. Zaten ilacı sadece hastanenin eczanesinden alabilirdin ve inersin eczaneye ilaçların yarısı yok. Öyle mi? Bunları hep yaşadık mı? Hep beraber yaşadık. Ama bugünün 25 yaşındaki genci bunu bilmez. Onlar bilmiyorlar. Ben buradan gençlere sesleniyorum biz bunları yaşadık, halkçıyız diyenler halkın derdinden anlamadılar. Hiçbir zaman yanında yer almadılar. Köylü de memur da çiftçi de artık tüm hastanelerden hizmet alabiliyor. İstediği eczaneden artık vatandaşım gidip ilacını alabiliyor.

"GERÇEK KANUNİ'NİN TORUNLARIYIZ"

Biz televizyon ekranlarında anlatılan Kanuni'nin değil gerçek Kanuni'nin torunlarıyız. Kardeşlerim  halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi diyen Kanunilerin torunlarıyız. İşte burada da bu şehir hastanesini bu anlayışla kuruyoruz. İnşallah Anadolu yakasında da yine benzer bir hastaneyi kuracağız. Sizler varsınız biz varız. Siz bize yürüyün dediniz yürüdük. Ne dedik? Aşık Veysel gibi... Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece dedik. Gideceğiz gündüz gece... Ne dedik? Dik duracağız dikleşmeyeceğiz.

"DEVLETİ ARKAYA ALDIK, İNSANI ÖNE ÇEKTİK"

Hastaneye gitmek tedavi olmak insanı başlı başına hasta eden bir süreçti. 2002'de iş başına geldik. Ne dedik? Önce eğitim. Sonra ikinci sırada sağlık... Bu kadar önemli. Bu iki konu çok önemliydi. Eğitime ve sağlığa çok ciddi yatırımlar yaptık ve yapacağız. Çünkü önce insan diyerek yola çıktık. İnsan olmadan devlet olur mu ya? Devleti arkaya aldık insanı öne çıkardık. Dünyada gelişmiş ülkelerin bir çoğunun dahi yapamadığı sağlık reformlarını yaptık. Sistemi köklü şekilde değiştirdik. Her yere hastaneler inşa ettik. Sağlık cihazlarını ambulansları doktor sayısını kat kat artırdık. Bir röntgen için 6 ay sonraya gün verilirdi.

"BU SABAH BİR HABER ALDIK?"

Şimdi böyle bir sıkıntı var mı? Artık ultrason MR tomografi hepsi vatandaşımın emrinde. Ambulanslarla, dört çeker ambulanslarla, uçak ambulanslarla vatandaşımıza yetişiyoruz. Şu anda 17 tane helikopter ambulans hizmet veriyor. 4 tane jet ambulans her yerde hizmet veriyor. Bu sabah bir haber aldık. Bir genç sporcumuz maalesef Mısır'da kalp krizi geçirmiş rahmetli olmuş. Allah rahmet eylesin. Şimdi jet ambulansımız onu almaya gidiyor. Sağlığında da ölümünde de halkımız için varız biz. Bu yola bunun için çıktık. Aciz bir ülke konumunda olmayacağız dedik. Zavallı bir ülke konumunda olmayacağız dedik. Milli geliri 3400 dolardan 11 bin dolara yükselen bir Türkiye olduk. Adaletsizliğe son verdik. Parası olmayanın kapıdan döndüğü günleri geride bıraktık. Başhekimlerimize gerekli talimatı verelim yok parası yok cüzdanı böyle bir şey yok dedik. Hemen gerekli teşhis tedavi yapılacak dedik. Çünkü biz bunun için varız. Vatandaşımıza inancına göre muamele yok. Düşüncesine göre muamele yok. Kim olursa olsun herkesin ilgi ve şefkat göreceği bir sistem kurduk. Aile hekimliğini de biz kurduk. Herkesin bir doktoru olsun istedik. Evlere doktorların gelmesini sağladık.

