Lütfen bekleyin..

Genelkurmay açıklamış: Gülen kararı uygulandı!

02 Aralık 2013, 11:31

CHP Milletvekili Ali Özgündüz'ün 1.5 yıl önce Meclis'e verdiği soru önergesi ile İrticayla Mücadale Eylem Planı davasındaki şok detaylar...

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

2004 tarihli 'MGK kararı ve eylem planları'nı bir buçuk yıl önce Meclis'te önerge vererek Başbakan'a soran eski savcı, CHP'li Ali Özgündüz'e göre ortada AKP'nin cemaate yaptığı bir lütuf yok:

"Emniyet zaten cemaatindi. AKP, emniyet'ten cemaati tasfiye edip ülkücüleri getiriyor."

Bu iddialar Radikal gazetesi yazarı Ezgi Başaran'ın bugünkü köşesinden yayınladığı bir röportaja ait.

CHP'li Ali Özgündüz'le yaptığı röportajı köşesine taşına Ezgi Başaran, İrticayla Mücadele Eylem Planı ve Ergenekon davalarında yer alan bazı belgelerin detayları var.

O belgelerdeki bilgilere göre, hükümet 2004 yılında alınan MGK kararını uygulamaya koymuş.

İşte o röportajdan detaylar...

...Eski Cumhuriyet savcısı, CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz tam bir buçuk yıl önce bir soru önergesi hazırlayıp Başbakan’a bu MGK belgesini ve eylem planlarını sormuştu.

SORU ÖNERGESİNİN İÇERİĞİ NEYDİ?   

Ağustos 2012’ydi tarih. Şunu sordum:

Birçok askerin hakkında soruşturma ve tutuklama kararı çıkan 2000 tarihli irtica ile mücadele eylem planına hükümetiniz döneminde bir ek plan yaptı mı?

NEDEN BU SORU ÖNERGESİNİ VERDİ?

Ben Ergenekon ve Balyoz davalarının duruşmalarını çok yakından izledim. Bunları dikkatli izleyen herkesin kafasında oluşabilecek bir soru işaretiydi. Özellikle İlker Başbuğ’un da yargılandığı İnternet Andıcı davasında (Ergenekon davasına dahil edilen dava- eb) Taraf’ın yayımladığı 2004 MGK belgesinin sözü edilmişti aslında.

Mahkeme sanıklara “40’a yakın internet sitesini niye işletiyorsunuz?” diye sorduğunda özetle şu cevabı almıştı:

“2004’te MGK’da alınan tavsiye kararından sonra Başbakanlık tarafından hazırlanıp bize gönderilen ‘irtica ile mücadele stratejisine’ ek eylem planına göre biz bu siteleri açtık, dolayısıyla hepsinin yasal dayanağı vardı” dediler.

Bunun üzerine soruşturmayı yöneten başsavcılık bu iddiayı Genelkurmay Başkanlığı’na sordu. Genelkurmay belgeleri 26 Ekim 2010’da tarih ve sayısını belirterek mahkemeye cevap yazdı. Ancak devlet sırrı niteliği taşıdığı için içeriklerini göndermedi. Burada 28 Ekim 2004 tarihli ek planın adı geçiyordu. Ama kamu olarak biz içeriklerini göremedik. Fakat listesini gördük.

LİSTEDE 2004 MGK DA VAR!

Liste şöyleydi:

1997-98-99-2000-2004-2005-2006 MGK kararları ve bunlara göre hazırlanan eylem planları. Aynı zamanda Genelkurmay, yine savcılığın isteği üzerine yazdığı yazıda ‘İrtica ile eylem planları’ olduğunu kabul etti ama planları mahkemeye göndermedi. Bunun üstüne sanık vekillerinin talepleri üzerine mahkeme aynı soruyu Başbakanlık’a sordu. Başbakanlık 2011 Şubat ayında cevap verdi ve gizli olmadığı için bu cevap dosyaya girebildi.

BAŞBAKANLIK NE YANIT VERDİ?

‘Sizi ilgilendiren kısımlar gönderilmiş’ anlamına gelen bir ifade geçiyor belgede. Ve sadece 2002 tarihine kadar olan planları gönderiyor, kendi hükümeti dönemindeki belgeleri göndermiyor. Tabiri caizse mahkemeden belge saklıyor, mahkemeyi manipüle ediyor, yanıltıyor. 2002’den sonraki belgelerin de talep edilmesi isteniyor ama mahkeme enteresan bir şekilde ikinci kez Başbakanlık’a sormuyor. İşte ben bunların üzerine böyle bir soru önergesi verdim.

BANA DA CEVAP GELMEDİ

Hayır, bir sene geçip cevap gelmeyince geçen 2013 Mayıs ayında önergemi tekrarladım. Çünkü normalde bir ay içinde cevap verilmesi gerekir. Yine verilmedi. Sonuç itibariyle benim önergemde sorduğum soru, 2004 tarihli MGK kararı ve ona mukabil yapılan eylem planlarının içeriği şimdi ortaya çıktı. 2004’ten sonra 2005 ve 2006’da eylem planları hazırlandığının belgeleri de yayımlandı. Ki bence bu planlar 2006’yla sınırlı değil, 2010’a kadar sürdü.

