Lütfen bekleyin..

Ahmet Hakan'dan Başbakan Erdoğan'a açık mektup...

28 Aralık 2013, 09:36

Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan, son olaylardan sonra Başbakan Erdoğan'a Açık Mektup yazdı.

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

İşte Ahmet Hakan'ın Başbakan Erdoğan'a hitaben yazdığı Açık Mektup;

Sayın Başbakan...

- Yargıya meydan okuyarak...
- Savcıya meydan okuyarak...
- Mahkemelere meydan okuyarak...
Bu krizden çıkamazsınız.

Krizden çıkamayacağınız gibi memleketi de alaşağı edip batırırsınız.

Çünkü...

Başbakanların yargıyı takmadığı, savcıları azarladığı, mahkemelere sırt
çevirdiği devletlere her şey denir ama “hukuk devleti” denemez.
Şunu aklınızdan çıkarmayın:
Hukuk biterse felaket başlar.

Sayın Başbakan...
“Ben bu yargıya, bu mahkemeye, bu savcıya çevremdeki insanları teslim etmem arkadaş” anlamına gelebilecek sözler söylemekten, davranışlar sergilemekten
vazgeçin.

Çünkü bu sözler ve bu davranışlar, bu ülkenin birliğini, düzenini, temelini,
adalet duygusunu, eşitlik anlayışını çok ağır biçimde dinamitliyor.
Bir arada barış içinde yaşama duygusunu yerlere çalıyor.

Sayın Başbakan...

- Bu ülkede genelkurmay başkanları bu yargıya teslim oldu, bu yargının verdiği
kararlara uymak zorunda kaldı, bu yargının verdiği kararlar doğrultusunda
hapislerde yatıyor.

- Bu ülkede “dokunulmaz” sanılan generaller bu yargının verdiği kararlar
doğrultusunda müebbet üstüne müebbet aldılar, Silivri zindanında yatıyorlar.

- Bu ülkenin gazetecileri bu yargı tarafından yargılandı, bu yargı tarafından
hapislere atıldı.

- Bu ülkenin belediye başkanları, siyasetçileri yargılandı, bileklerine plastik
kelepçeler takıldı, aylardır hapislerde yatıyor.

Soruyorum:

Bu insanların, sizin çevrenizdeki insanlardan ne farkı var Sayın Başbakan?
Onlar söz konusu olduğu zaman “Gidin yargılanın, bir şeyiniz yoksa neden
çekiniyorsunuz kardeşim, adalete güvenin” demiştiniz.

Fakat sıra sizin partililerinize ve çevrenize gelince...

“Olmaz” diyorsunuz, savcı azarlıyorsunuz, direnişe geçiyorsunuz.
Oysa yargı aynı yargı, mahkeme aynı mahkeme, hatta savcı bile aynı savcı.
Yani “paralel devlet” ise aynı “paralel devlet”.

Sayın Başbakan...
Sizin tutumunuzdan biz
ne anlamalıyız?

Şunu mu:

Sizin yakınınızdakiler yargının bile dokunamayacağı kadar pek mühim, çok elit,
çok önemli, çok dokunulmaz kişiler...

Sizin yakınınızda olmayanlar ise...

Sonuna kadar vurulacak, dövülecek, hapislere tıkılacak, ağır müebbetlere
çarptırılacak kişiler.

Bu mudur yani?

Eğer buysa bunun bildiğimiz o “Eski Türkiye”den ne farkı var Allah aşkına?

Sayın Başbakan...
Eğer siz bugün “Ben bu yargıyı maksatlı buluyorum, bunlara güvenmiyorum”
derseniz...

Siz “başbakan” olarak bunu derseniz...
Bütün vatandaşlarınıza da böyle deme hakkı doğmaz mı?

Soruşturulan her vatandaşın da, “Ben bu yargıyı maksatlı buluyorum, bunlara
güvenmiyorum” deme hakkı olmaz mı?

Dahası “Başbakan’ın yakınlarını gözaltına alamıyorsunuz, gücünüz bana mı
yetiyor” cümlesi, gayet haklı bir cümle olmaz mı?

Sizin elinizde devasa bir “devlet gücü” var ve siz bu devasa güce dayanarak
çevrenizdekileri yargıdan kurtarabiliyorsunuz.

