Lütfen bekleyin..

Kılıçdaroğlu Erdoğan'a yeni bir sıfat buldu!

02 Temmuz 2013, 14:33

Bahçeli "teyyo" demişti, Kılıçdaroğlu "Dikizci" yaptı...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında konuştu.

İşte o konuşmadan satır başları...

Bugün 2 Temmuz Sivas Katliamanın yıldönümü. Bu topraklar Hacı Bektaş'ı Veli'nin toprağı. Orada can verenler bedel ödeyerek can verdiler.

Nazım ne güzel söylemiş, sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...

Sivas katliamında onlar ağır bir bedelle tarihe yazıldılar. Onları her zaman sevgiyle saygıyla anacağız. Onlar bu toplumun aydınlanmasına bedenleriyle katkı veren düşünürlerdir. Siyaset, siyaset yapan kişinin halka adanmışlık sözüdür. Bireysel çıkar peşinde koşmaz siyaset yapan.

Siyaset yapan kişinin odak noktasında ülkesinin çıkarları vardı. Sultan'a karşı direnmek, halkın gücünü öne çıkarma vardır. Düşünün 2002'de bir seçim yapıldı. İktidardaki parti yüzde 34 oy aldı. Ama genel başkanları milletvekili seçilemiyordu. Anayasa değişti, seçim kurulu karar aldı, Siirt'te yeni seçim yapıldı bu kişi parlamentoya milletvekili olarak geldi.

'O BAKAN KOLTUĞU GARANTİLEDİ'

Bir tarih vereceğim özellikle basın mensubu arkadaşlarım buna dikkat etsinler: 2004 bir AKP'li bakanın kürsüde Gaziantep'te bir gazeteyi yırtmasıdır. Düşündüler, demokrasi bizim istediğimiz demokrasi değildi, hukuk bizim istediğimiz insan hakları değildi. Onlar kendi dünyalarına göre bir özgürlük anlayışını egemen kılmak istiyorlardı. Önce medya ile başladılar. Darmadağın ettiler, gazete yırttılar kimse ses çıkarmadı.

Bakan koltuğunu garantiledi. Medya mensuplarına ağır cezalar geldi. Beğenmediklerinin işine son verdiler. Halkın sağlıklı bilgi alma kanallarının önünü tıkadılar. Gazeteler, televizyonlar hep ondan bahsediyordu. Sabah akşam iktidarı öven söylemlerle günlerimiz geçti. Sonra bir engel daha var. O da yargı. Yargıyı militanlaştırmaları gerekiyordu. Referandum yaptılar, yargı sil baştan değişti.

'NE YARGITAY NE DE DANIŞTAY KÜLTÜRÜ KALDI'

Bir gecede 160 militanı Danıştay'a yerleştirdiler. Danıltay'a aday çıkmadı.Çünkü kapı arkası pazarlıklarda sonuç yok. Danıştay'ın kültürünü de yerle bir ettiler. Ne Yargıtay'da ne de Danıştay'da kültürü kaldı.

'SEN NE BİÇİM SENDİKASIN'

Sonra üniversiteler. Üniversiteleri sil baştan yenilediler. Üniversiteler suskun kuruluşlar haline getirildi. Bereket veresin orada gençler var da özgürce haykırabiliyorlar. Sendikalar halledildi. Bir sendika greve gidiyor, konfederasyonun başkanı grev kırıcılığı yapıyor. Bu sendikalardan bizim bildiğimiz sendikacı çıkmaz. Sendika ağasından sendikacı olmaz zaten.

Memur sendikaları, kendi memur sendikalarının üye sayısı son 10 yılda arttı. Sen ne biçim sendikasın. Sana sendika değil, kapı kulu sendikası demek lazım. Yasama organı, bizim bildiğimiz yasama organı mı? AKP milletvekili bile diyor ki, el kaldıp indiriyoruz ama nedenini bilmiyoruz. 19 Mayıs hareketlerinin benzeri yapılıyor burada. Bunu söyleyen AKP'nin kendi milletvekilleri.

'EGOSU O KADAR GÜÇLÜ HALE GELDİ Kİ...'

Ağzından bir cümle çıkıyor ertesi gün kanun teklifleri çıkıyor. Kim tutuklanacak ben bilirim diyor. O kadar egosu güçlü hale geldi ki, kendisini tutamadı, ben her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına alırım dedi. Bugün milliyetçi kesilmiş beyefendi, sevsinler senin milliyetçiliğini...

'SENDEN KORKMUYORUM'

Ve korku duvarlarını bu ülkenin genç, yiğit evlatları yıktılar. Herkesin korktuğu ortamda biz senden korkmuyoruz dediler, ister TOMA'yla, ister plastik merminle, ister gerçek merminle gel, bedenimi siper ediyorum senden korkmuyorum dedi.

DEDEM KÜMESTE SAKLANIYOR DİYORDUN 

Kişilerin özel yaşamlarına müdahale etmeye başladı. Kaç çocuk, eğlence, kim tutuklanacak hepsini ben bilirim diyor. Bir dönem her türlü milliyetçiliği ayaklar altına lıyorum diyordu. Şimdi milliyetçi kesilmiş beyfendi. Yesinler sesin milliyetçiliğini. Herkes Kurtuluş Savaşına gidiyor, benim dedem kümeste saklanıyor diyordun. Ne diyeyim ben sana? 

Demokrasiyi kökleştirmek düşünce özgürlüğünün önünü açmak bizim temel görevimizdir. Bir zamanlar güzel şeyler söylüyordu. Demokrasi insan hakları vesayet kalkmalı özgürlükler kalkmalı diyordu. Pek çok insan inandı, umut bağladı. AB'den liberallere kadar ortak hareket ettiler. Balkon konuşmaları yapıldı her seçimden sonra. 

