Lütfen bekleyin..

Davutoğlu bu sorulara cevap veremedi

15 Aralık 2013, 11:51

Bütçe görüşmelerinde cevapsız kalan sorular...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

TBMM Genel Kurulunda Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerine yapılan görüşmeler AKP’nin Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun izlediği politikaların muhalefetçe topa tutulduğu bir cereyana dönüştü. CHP Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Osman Korutürk ise sadece eleştirmekle kalmadı, daha önceki yasama dönemlerindeki eleştirileri yinelemek yerine CHP’nin alternatif dış politika yaklaşımını dile getirdi.

DAVUTOĞLU MASAL ANLATMASIN SORULARA YANIT VERSİN

Korutürk, konuşmasında Davutoğlu’na sordukları hiçbir sorunun yanıtını ne Plan ve Bütçe, ne Dışişleri Komisyonlarında ne de Genel Kurulda alamadıklarını; Bakanın bütün söylediğinin, “hükümetin Afrika başta yurt dışında şu kadar sayıda dış temsilcilik açtığı; Türkiye'deki dış temsilciliklerin sayısının bu kadar arttığı; Türkiye'nin dışarıda en çok temsil edilen ülkeler arasında bilmem kaçıncı sırada yer aldığı; İstanbul'un dünyada en fazla Konsolosluk bulunan şehirler içinde New York'tan sonra ikinci geldiği; kendisinin yurt dışı gezilerinin kaç misli arttığı gibi genel, istatistiki ve kendi başına fazla bir anlam ifade etmeyen lojistik ağırlıklı bilgilerden ibaret kaldığının” olduğunu ifade etti.

Korutürk, buna mukabil bizim dış temsilciliklerimizin sayısı artarken “ABD, Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya gibi birçok büyük ülke de dış temsilciliklerinin sayısını tasarruf ve iş rantabilitesi mülahazalarıyla azalttıklarını açıkladıklarını” da belirterek herhalde bunun onların dış politikasındaki başarısızlık olaarak gösterilemeyeceğinin altını çizdi.

EXPO GİTTİ, OLİMPİYAT GİTTİ BMGK ÜYELİĞİ GELİR Mİ?

Korutürk, “son dört yıl içinde dış temsilciliklerimizin sayısının yüzde bilmem kaç artmış olmasına karşın, EXPO 2015 için Paris'te 2009 yılında yapılan seçimlerde Türkiye olarak 68 oy almış ve EXPO'yu 11 oy farkla ama aslında 6 oy fazla almış olsak kazanabilecek bir konumda kaybetmişken, Afrika'nın tamamında ve Güney Amerika'nın büyük bir bölümünde bu tarihten sonra açtığımız Büyükelçilikler 27 Kasımda EXPO 2020 için yapılan oylamada alabildiğimiz oy sayısının 33e’ düşmesini ve EXPO yarışında Yekaterinburg’un da ardında üçüncü olmamızı engelleyemediğini”, üstelik “Başbakanın 2020 Olimpiyatlarını İstanbul'a yüzde yüz alacağımız umuduyla beraberinde 600 kişiye yakın bir heyetle 16 saat duraksız uçarak gittiği Arjantin'den eli boş dönmesine mani olamadığını alegorik bir üslupla anlatarak bu çerçevedeki sözlerini şunu da ekledi:

“Korkarım, Bakanın olmayan başarılarının göstergesi olarak birazdan da tekrarlayacağından hiç kuşku duymadığım bu rakam ve sıralamalarla, muhtemelen kürsüden bize tekrar göstereceği, tüm Afrika kıtası üzerine yemyeşil yayılan T.C. Büyükelçiliklerinin grafikleri, önümüzdeki aylarda New York'ta BM'de yapılacak BM Güvenlik Konseyi 2015-2016 dönemi üyeliğini kazanmamızı da sağlayamayacaktır.”

BİR ÜLKE NASIL İTİBAR KAZANIR?

Korutürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlar bir ülkenin dünyadaki temsilcilik sayısı itibariyle kaçıncı olduğuna; dışişleri bakanlığında kaç personel çalıştırdığına değil, insan hakları alanında kaç ülke içinde kaçıncı sırada olduğuna; temel hak ve özgürlükler alanında dünya ıskalasındaki yerine, gösteri ve yürüyüşlerinde güvenlik güçlerinin orantılı mı orantısız mı güç kullandığına; kitle gösterilerinde polis müdahalesi neticesinde kaç kişinin ölüp kaç kişinin yaralandığına; hapishanelerinde kaç gazeteci, kaç asker, kaç öğrencinin hangi delillere dayalı olarak yattığına; bu kişilerin nasıl bir savunma hakkına sahip olduğuna, adaletinin bağımsızlığına, tarafsızlığına; rejiminin tam demokrasi mi, melez demokrasi mi, yoksa otoriter rejim mi olduğuna; kadına karşı şiddetin yıllar içinde azaldığına mı, eksildiğine mi bakarak o ülkeyi değerlendirmektedirler. Bu bakış açısıyla yapılan değerlendirmelerin sonuçları da ne yazık ki ülkemiz hakkında uluslararası camiada hiçbirimizin istemeyeceği olumsuz bir algının giderek yerleşmesine sebep olmakta; bunun sonuçlarından biri olarak da Türkiye

son dönemde girdiği tüm uluslararası seçimlerde peş peşe hezimetlerle karşılaşmaktadır.” 

CHP İstanbul Milletvekili Korutürk, CHP Grubu adına yaptığı konuşmada daha sonra çeşitli konularda önerilerini, partisinin yaklaşımlarını şöyle dile getirdi:

SURİYE

“Suriye ile sınırımız kevgire dönmüş, Al Kaida, An Nusra, Irak-Şam İslam Devleti ve daha bir sürü radikal örgüt at koşturuyor. Türkiye'de cihad için savaşcı devşiriyor; Suriye'de düşmanlarının ciğerini söküp yiyor, Kuzey Suriye'de Kürt ve Nusayri bölgelerinde etnik temizlik yapıyor, Şam'da, her gün birbirini ve masum halkı vuruyor, öldürüyor. .

Türkiye'de bir milyona yakın Suriyeli sığınmacının büyük bir bölümü Türkiye'de kış kıyamette sürünüyor.

Kalanı da kamplarda değişik yönelimlerle yaşamını sürdürüyor. Neticede insani kaygılarla misafir etmek üzere kapılarımızı ardına kadar açtığımız kalabalık bir kitle memleketimiz için giderek daha fazla soruna sebebiyet veriyor.

Hükümete önerimiz, Suriye konusunda artık çatışmacı söylem ve eylemi bırakıp Cenevre II görüşmelerinin arifesinde Suriye'de barışın tesisine yönelik uluslararası girişimlere göstermelik olarak ve kerhen değil, gerçekten barış odaklı ve yol gösterici bir konumla katkıda bulunmasıdır.

Ve mutlaka biraz daha az konuşması, hatta susmasıdır. Medya üzerinden yürütülen diplomasinin doğru sonuç verdiği görülmemiştir. Bu olsa olsa bir kaç büyükelçimizi daha istenmeyen kişi ilan ettirir.

Öte yandan, Suriye'de "oyun nasıl biterse bitsin" bölgenin ve Türkiye'nin başına dert olacağı kesin olan radikal örgütlerin buradaki faaliyetine biran önce son vermek üzere Hükümet bu örgütlere de desteği, hatta bunlarla teması derhal kesmelidir.

Bunları sınırlarımızdan dışarı çıkarmalıdır.

Kızlı erkekli oturulduğu gerekçesiyle öğrenci evlerini basacağına, 7 Aralık 2013 günü BBC'nin canlı görüntülerle Nusaybin'den yaptığı yayında radikal terör örgütlerinin Türkiye'de kullandıklarını öne sürdüğü "güvenli evleri" bulup basmalıdır.

Suriye'deki hiçbir örgüte silah ve silahlı eğitim vermemelidir. Vermeyeceğini de dünyaya ilan etmelidir. Al Kaide’yi An Nusra’yı, Irak Şam İslam Devletini terör örgütü olarak gördüğünüzü açıklamalıdır.”

MISIR

“Mısır'a gelince, halkın demokratik taleplerinin tepe yaptığı bir noktada ordu tarafından yapılan darbe ne yazık ki bu taleplerin demokratik süreç içinde yerine getirilmesini de ötelemiş; Mısır'ı geçici bir yönetim altına sokmuştur.

Bu noktada uygulanması gereken politika, darbeyi kınamakla beraber, vaktiyle darbelerden çok çekmiş ve bunların sorunları çözmek yerine artırma ve içinden çıkılmaz hale getirme sonucu doğurduğunu kendi acı tecrübelerinden bile bir ülke olarak, bu deneyimlerimizi geçici Mısır hükümetiyle paylaşmak olmalıydı.

Bu yapılmamış, Mısır ile ilişkiler tamamen koparılmış, bilinen gelişmeler sonucunda, Kahire Büyükelçimizin istenmeyen kişi ilan edilmesine yol açılarak Mısır'la köprüler atılmıştır.”