Peki elinde böyle bir güç olmayan sade vatandaşlar ne yapacak?
Onları kim koruyacak? Onları kim kurtaracak?

Sayın Başbakan...
“Paralel devlet” deyin, “derin çete” deyin, “faiz lobisi” deyin, “dış güçler”
deyin, “Türkiye’yi çekemeyenler” deyin...

Ve bu dediklerinizle sonuna kadar mücadele edin.

Ama “Ben bu yargıya etrafımdakileri teslim etmem arkadaş” anlayışından vazgeçin.
Çünkü bu anlayış, sadece sizi değil, bizi de batıracak.

Hepimizi batıracak.
Yazık olacak.
Hem size, hem bize...
Hepimize yazık olacak.

Sayın Başbakan...
Etrafınızdakilerin soruşturulup yargılanmalarına izin vermeme gayretleriniz
sadece vatandaşlarınızın adalet duygusunu yer ile yeksan etmiyor.

Ayrıca dışarıdan Türkiye’ye bakanlarda da çok derin bir kuşku ve kaygı
yaratıyor. Mahkemelerine, savcılarına, yargısına posta koyan bir Başbakan’ın ülkesini kimse “güvenilir” bulmaz.

Bulmuyorlar da nitekim.
Alıp da kaçıyorlar paralarını...

İşte bakın:
Dolar fırlıyor, borsa çöküyor.
Sizin tutumunuz nedeniyle ekonomi de dibe vuruyor Sayın Başbakan.

Ve Sayın Başbakan, bütün bunların üstüne bir de “savaş”tan söz ediyorsunuz.
Bir ülkenin başbakanının “savaş”tan söz etmesinin ne anlama gelebileceği
konusunda en küçük bir fikriniz var mı?

Bu mudur yani hamleniz?
Bu mudur günler sonra bulup bulabildiğiniz çıkış yolu?
Tamam, savaşalım da, kime karşı savaşacağız

Sayın Başbakan?
Savcıya karşı mı savaşacağız? Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na karşı mı
savaşacağız?

Yargıya karşı mı savaşacağız?

Eğer bunlara karşı savaşacaksak, söyler misiniz hangi silahlarla savaşacağız?

Yoksa birbirimize karşı mı savaşacağız? Komşu komşuyla mı karşı karşıya gelecek? Kardeş kardeşi mi vuracak?
Böyle bir savaşın galibi mi olur Sayın Başbakan?

Böyle bir savaşın zaferi mi olur?
Ne yani?
Tam da dört kıtaya yayılan emperyal bir devlet olacakken Suriye mi olacak
burası?

Sayın Başbakan...
Lütfen bunları düşünün.
Birkaç gün konuşmayın mesela...
Konuşacaksanız bile hiç değilse meydan okumadan konuşun.
Konuşacaksanız bile daha az bağırarak konuşun.

Hiç değilse savcıya, mahkemeye, yargı erkine posta koymadan konuşun.
Biraz sakin olun, mutedil olun.

Olaya öfkeyle, kinle, intikam duygusuyla değil akılla, şuurla, idrakle yaklaşın.
Toplantılar yapın, değerlendirmeler yapın.
İstişare mekanizmasını çalıştırın.

Size “Hadi savaşalım Başbakanım” diyenlerle konuştuğunuz gibi biraz da başka
şeyler söyleyenlerle konuşun.

Unutmayın:

Bugün size “Hadi savaşalım Başbakanım” diyenler, bu savaşın sonuçları ortaya
çıktığında “Başbakan her şeyi çok yanlış yaptı” diyecekler.

Ama her şey için çok geç olacak.

Sayın Başbakan...
Diyanet İşleri Başkanlığı falan hatırlatmaya asla cesaret edemez ama ben
hatırlatayım:

Biliyorsunuz “ilahi buyruk”, tepeden tırnağa “Kibirden kaçının”
diye haykırır.