KARARLAR UYGULANDI

Doğru söylemedikleri anlaşıldı. Belki de Yalçın Akdoğan iyi niyetiyle öyle ummuş olabilir ama gerçek böyle değil.

Şunu da unutmayalım:

2004’te MGK’da bir tavsiye kararı alınıyor ama buna uygun eylem planlarını hazırlayan hükümettir. Dahası da var… 2006’da teröre karşı eylem planı hazırlandı ve onun 46’ncı maddesinde de irtica meselesi geçiyor. İnternet Andıcı davasının duruşmasında bunun da sözü edildi. İddiamın arkasındayım: Bu eylem planları 2010’a kadar sürdü, ancak anayasa referandumundan sonra rafa kalktı.

GENELKURMAY BU İDDİAYI DOĞRULADI

Genelkurmay’ın talep üzerine mahkemeye gönderdiği belgelerde irtica ile mücadele eylem planı diye bir şeyin var olduğu, eylem planının 2010’a kadar uygulandığı, 2010’da Başbakanlık’ın gönderdiği bir yazı ile son bulduğu var.

İnternet siteleri irtica ile mücadele eylem planına göre işlev görüyordu zaten! Genelkurmay kendi kendine bu siteleri kurmamıştı. Sitelerin hayatına son verilmesi, planın yürürlükten kalkması anlamına geliyor. Ki burada tarih 2010! O yüzden iddia ediyorum! O MGK kararı 2010’a kadar uygulandı.

HEDEF SADECE GÜLEN DEĞİL

Sadece o yok. Genelkurmay’ın Ekim 2010’da mahkemeye gönderdiği belgedeki listede başlıkları görebiliyoruz. Neler var neler…

Alevilik akımlarının terör örgütlerinde kullanılmasına yönelik tedbirler’, ‘terör saldırılarında Avrupa’da Müslümanlara yönelik ayrımcılıkla mücadeleye yönelik tedbirler’, ‘Hizbullah terör örgütüne yönelik tedbirler’… Ve evet, ‘Fethullah Gülen cemaatinin faaliyetlerine yönelik tedbirler’

Bu sıraladığım başlıklı eylem planlarının hepsi hazırlanmış. Bazıları 2004’te, bazıları 2005’te, bazıları 2007’de… Hepsinin dayanağı da söz konusu MGK kararları.

2010'DA TSK TASFİYE EDİLDİ

TSK tasfiye edildi. Anayasa referandumuyla HSYK, dolayısıyla yüksek yargı ele geçirildi. Kendilerine göre dizayn edildi. AKP’ye göre artık önlerinde herhangi bir engel kalmamıştı. Tüm kontrol ve hâkimiyet onlardaydı. Dolayısıyla bu tür eylem planlarına lüzum görmediler.

Öyleyse hükümetin “2004’te MGK tavsiye kararına konjonktürel olarak imza atmak zorundaydık” savunması samimi… Ordu vesayetinden çekinerek imza atmış olmaları yani?

Belki içlerinde benimsememiş olabilirler ama benimsemediysen izleyen yıllarda eylem planları niye hazırlıyorsun? Ayrıca MGK’da 7 sivil olarak bulunuyorlardı, topluca “İmzalamayacağız” deselerdi, o tavsiye kararı çıkmazdı. Gayet açık. Hadi 2004’te askerden çekindiler, 2010’a kadar mı sürdü bu çekinme?

EMNİYETİ CEMAATE BAĞLADIK İDDİASI SAÇMA

“Bu uygulamaları hayata geçirmedik” diyorlar. Hatta AKP milletvekili bunu desteklemek için “Emniyeti cemaate bağladık” ibaresini kullandı. Buna ne dersiniz?

Çok komik. Yargı ve emniyet zaten cemaatindi. AKP bu manada cemaate bir lütuf yapmadı. Bu hareket 50 yıllık bir harekettir, Nurculuk hareketiyle birlikte düşünürseniz. Kadrolar zaten onlarındı, Başbakan Erdoğan’ın ya da AKP’nin yetiştirdiği bir kadro yoktu ki cemaate versin. Milli Görüş’ün bürokrasideki varlığı yüzde 8-10’du. Onun dışında bürokrasideki yetişmiş, dil bilen, bilgisayar kullanabilen elemanlar zaten Gülencilerdi.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler
Yunanistan mahkemesi, Yunanistan'a kaçan darbeci askerlerden 2'sini..
TBMM Darbe Komisyonu, THY'ye Fetullah Gülen'in ABD'ye kimlerle ..
HDP'li Önder hakkında 'Terör örgütü üyeliği', 'Terör örgütü..
Fırat Kalkanı Harekatı kapsamında düzenlenen El Bab operasyonunu yürüten Tü..
NATO'nun Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanı Orgeneral Curtis Scaparrott..
Fethullah Gülen'in ABD vatandaşı olabilmek için 100 bin dolar karşılığı..
bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=