İSRAİL VE ERMENİSTAN’LA İLİŞKİLERDE AÇIKLIK VE NORMALİZASYON

“Türkiye Orta Doğu gibi kritik bir bölgede tamamen devre dışı kalma lüksüne sahip değildir. Biran önce dış politikasını masaya yatırıp Mısır ve İsrail dahil, bölgenin önemli aktörleriyle ilişkilerini bir normalizasyon süreci içine sokmalıdır.

Ermenistan'la başlatılan süreci mutlaka ve mutlaka, gerekiyorsa kapalı bir oturumda TBMM ile paylaşıp, bunu şeffaf yollardan bir milli politika haline dönüştürmelidir.

Ermenistan'la ilişkilerin normalleştirilmesi tabii ki hem Türkiye, hem Ermenistan, hem de bölge için yararlı olacaktır. Ancak, normalleştirmeye çalışırken, üçüncü ülkelerin ve özellikle Azerbaycan'ın sürece ne ölçüde dahil edilmekte olduğu hususu hem Azerbaycan'ın olduğu kadar bizim de milli çıkarlarımız, hem de etik açısından önem arz etmektedir.”

KIBRIS’TA NELER OLUYOR?

“Kıbrıs konusunda hangi noktada olduğumuzun ve Yunanistan ve GKRY ile belli bir çizgide buluşma yolunda olduğumuz anlaşılan yeni uzlaşının da ana hatlarının açıklıkla TBMM ile paylaşılması gerekmektedir.

Kıbrıs'ta nihai uzlaşının parametrelerini saptamak Yunanistan ve Türkiye'den önce Kıbrıs'taki Türk ve Rum halklarının sorumluluğunda olmak gerekir. Bu cihetle, hükümetin üzerinde çalıştığı uzlaşının KKTC halkı tarafından ne ölçüde benimsediğini hususu da belirleyici önem taşımaktadır.”

AB’YLE ATILAN ADIM NE ANLAMA GELİYOR?

“AB ile üç buçuk yıllık bir izleme dönemi sonunda Türk Vatandaşlarının AB ülkelerine vizesiz girişlerinin AB'ce değerlendirilmesi için yapılan geri kabul anlaşması hem Türkiye'nin 1963 Ankara antlaşmasıyla aslında sahip olduğu Avrupa alanında serbest dolaşım hakkından vazgeçtiği anlamına mı gelmektedir? 

Bu anlaşma neticesinde Türkiye'ye iade edilecek ve kabul etmek zorunda olacağımız Nijerya, Myanmar, Alt-Kıta v.b. Uyruklu üçüncü ülke vatandaşlarının, kendi ülkeleriyle Türkiye arasında geri kabul anlaşması bulunmadığı için ülkemize yığılmasına ve bugün Suriyeli mültecilerin yolaçtığı zorlukların bu defa bunlar tarafından katlanmasına yol açacağını hükümet görememekte midir?”

HÜKÜMET DIŞ POLİTİKANIN “MİLLİ” VASFINI KABUL ETMELİDİR

“Başbakanın bütçe konusunda kuvvetle vurgu yaptığı milli irade, hiç şüphe yok ki dış politika için de geçerlidir Oysa hükümetin bugün izlediği dış politikanın milli irade ile tüm bağları kopmuştur. Hükümet, her alanda sık sık yaptırdığı anketlerden birini de sadece Suriye politikasının Türk halkınca ne ölçüde desteklendiğini saptamak için yaptırsa, bu söylediğinin ne kadar doğru olduğunu görecektir.

Başbakan Suriye’de 150.000 kişinin öldüğünden söz ediyor. Acaba bunların kaçı Türkiye’den sevk edilen silahlarla öldürülmüştür?

Milli iradenin gereği olarak hükümet dış politikayı vakit geçirmeden AKP'nin dış politikası olmaktan çıkartmanın ve bunu Türkiye'nin ulusal politikası haline dönüştürmenin yollarını bulmalıdır.”

M. Ayhan Kara - Odatv.com

Etiketler : ahmet davutoğlu, bütçe
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
SİYASET Kategorisindeki Diğer Haberler
AKPi'nin anayasa teklifi için MHP'de imzalar atıldı.
MHP Kayseri Milletvekili Halaçoğlu, Başkanlık sistemiyle ilgili Bahçeli'..
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, CHP Genel Başkanı Kem..
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, başkanlık sisteminin Türkiye'de ..
Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı'nın, "Türk Futbolu ve FETÖ" baş..
Kılıçdaroğlu, Meclis’te yaptığı konuşmada iktidarın neden olduğu olumsuz ge..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=