"HAYALLERİMİZİN ÖNÜNE GEÇMEK İSTİYORLAR"

Bizden önce birinin de böyle bir hayali vardı. Kim o biliyor musunuz. Merhum Adnan Menderes... 50'li yıllarda bu hayalleri o da kurdu. Ama onun hayalleri 1960 darbesiyle sükuta uğradı. Senaryo aynı senaryo zihniyet aynı zihniyet. Merhum Menderes'i halkına hizmet ettiği için insan olduğunu hatırlattığı değer verdiği için o malum çevreler sevmediler. Türkiye'yi büyüttüğü için itibarına itibar kattığı için hiç hazzetmediler.Merhum Menderes'i milli iradeye sahip çıktığı için rahat bırakmadılar. Yaşatmadılar. İşte Merhum Menderes'e o gün yapılanlar şimdi bize yapılmak isteniyor. Onun hayallerini kabul etmek istemeyenler bizim de hayallerimizin önüne geçmek istiyorlar. Türkiye'yi büyüttüğümüz için bizi de sevmiyorlar. O gün medyayla ne yaptılarsa bugün de yapmaya çalışıyorlar.

"ÖNEMLİ AÇILIŞLAR YAPIYORUZ"

Geçen hafta Kartal'da 15 ilçemizi kapsamayan 20 yol ve kavşak açtık. Yine İstanbul'da M.köy -Mahmutbey metro hattınn temelini attık. 200 bin Erguvan otobüsünü hizmete aldık. Sonra Ankara'da Batıkent Sincan metro hattını hizmete açtık. Bu hafta sonu yine İstanbul'da önemli açılışlar yaptık. Şişhane Yenikapı hattını açtık. Haliç'e o güzel estetik köprüyü kurduk. İstanbul'un metro ağlarını ve marmaray'ı birbiriyle buluşturduk. Burada şehir hastanesini açıyoruz. buradan Bakırköy'e geçip önemli bir açılış yapıyoruz.

"ELİ SOPALI GENÇLİK OLMAYACAK"

Bu arada önemli bir hadise daha oldu. Türkiye 4. Türksat'ına kavuştu. Türksat 4A uydusu Kazakistan'ın Baykonur Uzay Üssü'nden uzaya fırlatıldı. Şimdi yeni bir uydu daha yapılıyor o uydu da Nisan ayında inşallah uzaya fırlatılacak. İnşallah 5. uydudan sonra artık uydu üretimini kendi mühendislerimizle Ankara Kazan'da yapacağız. Bu millete bu yakışır. Gençliğimize bu yakışır. AK Parti iktidarının gençliği eli sopalı gençlik olmayacak. Bu gençlik bilgisayarı ile beraber ilmi düşünceyi evet bunu ön plana çıkararak bu asırda milletine nasıl hizmetkar olabilri bunun derdinde olacak. Bilimde nasıl ön plana çıkar bunu düşünecek. Gençliğimizi bu şekilde yetiştireceğiz. 76 üniversite vardı 94 üniversite ilave ettik. Şimdi 175 üniversitemiz var. 81 vilayetin tamamında var. 205 bin derslik inşa ettik bu arada. Bu eğitime ne kadar önem verdiğimizi gösteriyor. 45 lira burs veriyorlardı şimdi ise kim müracaat ederse etsin ama kredi ama burs 520 lira kredi yurtlar kurumundan beslenme yardımı ile birlikte veriyoruz. Ekonomisi güçlü bir ülke var artık. Dedikoduları bırakın.

"UYDUNUZ KIZIMIZIN BAŞÖRTÜSÜNE Mİ TAKILDI?"

17 Aralık 25 Aralık olaylarında... Müsaade ederseniz paltomu çıkarmak istiyorum. Değerli kardeşlerim inşallah eğitimde attığımız bu adımlarla beraber çok farklı sürecin içinde çok farklı bir yerde göreceğiz gençleri. Gençlerin kılık kıyafetiyle işimiz yok. Başörtüsünden dolayı kızlarımızı üniversitelere sokmadılar. Siz uzaya uydu gönderdiniz de benim kızımın başörtüsü uydunuzu mu engelledi ya... Biz ilahi Oku emrini yerine getirmek için mücadele ettik. Sonunda bütün üniversitelere yavrularımız giriyor. Artık devlet kurumlarında da başörtüsüyle kızlarımız çalışabiliyor mu? Bu da oldu. Daha da iyi olacak. Bu ülkenin normalleşmesi lazım. Normalleşmenin önüne geçenler bu ülkeye sevgide kusur edenlerdir. Eğer seviyorsak milletimizi bırakın başı açık olan açık örtülü olan da örtülü gezsin. El ele yürüsünler. Ama bunu hazmedemiyorlar. İlla ayıracağız diyorlar. Hayır ayıramayacaksınız. İnşallah bir olacağız iri olacağız diri olacağız. Kardeş olacağız hep birlikte Türkiye olacağız.

