Lütfen bekleyin..

"Seçimlere kadar Kürdistan kurulacak"

31 Aralık 2013, 12:46

"Devam edin yolsuzluğu örtmek için silahın ne olduğunu bile bilmeyen insanlara "paralel devlet" "çete" demeye... PKK'nın Rojava'da işi bitince göreceğiz sürecin ve siyasetin endamını..."

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Büyük rüşvet, kara para aklama ve yolsuzluk operasyonu ile 100 milyar dolarlık yolsuzluk ve kara para soruşturmasının ardından AKP'nin "Paralel devlet", "Çete" iddiaları ile yargıya müdahalesi ve Emniyet'te tasfiyesi sürerken PKK ile ilgili dehşet verici bilgiler geldi.

Bugün'den Gültekin Avcı, örgütün tüm şehir ve ilçelere yerleşimini tamamladığını yazdı. Avcı köşesinde PKK üst düzey yetkililerinin, "Ayaklandığımız zaman Kürdistan artık tamamdır; Bundan sonra halkın arasında savaşacağız. Devletin sınırların bazı noktalarına yapacağı yüksek gözetleme kuleleri için güdümlü füzeler kullanacağız; Aşiret reisleri ve yetkililerini, kanaat önderlerini ne pahasına olursa olsun yanımıza alalım. Gerekirse milletvekilliği ve belediye başkan adaylığı teklif edin; Başbakan bizim için Kürdistan demektir. Bunu açıkça söylemiyoruz. Böyle dersek ülke ayaklanır; Milletvekili seçimlerine kadar Kürdistan'ı kurmak zorundayız. Rojava'nın bir an önce toparlanmasını bekliyoruz..." ifadelerine yer verdi.

Avcı, "TSK unsurları, polis ve görüştüğüm vatandaşlar ise bu görüntünün tek sebebi olarak; devlet yanındaki kişi ve grupların savunmasız bırakılması, hükümetin emirleri gereği yürütülen çözüm sürecinin devlet otoritesini ortadan kaldırması, KCK otoritesinin açıkça ve görünür şekilde yerleşmesi ve serbestçe hareket edebilmesi olduğunu söylüyorlar." dedi.

İşte, Gültekin Avcı'nın önemli yazısı:

Paralel Devletin Son Faaliyetleri

Hükümetin yolsuzluk soruşturmasını bastırmak ve engellemek için ürettiği "yargı ve emniyette paralel devlet" sloganları, delilsiz ve mesnetsiz poyrazlarla parti tabanına pompalanmaya devam ederken...

Biz delillere bile ihtiyaç bırakmayan, alenen işleyen gerçek paralel devlet KCK'nın son faaliyetlerine bakalım.

İdris Naim Şahin'in istifa beyanında "çözüm sürecinin çözülme sürecine dönüşmesi" ifadesi de bir yana...

Hukukun kasten askıya alındığı, PKK'nın bölgede serbest bırakıldığı süreçte son yaşananlara bakalım.

Bölgeden gelen dehşet verici haberlere göre:

PKK KIŞ ÜSTLENMESİ İÇİN BU SENE GİTMEDİ BİLE

Kış üstlenmesi için genellikle her yıl Irak-Suriye'ye geçen üst düzey PKK yetkilileri, bu yıl seçimler sebebiyle Türkiye'de kaldı.

PKK TÜM ŞEHİR VE İLÇELERE YERLEŞTİ

PKK teröristleri tüm şehir ve ilçelere yerleşimini tamamladı. KCK sistematiğinin kurulmadığı, PKK silahlı teröristlerinin yerleşmediği bir tek ilçe bile kalmadı.

Her akşam bölgedeki istisnasız her il ve ilçede, şehirlerdeki terörist kadrolarla (aralarında halka saldıkları vergileri toplamak için görevlendirdikleri gençlerle birlikte) toplantı yapıyorlar.

Tüm il ve ilçelerdeki asker ve polisçe bilinen PKK/KCK akşam toplantılarında PKK üst düzey yetkililerinin birbiriyle eşleşen açıklamaları şöyle:

"AYAKLANDIĞIMIZ ZAMAN KÜRDİSTAN TAMAMDIR"

"Doğu ve Güneydoğu'da Türkler'in sayısı asker ve polisten ibaret. Öğretmenlerin önemi yok. Çözüm süreci sayesinde hiç giremediğimiz yerlere ulaşıp yerleştik... Ayaklandığımız zaman Kürdistan artık tamamdır..."

"ARTIK HALKIN ARASINDA SAVAŞACAĞIZ"

"Devletin bizim için en vurucu gücü hava sistemleridir. Bu sebeple artık taktik değiştiriyoruz. Bundan sonra halkın arasında savaşacağız. Artık dağda savaş bitti... Devletin sınırların bazı noktalarına yapacağı yüksek gözetleme kuleleri için güdümlü füzeler kullanacağız..."