Onlar kendi dünyalarına göre bir özgürlük anlayışını hakim kılmak istiyorlardı. Ne yapmaları gerekiyordu önce medya ile başladılar. Medyayı darmadağın ettiler.. Gazete yırtıldığında kimse ses çıkartılmadı. Sonra patronlara ağır cezalar. Beğenmediklerinin işine son verildiler. Sonra baktılar bir engel daha var. Yargı engeli. Militanlaştırmaları gerekiyordu yargıyı. Bir referandum yaptılar yargı sil baştan değişti. 

Bir gecede 160 militanı Yargıtay'a Danıştay'a yerleştirdiler. Danıştay Başkanı emekli oldu yerine başkan adayı çıkmıyor. Neden? Kapı arkasında yapılan pazarlıklar bitmedi de o yüzden. Herkes bir kişinin gözüne bakıyor. Kimi işaret ederse gidip onu ona veriyor. Sonra üniversiteleri. Hepsini sil baştan yenilediler. Bereket versin orada geçler var da mezuniyet törenlerinde özgürce haykırabiliyorlar. 

Sendikalar halledildi. Bir sendika greve gidiyor konfederasyonun başkanı grev kırıcılığı yapıyor. Uluslararası çalışma örgütü Türkiye'yi kara listeye aldı. Konuşan tartışan var mı? Bu sendikalardan bizim bildiğimiz sendika çıkmaz. Sendika ağasından sendikacı çıkmaz. O işçinin hakkıdır. 

DİKİZCİ MİSİN SEN? 

Biz senden kormuyoruz. Gerçek mermilerle de gelsen korkmuyoruz senden. Bedenimi siper ediyorum. Gezi olayları İstanbul'da başladı bütün dünyaya yayıldı. Herkes bu gençlere sahip çıktı. Gençler ne diyordu. Özgürlüğüme dokunma. Bu ne diyordu 'Dolmabahçe'de oturdum, vapurlara bakıyorum.' Ya biz seni Başbakan bilirdik. Dikizci misin sen? 

Geçler özgürlük istiyor, demokrasi istiyor. Bizim gençlerimiz tükürdüğünü yalattı sana. Ne yaparsan yap. Artık dünyada ve bu ülkede değerin kalmadı senin. 

Siz hiç başka bir ülkenin büyükelçisinin Türkiye'nin Başbakanını yalancılıkla suçladığını gördünüz mü? 

bugün bir yalan daha söylemiş. Kabataş'taki kadın kardeşimize saldırıldığını söylüyor. Biz bunu yapan hayvandır açıklamasını yaptık. Hayvanseverler dedi ki bunu hayvanlar bile yapmaz. Ayrıca bunun takipçiliğini yapman lazım. Kim yaptıysa çıkar ortaya. Kılıçdaroğlu bundan memnun oldu diyor. İnsanda biraz vicdan olur. Benim söylediklerimi niye çarpıtıyorsun. Açıklamaların her yerde var. Sen yalan söylüyorsun. Yalancıdan Başbakan olmaz. Sen başörtülü kadına nasıl bir muamele yapıldığını öğrenmek mi istiyorsun? Taksim'de polis başörtülü öğrenciye tokat attı. Neden sahip çıkmadın. Senin amacın oy devşirmek. Merdiven altı atölyelerde binlerce başörtülü kız çalışıyor. Bunların hakkını sordunuz mu? Senin yüreğinde bu kadar kin nasıl barınıyor. 

Gençlerimiz ne istiyor? Gençlerimiz özgürlük ve demokrasi istiyor. Gençler gelin bu ülkeye özgürlüğü beraber getirelim. Biz size inanıyoruz, biz size güveniyoruz. Tıpkı Mustafa Kemal'in size inandığı gibi. 

Cami imamını terörle mücadelede sorguladılar. Yalan söylemeyen o din adamını alnından öpüyorum. 

Erdoğan'ın düştüğü kuyudan çıkarmasının bir yolu var. Demokrasi ipine sarılacak. 

Kendisine burdan çağrı yapıyorum. Gel yüzde 10 seçim barajını kaldıralım. Kim getirdi bunu Kenan Evren. Ne farkı var bu ikisinin. Biri Atatürk'ü biri dini istismar ediyor. Al birini vur ötekisine. 

Yüzde 10 seçim barajı dünyadaki en yüksek barajdır. Kendisini demokrat diye gösteren parti darbe yasalarının arkasına saklanamaz. Senin karizmanı bu ülkenin gençleri çizdiler. 

Gezi eylemlerinden sonra cadı avı başladı. Bunlarda ellerine aldı bir dilekçe 'bu olayın faili biziz. Hadi bizi tutuklayın.' dediler. O gençlerin sonuna kadar arkasındayız. 

 

Etiketler : kılıçdaroğlu
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Emine BAYRAMOĞLU
1258 gün önce
İnsan kendine ait olan şey için savaşmaz mı? İşte başbakanın dedesinin sahip çıkmadığı bir ülke için torununun sahip çıkmasını beklemek safdillik olurdu. O sebepledir ki bir kısım değerlerimiz yağmalanırken,ülkeyi de leş kargalarına peşkeş çekiyor.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül ile MHP'li Mehmet Parsak, Mecli..
MHP Kocaeli İl Başkanı Aydın Ünlü, genel merkezin referandumda “evet” karar..
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, YeniÇağ'a geçmiş olsun ziyaretinde bulu..
MHP Kocaeli İl Başkanı Aydın Ünlü, referandumda “evet” kararı alınması duru..
Başbakanlık ve askeri yargı ortadan kalkıyor! İşte o değişiklikler.....
CHP, ASELSAN'daki mühendislerin şüpheli ölümlerinin araştırılmasını ist..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=