"MİT MENSUPLARINA SİLAH DOĞRULTULUYOR"

Dün MİT'in tırlarına yapılan saldırının görüntüleri yayınlandı. İşte o paralel yapı... Var ya bir paralel yapı.. Bunu öğrendiniz değil mi? Olur ya sizin kapınızı da çalabilirler.. Bazı bayanlar ablalar gelebilir. Onlara şunu söyleyin. Biz halimizden memnunuz. Biz ülkemizde olanları görüyoruz eğer sizin de kendinize güveniniz varsa partinizi kurun da öyle ortaya çıkın deyin. O paralel savcı operasyon yapıyor. MİT mensuplarına silah doğrultuyor yere yatırıp tekmeliyor. Emniyetin jandarmanın yargının içine sızan paralellerin talimatıyla yapıyorlar. Yurt dışındaki odaklardan talimat alarak kendi ülkelerinin istihbarat teşkilatına silah doğrultacak kadar vatana ihanet içindeler. Benim ülkemin istihbaratı Suriye'deki bayır bucak Türkmenlerine insani yardım götürecek birileri de gelip bunu zorbalıkla engelleyecek.

"OPERASYONU SABIRLA İZLİYORUM"

Ey Paralel yapının savcısı. Sen benim bilgim olmadan iznim olmadan MİT'e müdahale edemezsin. Yasa bunu emrediyor. Bu ne cesaret. Bu millet bunu affetmez. Bu millet bunu unutmaz. Bu ihanetin bu ajanlık faaliyetinin hesabını hepsinden soracağız. Kim adına yapıyorlar bunlar ortaya çıkacak. Bunlara talimat veren elebaşılarından da soracağız. Şu anda medyada hem hükümete hem Türkiye'ye yönelik operasyonu sabırla izliyorum. Bir kısım medyanın manşet ve köşe yazılarıyla yalanlarıyla nasıl bir aşağılık operasyon içinde olduğunu görüyoruz. Biz bu operasyonları çok iyi biliriz. Bizim hayatımız bu tür operasyonlarla mücadele etmekle geçti. 1994'te seçildiğim andan itibaren bu manşetlerle üzerimize geldiler. Muhtar bile olamaz dediler. Ne oldu? Milletimiz bırakın muhtarlığı Başbakan yaptı. 28 Şubat'ta üzerimize geldiler. Danıştay cinayetinde partimizi kapatma cinayetinde üzerimize geldiler. Biz bu manşetlerle çarpışarak büyüdük. Bundan sonra da asla boyun eğmeyiz. Bu operasyonlar karşısında geri adım atmayız. Ellerinden geleni yapsınlar. Hangi manşeti atarlarsa atsınlar. Biz bunlara boyun eğmeyecek ve aldanmayacağız.

"İŞTE BU KADAR SORUMSUZLAR"

Şimdi bu medya arkasına belli sermaye çevrelerini ve paralel yapıyı alarak bize gündem dayatıyor. Üzerinden aylar geçtikten sonra Kabataş'taki saldırının görüntülerini yayınlıyorlar. Kardeşlerim Türkiye genelinde gezi olayları sırasında başörtülülere yapılan saldırıları görmüyorlar. Bir mağdurenin ifadelerine tutanaklarına adli tıp raporuna itibar etmiyorlar. Darp izlerine itibar etmiyorlar. Çıkmışlar bir görüntü üzerinden olayın nasıl olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. İşte bu kadar sorumsuzlar. Kadına şiddet konusu gündeme gelince bunlar aslan kesilir. Ama sözkonusu olan bir dindar ise başörtülü ise pusulaları böyle şaşar. Elinizden geleni yapın. Heybenizde ne varsa hepsini çıkarın. Ne marifetiniz varsa onu yapın. Son manşeti benim milletim atacak milletim. 30 Mart'ta sandıkta atacak. Türkiye'de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

"AKLINIZI KİRAYA VERMEYİN"

Medya ve sermaye bu kadar pervasız olamaz böyle darbe yapamaz. Hiçbir demokratik ülkede böyle darbe girişimi yapılamaz. Yargıdaki savcılara sesleniyorum. Sizin düşünceniz ne olursa olsun adalet başka şey. Vicdanınızın sesini hakkı hukuku tecelli ettirmek suretiyle karar verin. Aklınızı kiraya vermeyin. Yargı içinde bir kısmın akılları ve iradeleri ipotek altında. Bir yerden talimat gelmedikçe adım atamıyorlar. İşte o ses kasetleri sosyal medyada yayınlandı. Yargının içinde şu kadar emniyette bu kadar var diyor. Hale bak ya... Hale bak...