Ve eğer üzerinde biraz olsun düşünülürse...
Bu buyrukta çok büyük hikmetler vardır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
atakan
1074 gün önce
kibirli olmayın savaş meydanında düşmanlaınıza karşı hariç........
davut kefci
1074 gün önce
bunları tersten okuyalım isterseniz.
- yargı meydan okuyarak...
- Savcı meydan okuyarak...
- Mahkemeler meydan okuyarak, hukukumu savunuyor yoksa bir yerlerin emrinimi yerine getiriyor. yoksa blimeden veya bilerek bir kaosa sebep olarak, birilerine bir erkmi sağlamanın hesabını yapıyor.
davut kefci
1074 gün önce
bunları tersten okuyalım isterseniz.
- yargı meydan okuyarak...
- Savcı meydan okuyarak...
- Mahkemeler meydan okuyarak, hukukumu savunuyor yoksa bir yerlerin emrinimi yerine getiriyor. yoksa blimeden veya bilerek bir kaosa sebep olarak, birilerine bir erkmi sağlamanın hesabını yapıyor.
aydın feritoğlu
1074 gün önce
bu millet beni bugünki gibi hiç şaşırtmadı hırsıza rüşvetçiye çanak tutuyor yuh olsun bu zihniyete yazık vatan elden gidiyor bir şer makinası başımızda vay bu memleketin haline vayy..
Süleyman Ulupınar
1074 gün önce
Çok bilenin boynunu koparıyorlar.Herşeyi büyüklerimiz bilir.
HASRET
1075 gün önce
NEDEN BÜYLE Bİ ÜLKE DE YAŞIYORUZ
erhan
1075 gün önce
ibrahim denen şahıs bu vatan sadece sizin değil bu vatan hebimizin bu vatanda bizlerde yaşıyoruz senin görüşünde veya başbakan ın görüşünde olmayabilirim ben TÜRK milliyetçisi bir kişiyim ama sizin bu yönetiminizi ve görüşlerinizi benimsemek zorunda değilim benim için varsa yoksa TÜRKİYE vardır camilerde KURAN ın tekmelendiği dönemleri ben görmedim yalanların çok abartılı sen şu son dönemlerde yenen paralardan bahsetseydin biraz sonra seninde bu paralardan aldığın bir hisse mi var o kadar çok savunuyorsun asgari üçret 1 aydır açıklanamıyor acaba neden birazda garip gurabayı düşünün sadece kendi kesenizi değil
Cetin Ustabas
1075 gün önce
Ne pahasina olursa olsun tek birsey yaptiniz arsizca bencil birsekilde kendi kesenz icin calistiniz herseyi sattiniz bedavaya yarinlarimizi sattiniz gelecegimizi sattiniz ben 12. Senedir gurbetteyim anadan babadan kardesten yegenden ayriyim allah senin caldigin her kurusu (yandaslarinda) senin cocuklarinin torunlarinin bogazinda kalsin yutkunamiyasiz insallah zehir olsun mutlu gununuz olmasin bahtiyar olamayasiniz insallah hirsiz pezevenkler kizlarini kerhanede calistirsan daha makbule gecerdi piskin namussuz hayasiz utanmaz hala cikip konusuyon ar damarin catlamis
ibrahim
1075 gün önce
Ahmet bey gerçekten at gözlüğünü çıkarıp olaylara öyle bakmamız gerek bu ülkenin yönetimi bugün halkın elindedir biz (bunu yedirmeyiz) derken bizi ciddiye almamışsın bu ülke halkı artık zulme boyun eymeyecek yaşınız müsayit camilerde kuran tekmelendiği günleri biz unutmadık böyle ucuz oyunlara gelmiyoruz vu Vatan bizim yönetimide bu işinize geliyorsa
Perihan Demir Ersoy
1075 gün önce
Yazınızı tane tane okudum. Ahmet Hakan bey, sizi bu yazınızdan dolayı tebrik ediyorum. Özellikler bu yazınızdaki tespitleriniz son derece yerinde. Şahsınız, kişiliğiniz beni çok alakadar etmez. Daha önceki yazdıklarınız da keza aynı şekilde. Yazıya yorum yapan arkadaşların bir defa daha objektif olarak bu yazıyı tane tane okumalarını tavsiye ederim.
MEDYA Kategorisindeki Diğer Haberler
Diriliş Ertuğrul'un son bölümünde izleyiciler, Ertuğrul'un zehirlen..
"Dolarını bozdur, görüntüyü gönder, haber yapalım"
Evlendirme programlarına bir yılda tam 87 bin şikayet geldi. Geçtiğimiz yıl..
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş'a "hükü..
Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında Tuğrul Türkeş&..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=