"Aşiret reisleri ve yetkililerini, kanaat önderlerini ne pahasına olursa olsun yanımıza alalım. Gerekirse milletvekilliği ve belediye başkan adaylığı teklif edin..."

Ve vahim bir tablo da şu ki, korucuların büyük bir bölümü PKK safına geçmiş. Oran net değildi benim bilgilerimde.

PKK ise net rakamı veriyor ki doğruymuş.

HPG il yetkilisi:

"...Korucuların %85'i yanımızda. Düzenli olarak vergilerini veriyorlar. Devlet içindeki diğer arkadaşlarımızla düzenli olarak haberleşiyoruz, birbirimizi biliyoruz..."

TSK unsurları, polis ve görüştüğüm vatandaşlar ise bu görüntünün tek sebebi olarak; devlet yanındaki kişi ve grupların savunmasız bırakılması, hükümetin emirleri gereği yürütülen çözüm sürecinin devlet otoritesini ortadan kaldırması, KCK otoritesinin açıkça ve görünür şekilde yerleşmesi ve serbestçe hareket edebilmesi olduğunu söylüyorlar.

Devlet otoritesi bitip KCK otoritesi dayatılınca devlet için şehit vermiş aileler bile PKK safına kaymış.

HPG il yetkililerinin teröristlere yaptığı açıklamalarda altı çizilmesi gereken önemli bir açıklama da şu:

20 YIL SAVAŞACAK ASKERİ VE EKONOMİK GÜCE ULAŞTIK

"...Çözüm süreci savaşımız ve Kürdistan için tam bir güç kaynağı oldu. Biz 20 yıl savaşabilecek kadar askeri ve ekonomik güce ulaştık. Bu süreçle... Artık herkesle görüşebiliyoruz. Yolsuzluk kavgasını iyi değerlendireceğiz. Akıllı olmalıyız. Başbakan bizim için Kürdistan demektir. Bunu açıkça söylemiyoruz. Böyle dersek ülke ayaklanır..."

"Seçimler çok önemli. Teşkilatımız tamam. Milletvekili seçimlerine kadar Kürdistan'ı kurmak zorundayız. Rojava'nın bir an önce toparlanmasını bekliyoruz... Siz gerillalara her türlü tolerans tanınmış durumda. Verginizi toplayıp araçlarla serbestçe geziyorsunuz. Daha ne istiyorsunuz..."

Ve belediye seçimleri sebebiyle "vali" atamalarında ciddi bir kargaşa yaşıyorlar.

Bunları devlet ve hükümet biliyor.

Güvenlik kuvvetleri aylardır silahlı eylem yapılmadıkça teröristlere müdahale etmiyorlar.

İşte hukuku ve güvenlik kuvvetlerini askıya alarak yürütülen ve adına "çözüm süreci" denen gafletin geldiği nokta.

Hep dedim ki, çözüm süreci tek taraflı olmaz, PKK da buna uysun. Sadece devlet adım atarsa zafiyet oluşur.

Dinlemediler.

Süreç çoktan felç oldu, bölge ise kangren.

Demirtaş açıkça söyledi:

"TC bize adalet veremez. Biz kendi ülkemizde özgür olacağız!"

Devam edin yolsuzluğu örtmek için silahın ne olduğunu bile bilmeyen insanlara "paralel devlet" "çete" demeye.

Devam edin yargıyı faşizanca kilitlemeye.

PKK'nın Rojava'da işi bitince göreceğiz sürecin ve siyasetin endamını.

Millet ve tarih bunun hesabını elbet soracaktır.

Elbet soracaktır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Halil Korkmaz
1067 gün önce
Evet 11 yıldır cematin Ayakkabı Kutusu Partisine verdiği kayıtsız şartsız destek bunu içindi zaten. Artık hedefe ulşatıkları için de ortaklarını boynuzluyorlar.
Günaydın
1067 gün önce
Günaydın Sayın Avcı. Cemaat-AKP kavgası çıkıncaya kadar nerdeydiniz? Menfaatlerinizmi çiğnenmeye başladı. Bu millet çabuk unutur ama bir gün unuttuklarını hatırlayıp soracaktır: Süreç başlarken hangi vicdanla alkışladınız? Ordu üzerinde oynanırken neredeydiniz? Ve nereden çıktınız siz?
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun terörle mücadelede şehit olanların çocuklar..
Türkiye gece yarısı Meclis’e sunulan çocuklara cinsel istismar suçlarında m..
Tecavüz yasasına tepki büyüyor...
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=