"KASET SİYASETİNİ TOPRAĞA GÖMERİZ"

Bunların derdi Türkiye Cumhuriyeti devleti değil paralel yapı... Paralel bir devlet anlayışı. Bu operasyonların bu darbenin hesabı sorulur. Sadece paralel yapıdan değil o paralel yapının kukla gibi parmağında oynattığı siyasi partilerden medyadan da bunun hesabı sorulur. Bu paralel yapı milletvekillerinin gazetecilerin işadamlarının sanatçıların da kayıtlarını tutmuş. Sesli ve görüntülü kayıtlarla şantaj yapıyorlar. Herkesi tehditle yanlarına çekmeye çalışıyorlar. Buradan çağrı yapıyorum bu tehdite boyun eğmeyin. Bu şantaja boyun eğmeyin. Bu kasetçilerin siyaseti dizayn çabasına Türkiye'ye ihanet etmesine ortak olmayın. Eğer bir olursak beraber olursak bu mücadeleyi beraber yürütürsek bu kaset siyasetini en kısa zamanda toprağa gömeriz hesabını da birlikte sorarız.

"HOCA DEDİKLERİNİZ İHANET İÇİNDE"

Bu yapının içindeki masumlara sesleniyorum. Hoca dedikleriniz abi dedikleriniz abla dedikleriniz hem size hem kendi ülkelerine karşı apaçık bir ihanetin içindeler. Sizin saf ve temiz duygularınızı istismar edip sizin ülkenize kastetmiş durumdalar. İşte MİT'e yapılan saldırı savcılara hakimlere verilen haince talimatlar. İstismarlar iftiralar ortada. Kardeşlerim sevgili peygamberimize yapılan hakaret saygısızlık ortada. Böyle bir şey olabilir mi ya? Peygamber Efendimiz miraçtan iniyor bir kamyona biniyor senaryodaki divaneler koşuyorlar. Bu nasıl bir anlayıştır... Her an görüyorsunuz şecaat arzederken sirkatin söylüyorlar. Dağıttılar bunlar dağıttılar...

"BÖYLE SAÇMALIK OLABİLİR Mİ?"

Sevgilii Peygamberimiz rüyada görüp twit atıyorlarmış. Peygamberimiz onlara twitleri iki kat arttırın diyormuş. Uzaktaki o masum ses de doğru arttırın diyor. Böyle saçmalık olabilir mi? Her yol mübah gören bu hainlerle aranıza artık lütfen mesafe koyun. Birileri broşür bastırmış. AK Parti'ye oy vermeyin kim güçlüysa ona oy verin diyormuş. Bu broşürleri dağıtanlara sesleniyorum. Kime hizmet ettiğinizi bir düşünün. Sizin dağıttığınız broşürleri millet zaten yırtıp atıyor. Kime hizmet ettiğinizi düşünün...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
mehmet taşdemir
1025 gün önce
bu iktidarın alternatif yok diyorlar ya.. haklılar... zira; kepazeliğin alternatifi olmaz..
türkoğlu
1026 gün önce
senide Yüce ALLAHIMIZ ın vasıflarıyla eş tutup ALLAHA şirk koştunuz, seni peygamebr ialn ettiler, sana helede senin gibi sahte müslümana dokunmanın ibadet olduğunu sölediler, şeytanın avukatı sen kime masal anlatıyon
admin
1027 gün önce
ayakkabı kutularını abilermi doldurdu insanda biraz yüz olur
Ank
1027 gün önce
Keşke başbakan kendini Allah'ın bütün sıfatları taşıyor diyenlere de aynı tepkiyi gösterseydi.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
Ümit Özdağ, dış politikayı değerlendirdi. İlişkilerde stratejik hamleler ya..
CHP Tunceli İl Yönetim Kurulu’nun asil ve yedek üyeleri, il başkanı olan A..
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Anayasa değişikliği konusunda MHP ile mutaba..
AKPi'nin anayasa teklifi için MHP'de imzalar atıldı.
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, Başkanlık sistemiyle ilgili Bahçeli'..
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Genel Başkanı Kem..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=